İçindeki boşluklar canını acıtır..

Salı, Haziran 14, 2011

Sonra biri geliyor hayatına. Her şeyin karaya çaldığı anda yanına gelip ışığın oluyor senin. Yüzün gülüyor adeta. Ona alışmaya başlıyorsun. Daha fazla konuşuyorsunuz mesela. Daha çok sevgi dolu cümleler sarf ediyorsunuz birbirinize. Şiirler yolluyorsunuz kısa mesajla. Midendeki bu kasılmaya anlam veremiyorsun. Gaz sıkışması değil bu, sen aşık olmuşsun işte anlasana.
 Karşından her defasında geçtiğinde gözlerini ondan alamaman ona aşık olduğunun en büyük kanıtı değil de nedir? Korkuyorsun aslında. Ya bırakıp giderse diye çekiniyorsun. Çünkü her defasında yıkılan sen oldun. Yalnızlıkla yaşamak zordur. Bunu en iyi sen biliyorsun zaten. Sonra başını onun omzuna yaslıyorsun. Dünyanın en güvenli yeriymiş gibi benimsiyorsun. Keşke git bitmese bu an diye içinden cümleler geçiyor.. Aklın başka yerde, kalbin deli gibi çarpıyor. Midendeki kelebekler hala canlılığını koruyor.
  Ona sarılmak bile bütün üzüntülerini unutmaya yetiyor. Bu dünyada başına gelen en anlamlı şey. Onun sevgisiyle hayata yeniden bağlanıyorsun. Hiç olmadığın kadar rahat ve mutlu oluyorsun. Hayat gözüne çok başka görünüyor. Bunca zamandır niye böyle değilim diye hayıflanıyorsun. Fotoğraf karelerinde artık yüzün gülüyor. Sanki yaşaman için sana bir sebep verilmiş gibi öyle değil mi?
   Gülümsemesini hiç unutmuyorsun mesela. Sana ilk gülümsediği günü hatırlıyor musun? Unutman mümkün değil. Şüphesiz o gece mutlu bir şekilde girdin yatağa. ''Allahım sonunda kavuştum mutluluğa, sana şükürler olsun'' dedin defalarca. Annen bu duruma sevinmişti. Uzun zamandır seni mutlu göremiyordu zaten. Yemeden içmeden kesildiğin günleri hatırlasana. Kadın perişan olmuştu gözlerinin önünde kızının eriyip gitmesine. Şimdi sevinçten gözyaşı döküyor bazen. Çünkü seni böyle mutlu bir şekilde hiç görmemişti.
    Beraber çok şey yaşadınız. Sahilde el ele yürümek, onu doyasıya hissetmek sana ayrı bir mutluluk veriyordu. En sevdiğin rengin kırmızı olduğunu bildiği için sana baloncudan kırmızı balon almıştı bir gün. Çocuklar gibi sevinmiştin. Bütün bunların rüya olduğunu düşünüyordun ara sıra. Sonra saçmaladığını fark edince bu fikri düşünmeye son verdin.
    Artık sabahları mutlu bir şekilde uyanıyorsun. Günaydın Sevgilimm diye mesajlar atıyor. Güneş her gün ayrı bir güzel görünüyor, kuşlar onu sevdiğini şakıyor sanki.Şimdiki sabahlar senin için ayrı bir anlamlı.. Bu sabahların anlamı olmalı diye söyleniyordun oysa..  
     Sonra bir gün aniden başkasını sevdiğini, ayrılmak istediğini söylüyor. Dünyan başına yıkılıyor. İlk önce kabullenmek istemiyorsun. Al işte yine biri seni terk ediyor. Terk edilmek senin kaderinde var anlasana.
    Gururun artık senin en güçlü parçan haline geliyor. Ağlamamak için zor tutuyorsun kendini ama dayanamıyorsun. Oysa o ağlanamana kıyamazdı hatırlasana. Gözyaşlarını siliyor. Ağlamamanı söylüyor ama sen dinlemiyorsun. Çünkü onu kaybetmek sana acı verdi bi kere.
   O başkasıyla beraber artık. Sense yapayalnızsın. Annen yine ağlamaklı bir tavır takınıyor. Baban haline üzülse de belli etmiyor. Babalar nasıl üzüldüğünü belli eder mi hiç? Yastığın gözyaşlarından sırılsıklam olmuş. Gözüne bir damla uyku desen girmiyor. İştahın da kesildi. Sanki hayatın yine anlamsızlaştı
  Sürekli birileri arıyor nasılsın diye. Onlara kötüyüm de diyemiyorsun. İyiyim diyerek geçiştiriyorsun. Aslında hiç iyi değilsin ve her geçen gün kötü oluyorsun. İçinde her gün büyüyen çığlıklar var biliyorum. Onların büyümesine engel olamıyorsun.
  Mutlu olduğun günlerden geriye ne kaldı? Beraber izlenilmiş filmler,dinlenilen müzikler, geçilen yollar ve sevgi dolu hatıralar.. Boşlukta olmak iyi değildir. Hele anti-depresanlarla ayakta durmak hiç iyi değil.. Ona benzeyen birini görünce kötü oluyorsun ya da onun gibi gülen birini görünce nefes alamıyorsun. Üzülme, bunlara alışacaksın. Hem, kimse sana onun kadar güzel bakamayacak. Bir de böyle düşün.
   Al işte yine içindeki boşluklara bir boşluk daha ekledin. Bütün bunları taşımak sana ağır gelmiyor mu? Niye sürekli canın yanıyor? Bu soruyu cevaplayamadın hiçbir zaman. Susmayı tercih ettin. Zaten hep susmayı severdin sen..
    Böyle oldu diye kendini suçlama sakın. Belki seni senden daha çok seven biriyle karşılaşacaksın günün birinde. Daha mutlu olacaksın. Ağlamaya ve çevrendeki insanları sürekli üzmekten vazgeç artık. Onlar senden daha fazla üzülüyor. Annen bunun en güzel örneği. İnsanlardan uzaklaşma.. Bu seni mutlu etmez..
     İçinde her gün ölen umutlar var.. Herkesin öyle.. Sadece mutsuz olan sen değilsin merak etme. Herkesin mutlu olduğu bir dünya yok zaten.. Belki bir gün her şey düzelecek ama kalbindeki boşluklar her zaman canını yakacak. Birinin ellerini ısıtmasını istediğin günler olacak ama unuttuğun bir şey var: senin ellerin hala soğuk ve yağmurlu.. 
Dinle

You Might Also Like

5 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. " Sürekli birileri arıyor nasılsın diye. Onlara kötüyüm de diyemiyorsun. İyiyim diyerek geçiştiriyorsun. Aslında hiç iyi değilsin ve her geçen gün kötü oluyorsun. İçinde her gün büyüyen çığlıklar var biliyorum. Onların büyümesine engel olamıyorsun. "

    Dışarıya o kadar güçlü görünüyorsun ki bi süre sonra insanlar senin kötü olabileceğini bile düşünmüyo. Her yükün altından kalkabileceğini düşünüyo ama sen günden güne eziliyosun..

    Eline sağlık Vişne, çok güzel olmuş :)

    YanıtlaSil
  2. Geceleri en zoru, istesen de istemesen de gözlerini kapatmadan o geliyor aklına, kurduğun hayaller. Ne kadar boşmuş, hayat ne kadar boş.

    YanıtlaSil
  3. @Okaliptuslu biyoritmik davranışlar
    Her şeyin anlamı yitirildiği vakit belki bunlar da biter.. :)

    @Bir İnce Ses
    Çok teşekkür ederim Bis :) Beğenmene sevindim. İnsan güçlü olmalı bilmeli tabii.

    @Asli :)
    Evet böyle hissediyor insan. Kendini çok değersiz hissettiği anlar oluyor

    YanıtlaSil
  4. http://pembemissbone.blogspot.com/2011/06/cilek-caldran-mim.html

    Bende mimin var.:)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe