Bu gece ölmek istedim..

Çarşamba, Mayıs 11, 2011

 Sabahları bir huzursuzluk sarıyor bedenimi.. Bazı sabahlar hiç uyanmak istemiyorum. Mesela anneler gününde uyanmak istemedim. Hediye alamamıştım. Harçlıklarımı biriktirip alamadım çünkü bana verilen okul harçlığı karnımı doyurmaya ancak yetiyordu.. Annem Anneler gününden önceki gün pazara gitmeden önce bende para olup olmadığını sordu. Bende 10 Liradan başka param olmadığını söyledim.. ''Ona bu parayla nası hediye alabilirim ki'' diye düşündüm. Kıyafet almak istiyordum ama 10 liraya kıyafet yoktu. Babamdan para istedim vermedi. Annem bu durumu öğrendikten sonra '' Bana hediye almana gerek yok. Senin sevgin bana yetiyor zaten'' dedi. Ağlamamak için zor tuttum kendimi.. Bazen onu çok üzüyorum. Sebepsiz yere kırdığım günler oluyor. Başkalarına kızıp ona patlıyorum. Benim yüzümden üzülüyor. Bu yüzden kendime çok kızıyorum. Onu öyle üzgün görünce gidip sarılıyorum. Tüm üzüntüsü gidiyor. Hayatımdaki en güzel şeylerin başını çekiyor annem. Neyse efendim geçen pazar günü annem ve teyzelerimle birlikte balık yemeğe gittik. Ne balık be balık ama. Mis gibi balık ekmek yemek varken gittiler restaurantta kazıklandılar bi güzel. Balık ekmeğin zevki ayrıdır abicim. Bol salatalı soğanlı bi balık ekmeğe kim hayır diyebilir ki.. Balıklarımızı yedikten sonra incik boncuk satan bi yere girdiler. Benim 10 liram hala cüzdanımda duruyormuş. Dedim vişne gel annene bi takı makı al. Sevinsin kadın. Takıcının önünde anneme takı seçiyoruz. Mavi bir bileklik beğendi. Maviyi o da benim kadar çok seviyor. Aldım hemen. Nasıl sevindi bir görseniz. Teyzeme de benim siyah yüzümden aldım. Bu parmağımda taktığım siyah yüzük stres gidericiymiş. Yalana bak ya. Niye bu kadar stresliyim o zaman ben abi.  Maksat yüzüğü satmak işte. Dönüşte tatlı yiyemedim. Teyzem söz vermişti ama büyük teyzem bu duruma karşı çıktı. Evinde yersin dedi resmen ya. Bende patladım tabii.
''Sizinle bir daha bir yere gitmeyeceğim. Bir yere getirdiniz kırk tane laf saydınız '' dedim. Annem de memnun kalmadı zaten. Kardeşlerinin onu yermesine tahammül edemiyor artık. Ben de öyle. Annemi öyle yermeleri hiç hoş değil. Evet biliyorum seviyorlar ama böyle yererek bir şeyleri söylemek hiç hoş değil. İnsanların kalpleri çok kolay kırılır. Bilirsiniz.
  Teyzemin tatlını evinde yersin sözünden sonra annemi yanıma alıp onlardan ayrıldık. Onlara veda bile etmedik. Onlarda buna kızmış. Bi görüşürüz bile dememişiz. Siz önce adam gibi davranmayı öğrenin ki bizde size görüşürüz diyelim. Hayır gerçekten sinirleniyorum artık. İnsanlara karşı yerici tutumlar sergilemem ben. Çünkü her insanın gururu var.. Empati kurmayı bilmeyen insanlardan ne beklersiniz ki! Tatlı yiyemedim. Marketten Sütlaç alabildim sadece. Annem de kendine kazandibi aldı. Böylece anneler gününü atlattık. Babam annemin gününü kutlamadı..
   Ben böyle hediye alamadım diye üzülüyordum sonra ona mavi bi bileklik aldım ya hani. Aklıma annesi olmayan insanlar geldi. Sonra dedim ki kendi kendime '' Ulan salak! Sen böyle hayıflanıyorsun, annesi olmayanlar, onu hiç görmeyen çocuklar napsın!'' Onlar için çok üzülüyorum ya. Bazen annemin hayatta olmadığını düşünmeye çalışıyorum. Her seferinde ağlıyorum.. Allah kimseye annesinin ölümünü göstermesin..
   Artık okula gitmiyorum. Lise hayatı benim için noktalanmış bulunmaktadır. Cuma günü son sınavıma gireceğim. Sınavda ne sınav ama abi. Mantık sınavı olacağız işte. Dönemin başından kitabın sonuna kadar sınav yapacak. Abi hangi öğrenci bu kadar şeyi çalışır ki. Unutmuşsun bide onu da hesaba kat. Yine sınav bize girecek desene blog. Neyse sınıf arkadaşlarımdan kimseyle görüşmüyorum. Abi kaç zaman oldu birisi arayıp sormadı beni. Ben niye her seferinde onların peşinden koşmak zorundayım ki ? Konuşmak isteyenle zaten konuşuyorum zaten. Buki bana ''liseden mezun olunca kimseyle görüşemeyeceksin. Unutucaklar seni kuzum'' demişti. Şu an lise yıllarını özleyen binlerce insan var. Bazen onlara katılıyorum.. Bazen lise yıllarımı hatırlayınca gülüyorum. O değil de sana bomba gibi haberlerim var kuzum. Damla benimle barıştı. Gülşahla olan tartışmadan sonra yaklaşık 3 ay konuşmadık. Ben telefonumda küs olduğum insanların mesajlarını saklarım. Öyle bir özelliğim var.. Mesela kızıl prensesin mesajları hala duruyor. Neyse böyle boktan bir günün ardından internette dolaşırken benimle barışmak istediğini söyledi. Barıştık. Eskisi gibi değiliz ama en azından birbirimizi gördüğümüzde konuşuyoruz.
   Sınıfta yine kız kavgası oldu. İtiraf etmeliyim ki kız kavgasını izlemek kadar keyifli bir şey yok. Ayırmaya çalıştım tabii ama tarafları durdurmak mümkün değil. Çünkü kavga anında kızlar kendilerini kaybettiler. Bende kenara çekildim meralle onları izliyorum.. Kavga niye oldu ? Olay Sevda ve Sibel arasında geçiyor. Anlatıyorum bak. Sibel sınıf kapısının önünde durmuş. Sevda geçmek istemiş. Çekilsene yoldan falan demiş. Sibel sen bana emir veremezsin diye çıkışmış. Bunlar birbirine sinir oluyor. Tarih sınavından dolayı. Herkesin tarih sınavı kötü geçmişti. İptal ettiktirdik. Sevda ''benim sınavımı iptal etmeyin hocam'' diyince sibel de karşı çıktı. Uyum sağlamıyorsun gibilerinden. O günden beri birbirlerinden nefret ediyor. Sonra sibelin arkadaşlarıyla Sevdanın arkadaşları birbirine girdi. Olan erkana oldu blog.. Erkan kavganın ortasına daldı kızları ayırmaya çalışıyor. Ayırmaya çalışırken birileri çocuğun cinsel organını tutmuş. Biz bunu ondan duyduktan sonra çok güldük. Yani bilerek tutmamışlar tabii. Elleri değmiş sanırım. Çocuk neye uğradığını şaşırmış yahu.
  Bu sabah aynaya baktım.. Yüzüme dokundum.. Gözlerimin altında kırışıklıklar oluşmuş. Sol gözümün içi kanlanmış. Uyumadan önce ağlamamdan dolayı olabilir sanırım. Zaman çok çabuk değiştirmiş beni. Yani kimlikteki fotoğrafıma bakıyorum yanakları al al gözleri gülen bi çocukla karşılaşıyorum. Şimdiki fotoğraflarıma bakıyorum yüzümde yanak kavramı diye bir şey kalmamış yüzümde. Hiç et yok abi kemik var.
  Annem bu durumdan çok şikayetçi. ''Sana sarılınca kemiklerin bana batıyor yavrum'' diyor. Sabahları kahvaltıda az yediğim için babam kızıyor. Hastaneye yatırırlarmış beni. Bağışıklık sistemim zayıflarmış böyle az yersem. Okuldaki arkadaşlarıma göre çok kiloluyum anneme göre çok zayıfım. 70 kiloyum ya daha ne olsun. Hem erkeklerde fazla kilo iyi değildir. Bilirsiniz fazla kilolu erkekleri pek sevmezler. Sempatik olmaktan başka bir şey söylemez insanlar..
   İnsanlar beni unutmaya başlıyor. Ben de onları unutuyorum tabii. Sorun unutmak değil. Sorun unutulduğunu bilmek anlıyor musun ? Hem Birini unuturken canım çok yanıyor. Ölmek istiyorum bazen. Bir sabah hiç uyanmamak istiyorum.. Birileriyle konuşmaya çok ihtiyacım var.. Daha da önemlisi gülmeye çok ihtiyacım var..
  Geceleri ağlamak istemiyorum.. Buna bir son vermem gerek. Telefonuma Havayı koklayan adamdan başka mesaj atan yok abi. Şaka gibi ya. Sonra bana hayat güzel falan diyorsunuz ya ben inanmak istemiyorum işte. Bu hayat nasıl güzel olabilir ki. Çok şükür ailem yanımda ve sağlığım yerinde ama ruhumda çok yara var.. Ve ben bu yaraları her seferinde kanatmayı başarıyorum..
Ben bu gece ölmek istedim.. Bütün bu mutsuzluğa son vermek istedim.. Sadece istedim..
Dinle

You Might Also Like

6 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Bana da Havayı Koklayan Adam'dan başka mesaj atan yok.Dediklerine de aynen katılıyorum,ama yapacak bir şey yok işte.

    YanıtlaSil
  2. hopssss noluyor bakim ama ama ama vişnemin üzülmesini istemem ben hemen peri tozu yola çıktı gönderiliyor................ geldimi al bakim üzerinden serp onu bidahada umutsuzluk yok tamammı..

    YanıtlaSil
  3. Bu gece ölmek istedim diye başlık atıyorsun ama ben okurken çok keyif aldım güldüm sende mi sorun yoksa bende mi?:D

    Başlıkla konu olmamış canım.Bir de herşeyi anlatayım derken aşure yapmışsın vesselam:D

    Ama güzel yazıyorsun hakkını yiyemem:)

    Çok samimi,doğal ve içten olmuş yazın.Anneler günü kısmı çok güzeldi...Bu arada hasas bir dönemden mi geçiyorsun bilemedim ama şu gece ağlama olayı alışkanlık yapıyor kitap okuyarak uyumayı dene bi..Kurtulmaya bak...

    He son olarak o mesaj saklama olayı bende de var..Herkes güzel mesajı saklar bende sorunlu olduğum kişilerin o dönem içerisindeki yazdıklarını saklarım:D bu sinsilik mi oluyor acaba:D

    YanıtlaSil
  4. Vişne bu sıkıntıların sebebi üstündeki sınav yükünden ibaret. İnan bana, bunun stresinden telefonuna mesaj gelmemesi bile batıyor. Bir bitsin, aklına bile gelmeyecek böyle şeyler; hayatında sadece sınıf arkadaşların olmayacak:)

    YanıtlaSil
  5. Ben seni seviyorum be.
    Cidden seviyorum.Çok fazla yansıtamasam da sana,yoğunluktan ve biliyorsun işte gel git duygularımdan,güvenip de kendimi açtığım yegane insanlardansın.Seni seviyorum cidden.Ve senin iyi olman,herşeyden öte annen için.Sınav da bitecek okulun bitmesi gibi.Sen iyi ol ama,inan sana ihtiyacı olan "bizler" var.

    YanıtlaSil
  6. Olmeca Blanco, tuzu bardağa sürme, parmağınla diline bastır, limon biraz kalın olsun 1,5 cm falan. İki double shot yap sonra aynanın karşısına geç de ki "Senin ben ta... Ne yapıyorsun, ne bekliyorsun, nereye kadar gidecek?" Cevabı buldun mu? Bi bok olmayacak dimi, gitmeyecek... O yüzden şimdi bir double shot daha at, balkona çık soğuk hava çek ciğerlerine, içiyorsan bir sigara yak sonra da zıbar yat. Xtir et herşeyi. Memnun değilsen hayatından, değiştir gitsin...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe