Aysel'in Hikayesi. (Vol -1)

Pazartesi, Ekim 03, 2011

 Beni pazarlayan adam bir gece otobanda yürürken ''Buralara iyi bak, iyice ezberle bu yolları.. Artık ekmek teknen bu otobanda geçen arabalardaki adamlar. Onları kafalamaya çalış'' dediğinde anlamıştım hayatımın mahvolduğunu. Sinsice bir bakış yerleşti yüzüne. Ne diyeceğimi bilemiyordum. Susuyordum. Bazen keşke hiç var olmasaydım, dünyaya gelmeseydim diyorum kendime. 
 Adım Aysel.. Küçük bir kasabada doğdum. Dar gelirli bir ailenin en küçük kızıydım. Bir tane abim var. Gözlerimin ela olması yüzünden annem hep bana ''Ela gözlü ceylanım'' derdi. Küçükken dünya gözüme çok büyük görünürdü. Bu kocaman dünyanın beni içine çekip, kaybetmesinden korkardım. 
  Babam çalışmazdı. Sürekli içki içer annemle beni döverdi. Abime hiç vurmazdı. Ona prensler gibi bakardı. Annem evlere temizliğe gidiyordu. Her gün beli kopana kadar yerleri süpürüyor, alnından ter aka aka camları siliyordu. Bazen terle birlikte gözyaşları da süzülürdü yanağından. Ağladığını bana hiç belli etmezdi ama ben her seferinde anlardım. 
  Annemin kazandığı paralarla içki içmeye giderdi babam. Annem para vermediğinde onu döverdi. Bir keresinde onu çok kötü dövmüştü. Hatırlıyorum, bir gece babam yine içki almak için ondan para istedi. Annemde ona para vermedi. Babam bu duruma sinirlenince annemi her zaman olduğu gibi dövdü. Ayırmaya çalıştım ama nafile. Adamın gözü dönmüş bir kere, dayaktan ben de nasibimi aldım. Annem parayı verdikten sonra ona lanetler okudu. 
  Ağzı kan içindeydi, gözleri ağlamaktan kıpkırmızı olmuştu. Onu öyle görünce içim acıdı. Bende ağlamaya başladım. ''Ağlama sakın yavrum, bütün bunlar geçecek. Her şey iyi olacak'' dedi titreyen sesiyle. Sustum, içime akıttım gözyaşlarımı.. Tam uykuya dalacakken odanın kapısını açtı annem, yanıma gelip saçlarımı okşadı. Kendimi hiç olmadığım kadar huzurlu hissettim. İçimdeki acı birazcık olsun hafiflemişti..
   Okula gidemediğim için bütün günüm trafiğin ortasında geçiyordu. Trafiğin ortasında mendil veya su satarak para kazanmaya çalışıyordum. Yolda geçen arabaların beni ezmesinden korkuyorum. Her sabah bu korkuyla uyanıyorum. Bu korkunun beni esir alması öyle kötüydü ki bazı sabahlar hiç uyanmak istemiyordum. Babam beni okutmadı, okumayı her şeyden çok isterdim. Trafiğin ortasında ellerimi sallayarak ''Soğuk Suuuuu'' diye bağırıyordum. Arabadaki insanların camdan bana acıyarak bakmaları öyle ağırıma gidiyordu ki.. Yüzlerindeki üzüntüyü okuyabiliyordum..
   Kazandığım paraların yarısını babama verirdim, yarısını da anneme gizlice verirdim. Bir süre sonra korkularla yaşamayı öğrenmiştim. Eğer hayatta kalmak istiyorsan çalışmak, karşılaştığın zorluklarla mücadele etmek zorundasın. Hayatın kuralı buydu. Korkuların bir önemi yoktu esasında.. Korkular geçiciydi.. Aslolan hayattı..
   Bir Cumartesi sabahı hayatımı değiştirdi. Evimize tanımadığım, yüzünü ilk gördüğüm anda sevemediğim bir adam geldi. Siyah takım elbisesiyle, elinde tespihiyle salonumuzun baş köşesinde oturdu. Ona kahve götürdüm. Kahvesini alırken bana baktı sinsice. Elimdeki tepsiyi bırakırken içime tarifsiz bir sıkıntı yerleşti. 
   Konuşmalarını dinlemeye çalışıyordum, benim adım geçiyorduk sıkça. Anlam vermeye çalışıyordum konuşmalara ama kesik kesik seslerini duyabiliyordum kapının ardından. Bir süre sonra babam beni salona çağırdı:
  - Aysel, kızım biz artık sana bakamıyoruz. Hem zaten kazandığın para da geçimimizi sağlamaya yetmiyor. Bu amca sana daha iyi bakar dedi rahat bir sesle. Neye uğradığımı şaşırdım. Onca yıldır bu evdeyim, şimdi bu evden ayrılmak, anneme, abime veda etmeyi hiç hayal etmemiştim. Babama döndüm ve ona kararlı bir ses tonuyla:
  - Ben gitmek istemiyorum baba dedim.
  - Senin ne düşündüğünü umursadığımı mı sanıyorsun? Bu adam senin karşılığında bana her ay para verecek. Senin kazandığın paranın 3 katını alacağım. Önümde böyle bir fırsat varken senin düşüncelerin zerre kadar umrumda değil. Git hazırla eşyalarını çabuk..
   Gözlerim dolu dolu odadan çıktım. Annem o sırada işten eve geldi. Eşyalarımı toplarken gördü beni.
  - Kızım noluyor, niye topluyorsun eşyalarını ? dedi endişeyle. Gözlerimdeki yaşlar en sonunda bir sel olup aktı. Ağlaya ağlaya
  - Babam beni bir adama veriyor anne. Gitmek istemediğimi söyledim ama dinlemedi. Adam ona benim karşılığımda her ay para verecekmiş. Ben senin yanında kalmak istiyorum anne. 
  - Dur, ağlama artık. Tamam sakin ol yavrum ben seni vermem kimselere ela gözlü ceylanım. dedi ve beni göğsüne bastırdı. Kokusunu içime çektim.. 
    Annem salona geçip adama hoşgeldin dedi. Babama:
   - Ayseli bir yere gönderemezsin Hüsnü. Buna izin vermem. Onu göndermek için önce  cesedimi çiğnemen gerek.
   - Saçmalamayı bırak Saliha. Her an para kazanacağız, işimize gelir böylesi anlasana be kadın!
   - Yazıklar olsun sana! Kalıbın gibi biraz adam olsana!
   - Ee uzatma artık, defol git gözümün önünden. dedi ve adamın yanında bir tane tokat attı anneme. Annem neye uğradığı şaşırdı. 
    Eşyalarımı toplayıp annemin yanında bekledim. Adam babamla tokalaştıktan sonra kaş göz yaparak dışarı çıkmamı söyledi, ben aldırış etmedim. Annemin koluna yapışarak '' Gitmek istemiyorum, Anne nolur bırakma beni, anne yardım et bana lütfen '' dedim korkuyla. Babam kolumdan çekiştiriyordu bir yandan. En sonunda annemden ayırdı beni babam ve kafamı arabaya sokarak kapıyı arkamdan kapattı. Arabanın arkasındaki cama vurarak ağlıyordum.. ''Anne yardım et bana, anne lütfen bırakma beni'' diye ağlamıştım dakikalarca.. Annem arkamdan feryat figan etmiş. Ağlamış durmadan. Babamı asla affetmeyeceğini, öbür dünyada bunun hesabını soracağını söyledi şiddetle. Annem dizlerinin üstünde, baş örtüsü darmadağın bir halde gözleri yaşlı bir şekilde kalmıştı öyle. 
   Artık yalnızdım. Babamın bana attığı iğrenç kazığın bedelini ödüyordum. Adamın adı Rasimdi. Yolda giderken dikiz aynasından bana bakarak '' Bundan sonra hayat senin başlıyor, beni sakın hayal kırıklığına uğratma Aysel'' dedi. Onun kafasını cama vura vura öldüresim geldi.  Yapamadım, beni öldürmesinden korktum. Kollarımı göğsümde birleştirerek camdan dışarıya baktım. Güneş batıyordu. Hayatım mahvoluyordu ve ben hiçbir şey yapamıyordum.. 
(Bu da şarkı)

You Might Also Like

16 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Çok acıklı bir hikaye olmuş yaşamışsın görmüşsün gibi çok inandırıcı yazmışsın gene, kalemine kalbine sağlık beybi, 2.bölümü merakla bekliyorum :)

    YanıtlaSil
  2. @Kolalı Jelibon
    Teşekkür ederim canım. 2. bölümü bu hafta yayınlayacağım. Umarım onu da beğenirsin :)

    YanıtlaSil
  3. içim parçalandı okurken Vişne Çürüğü:( hayat kadınlarının yüzleri bana zaten hep hüzünlü gelmiştir,çoğunda bir yaşanmışlık var belli..Çok güzel bir hikaye gerçekten,insan okurken hissediyor..Bu fotoğrafı da aylar önce bir sitede görmüştüm beni çok etkilemişti,hikayeye uymuş,güzel bir seçim:)ikinci bölümü merakla bekliyorum..

    YanıtlaSil
  4. cok güzel bir anlatim. Bende ikinci bölümünü merakla bekliyorum...

    YanıtlaSil
  5. @Ekimoza
    Teşekkür ederim. Okurken hissedebilmene sevindim :) Fotoğraf konusunda biraz tereddüt yaşadım ama sonunda bu olması gerektiğine karar kıldım. :)

    @NeSLiNaMe
    Teşekkür ederim. İkinci bölüm Cuma akşamı sizlerle olacak :)

    YanıtlaSil
  6. Vişne bunun hemen devamını yazmalısın... Çok etkilendiğimi belirterek ikinci bölümünü şiddetle istiyorum senden

    YanıtlaSil
  7. Böyle kadınları satanların allah belasını versin diyecek kadar etkileyici olmuş vişne.Çok beğendim.İkinci bölümü merakla bekliyorum.Rasimin allah belasını versin.

    YanıtlaSil
  8. okurken bile insanın içi paramparça oldu. böyle bir zulmü, insanlıkdışı bir davranış yapan baba insan olamaz. böyle şerefsizlik nasıl yapılabilir? kızını, yavrusunu, evladını hangi baba para gibi bir şeye tercih edebilir. bunu yapanın yatacak yeri yok. Allah böylelerine dünyadaki en büyük dertleri versin. burnu sürtülsün. Allah kimseyi de bu durumu düşürmesin.

    YanıtlaSil
  9. @Hemsponpi
    Devamını cumartesi veya pazar günü yayınlayacağım Hepsponpi. En kısa zamanda okuyabilirsin bu sayede. :)

    @Mor
    Hayatta böyle insanlar da var Başakcım. Rasimin ve Rasim gibi olanların allah belasını versin!

    @Cemil Özcan
    Böyle hayatlar var işte Cemil. İnsan ister istemez üzülüyor tabii. Ben sadece böyle hayatların olduğunu anlatmak istedim. Bazıları için para, evladından önce gelir. Amin amin. Kimse bu duruma düşürmesin allah. :)

    YanıtlaSil
  10. Okuyanı bile yaralayan bir hikaye olmuş, yaşayanı hayal bile edemez kimse.
    Keşke hayal ürünü bir yazı olsaydı bu, gerçek dışı, ütopik. Ne yazık ki değil.
    Maalesef gerçek, ya bu şekilde rasim gibi bir adama pazarlanman için satılarak ya da yine rasim gibi bir adama kadını ol diye düğün dernekle satılarak yaşıyor bunu çaresiz birvçok kız çocuğu, bir çok kadın..

    anlatımına gelince oldukça etkileyici, çok beğendim devamını da takip edeceğim...

    YanıtlaSil
  11. @Nini
    Öncelikle bloguma hoş geldin nini :) Bu yazdığım hikaye gerçekten uzak hikayeler. Yani tamamen hayal ürünüdür hikayelerim. Kendi hayal gücümle yazıyorum hepsini. İkinci kısmı Cumartesi veya Pazar günü yayınlamayı düşünüyorum. Bu ülkede erkek olarak da kadın olarak da yaşamak gerçekten zor. Buna benzer birçok hayatlar var işte.. Teşekkür ederim. Beğenmene sevindim :)

    YanıtlaSil
  12. en centilmen blog yazarına yorum yazmak sonunda kısmet oldu hep böyle devam et sonunda kazanan sen olucaksındır :) bütün blogunu okuyan biri olarak seni degerlendiriyorum dikkate gel :) sen . çok efendi,çok iyilik sever ve centilmensin yani dizilerdeki esas çocuk degilsin ama onun yanındaki 2.esas çocuksun sen onlardan daha iyisin ama hiç bi dizide seçilmessin merak etme avanak başroller seni begenmese bile izleyiciler hep 2.esas çocougu seçer :) blogumada beklerim sayanora :)

    YanıtlaSil
  13. Çok beğendim çok güzel olmus hemen şu 2.yi okuyayım az önce buldum bu bloğu iyiki de bulmusum :)

    YanıtlaSil
  14. İçimi parçaladın; kalemin gerçekten çok kuvvetli.

    YanıtlaSil
  15. Vallahi gercek sandim su baban yasiyorsaadresini ver bir selam verelim diyecektim...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe