Ben çok iyiyim, ben iyi biriyim.Sadece uyuyamıyorum

Pazar, Ocak 30, 2011

  • Pazartesi sendromu olmayan bir gün
  •  Kafam karışık
  • Canım çok sıkılıyor. Yapacak hiçbir şey yok
  • Dışarısı çok soğuk ve ben çok üşüyorum
  • Ellerim.. Ellerim buz gibi.
  •  Bu Video ruh halimi yansıtıyor..
  • İzle ve kendinden bir şeyler bul
  • Fotoğraf Makinem var artık.
  • Yalnızlığım her geçen gün artıyor..
  • Ve son olarak Elmayı çok özledim..

  ( Yükseliyormuş, duvar, yükseltiyorlarmış. Sesleri duyuyor musunuz? Bakın yine… Bu çığlık… sanki… bilemiyorum… Umarım ciğerlerin parçalanır orospu sus artık! Bağırmayı bırak. Lütfen, yalvarıyorum -sessiz ol-)

Çok büyük bir felaket içinden çıktık. Detayları hatırlamıyorum. Televizyon unutmamızı istemiyordu. Kusan kadınlar, çocuklar, eriyen süzülen insan görüntüleri, durup dururken yere düşen insanlar. Kötü bir gündü. Kaçarken yerde yatan insanların üzerine basanlar, birbirini çekip düşürmeye çalışanlar.Görüntüler onlara bakıyordum (Antidepresan kafamla ve tabi antidepresan gözlerimle, ekrandan onların gözlerini görebiliyordum, daha önce hiç göz görmemiş mi?)

Antidepresanlar avuç avuç… Doktor ” Onların gözlerine bak ne kadar mutlu olduklarını gör ve bunu bir düşün” diyordu. (Virüslü olsaydım kaçmazdım, sonra duvarlar, orda kalanlar, duvarların arksında kalanlar)

Bir günde yaptılar kocaman yüksek kalın beyaz duvarı. Bazen gece boyunca susmuyorlar. Sabahın erken saatlerine doğru sesleri biraz azalıyor ama ertesi gün yine… Ordan bağırıp duruyorlar. Ben ilk zamanlar duvarları yapmaya başladıkları ilk zamanlar arka tarafa gidip gizlice onlara ekmek atıyordum sesleri kesilsin diye ve bazen bir kaç şişe su. Fakat sustular mı? Hayır. Hatta daha fazla bağırmaya daha fazla çığlık atmaya başladılar. Bende bıraktım.

“Açım, biz burda çok açız lütfen” “Biz…” (Bunu söylemelimiyim) ”Biz burda çok açız ve başka çaremiz yok” (Söyleyemem, söyle) ”Biz birbirimizi yiyoruz orospu çocukları” ” Biz açıklıktan birbirimizi yiyoruz” (Arkada kaç kişi var?)

Duvarları yükselttiler sonra biraz daha… Açıklamalar ardı ardına geliyordu. “Duvar gerekliydi” ” Duvar bizi kurtardı artık hastalık yayılmayacak” Hepimiz derin bir oh çektik.

Hastanedeydim, insanlar durmadan konuşuyorlardı. ” Büyük felaket…” ” Hastalık yayılıyor” Hastanedeydim çünkü depresyondaydım. (Bağırmak istedim depresyon yayılıyor, depresyonum yayılıyor!)

Sevgilim… O gitti… (Çok acı… daha acı verici bir şey düşünemiyorum) Hayır hayır o gitti… Gitti… ( Derin derin nefes al, burnundan al ağzından ver, saymaya başla, nefes almaya devam et nefes al 10…9…8…7.. iyiyim, çok iyiyim, iyi biriyim 6…5…4…3…2…1.) O gitti…

Hastalık… Televizyon… ” Bugün 7 kişi öldü” . Olabilir dedim içimden olabilir insanlar ölebilir doğanın dengesi bu. Ama insanlar birbirini terk edemez… Eder… Ama birden bire edemez. (Siz ölüyor olabilirsiniz ama sevgilimde beni terk etti) İçim o kadar acıyordu ki… İçim… Günler geçiyordu yada geçtiğini söylüyorlardı ve insanlar ölüyordu. “Size de bulaşabilir” dedi TV. Sorular soruyorlardı. ” Bence orası biran önce temizlenmeli” ” Bence hasta olanlar bir yere toplanmalı” Herkesin bir bencesi vardı.

İmza kampanyaları. Bende imzaladım. (Virüs kapanların kendi kaderleriyle baş başa kalmalarını onaylıyorum. Altına en güzel imzamı attım) Umurumda değil… Umurumda değil… ( Ben kendi kaderimle baş başa bırakıldım, hiçbir şey olmuyor yaşamaya devam ediyorsun)

Tek hatırladığım… “Biz burda çok açız ve başka çaremiz yok” Bir günde yaptılar. Bunu hatırlıyorum. Bu bir başarı hikayesi. Hastalığın daha fazla yayılmaması için düşünülen önlem çerçevesinde duvarların yapılmasına karar verildi. Duvarların yapımına bugün başlandı ve duvarlar bugün tamamlandı.Harika haber… Hasta olanlar duvarların arkasında kalacak. Hepsi orda…. Gerekli yardım yapılacak TV öyle söyledi.

Sevgilim… Onun için endişelenmiştim ya hastalığı kaparsa diye. (Keşke hasta olsaydı) Hasta olsaydı onu görmeye gidebilirdim, elini tutardım, bana ne kadar üzgün olduğunu söylerdi ve biz yeniden birbirimizi çok severdik. (Keşke hasta olsa)

TV duvarı unuttu, arkadakileri unuttu. Ben hala onları duyuyorum. Evim işkence bahçesi. Belki taşınırım… Ses… Sadece ses.Onların o korkunç sesi… Duvarları yükseltiyorlarmış. ( Seslerini kesseler daha iyi olur)

Ben kötü biri değilim (Hayır hayır o gitti…o gitti… Derin derin nefes al burnundan al ağzından ver, saymaya başla, nefes al 10…9…8…7… nefesalmaya devam et 6…5…4…3…2…1.)

İyiyim, ben çok iyiyim, ben iyi biriyim. ( O gitti…) Sadece… sadece uyuyamıyorum.

You Might Also Like

15 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Blog adresimi değiştirdim .. sizin de bilginize (:
    http://kirli-suyunda-pariltilar.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  2. Derinlere işliyor. Şahane bir şey vişnecim. Nerden buldun bunu?!

    YanıtlaSil
  3. remember me filmini sevdiğiniz belli oluyor. bence de iyi film. ne de güzel yorum yazmışsınız. ama, biutiful filminin altına yazmışsınız yorumu. o da zaten çok daha iyi bir film. öğütlerim.
    :)

    YanıtlaSil
  4. pazartesi sendromunu atmak için pazartesileri cuma gibi, salıları da pazartesi gibi yaşıyorum. sonra bir bakıyorum çarşamba gelmiş, haftanın ortasındayım :)

    YanıtlaSil
  5. @Phobe
    Haber verdiğin için teşekkür ederim Phobe. Neden adresini değiştirdin ki ?

    YanıtlaSil
  6. @PO1ne
    Ben de öyle düşündüm Melike :D
    Facebookta gezerken gördüm bu videoyu. İzledikten sonra beğendim. Dedim bloga koyayım. Öyle işte :D

    YanıtlaSil
  7. @memento mori..#
    Benim için iyi değil Momento. Çünkü sabah uyanamıyorum. Gece geç uyuyorum. Biyolojik saatim bozuluyor anlayacağın :)

    YanıtlaSil
  8. @Deepblueagle
    Ya benim salaklığıma ver Deep. Filmleri bi arada sandım. O yüzden fark edemedim. Kusuruma bakma. Evet filmi severim, güzel filmdir :)

    YanıtlaSil
  9. @T.B
    Ben bunu hiç yapmamıştım Tuğçe :D Valla harikasın. Stresini azaltmış oluyorsun işte. Ne kadan güzel :)

    YanıtlaSil
  10. kim bilir kaç defa izledim ağlamamak işten değil..

    o taktiği bende uyguluyorum
    "o gitti.. derin derin nefes al burnundan al ağzından ver saymaya başla 1,2,3,4.." bunu bnde yapıyorum..

    Off Vişne :(

    YanıtlaSil
  11. bunu çok uzun zaman önce izlemiştim.cidden fazlaca etkileyen bir video , kaybetmeyi bilene.. acıyı bilene..
    arka bırakmak ,acı'mak çok zor , içine atmak zor , gülmek zor.. herşey zor o an!
    sadece x yapar gibi görünürsün her daim.
    içinde örersin duvarları.. depresyonun yayılmasın diye set çekersin ruhunun kıyılarına. dışarıdan maskeni görüp mutlu sanırlar, hayatına teğet çekip giderler...
    gerçek duvarlardan tek farkı içeride hapis tuttuğu şeyin ne açlıktan ne de başka fiziksel bir işkenceden etkilenip yılmasıdır..
    fiziksel hastalıklar önlenebilir ama kalıntıları her yerde..
    içimizde.

    YanıtlaSil
  12. :)
    Tamam, işe güzel yönünden bakayım.
    Artık makinen var!

    YanıtlaSil
  13. tek kelimeyle bayıldımmmmm...tespit çok başarılı,ben de iç sesleriyle dövüşen bir ben varım sanıyordum pehhhh :)

    YanıtlaSil
  14. http://fizy.com/#s/1do7yx :D yazıyı okumadan sırf başlığı görüp şarkı yollamak :D

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe