Aynı Tas Aynı Hamam..

Çarşamba, Aralık 01, 2010


Günler birbirini kovalaya dursun ben yine yerimde sayıklamaya devam ediyorum.. Arkadaşımın vefatından sonra sınıfa bir hüzün ve sükunet çöktü..   Atlatamadı birçok arkadaşım bu durumu. Ne kadar teselli edici sözler sarf etsem de bir türlü eskisi gibi olmuyorlar. İçimi sıkıyor bu durum. Yani suratı asık insanları görünce ben de üzülüyorum. Zaten iyi günler geçirmiyorum. Bu durum üzerine tuz biber oldu resmen. Pazartesi Günü sınıfa tek tek hocalar girip, başsağlığında bulundular. Kocaman yüreği oldukları bu sayede daha belirgin oldu artık hocalarımın. Gerçekten bizim moralimizi düzeltmek adına anlayışlı oldular..
Sınavım vardı ya bir sürü, iptal oldu işte. Pazartesi günü buruk bir tatta geçti.. Biraz da hareketliydi. Arkadaşımıza hatıra defteri oluşturuldu. Onu tanıyanlar onun hakkında yazılar yazdılar. Bu duruma karşı çıkan arkadaşlarım oldu. Ama tabi yanlış anlaşıldılar.
Sosyoloji hocam Mahiri çok sever. Ailesi bir ricada bulunmuş ona. Böyle bir hatıra defteri oluşturur musunuz? diye, o da yardımcı olmuş onlara..
Pazartesi günü stant açıldı. Yazı yazıyor onu tanıyan arkadaşları..
Biz onun resmini gördükçe kötü oluyoruz. Kabullenemiyoruz. Coğrafya hocam karşı çıktı bu duruma. Karşı çıkmasının sebebi şu: Tabii ki böyle birşey olmalı, ama bu okulun gözü önünde olmamalı. Bizden küçük öğrenciler var. İntihardan etkilenip,denemek isteyenler olabilir. Bu ihtimali baz alarak karşı çıktı coğrafya hocam.
Sosyoloji hocam ise ailenin isteğini yerine getirmek istedi. Sadece bir gün için açılmıştı o stant. Bizim sınıftan karşı çıkan oldu. Arkadaşlarım o deftere, yabancı insanların yazı yazmasını istemedi. Sadece arkadaşları ve dostları yazsın dediler. Ee tabi yanlış anlaşıldılar. Olay fazla büyütülmedi allahtan..
Önceki Gün, Vefat Eden arkadaşımın en sevdiği şarkı Ahmet Kaya - Şafak Türküsü çalındı.
O anı keşke görebilseydiniz. Sus pus oldu herkes.. Başlarımız önde, moralimiz bozuk bir şekilde şarkıyı dinliyoruz. Sadece türkünün sesi geliyor.. O kadar etkileyiciydi ki anlatamam.. Yüzlerinde gözyaşı süzülenleri gördükçe içim acıdı..
Erik ve Çilek kötü oldular tabii.. Bense kafamı sıraya yaslayıp, düşündüm usul usul..
Okulda artık heyecan kalmadı. Bitse de gitsek modundayız. Ya bu yılları çok özleyeceğim, doğru ama işte öğrenci psikolojisi böyle işliyor..
'' Off sıkıldım ben yeaa, bitsin artık şu işkence'' gibi düşünceleri benimsiyorlar. Ben de onlardanım. Lan Üniversitede ne bok yiyeceğim hiç bilmiyorum. Bu çabuk sıkılma durumunu aşmak gerek.
Eminim lise yıllarını özlüyorsundur. Gel gör ki şimdiki lise hayatı senin yıllarında olduğu gibi değil. Dostluklar,yaşananlar hep geçici oluyor. Hatırladığında sadece yüzünde hafif bir tebessüm oluşurken,yüreğinde özlemin acısını hissedersin..
Ne diyordum? Ha, vefat olayı sarstı bizi. Sınav olduk bugün. Dikkat Eksikliği geldi beni buldu. Gelecek hafta daha çok sınav var. Nasıl geçecek bu haftasonu hiç bilmiyorum..
Blog, etrafımdaki herkesi birer birer kaybediyorum biliyor musun.. Arkadaşlarım var tamam, ama bana yakın değiller ki. Ben yakın olmaya çalıştıkça onlar mesafe koydular aramıza.
Örneğin, vefat eden arkadaşımızın yakın arkadaşını ziyaret etti sınıftan arkadaşlarım. Ama beni çağırmadılar. Gerek görmediler sanırım. Her seferinde dışlanmaktan bıktım.
Kimse ne düşündüğümü hiç önemsemiyor.. ''Of bi sus Mert'' cevabını alıyorum her soru soruşumda. 
Ya da dersin ortasında sınıfa çıkıp şiir okuduğumda çoğunluk ilgi göstermiyor.. İşte beni üzen bu.
- Kanka bu ne diyor ya, 
- Ne şimdi bu? Şiir miydi Mert?
- Aman, bu neyine güveniyo da şiir okuyo kanka ya?
 Gibi cümleleri sık duydum. Söylenenlere aldırış etmeden gözlerim dola dola okumuştum. Okuduktan sonra sırama geçip, kafamı gömmüştüm sırama. Bunları hak etmiyordum. Tamam, şiir sevmiyor olabilirsin, en azından saygısızlık etme hödük.
İşte böyle insanlarla aynı sınıfta olduğum için utanıyorum.. 
Ben anlayışlı,alçakgönüllü oldukça bunlar beni daha da yalnızlaştırdı..
Mesela dün, sıra arkadaşımla tartıştık biraz. Cam tarafında oturmak istediğimi söyledim. O da mırın kırın etti, söylene söylene arka sıraya oturdu. Ben cam tarafına oturdum oturmasına da yalnız kaldım. Ve ben yalnız oturmaktan Nefret ederim.. İlla ki yanımda bir insan olsun isterim. Sıkıldığım zaman derste onunla gizli gizli konuşmak isterim.
Ama sırada kendim ve çantam olunca benim melankolik tavrım daha da artıyor.
Yani bana hak veriyorsundur umarım bu okulun erken bitmesi konusunda.
Bence istedikleri gibi bir arkadaş olamadığım için aralarına almıyorlar beni. Esas sebep bu. Tembel değilim ya, hocalar da seviyor beni. 
Zaten varya şu eğitim hayatımda hep ikinci planda tutuldum.. Genelde işi düşen yanıma uğrar oldu. 
Sana böyle davranılsa ne hissederdin? Onu söyle sen bana?
Omuzuna yaslanıp ağlayabileceğim bi arkadaşım yok. Tamam sınıf arkadaşım olabilirler ama omuzlarında ağlayamıyorum.. 
Bugün otobüste gelirken bi adam sürekli bana baktı. Zaten çıkışta sinirliydim. O adam iyice sinirlerimi bozdu. ''Ne bakıyorsun amk,bok mu var'' diyecektim de sustum. Benden büyük biriydi. Nerde anormal insan var beni buluyor abi. Mıktanıs mıyım bilmiyorum ki..
Bugün sınav olduk dedim ya. Ciddi bir sınav değildi. Kopya çekti herkes. Ben de çektim. Enayi miyim ben? Bu enayilik yüzünden yaşadıklarımı anlatırım size bi ara..
Çektim ama dikkatsizlik yüzünden hiçbir halta yaramadı. En tembel kişi, yüksek alırken ben ortalama bir bir puan aldım. Bu yüzden üzüldüm zaten. ''Mongol Mert, dikkatsizsin'' dedim bütün gün kendime. Arkadaşlarım karşı çıktılar tabii.
-Bir sınav için üzülme, hayat bir sınavdan ibaret değil
-Aman, şu salak sınavı mı takıyorsun. Hiç umursama bile, nasılsa 5 gelecek..
- hahaha, kanka Mert ağlayacak lan resmen, üzülme oğlum ya..
  Görüyorsun, nası davranılıyor bana.. Gel de kızma kendine.. Ondandı okuldan çıktığım anki sinirim. Kendime yediremedim bu durumu. Aileme daha söylemedim puanımı. Söylemeyi de düşünmüyorum. Söylesem beni bu sanal alemden koparırlar.. Biliyorum.
Senden ayrılmak istemiyorum sevgili izleyicim. Ondan gizli tutucam bir süre bu durumu..
Eğer söylersem pişman olacağım. ''bak şunun kızı yüksek aldı, sen niye alamadın ha? Kesicem o neti. İnternet cafelerde sürün de aklın başına gelsin'' cümlesini duyacağım. Bu anı yaşamak istemiyorum açıkçası..
Öyle yani.. Aynı tas aynı hamam durumumuz. Zaman geçtikçe moralimiz iyi olacak. Ama benim bu yaşadıklarım yüzünden moralim düzelmeyecek.
S*klenmemek insana çok koyuyor be blog.
..
''Blogumu beğendin mi'' adlı Anket bitmiş.. Sonuçlardan memnunum. Yaptığım şeylerin karşılığını almak kadar sevindirici bir şey yok. Teşekkür ederim.
Ayrıca Jelibon resimleri nası duruyor? Ben sevdim valla. Enerji veriyor bana ama şu okul varya enerjimi alıyor fazlasıyla.. Eve pili bitmiş bebek gibi geliyorum.
Bir sonraki  yazıma kadar kalın sağlıcakla..
                                                                                             

You Might Also Like

12 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. okulu çok ama çok özleyeceksin, ünüversiteye geleceksin bittiğinde bu sefer ünüversiteyi özleyeceksin, hayat geçmişi özlemle geçiyor malesef.başınız sağolsun.arkadaşlarınıda anlıyorum.yaşarken pek alakadar olmayanların ölümüğn ardından kanka kesilesi tavırları koyar yakınındakilere.

    YanıtlaSil
  2. Bırak dostum kimseyi kafana takma. Seni anlıyorum çünkü aynı sroun bende de vardı.

    YanıtlaSil
  3. Ne diyebilirim ki Mert.. Çok üzüldüm. Ne kadar beyinsizmiş arkadaşların... :/ Ama sen onları düşünme. Kendi hayatına bak. Önün açık senin. Onlar şiir de neymiş, bir sınav için mi üzülüyorsun desinler de bakalım bi boka sinek olabilecekler mi göreceğiz...

    YanıtlaSil
  4. aynı benim gençliğim, zamanla bu günleri bile arıyorsun sonradan, bak benden söylemesi, tadını çıkartmaya bak

    YanıtlaSil
  5. ağlayasım vardı iyi moral oldun geliyor sicim sicim gözyaşları..

    "Dostluklar,yaşananlar hep geçici oluyor" demişsin ya lise hayatı için.. dostluk mu oluyormuş lisede? diye bir soru yöneltesim geldi sana..

    insanlar bukadar çıkarcıyken.. bu kadar güvenilmezken.. bu kadar yüzüne bakıp arkandan bıçaklama potansiyelleri tavanken.. dostluk falan düşünemiyorsun.. düşündürtmüyorlar..

    bu arada.. söylemeden geçemeyeceğim..

    ayıcıklı jelibonlara bayıldım.. kırmızı ayıcıklı jelibonları biriktirir sonra hepsini ağzıma atarım genelde.. öyle bir huyum vardır benim de nedense..

    moralin düzelir işaaallah diyor ve sonlandırıyorum :)

    YanıtlaSil
  6. sakin ol sen onlarla konuşazsan sana geri döneceklerdir çünkü aynı şeyi bnde yaşadım bi süre kimseyle konuşma yalnız kal dinle biraz kendini ama artık kendindede hata aramayı bırak bazı insanlar düzelmez bazılarınınsa karakteri senin kadar oturmuş olmayabilir kabullenmen senin için en iyisi olur bnce.... jelibonlarıda beğendim kalpliler tam bnlik :D

    YanıtlaSil
  7. @tarih84
    Öyle bir durumla karşılaştık bizde. İnsan yediremiyor kendine başkası sevdiğin birini sahiplenince.. Doğru söylüyorsun, özlüyoruz her şeyi birer birer.. Ama özlemek fayda etmiyor ki..

    @8ex-en8
    Takmamaya çalışıyorum zaten Dostum. Sen de bnm gibiydin demek. Üzüldüm. Bu acıyı yaşamanı istemezdim..

    @girl with the red balloon
    Umarım bu yaşadıklarımın aynısını bir gün yaşarlar. O zaman beni anlarlar belki.. Üzülme canım.

    YanıtlaSil
  8. @toprak
    Hos geldin bloguma :) Özlerim elbette ama o kadar özleyeceğimi sanmıyorum.. Sadece gercek dostlarımı özlerim. Gerisi faso fiso

    @Memento Mori..#
    Haklısın. Lisede dostluk kavramı yerini çıkarcı arkadaşlık ilişkisine bıraktı. İnsan kime güveneceğini bilemez oldu..
    Moralim düzeldi valla :D Ayrıca ben de böğürtlenli jelibonları biriktirir hepsini ağzıma atardım. Oh mis :D

    @EMEL
    Olabildiğince sakin olmaya çalışıyorum Emel. Ama ben de insanım. Her an patlayabilme ihtimalim var. Konuşmuyorum o kadar.
    Sanırım değerim ben öldükten sonra anlaşılacak.

    YanıtlaSil
  9. jeliboni..

    düzeldiğine sevindim bak şimdi, ben de mutlu oldum.. ha bi de şu şeker topağı şekilnde olanlar var ya onların tam adlarını bilmiyorum.. bi keresinde bi kilo kadar yeyip zaafiyetin eşiğinden dönmüştüm.. o yüzden jelibonlarla daha farklı bir ilişkim vardır :)

    YanıtlaSil
  10. @Memento Mori..#
    Mutlu olmana sevindim Momento :D Evet, o şekerli olanları ben de seviyorum. Ama ben genelde böğürtlenli olanları biriktirip yiyorum. Mayhoş bir tat oluyor :D
    Hem jelibon yemek beni keyiflendiriyor. Bu yüzden çok severim :D
    Jelibon sevilmez mi yahu ^_^

    YanıtlaSil
  11. ben onların kırmızı olanını (çilekli mi o :D )
    onları seviyorum.. böğürtlenli kısmını da arkadaşıma veriyorum :)

    sevmeyen oölsün :P

    sinemda jelibon yeme alışkanlığım var bi de ehe..böyle yılan şeklinde olanları ağzıma alıp alıp sündürüp yiorum :P

    ay jelibon aşkım tuttu.. o da çeneme vurdu.. evet ifenim meşgul etmiyim ben sayfanızı daha fazla en iyisi :D

    YanıtlaSil
  12. @Memento Mori..#
    Frambuazlı oluyor o dediğin :D Ben de severim. Böğürtlenle beraber şahane bir ikili oluyorlar.

    Sinemada hiç jelibon yememiştim. İlk fırsatta yapıcam bunu :D
    Meşgul etmiyorsun Memento, deme öyle lütfen..
    İstediğin zaman birşeyler yazabilirsin. :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe