Benimse sadece umutlarım vardı..

Pazar, Ekim 10, 2010


Bu yaşıma kadar öğrendiğim tek şey; kaybetmek.. Kaybetmelere çok alıştı bu bünye blog. Bazen geçmişi niye bu kadar çok aradığımı soruyorum kendime.Cevabı basitti. Eskinin verdiği mutluluğu istiyordum ben. Şimdi kime sorsam ''eskiden her şey daha güzeldi''diyor bana. Şu an sadece umutlarım var yanımda. Yedekte saklıyorum onları. Çünkü en zor zamanlarında insanın umutları yanında olmalı diye düşünüyorum.Fotoğraf Albümü bağımlısı annemin sayesinde eski fotoğraflara baktım geçen hafta.Ne çabuk büyümüşüm,ne kadar çabuk geçmiş bunca zaman diyorum kendi kendime.Gerçi değişen sürekli zaman oluyor. Bendeki bu ruh hali hiç değişmiyor. Sürekli birşeylere muhalefet olan,sinirlenen,umarsız birine dönüştüm son zamanlarda. Hele umarsızlığım diz boyu.. Peki bu umarsızlık çaresizliğin belirtisi midir ? Hayır,tam tersine güçlü görünmenin ön koşuludur. Bence kişi ne olursa olsun güçlü görünmeli karşısındaki insana. Çünkü seni zayıf görenler ''çerez bu abi'' derler. Ee bu da yaşam enerjini negative dönüştürmez mi ? 
Hiç beklemediğim bir anda insanlar sırtımdan vurur oldu beni. Anlamıyorum ben insanları. Çalışkan bir insansam bundan kime ne? Kendimi bir an önce o aptal okuldan kurtarmak istiyorum. Okulda adam gibi bildiğiniz 5-10 kişiden başka insan yok. Bu kişiden kişiye değişir tabi..Herkes kendi kafasına göre takılıyor bu zamanda. Örneğin; Geçen hafta  Mezuniyet balosunu bütün 12.sınıflar bir mekanda mı kutlasın ? Ya da her sınıf kendi balosunu kendisi mi yapsın? tartışmasında buldum ben kendimi.Doğrusunu söylemek gerekirse ben kendi sınıfımla balo yapmayı tercih ediyorum.Çünkü 3 senelik arkadaşlarınız var işin içinde. Değer verdiğiniz arkadaşlarınız için diyorum ben. Bir sınıfta herkes sizi sevmez.Belli kişiler sizi sever. Ben de bu belirli kişiler için kendi balomuzu kendimiz yapalım dedim. Sevdiklerimle eğlenmek bana daha mantıklı geldi. Bütün 12.sınıflar bir arada balo kutlayamaz. ''Yapan nası yapıyor lan'' diyebilirsiniz tabi. Ama ben daha objektif yaklaşıyorum olaya. Olayı anlatıyorum. Son seneniz ve balo olacak. Bütün 12.sınıflar bu baloya katılıyor. Ee şimdi ''ne giycem ben ya'' sendromu ortaya çıkıyor. Hadi kıyafeti falan ayarladınız. Etrafınızda tanımadığınız bir sürü insan var. Erkekler için bu avantajlı bir durum. Bir sürü kızı keserler büyük ihtimalle. Kızlar için kötü bir durum. Rahat hareket edemezler. Doğru düzgün eğlenemezler bile. Ayrıca her sınıf kendi köşesinde kutlardı. Ee hani beraberlik ruhu nerede kaldı ? İşte ben de bu yüzden diyorum ki,her sınıf kendi balosunu kendisi yapsın.3 yıl boyunca tanıdığınız insanlarla eğlenmek daha iyi. Kızlar daha rahat hareket eder. Çekinmeleri için herhangi bir unsur olmaz. Nerden nereye geldim ben ya. Daldan dala atlıyorum. Ne diyordum? Ha kayetmekten.
Abi bir insan her zaman lise yıllarını çok özler.O güzel zamanlarını kaybettiği için kendini üzgün hisseder.
Ben de olsam üzgün hissederim.Düşünsenize bu hayatınızdaki en güzel yıllar. Eğlenceli,zorlu,heyecan dolu kocaman 4 yıl...
Bırak onu bunu sen blog. Sevdiğin birini kaybetmek işin en kötüsü. Hayatta katlanılması en büyük acı bence sevdiğiniz birini kaybetmenizdir. Onun verdiği acı hiçbir şeyde yoktur. 
Düşünsene onunla yaşadığın anlar aklına geliyor her seferinde, ve sen yine üzülüyorsun..İçinde hüznün çığlıkları duyuluyor. Ama elinden hiçbir şey gelmiyor.
Ee bu durumda sen ne yapıyorsun ? Kafanı başka şeylerle oyalıyorsun. Düşünmemeye çalışıyorsun. Hiç olmamış gibi davranıyorsun.Ne acı ama..
Bir süre sonra kendini toparlamaya çalışıyorum. Lan bırak bu işleri. Hayat devam ediyor. Sen ne diye her boku kafana takıyorsun ki ? diyorum kendime.Ama bir an geliyor,bendeki pollyannacılıktan eser kalmıyor.
Depresifliğe bürünmüş bir benle karşılaşıyorum. Bu kendini sürekli olarak tekrarlıyor. Tekrarlanan olaylar bir süre sonra bunaltıyor insanı. Her gün pilav yemek gibi birşey bu. 

Konu nerden nereye geldi. Kafamda o kadar çok şey var ki,ne yazacağımı bilemiyorum.
Kısa bir hikaye denemesi yapmak istiyorum burada.
Denemekte fayda var bence blog.. 
Aslında dandik bir hikayem var. Twilight serinin tiye alan bir hikaye yazdım 38 bölümlük. İsteyen olursa eklerim birkaç bölümünü. Okurken çok eğlendiklerini söylediler arkadaşlarım. Onu da ekleyiyim ben buraya. Bu sayede gülersiniz biraz. İçiniz pozitif enerjiyle dolar. 
To be Continued ( Hep bunu söylemek istemiştim lan )

You Might Also Like

0 kişi benim de tuzum olsun dedi

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe