Neyin bedelini ödüyorum bilmiyorum ki.!

Salı, Temmuz 26, 2011

   Amy Winehouse'un ani ölümü yüzünden moralim bir kez daha yerle bir oldu. Çok üzüldüm ya ölüm haberini duyunca. Nur içinde yatsın. Şarkıları onu daima yaşatacaktır bence. Hele eyeliner kullanışı birçok kız tarafından yaşatılacaktır gözlerde Keşke erken gitmeseydi. Ben daha onun konserine gidip, ''back too blaacckk'' diye bağıracaktım ya. Dövmelerini çok seviyordum. Çok marjinal birisiydi hani. Saçlarına aşıktım. Umarım gittiği yerde huzurludur. Umarım Dünyada huzuru orada bulmuştur..
    O değil de Aklımı kaçırmama ramak kaldı diyebilirim. Daha çok genç olmama rağmen beni böyle sinir harbine sokacak o kadar çok şey var ki. Gençliğimin tadını çıkaramaz hale geldim. Sana anlatacak çok şeyim var. Malum kuzenim sünnet oldu. Teyzemin sünnet olan oğlu için kirveleriyle birlikte bir akşam yemeği sefası düşünmüşler. Bizde annemle aşağı indik. Babam gelmedi. Adam çok kinci abicim. ''Davet etmediler beni, gelmem'' dedi. Mecbur yalan söylemek zorunda kaldık.   Ertesi gün babam memlekete gideceği için biraz erken kalkmak zorunda kaldık. Babam gelip bizi aldı mahallenin sonundan. Annemle birlikte tartıştılar. Annem babamın gitmesini istemiyordu. Babam da gitmeyi kafasına koymuş bir kere, söylediğimiz sözler boşunaydı yani anlayacağın. Annem o gece ağlaya ağlaya ütü yaptı. Babamsa uzun tartışmadan sonra yatak odanın kapısı sertçe vurup uyudu. Annemi yine ağlarken görüyordum ve ben bu tabloyu görünce kalbim sökülmüş gibi hissediyordum. Ona ''Boşver, siktirsin gitsin, yanında ben varım merak etme'' dedim. 
     Sabah babama veda edemedim. Uyandırmaya kıyamamış beni. Tatil zamanında sabahın altısında benim kalkmam zordur. Yanağıma bir öpücük kondurup öylece gitmiş. Annem ona karşı biraz tripliydi. Kovarcasına yolcu etmiş babamı. Ben bu kadar ilgisiz bir insan görmedim hayatımda ya. Annemi de götürmeye niyetlendi ama ben izin vermedim. Abicim kadına iş yaptırıyor ya. Köle gibi kullandırıyorlar annemi. Gitmesine hayatta izin vermem. 
     Annemle ikimizde kah ananemlerde kah kendi evimizde kalıyoruz. Bazen 2-3 gün orada kalıyoruz. Ananemlerde pek rahat değil annem. Kadına sürekli küçümseyici sözler söylüyor teyzelerim. Dayımla sırf bu yüzden tartıştım. Geçen hafta cumartesi günüydü sanırım. Adam sabah kalkar kalkmaz benimle uğraşmaya başladı. ''Kalk artık, saat 11 oldu'' dedi çemkirerek.  Annemle balkonda yan yana oturuyoruz. Ona da laf etti. En sonunda bağırdım, çağırdım valla. Hiç umrumda değil. ''Biz burada misafiriz biraz daha misafirperver olsan bir şey kaybetmezsin.'' dedim. Cevap veremedi. Benim sabrımın da bir sonu var yani.
    Malum üniversite tercihleri yapıyorlar şu sıralarda. Yerimde olsaydın ne kadar elem verici bir tabloyla karşı karşıya olduğunu anlardın. Üniversite sınavından kötü puan almadım canım merak etme. Dersaneye gitmediğim halde 351 yaptım. Benden daha yüksek yapanlar vardı elbette. Erkan ve Emel 407 falan yaptı. Sürtük sıra arkadaşım benden daha düşük yaptı. Onun için üzülüyorum. Benden çok çalışmıştı. Neyse efendim ben bu puanla 4 yıllık devlet üniversitelerine giremiyorum.%50 bursla özel üniversitelere girebiliyorum. Amacım iletişim okumak. Çok başarılı bir gazeteci veya dergi editörü olmak istiyorum. Bunun içinde kendimi geliştirmeye çalışıyorum işte..
     Annemle dün sert bi şekilde tartıştık. Yanımda olması gerekirken, karşısına beni alıyor. Sürekli birileriyle beni kıyaslıyor. Ve ben kıyaslanmaktan hiç hoşlanmam. ''Bak karşı komşunun kızı Marmarayı kazandı, sen ortada kaldın gördün mü'' dedi. Ya onun bana kızmasını anlıyorum. Beni iyi yerlerde görmek istiyor tabii. Emek verdi sonuçta bir bakıma. Şimdi o karşılığı eksik alınca kızıyor bana. Onun kalbini kırmamaya çalışıyorum. Çünkü hayatımdaki en değerli varlık o benim için. Ama şimdi kalkmış bana çok sert bir biçimde eleştiriler savuruyor. Benim beklediğim tepkinin kenarından bile geçmiyor. Ben buna kızıyorum işte. Lys sınavlarına yeteri kadar çalışamadım çünkü çok eksiğim vardı. Arkadaşlarımdan yardım almayı denedim ancak olumlu bir sonuç çıkmadı. Onların da konu eksiği vardı. Açıkçası test tekniğim zayıftı. 
     Ben kendimi bilen bir insanım sonuçta. Dersaneye gitmeden ancak bu kadarını yapabildim. Şimdi babamın yakın arkadaşıyla konuştum. Kendisi rehber hocası. Bana 2 yıllıkları tercih etmemi, özel üniversitelerin tehlikeli olabileceğini, bir sene kendime şans verip dersaneye gitmem gerektiğini anlattı. Bende olgunlukla dinliyorum tabii ama adam beni bir süre sonra çıldırttı. Neymiş benim bölümümde iyi meslekler yokmuş. O göt Ösym canım psikoloji bölümünü almasaydı elimden şimdiye psikoloji bölümünün kodlarını yazıyordum tercih listeme. 
     İşin kötüsü de kimseden destek alamamam. Teyzelerim bana nefret edercesine bakıyorlar. ''Hiçbir şey senden önemli değil, seneye yaparsın sen. İnanıyoruz sana'' diyen bir allahın kulu bile olmadı. Kendimi bu yüzden çok aciz hissediyorum. Tutunacak bir dalım yok gibi. Öylesine kötüyüm ki. Dersaneye gitsem, nasıl katlanacağım o ortama? Benim arkadaşlarım üniversite kampüsünde arkadaşlarıyla fink atarken ben kayaçları mı çalışacağım? ''Aklın nerdeydi o zaman piç'' dediğini duyabiliyorum. İşte her şey konu eksikliği ve test tekniği konusundaki beceriksizliğim yüzünden oldu. Bunun için kendimi affedemiyorum.
     Babam özele yollamıyor. ''Çok pahalı, bursun kesilirse ortada göt gibi kalırız'' dedi. Ulan zenginler ne kadar şanslı. İstedikleri üniversiteye gidebiliyorlar. Benim gibilerse üç kuruş paranın nasıl ödeyeceğiz diye hesabını yapıyor. 2 yıllıklara da çok gereksiz görüyor. Aşağı tükürsem sakal yukarı tükürsem bıyık hesabına döndü iyice bu iş. Erkanla konuştum dün, dersaneye gidiceksen kavrama git dedi. Emelle konuştum. Feme gitmemi söyledi. Ben femde yapamam. Kimse kusura bakmasın ama oranın cinsiyetçi eğitim anlayışını hazmedemiyorum. Tamam, eğitimi iyi olabilir ama bu anlayışları benim için ters. Katlanamam. 
     Dün diplomamı almaya gittim. Çok kötü hissettim ya kendimi. Okulda yaşadığım bütün hatıraları, geçtiğim yollarda bir bir hatırladım. İnsan zamanın geçtiğini böyle durumlarda daha iyi anlıyor. Böyle yüreğine taş oturuyor ve nefes alamaz hale geliyorsun. Gülümsediğin anlar oluyor tabii ama genel anlamda üzüntüden başka bir şey vermiyor insana. 
     Kızıl prensesin sınıfına gittim. İlk tanıştığımız konferans salonuna, konuştuğu sahneyi gördüm. Birlikte yürüdüğümüz yolları görünce aklıma eski günler geldi. Çok gülerdi, içtenliğini hiç kaybetmezdi. Hem ona gülmek çok yakışıyor. 5 aydır konuşmuyoruz işte onunla. Keşke konuşsak, o zaman hayat biraz daha yaşanılır bir hale bürünebilirdi. Her Burger Kinge gidişimde aklıma hep o geliyor. Yediğim lokmalar boğazıma diziliyor. Gözlerim doluyor bir anda ama hemen kendimi topluyorum. Bu durum canımı acıtıyor. 
     Hayatımda hiç eğlenceli şeyler olmadı. Olsun isterdim. Esprilerle dolu bir macera bile yaşamadım. Melankolikliğimin başka bir açıklaması olamaz. Hep bir şeyler eksik sanki hayatımda. Kızıl prensesle konuşmayı çok özledim. Bana ''şapşal yavrucum'' demesi için nelerimi vermezdim. Şimdi onun en sevdiği kitabı okuyorum. Kinyas ve Kayrayı. Her satırı onu bana hatırlatıyor. Güzel bir şey aslında. İyi ki tanımışım onu, bana çok şey kattı.
     Ben kendi çöplüğümde ölüme her geçen gün biraz daha yaklaşarak yaşamaya çalışıyorum. Battığım bataklıktan çırpınarak kurtulmaya çalışıyorum. Kafamda dönüp duran sorular var. Kötü şeyler peşimi bırakmıyor. Kötü şeyler ne mi ? Aşırı sıcaklar var. İlgisiz bir babam var. Ara sıra kafası attığı için bana fırça atan annem var. Beni sevmeyen teyzelerim ve benimle konuşmayan insanlar var. Daha ne olsun ulan. Acı insanı olgunlaştırır derler. Bir de seni öldüremeyen acı güçlendirir diyorlar ya, yalan aslında. Seni öldürmeyen acı, süründürüyor arkadaşım, ben bunu bilir bunu söylerim..
Bu da şarkımız olsun. Çok severim bu şarkıyı. 
Gökyüzünden bize gülümsemeyi ihmal etme sakın Amy Winehouse, seni seviyoruz.. 

You Might Also Like

9 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. ah be vişnecim hayat böyle işte. ama mutlaka güzel günlerde gelecek. Gökkuşağı yağmurdan sonra çıkar. bunu hiç unutma tamam mı canım?

    YanıtlaSil
  2. Allah yardımcın olsun.. Sorunsuz aile yok maalesef..

    YanıtlaSil
  3. @Takıntılı Ergen
    Umarım dediğin gibi olur takınlı ergen. O günlerin gelmesini çok istiyorum. Yağmurdan sonra gökkuşağını görebilecek miyim çok merak ediyorum doğrusu

    @G.n.c
    Yok tabi. Her bir ailede ayrı bir sorun var. Zaten bu sorunlar yüzünden insanlar mutsuz. Tıpkı benim gibi.

    YanıtlaSil
  4. tabi ki göreceksin. Ve o gün bana da haber ver ki bende mutlu olayım.

    Gördün mü ben sana söylemiştim işte hıh diye bilmişlik taslayayım ;)

    YanıtlaSil
  5. @Takıntılı Ergen
    O gün geldiğinde büyük bir mutlulukla sana haber vereceğimden emin olabilirsin. Desteğin için çok teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  6. 2 yıllık bölümler kötü değil, okul bittikten sonra 4 yıllık fakülteye geçme şansı var sınavla. zor olabilir ama imkansız deği. moralini bozma, ne istediğinden emin olduktan sonra gerisi kolay, insanlara kulak tıkamak gerekebiliyor bazen. bu arada kinyas ve kayra müthiş bir kitaptır, biraz sert ve sarsıcı. bu ruh halinde o kitabı okumak, durumu zorlaştırabilir dikkat:) sevgiler...

    YanıtlaSil
  7. Ne olursa olsun mutlu olacağın yer için çalış, bir seneni daha vermen gerekse bile. Yoksa gerçekten çekilmez olur. Kendine güven yeter, neden yapamayasın ki..:)

    YanıtlaSil
  8. at gibi yarıştırılıyoruz, ne iğrenç bir dünya. sen yine de istediğin sevdiğin bir bölümde okumak için çalış canım...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe