Berbat bir gün diye buna derim..

Cumartesi, Eylül 11, 2010


Nerdeyim diye soracaksındır bana biliyorum. 2 gün benim için bir hayli zorlu geçti. Bayramın ilk günü çok sıkıcıydı tabiki. En iyi tarafı arkadaşlarımdan gelen bayram mesajları sanırım. Şeker ve Çikolatalar dandik biliyorsun. Yemedim pek. Zaten içimden de öyle birşeyler yemek gelmiyor. ( Sınıf arkadaşlarım bunu söylediğimi duysalardı çok şaşırırlardı eminim.) Birkaç çocuk şeker almaya geldiler. Akrabamız gelmiş. Tabi ben o sırada uyuyordum. Saat öğlen 12 ve ben rüya aleminde fink atıyorum. Ne hoş değil mi ? Akrabalar da gittikten sonra annemin '' Gece yatmazsan sabah da kalkamazsın '' sözlerini işittiğim kendime geldiğimi anladım. Gözlerim acıyordu. Aslında bu her zaman olmazdı. Bir süre sonra acı kendiliğinden geçti.
 Ailem benim istediğim çikolatayı almadığı için çok pişman oldu blog. ''Ben demiştim yia '' demeyi sevmem ama ben demiştim onlara. Bir kere de sözümü dinleseler ne iyi olurdu ! Gün feci derecede sıkıcı geçti. Evde film günü yaptım kendime ama o bile sarmadı. Doctor Who'yu izledim biraz.
Rose Tyler olmayınca pek keyfi çıkmıyor açıkçası.. Martha denen zenci kız yeterli oyunculuk gösteremiyor diye düşünüyorum.
 Baktım ki Doctor Who da sarmadı. Test falan çözdüm işte. Gerçi sıkıldığımda test falan çözmem direk uyurdum ama uyumamışım. Akşama anneme, ananemlere gidelim diye baskı uygulasam da o , çeşitli bahaneler üreterek bu isteğimi geri çevirdi.
 Televizyonda izlenecek hiçbir şey yok. Hep aynı şeyler. Oturupta var mısın yok musun ? programını izleyemem. Gözlerime yazık be ! Annem çekirdek getirdi. Biraz daha iyi hissettim kendimi. Gerçi çekirdekler aşırı tuzluydu ama olsun. Ben tuzu severim
 Hava da soğumuştu hani. Üşüme dalgası sardı bedenimi. Titriyorum resmen. Camlarımı kapattım.
Ve uzanma kararı aldım. Bir süre sonra tatlı uyku galip geldi ve ben kulaklığımla beraber uyuya kalmışım. Gece uyandığımda kulaklıktan disco sesleri geliyordu. Kendimi discoda falan sandım.
Neyse ki Mp4'mü kapattıktan sonra uykuya dalma konusunda sıkıntı çekmedim
--
 Saat : 06.35
Ben kıvranarak yatağımda bir o yana bir bu yana dönüyorum. Acı hissediyorum resmen. Dün üşümemden dolayı ateşim yükselmiş. Resmen yanıyorum. Annem ve babam uyuyor tabi. Tuvalete falan gittiğimde şok olmuştum. İdrarım sapsarı geliyordu resmen. Bildiğin sarılardan değildi bu. Aşırı koyu bir sarı renge sahipti benimkisi. Her 10 dakikada bir tuvalete gidip gram gram idrar yapınca annem en sonunda uyandı. Bu sırada ben de avrupa yakasını izliyordum. Sanırım İdrar yollarımda iltihaplanma mevcuttu. Anneme ve babama bu durumu açıkladıktan sonra hastaneye gitme kararı aldık.
 Hastaneye vardığımda kendimi çok güçsüz hissediyordum. Hastanelerden hep nefret etmişimdir. Sürekli sırada beklemekten bunaldığımdan olsa gerek. Doktora şikayetimi bildirdik ve tahlil yapmamızı söyledi. İdrar tahlili yapılacakmış. Sonradan öğrendiğime göre kan tahlili de yaptılar.
İdrar örneği verdikten sonra kan alma işlemi başladı.  Tabi ben endişeleniyorum bu konuda. En son kan verdiğime bayılmıştım.Kan alındıktan sonra başım hafifçe dönmeye başladı. Ben de koltuklara uzanıp,ayakkarlarımı havaya kaldırdım. En son bayıldığımda böyle yapmışlardı bana -ki işe yaramıştı- Yeniden bayıldığımı görmek hoş olmasa gerek. Bir süre hastanede kaldım.
Tetkikleri yaptıktan sonra doktor '' İdrar yollarınızda anormal bir iltihaplanma var. Kum döküyorsunuz siz'' demesin mi ? Benim ağzım resmen açık kaldı. Böyle birşeyi asla beklemiyordum
Ben kim..Kum dökmek kim ? 4 Tane ilaç yazdıktan sonra kıçımdan iğne yaptılar. Abi iğne yemek berbat bir duygu. Tamam iyileşiyorsun ama hemşireler kıçını açarak rezil oluyorsun.
 Bol bol sıvı tüketmem gerekiyormuş. Eve geldiğimde uykusuzluğuma yenik düşerek uyumuşum
Annemle beraber tam 3 saat uyumuşum. Ananemlere bayram ziyaretine gittiğimizde ateşim yükselmişti. Evde ateş düşürücü ilaç yoktu tabii. Ben ateşler içinde battiyenin altında uyuyakalmışım
Annemler zorla uyandırıp beni tekrar eve götürdüler. Eve geldiğimde tekrar uyumuşum. Yani bütün bir günüm uyuyarak geçmişti. 4 tane hap içmekten dolayı iştahım da kesildi. Hiçbirşey yemek istemiyorum. Sağlığıma dikkat ediyorum tabiki ama iştah olmayınca yemenin de bir manası kalmıyor be blog. Haa unutmadan. Eve gelmeden önce Ece çikolatasını aldırdım. Hastalığımın avantajını kullandım tabiki. Yoksa hayatta almazlardı. Eceyi görmek paha biçilemez. Şimdi ağzımda buruk bir tat var. İlaçların etkisinden sanırım.
 Canım hiçbir şey yapmak istemiyor. Bayramlar bana neden huzur vermez anlamıyorum. Dandik çikolatalar çöpe gidecek sanırım. Kimse yemiyor onları. Ece'nin kalitesi onları dövdü be :)
Beni merak eden sınırlı arkadaşlarıma teşekkürü borç biliyorum. İnsanın sevdikleri ona güç veriyor sanırım. Belki de bu sayede ateşim düşmüştür.
 Merak etme blog bırakmam seni. Yakanı zor bırakırım biraz. Şimdilik bu kadar. Umarım bir daha hastanelik bir durumla karşı karşıya kalmam.. Allah hasta olanlara şifa versin.. Orada durmak çok zor. Sabır gerektiriyor yani.
   Siz siz olun Sağlığınızın kıymetini bilin. ;)

You Might Also Like

0 kişi benim de tuzum olsun dedi

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe