Hele bi gel, bir şey anlatıcam sana..

Çarşamba, Ocak 19, 2011

Uzun zamandır uğrayamıyorum buralara farkındayım. Bunun çeşitli sebepleri vardı aslında. İlk sebebim bitmek bilmeyen sınavlarımdı. Çok şükür kurtuldum sınavlardan. Şimdi sözlü notlarımla birlikte sınavların açıklanmasını bekliyorum. Karne gününe kadar okula gitmem herhalde. Canım gitmek istemiyor ki. Hem devamsızlığım da o kadar yok hani. İkinci sebebim ise ateşimin aniden çıkması. Pazartesi iyiydim aslında ama salı günü, yani dün çok kötüydüm. Beden Eğitimi dersinden sonra içime bi titreme girdi. İçim acayip üşüdü. Cam tarafında oturuyorum ben. Elma da camı açınca ( sınıf havasız oluyor da sürekli) oğlunuz Vişne şifayı kapar. Eve zor attım kendimi. Annem ve Babam evde yok tabii. Eve gelince yemeğimi yedikten sonra uyumuşum 2 saat kadar. Annemler geldiğinde uyanmıştım. Telaşlanmıştı annem. Ateşim çok yüksekti. Ateşim tam 39,5 dereceydi. Dün gece hastaneye gittim zaten. Yatakta bi titreme daha başladı. Ateşim çıktı iyice. Yatağın içi fırın gibi. Annem babamı zorla da olsa ikna etti bu hastane konusunda. Saat 00.00. Hastaneye gittik. İlaç verdi doktor. İçtim onları bi güzel. Gece bi baktım her tarafım su içinde. Hastalığı böylece atlattım. Şimdi daha iyiyim. Ama okula gitmeyeceğim kesin. Sınavlar da bitti. Ne gereği var gitmenin? Ayrıca dün bana en çok koyan da sınıf arkadaşlarımın bana yardım etmemesiydi. Sınıfa o kadar duyurdum ''Ağrı kesiciniz var mı'' diye. Kimse tınlamadı ya. Erik ve Çilek hiç yanıma bile gelmediler. Erik bana ''Kanka iyi misin'' dedi sadece. Dün sınavım olmasaydı eve gelicektim ama 2 sınavım vardı ve gidemezdim. Sağolsun sıra arkadaşım bana yardım etti. Gitti bi arkadaşından ağrı kesici buldu. İyi geldi biraz. Eve kadar idare etti beni. Merak etme bugün daha iyiyim. :)
...
Sevgili Zennube beni mimlemiş. Bu mim sorularında mimlenmediğim için üzülmüştüm aslında. Kimse beni mimlemedi diye. Ama sonradan düşündüm ki bunun bi önemi yok. İstediğim an cevaplayabilirdim bu soruları. Artık üzülmüyorum ya. O değil de, mim biraz ağır sanki. Ağır sorular var valla..

**Dindarsınız ya da  değilsiniz, inancınız var ya yok , dinlerini yaşadığını söyleyen insanlarda en çok sizi iten şeyler ne ve neden ? 
Dindar bir insanımdır. Herkesin farklı inançları olabiliyor. Bunlara saygı duyuyorum elbette ancak aşırı dinci insanların ''Bak yapmazsan cehennemde yanarsın'',''Oğlum müslüman adam içki içer mi? Yılbaşı kutlar mı? Hristiyan mısın sen?'', ''Kiliseye niye gidiyorsun sen? Orası bize göre değil oğlum '', ''Sen nasıl müslümansın, biraz namaz kıl. Kabir de azap mı çekmek istiyorsun?'', ''Bana dokunma Mert. Bir erkeğin bir kıza dokunması yasak'' gibi cümleler duyuyorum. Aşırı dincilerin bu tutumunu itici buluyorum açıkçası. Bir zorlama var sanki. Oysa islam asla zorlama yapmaz. İslamı güzel yapan da budur aslında.. Ayrıca Kilise de Allahın bir evidir. Böyle yapmak yanlış diye düşünüyorum..

**Sizi siz yapan özelliklerinizden en belirgin olanı ne?
   Alçak gönüllü olmak sanırım. Ayrıca Duygularımı çok iyi kamufle edebiliyorum. Beni ben yapan en belirgin özelliklerin bir tanesi de iyi bir dinleyici olmam. İnsanların dertlerini dinlemeyi ve onlara yardımcı olmayı seven birisiyim.

**Etrafınızdaki kişilere saygılı mısınız? Neyiniz insanlardan farklı ve ne konuda  daha çok  saygı bekliyorsunuz?
    Saygılıyımdır. İnsanların ne demek istediklerini iyi anlarım. Ancak sevmediğim, elektrik almadığım bir insana asla saygı duymam. Sadece saygısızlıkta bulunmuyorum. İnsanlardan neyim farklı ? Bir erkek olarak duygusal birisi olmam bence farkımı ortaya çıkarıyor. İnsanların bir şey sorduğumda beni dinlemesini, bana karşı anlayışlı tutum sergilemelerini, beni olduğum gibi kabul etmeleri gibi konularda saygı bekliyorum..


**‘İnsan’ın sizdeki tanımı ne ? Karşınızdaki kişi de olmazsa olmaz dediğiniz özelikler neler ve neden sizin için önemli bunlar ?
     İnsan işte. Dışarıdan bakıldığında insan Gözümüzün gördüğü kadardır. Duyguları olan, bunları herhangi bir şekilde ifade eden,düşünebilen her canlıya insan diyorum. Karşımdaki kişi de olmazsa olmaz; Cana yakınlık. Güler yüzlü olmak ve karşımdakinin adam gibi adam olması. Adam gibi adam olması: Gerektiğinde bana destek olabilen, yanlışımı yüzüme söyleyen, zor günlerimde yanımda bulunan insana ben adam gibi adam derim. Güler yüzlü bir insanın içinde kötülük pek yoktur. Cana yakın bir insanla daha kolay anlaşabilirim. Ha bir de sabırlı olması gerek. Çenem bazen çok düşüyor. Kafa şişirebiliyorum. Bunların dışında kibirli olmaması gerek. Kibirli insanları pek sevmem. Elektrik alamam. Öyle işte.

**Hayata bakışınızı paylaşır mısınız? Sürekli bir şeyler için hayatı suçluyor musunuz yoksa hayatta olması gerekenler bunlar ve olması gerekenler yaşanıyor mu diyorsunuz?
  Hayata bakış açım değişkendir. Pek çok açıdan bakarım hayata. Tek bir doğrultuda bakmam. Ama genel anlamda söylemem gerekirse hayat bazen yüzümü güldürüyor bazen de kıçıma tekmeyi basıyor. Hayatta her insanın mutlu olmasını isterim her zaman.  Suçu hayata atmak insanın kendisiyle yüzleşememesinden kaynaklanıyor. Vicdanıyla arası bozuk abi. Nası suçlu benim diyebilir ki ? Suçu hayata atacak elbet. Gerçi bu duruma ben de düşüyorum ama sonradan etkisini yitiyor.. Hayatta olması gereken bunlar değil. İnsanlar daha iyi şartlarda yaşabilmeli.. Ve insanoğlu yetinmeyi bilmez. Hep daha fazla olsun ister. Bu yüzden olması gerekenin hep eksik olduğunu dile getirir..

**Savaşların asıl nedeni ne sizce? İnsanoğlu kendinde neyi yok etti ki zulüm denen illet yakasını bırakmıyor dünyanın?
 
Ego denen şey burada devreye giriyor. Asırlardır insanoğlu savaş halinde. Niye ? Çünkü paylaşımcı değiliz. Hep bizim olsun, onlar sürünsün, biz rahat edelim gibi söylemlerde bulunurlar. İnsanoğlu kendinde Merhameti kaybetti. Merhamet etmeyene merhamet edilmez diye bir söz var. Çok doğru gerçekten. Merhametli bir insan, savaşların olmasını istemez ki. Bencillik ve merhametsizlik birleşti mi ortaya zulüm çıkıyor..


**Sizi en çok huzursuz eden eksikliğiniz ne ? Şunu da düzeltseydim daha huzurlu olurdum dediğiniz, gerçeğiniz, boşvermişliğiniz, gamsızlığınız?
Beni huzursuz eden En büyük eksiğim sarılıp,ağlayabileceğim bir arkadaşımın olmaması. Tabii ki arkadaşım var ama gidip de ona sarılıp ağlayamam. Gerçek dostum var. Ama ağlayamıyorum işte. Ayrıca sürekli yalnız kalmaktan aşırı huzursuz oluyorum. Geçen hafta kimse benimle konuşmadı sınıfta. Günaydın diyorum cevap veren yok. Görüyorsun ya okuyucu,istenmeyen bi vişne var karşında.. Alınganlığım hiç olmasaydı mesela, o zaman daha huzurlu olurdum. Arkadaşlarım yanıma gelse ve gülsek. Ben onların yanına gidiyorum ama onlar pek ilgili değiller bana karşı. ''Hı-hıı ok.'' diyen bir arkadaştan ne beklersin ki?

**Kalbinizin sesi mi mantığınızın sesi mi? Neden ?   
  Mantığımın sesi tabii ki. Kalbimin sesini dinledim de n'oldu? Hep sırtımdan vuruldum. Mantığımla hareket edersem en azından başım önde olmaz. Daha güçlü olurum her zaman. Kalbinin sesi insanı bazen yanıltabiliyor. Mantığın sesi de öyle. Ama genelde mantığımın sesini dinliyorum. Örnek'' Eğer sınavına çalışmazsan zayıf alırsın. O yüzden kır kıçını çalış. '' Bu Mantığın sesiydi. Kalbinin sesi; '' Eğer sınavda yaptıklarım yanlış olursa üzüntüden kahrolurum''.. Demek istediğim mantığınla hareket etmek sana çok şey katabilir..
  
**Sizce, sabretmek nedir ve üzerinizde otorite kurmaya çalışan, sizin hakkınızı yiyen insanlara sabretmeli miyiz yoksa karşılık vermelimiyiz? Tepkimiz nasıl olmalı?
Sabretmek kurtuluşun anahtarıdır. Üzerimde otorite kurmaya çalışan insanın hakkımı yemesine izin vermem. Karşı koyarım. Sonuçta o benim hakkım. Emek vermişim. Öyle kolayca elimden alınmasına göz yumamam. Tepkim fazla sert olmaz ama sivri dilimi ön planda tutabilirim.. Tabii tepkisini farklı yollardan dile getiren insanlar var. Küfür edenler, kavga edenler, isyan edenler, susanlar bunlar birer tepki örneğidir.


**Bir konuşmada geçti ben böyle bir cümle kurdum:’’ Karşımdaki insan benim için değerli değilse söylediği cümlelerde değerli değildir, isterse hakkımda zanlarla kötü konuşsun hiç farketmez’’ Bunu söylememin nedeni de şu; biliyorum ki bu dünyada en zor şeylerden biri sizi anlamaya kapalı insanlara kendinizi ifade etmeye çalışmak ve birilerini memnun etmeye çalışmak..Peki siz nasıl düşünüyorsunuz bu konuda?

   İnsan önyargılarını aşamadığı sürece yanlış anlamaya meyillidir. Kendi doğrularını başkasına kabul ettirmemeli. Yanlış olan bir fikri nedenleriyle birlikte açıklamalıdır. ''Hayır kardeşim, yanlış bu. Daha fazla dinlemenin ne lüzumu var'' diyen bir insan önyargılarından sıyrılamamıştır..

**Hangi söz sizi rahatsız eder ve neden? 
 

  Zavallı. İnsanı küçümseyen bi söz. Ve ben küçümseyi ve küçümsenmeyi pek sevmem. Hatta Nefret ederim.. Bi insan kendisine zavallı denildiğini duyduğu an yıkılır.

**Başkasında kınayıp da sonra sizinde yaptığınız bir şey var mı?
    
Sınıfta eşyalara zarar veren arkadaşlarımı kınamışımdır her zaman. Ancak bazı sınavlarım kötü geçtiği zaman sıraya ayağımı vurup, tebeşirleri fırlatırdım. Kapıya tekme atar, ''Lanet olsun amk'' derdim.. Bir şeylere vurmak insanı rahatlatıyor gerçekten. Sinirlerin yatışıyor olum..
...
Vıy bu nası mimdir arkadaş. Zor bir mimdi. Ama faydalı bir mim. İnsanın kendini tanıması konusunda bir adım daha ileriye taşıyor bu mim. Zennubeye tekrar teşekkür eder, sağlıcakla kalmanızı dilerim.. :)

You Might Also Like

11 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. geçmiş olsun öncelikle :)
    çok ciddi bir mim gibi bu.
    iyi bir dinleyici olmak çok güzel bir özellik bence :)ve
    birşeylere vurmak kesinlikle en iyi çözüm bencede :)

    YanıtlaSil
  2. Geçmiş olsun Mertim... Umarım iyileşirsin en kısa zamanda ve yine umarım hastayken girdiğin sınavlardan iyi notlar alırsın....

    YanıtlaSil
  3. canım, umarım iyileşmişsindir, ben de eçen hafta çok feciydim.
    ne de güzel, özenle cevaplamışsın mimi teşekkür ederim :)
    canın sıkıldığında sen de sarıl bloğuna, bize ağla, biz varız ya :)

    YanıtlaSil
  4. @Bendiss
    Teşekkür ederim Bendiss
    Olabildiğince iyi bi dinleyici olmaya çalışıyorum. Ayrıca sıralara vurmak çok zevkli :D

    @Kırmızı Çizmeli Kedi
    Allaam sen bi meleksin çizmelim. Hastayken girdiğim sınavlardan geçtim :D Teşekkür ederim iyi dileklerin için. Cansın ^^

    @Zennube
    İyileştim canım. Sana da çok geçmiş olsun. Asıl ben sana teşekkür ederim beni mimlediğin için. İyi ki varsın canım ya. :)

    YanıtlaSil
  5. Geçmiş olsun. Takipçindim ama pek tanımıyordum seni, mim sayesinde tanıdım. Ayrıca tebrik ederim, zor mim. Ben cesaret edip yazamadım. Haa bir de Müslüman'sın değil mi? Dindarım demişsin ya, her dinde dindar olabilir insan.

    YanıtlaSil
  6. @Rengarenk
    Teşekkür ederim :)
    Gerçekten zor bi mim. İnsan yazarken çok düşünüyor valla. Evet Müslümanım.
    Bence İslam dinler içerisinde en samimi olanı. Hiçbir dine değişmem islamı :)
    Yorumun için teşekkür ederim

    YanıtlaSil
  7. Ya her şey iyi güzel de... Ben o içki ve namaz mevzuna takıldım. Sonuçta onlar Kur'an'da ayetlerde belirtilen şeyler, yani Müslüman'san yapman gereken şeyler, aşırı şeyler değil. :) Yanlış anlamanı istemem; ama sadece belirtmek istedim. Yapmıyorsan bile bunların yapılması gerektiğini bilmen yeterli.
    Neyse biri yazmıştı bunu post olarak,
    http://hayalmeyalbuschra.blogspot.com/2011/01/icki-yasag-24.html
    Bakmanı isterim. Hoşçakal :)

    YanıtlaSil
  8. @Rengarenk
    Sanırım beni yanlış anladın. Ben Kur'an'a aykırı birşey söylemedim. Sadece bazı islamcı kesimlerin bu tür olayları abarttığını düşünüyorum. Bu da ister istemez itici geliyor. Umarım demek istediğimi anlamışsındır :)

    YanıtlaSil
  9. Peki sen bilirsin. Evet abartmak kötü tabi, bazı insanlar soğutuyor. Ama sadece üsluptan kaynaklanıyor.Aslında bazılarının söylediklerinin arkasında doğru şeyler yatıyor bana göre. Sanırım sen de üslubu eleştirdin? :)

    YanıtlaSil
  10. @Rengarenk
    Kesinlikle üslupla alakalı. Yoksa başka bir nedeni yok söylediğimin.
    Üslubu tatlı dili olanların sözlerini hep sevmişimdir. Ve hep samimi bulmuşumdur. Öyle işte :)
    Ayrıca verdiğin adres için teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  11. Şimdi anladım o zaman. :)
    Sevindim...
    Adres için de önemli değil :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe