Bazen Hissizleşirsin..

Pazartesi, Temmuz 04, 2011

 Sonra yaşadığın onca şeyin boşuna olduğunu fark ediyorsun. Kabullenemiyorsun bir süre. Niye böyle oldu diyorsun bazen. İnsanlar hayatından birer birer çıkıyorlar. Her son bir başlangıcı doğururdu. Hayatın kuralı böyleydi..
 Özlemek ile unutmak arasında sıkışıp kalmışsın. Bir yanın onu çok özlüyor, bir yanın onu unutmak için elinden geleni yapıyor. Kalbin onu çok özlediğini , aklınsa onu unutman gerektiğini söylüyor.. Hangisini dinleyeceğini bilmiyorsun.
 Her gece kendine sözler veriyorsun durmadan. Ama bu sözlerin hiçbirini tutamıyorsun. Bu söz tutma işi senin için bir nevi rejim gibi bir şeydi. Ve bilirsin rejimler pazartesiyle başlayıp salı günü sollanırdı.
 İnsanlar sana sürekli bir şeyler söylüyor. Dinlemek istemiyorsun, dinliyormuş gibi yapıyorsun. Aklın hala onda çünkü. Acaba şu an ne yapıyor, karnı aç mıdır, aklına geliyormuyum gibi sözler geçiyor aklının bir köşesinden. Sana nasihatlerde bulunuyorlar. Geçen zamanın artık bir önem taşımadığını söylüyorlar. Oysa sen o anları sahip olduğun için kendini şanslı hissederdin..
   Kafanı dağıtmaya çalışıyorsun bazen. Kısa sürelide olsa onu aklından çıkarmayı başarabiliyorsun. İşin kötüsü düşüncelerin geceleri üstüne üstüne doğru geliyor. Her defasında ağlayarak uykuya dalıyordun hatırlasana.
   Yıllar senden çok şey aldı. Üstelik seni çok yormuş.. Arkadaşların ” daha yaşın kaç lan, bu ne yorgunluğu” diyorlar ama sen aldırmıyorsun. Hiçbir şey yapasın yok baksana. Her şeyden çok çabuk sıkılıyordun artık. Heyecanla beklediğin filmi ilk 10 dakkasını izleyip kapatıyorsun. Kitap okurken cümleler seni alıp eski günlere götürüyor. Aklına bir sürü şey geliyor.
   Diyorum ya sana özlem ile unutmak arasında sıkışmış kalmışsın diye. Hangisini seçersen sen sonunda canın yanıyor. Özlerken canın yanıyor, unuturken canın yanıyor. Keşke burda olsa diyorsun ama yanında olmuyor.
   Uyusam geçer belki bu içimdeki sıkıntı diyorsun ama içindeki sıkıntı bir türlü geçmiyor. Hem her şeyden çok bıkar oldun baksana. Yine tek başına kaldın baksana. Kafan çok karışık aslında. Ne yapman gerektiğini sen bile kestiremiyorsun..
   Sigaran ve kahven senin can yoldaşın oluyor bir süre sonra. Bazen kendi kendine konuştuğun oluyor. Bütün bunlar yalnızlıktan gelen şeyler. İnsan yalnız kalınca ne yapacağını şaşırıyor. Hem tek başına kahvaltı yapmak ya da çay içmek öyle sıkıcıdır ki..
    Ağlamaman sürekli güçlü olduğun anlamına gelmez. An gelir duvarlarını yıkarsın istemeden. Çocukça ağlarsın hiçbir şey umursamadan. Keşke ağlasaydın birazcık. Keşke bu kadar hissiz davranmasaydın. Sinirlendiğin zaman öfkeni ortaya koysaydın. O zaman içindeki sıkıntı bu kadar büyümezdi..  
   Hayatının ne kadar monoton olduğunu biliyorum.. Her gün aynı şeyleri yaşamaktan, aynı şeyleri hissetmekten yoruldun fazlasıyla.. Oysa filmlerde hayat çok güzeldi hatırlasana.. Keşke her şey filmlerdekiler, kitaplardakiler kadar güzel kalabilse. Belki o zaman her şey bu kadar canını acıtmazdı.
Hayat daha yaşanılabilir bir hale gelirdi.. Kim bilir.
Dinle

You Might Also Like

6 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. kim bilir belki güzel olurdu filmlerdeki gibi olsa

    ayna - bir sen vardın
    bu şarkı da anlatıyor durumu

    YanıtlaSil
  2. Bu müzik çok güzel ama yazın için aynı şeyi söyleyemiyeceğim, abicim gel benim blogda biraz kafa dağıt yahu :D
    Melankolik olmak sana birşey kazandırmaz ki...

    YanıtlaSil
  3. @miskin
    Evet bak o şarkı da güzelmiş. İyi tespit etmişsin yahu :)

    @Fruttare
    Şarkı için teşekkürler. Yazılarımın çoğunu incelersen zaten melankolik bir yapıya sahip olduğumu anlarsın. Kafa dağıtmak için daha iyi alternatiflerim var benim. Ne kazandırıp ne kazandırmayacağını bilemezsin fruttare.

    @Rory
    Teşekkür ederim canım. Bakıyorum hemen.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe