Can'ın Hikayesi Vol-2

Çarşamba, Şubat 09, 2011

Bu Kemoterapiler yorgunluğumu arttırıyor sürekli. Doktorlar her ne kadar ''İyi olacaksın'' dese de ben iyi olamayacağımı biliyorum. Sana hikayemin geri kalanını anlatayım. O yıl, İbrahim ile birlikte bi otele yerleştik. Fazla paramız yoktu. O yüzden otelde fazla kalamazdık. En fazla 1 gün. Oteldeyden her şey daha güzel görünüyordu gözüme. Bi an iyi ki kaçmışım oradan diye düşündüm. Ama gece olunca, karanlık çökünce aklıma annem gelir. Kimbilir şu an ne yapıyordur. Onu çok özlüyorum. Sanırım onun ölümüne katlanamazdım. Babamın ölümünden o kadar etkilenmezdim. Annem benim için her zaman önemliydi. Şimdi ona bu kadar önem vermişken, onu bi anda mektup bırakıp terk etmek vicdan azabımı iyice körüklendirmişti. Onunla gülmeyi özlüyorum. Başımı okşayıp '' Bi gün mutlu olacaksın yavrum'' deyişini özlüyorum. Sanırım şu an en çok ihtiyacım olan şey sevgi. İbrahim erkenden uyudu. Ben de odanın balkonundan gökyüzünü seyretip annemi düşündüm. Bi sigara yaktım ve kederlendim. Sabahın ilk ışıklarına doğru anca uyuyabilmişim.. Otelden ayrıldıktan sonra bizim için hayatın başladığını fark ettim. Gidecek yerimiz yoktu. İbrahimin akrabaları fos çıkmıştı. İbrahim bana en sevdiği yere gitmemizi söyledi. İstiklal Caddesine gittik. İstiklal Caddesi çeşit çeşit insanlarla doluydu. Hayatımda bu kadar insanı bir arada hiç görmemiştim doğrusu. Bir yandan yürüyor, bir yandan da insanlara bakıyordum. Arkadaşlarıyla gülenler, yolda sevgilisiyle kavga edenler, sarılanlar, yol kenarında mendil satanlar, hepsi farklıydı. Karnımızı doyurmak için ara sokağa daldık. Buranın sokakları dardı sanki. Evleri güzeldi. Burada evim olsun isterdim. Bi Cafe'de yemek yerken karşı masamızda ilkokul arkadaşım Keremi gördüm. Yanında sevgilisi vardı. Beni görünce el sallayıp gülümsedi. Başlangıçta ben tanımadım. Sonra yanımıza gelip
- Hayırsız Can. İlkokuldan sonra ne aradın, ne sordun.
-Aa seni aramaya inan fırsatım olmadı. Hem  zaten merkeze taşındınız. Ben köyde kalmak zorunda kaldım. Karşılaşmak bugüne nasipmiş.
-Tanıştırayım sevgilim Sedat, Sedat bu ilkokul arkadaşım Can dedi Kerem. Ne diyeceğimi bilemiyordum. Keremin erkek bi sevgilisi vardı. Derin bi nefes aldıktan sonra
- Memnun oldum dedim yapmacık bi gülüşle. Sedat garip bakıyordu. Sanırım kıskanmıştı. Kibirli bi ses tonuyla ''Ben de memnun oldum'' dedi.  Yemeklerimizi yedikten sonra bir süre dolaştık. Tatlı yedik. Sohbet ettik. Bir an olsun sıkıntılarımı unutmuştum. Gecenin geç saatlerine doğru Kerem bizi Gay Bar denen yere götürdü. İbrahim biraz bozulsada onlara ayak uydurduk. Gay Bar'a ilk girdiğimde korkmuştum. Etrafımda hiç görmediğim insan tipleri vardı.Çenesine Piercing takanlar, saçlarını havaya dikenler, öpüşenler.. İlk defa bunları görüyordum. İbrahimin irkildiğini hissettim. Belinden tutup ''Endişelenme''dedim. İçerdeki bazı tipler bizlere bakıyordu. Üzerimdeki gerginliği atmak için etrafa gülücükler yolluyordum. Karşı masada İbrahime bakan bi erkek var. İbrahim de ona bakıyordu. Canım sıkılmıştı. İbrahimin böyle davranacağını hiç tahmin etmedim. Uzun süre İbrahime bakan çocuk, içkisiyle yanımıza yaklaştı.
- Siz yenisiniz galiba şekerler dedi göz kırparak. İbrahim rahat bi tavırla
- Evet, arkadaşımız bzi buraya getirdi. Ben İbrahim dedi gülümseyerek
- Hmm ben de Ali. Burdaki lakabım Aliştir. Herkes beni tanır. Buradakilerin yarısıyla yattığım için tanınmamam anormal olurdu zaten. dedi kahkaha atarak.
- Senin için iyi bir şey olsa gerek. dedi ibrahim şaşkın bi ses tonuyla
- İyi de laf mı şekerim. Harika harika. Cennetteyim resmen. Hayat Alişe güzel ahaha.
 Kahkasından sonra yüzümü çevirip Keremle Sedata baktım. Pistte dans ediyorlardı mutlu bi şekilde. Beni süzen insanlar vardı tabii ama yüz vermiyordum. İbrahim kızardı. Bunu yapamazdım. Kerem dans pistinden geldikten sonra bana kartını verdi. '' Sıkıntıya düşersen ara beni Can. Yardımcı olurum'' dedi. Bende başımı sallayarak ona teşekkür ettim.
Aliyle İbrahimin sohbeti iyice koyulaşmıştı. İbrahimin dediklerine aldırış etmiyor durmadan içki içiyordum. Aliş;
- Bize gidelim mi? Hem sohbetimizi devam ettiririz
- Bilmem ki. Ne dersin Can, gidelim mi? diyerek bakışlarını bana yöneltti. Dudağımı büzerek;
- Kalacak yerimiz olmadığına göre gidelim bari dedim isteksiz bi tavırla. Ali cümlemi duyduktan sonra alkışladı ve gevrek bi gülümseme belirdi yüzünde. Kerem ve Sedat'a veda ettikten sonra yola çıktık. İbrahim ve Ali durmadan konuşuyorlardı. Ben resmen ikinci plana atılmıştım. Daha dün bakışlarıyla beni yiyen adam,elin herifleriyle fingirdeşiyordu. Sinirlerim tavan yaptı resmen..
  Taksiden indikten sonra eve geldik. Aliş İbrahim kulağına bir şey fısıldadıktan sonra tuvalete gitti. Ben de çok yorgunum tabii. Ben gerinirken ibrahim;
- Can, bu gece Alişin yanında yatmam sorun olur mu? Kabus görüyormuş,yanımda olmamı istedi.
 Moralim iyice bozulmuştu. Aliş sevdiğimi elimden alıyordu resmen. Sinirli bi tavırla
- İyi. Ne yaparsan yap dedim. Salonda var olan battaniye ve yastığı alıp uyudum koltukta. Aliş İbrahimle arka odada yatıyordu.. Hayallerim bir kez daha yıkılmıştı
 Gece uykum tutmadı tabii. Kalktım kapıyı dinliyorum. İnilti sesleri geliyor. Aliş resmen inliyordu. Şimdi anladım neden İbrahimi istediğini. İbrahimin bu tavrına çok sinirlendim. Zaten o bara girdikten sonra huyu suyu değişti adamın. Sabahın ilk ışıklarıyla eşyalarımı alıp evi terk ettim.
 Mutsuzdum. Sinirliydim. Aldatılmıştım. En önemlisi kandırılmıştım. Yolda giderken ağlıyordum. İbrahimin bu hareketi beni derinden sarsmıştı. Evdeki o inilti seslerini daha fazla duymak istemiyordum. İbrahimi tek bırakmak ona verebileceğim en büyük cezaydı. Ben de ona bunu yaptım. Aldatılmak ne demekmiş görsün yavşak.
 Keremi arayıp durumu anlattım. Anlatırken bi yandan ağlıyordum. Beni almasını söyledim. Geldi beni aldı hemen. Evlerine geldikten sonra bi süre üzüntüden bir şey yiyemedim. Sedat bana yemem için ısrar etti. Onu kırmamak için bir iki lokma yemek yedim. Kerem sinirliydi. İbrahime ders vermek istiyordu. Buna izin vermedim.. Evet,İbrahime kızgındım ama onu dövdürmeye kıyamazdım. Ertesi gün başka bi Gay Bar'a götürdü bizi Kerem. Üzüntülü bakışlarım etrafı süzerken içkimi yudumluyordum. Bir süre eğlendikten sonra çıktık dışarı. İçeride bana bakan çok insan vardı. Hiç birine pas vermedim. Kerem beni evinde epey bi süre misafir etti. Yaşadığım kandırılmış hissinin acısı biraz dinmişti. İbrahim, güvendiğim insandı. Güvendiğim insanın böyle yapması beni etkilemişti.
  2 Sene sonra yaşadıklarımı unutmak için askere gittim. Eşcinsel olduğumu söylemedim. Binlerce erkekle askerlik yapmak iyi gelmişti bana. Kimseye hayatımdan bahsetmiyordum.  Çoğu zaman yalan söylüyordum. Askerlik zordu. Sınanmanın,disiplinin ne demek olduğunu anladım hayatta. Tezkeremi aldıktan sonra cinsel kimliğimi gizleyerek yaşamaya devam ettim. Bir iş buldum. Garsonluk yaptım çeşitli restaurantlarda. Ayaklarımın üstünde durdum. Bazen gay bara giderdim. Gözlerimle kestiğim insanlarla tanışıp onların evine giderdim. Tek gecelik ilişkiler yaşardım hep. Her seks sonrası yalnızlığımı hissederdim. İlişkiye girdiğim erkekler benden hep memnun kalırdı. Geceler böyle olurken, gündüzler daha farklıydı. Gündüzleri sıradan Candım. Geceleri ise gerçek Can'a dönüşüyordum. Yıllar birbirini böyle kovaladı ve ben 24 yaşıma geldim. Şu an tam 24 yaşımdayım. Bir gün iş yerinde çalışırken başım dönmüştü. Tansiyon dedim geçiştirdim ancak bu haftada 3-4 kez tekrarlanınca kuşkulandım. Patrondan izin alıp doktora gittim. Şikayetimi belirttim. Beyin Tomografisi çekildikten sonra doktor;
- Can Bey, size bir şey söylemem gerek. Beyninizde ciddi anlamda bi  tümör var. Ve bu uzun zamandan beri varmış. Beyninizde yer edinmiş ancak ciddi boyutlarda değilmiş. Yaşınız ilerledikçe durum ciddi bi hal almış. Hemen tedaviye başlamamız gerek. dedi telaşla.
 Ne diyeceğimi bilemeyerek yere baktım. Sonra kafamı sallayıp;
- Tedavi bir an önce başlasın lütfen Doktor Bey. dedim.
 İşte 3 haftadır burdayım. Kemoterapi görüyorum. Midem çok bulanıyor ve sürekli başım dönüyor. Bu hastalık beni zayıf duruma düşürdü. Elim ayağım kalmıyor doğru düzgün gülemiyordum. Başım hala ağrıyor ve annemi çok özlüyordum. Eşcinsel olduğum için bazıları beni ayıplardı eskiden. Özellikle ailem. Keşke birazcık olsun beni anlayabilselerdi.
Keşke onlara niye böyle yaptığımı anlatmama izin verselerdi. Belki de şimdi yalnız kalmazdım. Annem olurdu yanımda. En çok bu koyuyor zaten. İbrahim kim bilir nerede, ne yapıyordur. O günden sonra görüşmedik. Görüşmekte istemiyorum zaten. Tek diyebileceğim şey annemin değerini anlamam. İnsanlar beni anlamak yerine fütursuzca yargılarda bulundu bana karşı. Eğer bi gün bu yazdıklarım eline geçerse insanları yargılamak yerine onları anlamayı seç. Keşke Kerem dışında beni anlayan birisi olsaydı. Hayatımın böyle olmasını hayal etmiyordum. Oysa ben televizyonda çıkanlar gibi mutlu olmak istiyordum. Tek hayalim mutlu olmaktı..Mutlu olmak
...
Beyninde Tümor bulunan Can Düzgünü dün yapılan Ameliyatta kaybettik. Bünyesi Daha fazla ameliyata dayanamadı ve Can Ameliyat masasında hayata gözlerini yumdu. Annesi haberi aldıktan sonra kalp krizi geçirdi. Babası feryatlar eşliğinde ağladı. Can'ın sadece sevgiye ihtiyacı vardı. Hayatında asla olmayan ve hep eksikliğini hissettiği sevgiye..
Dinle..

HAMİŞ: Bu hikaye tamamen hayal ürünüdür. Benimle hiçbir alakası yoktur

You Might Also Like

34 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Harika bir yazı beni derinden etkiledi.Bu hikayenin gerçeklik payı nedir demek saçma bir soru olur mu acaba?

    Çok içten...
    İnsanları yargılamak yerine anlamaya çalışmak.Vurdgu gerçekten çok iyi...

    YanıtlaSil
  2. Bunu anlayamiyorum iste.escinselligi neden böyle kiniyor ki millet!
    neyse uzatmicam.ama cok sinirleniyorum bu duruma..

    Kimin hikayesiydi bu?..

    Öpüyorum.

    YanıtlaSil
  3. Sevgi, biraz sevgi sadece. Çoğu insan önyargıların, yobazlığın, sevgisizliğin esiri oluyor. Hikaye resmen sarstı beni, içim üzüldü.

    Can'ı beynindeki tümör değil sevgisizlik öldürdü.

    YanıtlaSil
  4. Hikayenin benzerini yaşayan bir arkadaşım vardı..
    Geçmişe gittim bir an..

    Yazı çok hoştu...
    Yüreğinize sağlık.

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  5. hayat!

    tümünü yavaş yavaş okudum.

    hayat!

    YanıtlaSil
  6. Güzel ama sanki sonu biraz oldu bittiye gelmiş gibi geldi bana :)

    YanıtlaSil
  7. Kendi fikrimi söylemem gerekirse gerçekten başarılı buldum.İnsanların tercihlerine her zaman saygı duyulmalı.
    Bende arkadaşımız gibi bunun sadece hayal ürünü olduğunumu yoksa birinde esinlenerek mi yazıldığını merak ettim açıkçası.

    YanıtlaSil
  8. çok etkileyici olmuş.. ben de merak ettim gerçek mi bu olay?

    YanıtlaSil
  9. Gerçekten fazlasıyla etkileyici. Sabah sabah içime on öküz oturttu. Muhteşem..

    YanıtlaSil
  10. @Amak-ı Hayal
    Öncelikle bloguma hoş geldin :) Hikayemin gerçeklikle bi bağlantısı yoktur. Tamamen kurmacadır. Kendim yazdım yani :)
    Saçma bi soru değil ayrıca Okuduğun için teşekkür ederim..:)

    @Rory
    Sevgili Rory bu hikayeyi kendim tasarladım. Ayrıca önyargı denen şey değişmezse eşcinselleri anlamak olanaksızlaşır. Toplum yapısına aykırı olduğunu düşünüyorlar sanırım. Yanlış düşünüyorlar. Yorumun için teşekkür ederim :)

    @Giz
    Bloguma hoş geldin Giz. Çok doğru söylemişsin. Can'ı sevgisizlik öldürdü. İyi bi noktaya değinmişsin :)

    YanıtlaSil
  11. @'oFeLya/kupakızı
    Hikayemin sana Tanıdık gelmesine sevindim. Sıkılmadan okumuşsundur bu sayede. Teşekkür ederim okuduğun için :)

    @Deep
    Okurken sıkılmadın dimi Deep. Kısa tutmaya çalıştım. Umarım keyif almışsındır :)

    @Rockunzel
    Valla fazla uzun olmasın istemedim. Okuyucu okurken sıkılır diye düşündüm. Mesajı vermek benim için yeterliydi :)

    YanıtlaSil
  12. @eLmyra
    Vay anasını beğendin demek :D Teşekkür ederim eLmyra :) Hikaye gerçek değil. Kurmaca. Kendim yazdım. :)

    @Ancelik
    Sabah sabah üzülmeni istemezdim ancelik. Ama hayat böyle bir şey. Acımasız. Okuduğun için teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  13. gerçekten güzel olmuş devamıda... ama keşke sonunda annesiyle bikereik olsun görüşseydi yaaa :( yazık can'a..

    YanıtlaSil
  14. bu arada ben seni mimledim haberin olsun :)

    YanıtlaSil
  15. evet cok yanlis düsünüyorlar-.- hatta düsünmüyorlar bile düsünemiyorlar.düsünmeden hareket ediyorlar.
    ofofof:)
    *Cok güzel yaziyosun..cokcokcok:)

    YanıtlaSil
  16. @Gece Kedisi
    Devamını beğenmene sevindim. Hikayeyi bütünlemeye çalıştım işte :D
    Annesiyle görüşmek isterdi ama aralarında km'ler vardı.. Öyle işte :)
    Teşekkür ederim Mim için. En kısa zamanda cevaplayacağım

    @Rory
    Yanlış düşünmelerine engel olmak için yazıyorum ya bunları Rory :) Bence daha çok başkalarının ne dediğini önemsiyorlar.
    Teşekkür Ederim Rory. İyi ki varsın :)

    YanıtlaSil
  17. Derinden etkilendim. İçimde bir şeyler acıdı resmen. Bir an görmekten kaçındığım hayatları gördüm, acı da olsa; tercihlere saygı duyulmadan, bir insanın yaşadığı anın bile ölümden farksız olmadığını gördüm. Hikayedeki Can, yaşarken de yaşamış sayılmıyormuş ki... Bu güzel hikayeyle beni buluşturduğun için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  18. Hoşbuldum vişne çürüğü :)

    Ferzan Özpetek filmlerini bu yüzden seviyorum kadın erkek demeden gayliği olağanlaştırıyor (insanlar normalde uzaydan gelmiş muamelesi yaptıkları için bu önemli bir şey)ve iki erkeğin aşkını o kadar güzel işliyor ki izlerken o aşkın içine giriyorsunuz. Ferzan Özpetek/Saturno contro'yu izlemediysen öneririm canım. Yine hüzünlü bir hikaye ve teması oldukça benzeşiyor.

    YanıtlaSil
  19. Senin bloguna gelmeye korkuyorum.yazdıklarını okudukça içimde bişiler kırılıyo.ne diyim azizim yine cok güzel yazmıssın

    YanıtlaSil
  20. Ben hikaye biraz daha uzar diye düşünmüştüm. Bir kaç bölüm daha yazılabilirdi, okurdum şüphesiz:)

    YanıtlaSil
  21. ben bunu birincisinden daha çok beğendim :)

    YanıtlaSil
  22. hoşbulduk ;)
    Bu kurma olamaz be vişne çürüğü ben bunda yaşanmışlık kokusu alıyorum.:)
    Ama eğer kurgu ise harika yazıyorsun çok gerçekçi...

    YanıtlaSil
  23. @Dilara Aksoy
    Bloguma hoş geldin :) Asıl ben sana okuduğun için teşekkür ederim. Bu şahane yorumunla hikayeme renk kattın :)

    @Giz
    Bak o filmi bilmiyordum hiç. Söylediğin için teşekkür ederim Giz. :) En kısa zamanda izleyeceğim mutlaka. Sağ ol ^^

    @Arya in Neverland
    Yaa korkma lütfen. Çekinmeden gel. Oku yazdıklarımı Arya :) İçini acıtmak istemezdim doğrusu. Ama gerçekler böyledir. Can acıtır. Teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  24. @K.C.S
    Kesinlikle uzardı. Ben uzatmayı düşünüyordum ancak bir süre sonra izleyicilerim sıkılır diye düşündüm. Maksimum 2 part yazıyorum hikayeleri. Teşekkür ederim :)

    @Jove
    Beğenmene sevindim canım. Sağ ol :)

    @Amak-ı Hayal
    Valla yaşanmışlık yok. Ben tamamen kendim yazdım. Ayrıca hiç eşcinsel arkadaşım yok. Onu da belirteyim buradan. Yazdıklarım tamamen kafamdan çıkmadır :)
    Çok Teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  25. :) Hiç eşcinsel arkadaşın yok demek. Yokken bu kadar kurabildiysen bravo sana.

    Birazcık sevgi. Ah bir anlasalar onları.

    YanıtlaSil
  26. vişnecim,

    Çok harika bir hikaye olmuş sana güzel yazdığını söylemiştim değil mi?

    Herkesin istediği birazcık sevgi. kesinlikle çok haklısın. :)

    Ama biraz komiğime kaçtı. O köyden kaçan herkes neden aşcinsel? Acaip ya .D

    Tebrikleeer.! :D

    YanıtlaSil
  27. @Amak-ı Hayal
    Tamam :)

    @Francesca Mckennitt
    Teşekkür ederim Francesca, insanların çoğunda sevgi eksikliği var. Bütün bunların nedeni bu :)

    @P01ne'^
    Teşekkür ederim canım. Köyden kente kaçma sıklığı daha fazla diye aklıma geldi yazayım dedim :D

    YanıtlaSil
  28. çok içten yazmıssın hikayeni, benim de merak ettiğim bir konu aslında onların hayatı... bir tarafta kadınlara olan zaaflarını nasıl yenip erkekleri tercih ediyorlar diye düşünmekten kendimi almıyorum yargılama degil de merak sadece :) İşin ilginç yanı sen de nasıl bu konuyu böylesine içten yazabiliyorsun? Karsılaştıgım, merakıma yenilip okudugum eşcinsel blog yazarlarının yazısından farkı yok. Bu da aklıma acaba sen de mi sorusunu getiriyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.
      Binlerce kez söylememe rağmen tekrar söylüyorum; Ben eşcinsel değilim.
      Bu hikayeyi insanlar birazcık empati kursun diye yazdım.
      ''Acaba Vişne de mi?'' gibi söylemler beni rahatsız ediyor açıkçası.
      Bazen bu hikayeyi yazdığım için pişman olmuyor değilim.

      Sil
    2. sizi üzmek yargılamak için sormamıstım oysa... yeni kesfettim ve tanımak istedim ne oldugunuz mühim değil benim için merak ve okurken kafamda tam oturtabilmek için sordum üzdüysem özür dilerim..pişman olmayın empati kurmayı unuttu insanımız bu yazınızla bunu basarmıssınız bence.

      Sil
  29. oyy nefes alamadım. bence insanlığın en büyük bug'ı empati eksikliği..

    YanıtlaSil
  30. Verilen mesajlar bence de son derece başarılı ve ayrıca severim böyle yukarıdaki yorumlarda gördüğüm bir tabirle, öküz oturtan hikayeleri,içimize..

    Sevgilerle.

    YanıtlaSil
  31. cok guzel bi yazi olmus ben yeni okudum , bu her ne kadar kurgu olsada boyle hayatlar gercekten var ... ama insani iyi eden tek seyin sevgi ve sefkat oldugunu dusunuyorum

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe