Ben seni seviyordum, Sen bilmiyordun..

Cuma, Ekim 22, 2010




 Beni Dinlerken pek keyifliydi
sana uzak kentlerden birinde
zamanın bir yerinde
seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi..
onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi
insan hergün anımsar mı aynı gözleri..

seni seviyordum ve senin haberin yoktu..
saçlarını izliyordum uzaktan
kulağının arkasına düşüşü ve burnun!
herkesten başkaydı işte..
güldüğün zaman yukarıya bakardın..
yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı.
ne güzeldiler!
sen bilmiyordun.. ben seni seviyordum...
kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler.
duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu.
geri dönüyordu çoğalarak.
senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi..
herşeyi erteleyişim oluyordun.
kalp ağrısı oluyordun.
birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun.
mevsimler değişiyor ve büyüyorduk.
dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyor
ve bazen, tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk..
cesurduk!
ufuk çizgisi maviydi, günbatımı hep turuncu
ve kırmızıydı bütün karanfiller!

ben seni seviyordum.. sen bilmiyordun..
sevinçlerim oluyordun ara sıra..
sen hiç bilmiyordun.

sonra herhangi biri oldun.
bütün sevinçlerim bittikten sonra.
yağmurlar yağdı serin haziran akşamları.
derken birgün uzaktan gördüm seni.
saçların bana inat başın herşeye meydan okuyarak
işte yine aynı!
kalbimi acıttın.. her zamanki gibi..
değiştik sanıyordum. ve sen yine bilmiyordun..

şimdi bunları anlatsa sana birileri,
kimbilir..
ya da boşver
bilme en iyisi...
                             İclal AYDIN
İclal Aydın'a bu şiiri okuduğumda içimden bir şey kopmuştu sanki. Evet,cesaretimi topladım ve İclal Aydının imza gününe gittim 23 Mayıs 2010 tarihinde. İmza günü Kadıköy Tepe Nautilus Alışveriş Merkezinde Megavizyonda gerçekleşmişti. Onun öncesinde neler yaşadığımı anlatayım. Katıldığım en heyecanlı imza günüydü sanırım. Ben bu imza günü olayını sınıf arkadaşlarımdan biriyle gerçekleştirmek istedim. Ancak hepsi benimle bir yere gelmek istemedi. Başlangıçta Taksimdeki imza gününe gidecektim. Vazgeçtim..Taksimde gerçekleşen imza gününe katılmadım. Tek başına imza gününe gitmek istemedim açıkçası. Hocam'' Niye gitmedin ?'' diye sorunca ''Tek başıma bir yere gitmek istemiyorum hocam''dedim buruk bir sesle.. Çoğu arkadaşım mırın kırın etti,''sevmiyorum ben o karıyı'' dedi pervasızca.. Ee benimde motivasyonum düştü tabi. Tek başıma bir yere gitmekten hiç hoşlanmam. Kendimi huzursuz hissetmeme neden olur. Çabuk sıkılırım..
Hocalarıma teklifte bulundum. Onların da işleri güçleri varmış. ''Haklısınız hocam'' demekle yetindim..
D&R sitesinde göz attığım sırada İclal Aydın'ın imza günü olacağını gördüm. ''Aha ! Lan Mert,kaçırma bu fırsatı..'' dedim kendime.
Ardından aklıma kadıköyde oturan arkadaşım geldi. Mesaj attım. İmza gününde müsait olup olmadığımı sordum. O da isteğimi kırmayarak benimle birlikte geldi. Kadıköyde oturan arkadaşım,benim en eski arkadaşlarımdan birisidir. Çocukluk arkadaşım da diyebilirim. Hatırlıyorum da küçükken damdan dama kitap defter fırlatırdık birbirimize. Ödev olduğu zaman hep kitap fırlatırdı bana sağolsun.. Yüreği o kadar temiz ki anlatamam..
Ben tabi heyecanlıyım o gün. Bir güzel hazırlandım. Vapurla kadıköye geçtim. Yanımda iki tane kitabı ve şiiri var. Şiire odaklıyorum kendimi.. Zaten imza gününden önce epey çalıştım şiiri. Kadıköye vardım. Arkadaşımı buldum. Beraber alışveriş merkezine gittik. Ee buralara ilk defa yolum düşüyor..
Nerdeyim lan ben diyorum başlangıçta kendime. Bilmediğim insan yüzleriyle karşılaşıyorum.. Kalabalık,gürültü. Lan Avrupa yakasının gözünü seveyim be ! diyorum içimden. Megvizyonu bulduk. Girdik içeri.. Daha imza günü başlamadı. Oyalanıyoruz.. Kitapları karıştırmaya başladım ben. Hepsine ağzım sulanarak bakıyorum.
Ve İmza günü başlıyor.. İclal Aydın tam karşımda duru bir güzelliğiyle göz kamaştırıyordu. Gözlerine baktım. Işıl ışıldı. O kadar alçakgönüllü birisi ki görünce ben de şaşırdım. Aslında bakarsanız İclal Aydına daha önceden mail atmıştıom ben. Taksimdeki imza gününe katılamadığım için ona üzüntümü mail yoluyla ilettim. O da gelmemi çok istedi ve mail attı. Ben de bu mailden yola çıkarak işe koyuldum zaten. İnsanlar birer birer imzalatıyorlar kitaplarını. Ben durur muyum? Atladım hemen imza stantın oraya. Başlangıçta beni tanımadı. Ben de kendimi tanıttım.. ''İclal Hanım, size o hüzün verici maili atan kişiyim ben. Kalktım geldim. Size şiir okumak istiyorum'' dedim. O da ''hangi şiirimi okuyacaksın?'' dedi güleryüzlü bir tavırla.. Ben de ''Seni seviyordum ve senin haberin yoktu'' şiirinizi okumak istiyorum dedim. Başladım okumaya. Bendeki kalp atışları tavan yapmış durumda. Heyecandan tuttuğum sayfa bile titriyor. Bu kadar heyecanlı bir yapım yoktur aslında. Ama bu tarz imza günlerinde nedense heyecanlanıyorum. Sevdiğim ünlüyü yakından görme heyecanıydı bu sanırım. Şiiri okudukça İclal, kendinden geçti. Okumamdan keyif aldı. Bunu yüzündeki kocaman bir gülümsemeyle rahat anlayabiliyordum. Ben de elimden geldiğince güzel okumaya çalışıyorum. Şiir okumam bittikten sonra bana ''Ses tonun çok güzel. Sahne Sanatları okumalısın. Vücut dilini çok iyi kullanıyorsun'' gibi öneri tarzı iltifatlarda bulundu. Bende heyecanımın getirdiği mutluluk ile başımla onaylıyorum dediklerini. Bir işi başardığım için mutluydum. Arkadaşım fotoğrafımızı çekti. Sayfanın üstünde de gördüğünüz gibi beni dinlerken tavrı çok tatlıydı..
   Ardından kitabı imzaladı.. Kitabı imzaladıktan sonra ona teşekkürlerimi ilettim. Memnuniyetini dile getiren bir tavırla bana gülümsedi..
Ve ben,Megavizyondan memnun bir şekilde ayrıldım..
Ardından arkadaşımla yemek yedim. Onunla konuşmayı özlemişim gerçekten.. Konuşurken yemeğin nasıl geçtiğini anlamadım bile..
Yemek yedikten sonra vapurlara kadar eşlik etti benle. Vapura binmeden ona teşekkür ettim. Gerçekten beni çok sevindirmişti bana eşlik ederek.
Vapura bindiğimde denizin o eşsiz havasıyla içim huzurla doldu. Bir şeyleri başarabilmenin verdiği mutlulukla evime vardım.. Annem ve Babam bu duruma çok sevindiler. Resimleri gösterdim. Çok güzel çıkmışsınız dedi annem. Kitaptaki imzayı gösterdim.. Babam gurur verici ses tonuyla ''Aferin''dedi bana.
....
Ertesi gün arkadaşlarım imza gününün nasıl geçtiğini sordular bana. Bende çok iyi geçtiğini,İclal Aydınına şiir okumanın paha biçilemez bir duygu olduğunu söyledim onlara. Katılamadıkları için çok üzülmüşler. İş işten geçmiş bir kere üzülmek neye yarar ki? Ya varya bu duruma çok sinir oluyorum ben. Niye birşeylerin değeri sonradan anlaşılır ki? Neden sonra önem kazanır?
Hocama neler yaşadığımı anlattım. Benimle gurur duyduğunu söyledi. Cesaretimden ötürü beni tebrik etti. Bana bunları söylerken gözlerimin içi güldü.
Eğer sevdiğiniz bir yazar veya şairin imza günü varsa mutlaka gidin. Gerçekten hayatınızda unutamaycağınız anılarınızdan biri olarak aklınızda kalıyor..
Ve içimdeki ses bana ''Helal olsun Laan sana '' dedi sevinçle..
Cesaretimle hareket etmenin verdiği rahatlıkla özgüven seviyem yükselmişti..
Bense içimdeki huzurla, yüzümde gülücükler saçarak, umutlarıma sarılarak günlerimi yaşamaya devam ettim..

You Might Also Like

4 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. sana iyi gelmiş sevindim.bence bir dahaki imza gününe yalnız gitmelisin.kendinleyken de hoş vakit geçirebilirsin..denemeye değer :)

    YanıtlaSil
  2. Adam Fawer'ın imza gününe tek gitmiştim. Ve keyif aldığımı sanmıyorum..
    Tek başına sinemaya gitmek bana daha cazip geliyor..:)
    Tek başıma kalmaktan hoşlanmıyorum ki ben :(

    YanıtlaSil
  3. Bu şiiiir <3 Bu beni benden alan şiir ama senden olunca güzel benim için ,) gün gelecek İclal'e beraber gidiceeez <3

    YanıtlaSil
  4. Okulumuza gelmişti,İletişim Haftası konuklarındandı.Yurt dışında okuyan biri için,Türkiye'den gelen herkes candır!Zaten severdim kendisini,dinlemek istedim,ne söyler ne konuşur bu kadın.Şımarık mıdır yoksa gerçekten içten mi?İzdiham gibi kalabalık.Minnacık salona sığmaya çalıştık,herkes pür dikkat kendisini dinler vaziyette.Dinledik.Güldük,sorduk,söylendik,derken okumaya başladı,"Adam,Kadın ve Çocuk".Durdum,ağlayamadım,yutkundum ama bildiğin en afillisinden,en taşşaklı yutkunma.Resmen "cuuuuk" etti,oturdu içime.Kalakaldım.Sonrasında,kaç gün hasta yattım bilmiyorum ama değerdi...Güzeldi...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe