Sahi, Kendi Öfkemizde mi boğuluyoruz?

Çarşamba, Kasım 10, 2010



Canım Kızım;

Meğer sanaymış yolculuğum. Birgün kendime neden yaşadığımı sordum; bir anlamı olmalıydı basımdan gecen onca şeyin; bir karşılığım olmalıydı hayatta.bu soruyu sorduğumda kendime yirmi üç yasındaydım. Ellerim yaslanmamıştı henüz ama soluk soluğa kalmış yorgun bir çocuktum, bildiğim her şeyden, herkesten uzaktaydım..
Yalnızlık, yabancılık, haksızlık dünya kederleri bir olup yüklenmişlerdi bir gece kalbime. Balkona çıktım, dördüncü kattaydım.soğuk bir kıs gecesiydi. Demirleri tuttum caddeyi seyrettim ağlayarak. Göreceksin insan nasıl acır kendine böyle anlarda... Yüz yirmi dokuz numaralı otobüs geçiyordu ve bir kız köşedeki benzinciden çıkmış; elinde bira şişesi ağlıyordu, uzundu sacları.kaldırıma oturdu elindeki bira şişesini karşısındaki saat kulesine fırlattı. Saat oniki'ye on vardı ve belli ki ikimizin de canı çok yanmaktaydı...
Annem geldi aklıma bir Pazar dönüşü elimi avucunun içinde kavrayışı ve bana doğumumu anlatısı. Yalnızmış sancıları geldiğinde; çok korkmuş ya başaramazsa diye. Balkona çıkmış insanları seyretmiş başka kadınlarda çekti bu sancıyı diyerek ve başka insanların acılarından güç alarak doğuma girmiş. Doğduğumda yaptığı ilk şey saate bakmak olmuş. Saat öğlen oniki'ye on varmış. İşte böyle demiştim kendi kendime; buraya kadarmış. Sonra çilekli pastayı, çaldığım vişneleri, limonlu dondurmayı ne çok sevdiğimi düşündüm. Saclarımı uzatacaktım, para biriktirip yollara çıkacaktım ve bir daha hiç yirmi üç yaşında olmayacaktım. Büyük kararlardan önce mutlaka bir gece beklemeli eğer sabah aynıysa her şey o zaman düşünmeli bitirmeyi bir hikayeyi.. Ertesi gün güneşli bir sabahtı; çoktan düşmüştü ruhumun ve kederimin ateşi...
O günden sonra neler oldu bir bilsen...sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki. Çok korkuyorum severmisin acaba beni? İyi bir anne olabilecek miyim? Koruyabilecek miyim seni? Kalbimde ve zihnimde biriktirdiklerimi eksiksiz iletebilecek miyim sana?
Takvimler bir sonbahar çocuğu olacağını söylüyor. Annende sonbaharda doğmuş bir bebekti. Bu mevsim hüzünlüdür kızım ve çok sever güneşi.şuanda minicik tekmelerinle ben burdayım diyorsun. Gelişine az kaldı. Seni sevinçle beklerken odanı hazırlıyoruz hevesle.ama ne yazık ki odan kadar sessiz ve özenli bir ülkeye gelmiyorsun. İsterdim ki benim gördüklerime sen şahit olma ama onlar sana bile yetişti. Geleceği zamanı kendi seçen biri olarak güçlü ve bendende önde olacağını biliyorum umarım sende seversin karıncaları, kedileri ve kelebekleri. Ben babasını çok özleyen bir çocuktum dilerim sen ayrı kalmazsın seni sevinçle bekleyen babandan....
Anneler ve babalar tanıyacaksın bizden başka. Oğluna söz verdiği bisikleti alamadığında notalarla oğlunun adını yazan bıyıklı yorgun babaları, ya da kendi giyemediği mavi yirmi üç nisan elbisesini sabaha dek uyumadan kızına diken anneleri, sonra kendinden başkasını düşünmeyenleri, kendi öfkesinde boğulanları ve yalancıları tanıyacaksın. AŞk'ı tanıyacaksın bir gün, kalbim kırılacak ve belki kıracaksın birilerini... İyi bir tamirci ol kızım, çabuk onar kırdığın kalplere ve çaresiz kalma kendi kırık kalbine. Sen şimdi kendi öykünü yazmaya geliyorsun.
Hayat iki seçenek sunuyor: ya payına düşen kederi parlatacaksın; ya da ömrünle iyi geçinmeye bakacaksın. İkincisini tercih edersin umarım...
Bana öğretildiği gibi kızım; öğrendiğin çiçek adlarını unutma, kelebekleri kitap arasında kurutma, kin büyütme kalbinde ve incitme kimseyi...
Dilerim dünyaya geliş nedenini sen çabuk bulursun.yolun acık olsun....

Annen
                                        İCLAL AYDIN..
....
Ne kadar şahane yazmış öyle değil mi? Her dinlediğimde bir annenin fedakarlığını,çocuğuna duyduğu özlemi ve merhameti hissediyorum..
Ben de çocuğuma mektup yazacağım burada merak etmeyin.İclal Aydın kadar iyi yazamasam da karalarım bir şeyler..
Sahi,Kendi öfkesimizde boğuluyor muyuz biz?
Çaresizliğimizi bu şekilde mi bertaraf ediyoruz?
Hayat bunu bize çaktırmadan mı yapıyor yoksa?


You Might Also Like

7 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Çaresizlik insanı saldırganlaştırırmış.. İnsan çaresiz kalınca hayvanlaşırmış çünkü..
    Ağlara yakalanmış bir hayvanın kurtulumak isterkenki halini düşün..
    ne kadar da bize benziyor değil mi?

    YanıtlaSil
  2. @Üryan
    Evet,bize çok benziyor gerçekten. Çaresizlik beraberinde isyanı da getiriyor sanırım.. :)

    YanıtlaSil
  3. Şimdi ayılık yapmak istemem ama böyle şeyler insanı duygulandırıyor. O yüzden şiirin yarısında tak durdurdum :(

    YanıtlaSil
  4. Özledim
    Belki oda benim gibi uyumadan önce güneşin doğuşunu hissediyordur.

    YanıtlaSil
  5. @8ex-en8
    Duygusal olduğu için yürek dayanmıyor dinlemeye.. Ayılık falan etmedin merak etme :)

    @Ruhumun Cesareti
    Belki de güneşin doğuşuyla birlikte içine yeniden huzur doluyordur.. Kimbilir..

    YanıtlaSil
  6. Mimlendin eeey dost!
    Bu yazının üstüne iyi gidecek. Hı hım. :/

    YanıtlaSil
  7. @LieLLa
    Mimlendim demek,vay anasını :D Bakıyorum Hemen Dost :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe