Aysel'in Hikayesi. (Vol -2)

Salı, Ekim 11, 2011

 Uzun, aynı zamanda benim için ızdırap dolu bir yolculuk geçirdim. Resmen ölüm fermanım imzalanmış ve ben ölüme gidiyordum.. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Karaköy Genelevine vardık. Sabahın ayazı içimi üşütmüştü. Titreyen çeneme engel olamıyordum. Ürkek gözlerle bir yandan etrafa bakıyordum.
  Ne yani ben şimdi hayatımın geri kalanını bu izbe yerde mi geçireceğim? diye söylendim kendi kendime. Mideme tarifsiz bir ağrı yerleşti. Sanki birileri midemi tekmeliyordu. Bu duygu eşliğinde merdivenleri çıktım teker teker. Girişte bizi şişman, kızıl kabarık saçlı, yüzünde kocaman bir beni olan bir kadın karşıladı. Anladığım kadarıyla oranın sahibiymiş. Ona korku dolu gözlerle baktım. Beni baştan aşağıya süzdü gözleriyle.  Bakışlarındaki nefreti, acımasızlığı, ikiyüzlülüğü okuyabiliyordum. 
 Başını hafifçe salladıktan sonra bana '' Adın ne bakim senin yavrum?'' dedi. Önüme bakarak ona ''Adım Aysel'' dedim. Bu soğuk cevabım karşısında başını çevirip yanımdaki adama: '' Bu sefer iyi bir seçim yapmışsın Şevki. Bu kızı beğendim ama biraz soğuk geldi bana. Gerçi bakışlarında biraz eziklik var ama olsun. Zamanla açarız onu bi güzel değil mi güzelim'' dedi ve yanağımdan makas aldı. Geri çekilmek istedim ama korktum.  Şevki gururlu bir sesle '' Zevkime güvenebilirsin Nebahat abla, bu seferki kız tam ağzına layık.'' dedi.
  Nebahat abla beni kolumdan tutarak yukarıya götürdü. Kızlarla tek tek tanışmamı istedi. Odadaki kahkaha sesleri dışarıya kadar geliyordu. Odaya girdiğimde etrafımda bir sürü kız vardı. Bizi görünce kızların sesleri kesildi. Bazıları kendi aralarında gülüşmeye devam etti tabii. Nebahat abla beni bir adım öne iterek:
  '' Kızlar bakın size çıtır birini getirdim. Ürkekliğine aldanmayın yakında ürkekliğinden eser kalmayacak. Adı Aysel. Yeni kardeşinize iyi davranın yoksa ağzınızı çart diye yırtarım bilmiş olun.'' dedi. Karşımdaki kızlar beni süzdükten sonra teker teker konuşmaya başladılar.
  '' Ayol bu kızın ağzı var dili yok, nası orospuluk yapıcak allasen Nebahat abla''
  '' Bizim gibi seksi de değil ki ablacım. Bizdeki şu endama bak. Elimizi sallasak ellesi kız''
  '' Adamla sevişirken korkudan ölmezsin dimi kız'' dedi kızıl saçlı bir kadın ve salon yine kahkahaya boğuldu. 
Tek tek kendilerini tanıttılar bir süre. Onları tanımaya çalıştım. Yüzlerindeki ifadeleri anlamaya çalıştım. Odada sadece 6 kişi vardı. Diğerleri işe çıkmıştı.. Sağdan sola doğru başlayarak isimlerini söylediler:
  Sarışın balık etli kadın: ''Ben Alev. İnsanı ateşimle yakarım.''
  Siyah saçlı esmer kadın: '' Ben Füsun. Boş zamanlarımda pencereye bakar hayal kurarım''
  Kızıl saçlı beyaz tenli kadın: ''Ben Okşan. İnsanları okşamaktan büyük keyif alıyorum şekerim''
  Sarışın zayıf kadın:'' Ben Selen. Sarı şeker Selen de diyebilirsin. Buranın tadını çıkar canım''
  Donuk bakışlı esmer kadın: ''Ben Asiye. Buradaki kızlar beni büyük ablası olarak görür.'' 
  Buğday tenli zayıf kadın: ''Ben Esma. Türk kahvesine ve dergilere bayılırım. Aramızda hoş geldin. Bir sıkıntın olursa yanıma gel. Sana yardımcı olurum Aysel'' dedi hafif bir tebessümle. İçlerinden çok Esmayı sevdim. Keşke öyle bir ablam olsaydı.
 ..
   Bir süre salonda bana sorulan sorulara cevap verdim. Başımı dik tutmaya özen gösterdim. Çünkü başını dik tutmak beraberinde özgüveni getirirdi. Kendime güvenmekten başka çarem yoktu. Güçlü olmalı ve kendime güvenmeliydim. Yoksa bu Genelevin küf tutmuş odalarında yok olur giderdim.. Nebahat abla bana göz kulak olması için Esmayı görevlendirdi. Esma bana odamı gösterdi. ''Böyle göründüğüne bakma odanın, çok sağlamdır bu bina. Merak etme zamanla bu küf kokusuna alışacaksın. Sabretmekten başka çaren yok artık. Güçlü olmaya çalış'' diyerek birkaç nasihat verdi. Sonra bana sarıldı. Hayatımda annemden sonra bana en içten sarılan insandı sanırım.
    Nebahat abla bana talimatlar verdi. ''Aysel odanı baştan aşağı temizleyeceksin, sabahları erken kalkacaksın. Gündüz gelen müşteri eğer seni isterse mırın etmeyeceksin. Hiçbir şeye şikayet etmeyeceksin. 3 gün genelevdesin 4 gün köprü altlarında müşteri ayartacaksın. Ne kadar çok müşterin olursa o kadar çok rahat edersin güzelim'' dedi. Onaylarcasına başımı salladım. 
   Odadan çıktıktan sonra penceremden dışarı baktım. Annemi düşündüm. Beni çabuk unutmuş mudur acaba? Bir süre ailemi düşündükten sonra uyuyakalmışım. Uykuya dalarken aşağıdan kahkaha sesleri geliyordu.. Merdivenden birileri çıkıyordu.. Ben ölüyordum ama bundan kimsenin haberi yoktu.
...
  Aradan 2-3 gün geçti ve ilk müşterim geldi. Bir süre beni süzdükten sonra beni istediğini söyledi nebahat ablaya. Nebahat abla bana kaş göz işareti yaptı ve adamın yanına geldim gülümseyerek. Birlikte yukarı çıktık. Elim titreye titreye odanın kapısını açtım. İliklerime kadar korkuyu hissedebiliyordum. Odanın kapısı kapanır kapanmaz adam dudaklarıma yapıştı. Bir süre öpüştükten sonra yatağa geçtik. Adam işini hallediyordu. Ağzımdan sahte ''ah, oh'' sesleri çıkararak onu memnun etmeye çalışıyordum. Aklım başka yerdeydi. Birkaç dakika sonra titreyerek boşaldığını anladığımda hayatımın hep böyle geçeceğini anladım.
   Adam fermuarını çekerek odadan çıkarken ben yine bir başıma kalmıştım. Yatak kırmızıya boyanmıştı. Bir yandan hafifçe ağlıyordum. Kaderime isyan ediyordum. Yatağın üstünde karnımı içime çektim. Kapımın aralık olduğunu fark eden Esma hemen içeri girdi. Beni ağlayarak görünce yanıma koşup beni teselli etmeye çalıştı. ''Üzülme Aysel. İlkler her zaman kötüdür. Bunu atlatacaksın. Ağladığını kimseye belli etme. Seni güçsüz sanarlar sonra. Hadi toparla kendini hayatım. Hayat devam ediyor. İyi ya da kötü..''
..
3.günün ardından köprü altına götürdü beni şevki. Burada arabalar ve onların sesinden başka hiçbir şey yoktu. Issız bir yerdi. Ben üşüyordum. Yolun biraz ötesinde 2 travesti gülerek birbirlerine bir şey anlatıyordu. Kahkahalarını duyabiliyordum. İçlerinden biri yanıma gelerek; '' Ateşin var mı'' dedi. Önce ona baktım. Sonra ''ben sigara kullanmıyorum'' dedim. Güldü. ''Sigara içmeyen orospu mu olurmuş kız. Yak bir tane keyfin yerine gelsin.'' Sigara kutusundan bir tane sigara çıkardı. Uzakta bizi izleyen Şevkiye seslendi;
  ''Hişşt kocacım ateşin var mı ayol'' dedi. Şevki duymamıştı. Bön bön bakıyordu bize. Travesti tekrar ona '' Ayol bu adam sağır mı, niye duymuyo bizi? Hişşt sana diyorum anam, ateşin varsa versene kız'' dedi. Şevki bize doğru gelirken çakmağını cebinden çıkardı ve ona uzattı. Travesti çakmağı alırken ona göz kırptı ve dudağımdaki sigarayı yaktı. 
   Sigarayı içime çekerken öksürdüm bi an boğuacakmış gibi hissettim. Travesti gülerek '' Alışır ciğerlerin alışır, merak etme'' dedi. Gecenin karanlığında yoldan geçen arabaların bizi fark etmesini istiyorduk.
  Arabanın içindeki çocukların şaşkın bakışları, kadınların nefret dolu bakışlarına maruz kalıyorduk. Birkaç araba duruyor, kadınlara sesleniyor ve kadınlar arabalara binerek uzaklaşıyordu. 
  Bir süre sonra beni fark eden biri oldu. Yanına çağırıp fiyatımı sordu. Fiyatı söyledikten sonra bir süre düşündü ve ''Atla arabaya'' dedi. Otele gittik. Yine her zamanki gibi sahte sesler çıkararak onu memnun etmeye çalışıyordum. Bir süre seviştikten sonra adam üzerime boşaldı. Sonra duş almaya gitti. Çıktıktan sonra ben girdim duşa. Duştan çıktıktan sonra bana sorular sormaya başladı.
  ''Ne zamandır bu işi yapıyorsun?''
  ''Bunun bir önemi var mı?'' dedim. Bunun üzerine
  '' Hayat hikayeni çok merak ettim. Sahi adın ne senin?''
  '' Siz erkekler işinizi gördükten sonra merak ediyorsunuz zaten bizim hayatımızı dimi. İşinizi görmeden önce bizim hayatımız umrunuzda bile değil'' dedim. Bir süre böyle konuştuktan sonra paramı verdi ve oradan ayrıldım.
  Otelden çıkarken karşıdan karşıya geçmek yürüdüm biraz. Işıklara geldiğimde yol neredeyse boştu. Uzaktan araba geliyordu sadece. Karşıya geçmeye çalışırken uzaktan gelen araba hızını ayarlayamadı ve bana sertçe çarptı. Metrelerce uzağa fırlarken buldum kendimi.
  Arabayı kullanan şoför alkollüydü ve kendinden değildi. Bana çarptıktan sonra direksiyonu kırıp yanımdan öylece geçti. Belimden aşağısını hissetmiyordum sanki. Saat gece yarısı olduğu için ortalıkta kimse yoktu.Çarpmanın etkisiyle kafamdan aşağıya kanlar süzülüyordu. Karnıma da darbe almıştım. Karnımdaki kırmızı lekeler giderek büyüyordu. Başım dönüyordu.. Gözüm kararıyordu.. Yoksa ölüyor muyum diye sordum kendime. Hareket edemiyordum. 
 Bir süre gözümü karanlığa gömdüm. Üstüme insanlar üşümüştü. Onların seslerini duyuyordum.. Sesleri gittikçe daha az geliyordu sanki.. Seslerin arasında kaybolup gitmiştim. Karanlık beni kendine esir almıştı. Bir süre sonra karanlığın arasından beyaz bir ışıltı gördüm. Işıltının içinden annem çıktı. Şaşkınlıkla ona;
 '' Anne sen misin?''
 '' Gel yavrum, annenin kollarına gel'' dedi. Beyaz ışıltının altında onun yanına gittim, ona sarıldım.. Kokusunu içime çektim. Elini tuttum. Bir süre sonra beyaz ışıltının arasında kaybolduk.. Artık hiçbir şeyin önemi yoktu.. Her şey bitmişti.. Yaşadığım azaptan kurtulmuştum.. Küllerinden yeniden doğan bir Aysel vardı artık..
(Bu da şarkı)

You Might Also Like

15 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Vişne çok klişe ya Bir eşcinselin hikayesi daha güzeldi...

    Farklı bişiler bekliyorum senden :)

    YanıtlaSil
  2. @Amak-ı Hayal
    Napsam beğendiremiyorum sana zaten Özlem ya :P Valla elimden geldiğince yazmaya çalışıyorum Özlem :) Yeni şeyler yazmaya çalışıyorum. Hayal dünyamı genişletmeye çalışıyorum işte bu hikayeler sayesinde :)

    YanıtlaSil
  3. İlginç. Bazı şeyler bana türk filmlerini anımsattı. Mesela genelevin sahibi olan kadın. Tamamiyle türk filmi klişesi. Ama neden öldürdüüün? Çok daha fazla eziyet çekebilirdi bence. İstemeyerek mi yazdın? bana öyle geldi de. :) Hadii amaa ! sen vişne çürüğüsün. Sarımsakçı kız ayşeyi unutmadık hala. :)

    YanıtlaSil
  4. @P01né.'
    Klişelik yoktu bence. Böyle şeyler oluyor her zaman. Çok fazla eziyet çektirmek istemedim çünkü ruhsal dünyasında yeterince acı çekiyordu zaten. Ayrıca istemeyerek yazsam, hiç yazmadım melike. Bu hikaye için çok özenmiştim ben. Bütün hevesim kırıldı resmen.

    YanıtlaSil
  5. lenn yalan atma ne yapsam beğenmiyorsun diyon bi de yaa ne kadar ayıp:P takip ediyorum itina ile okuyorum yazdıklarını adam gibi hakkıyla yorumlar yazıyorum valla taş olursun haaa:P:)

    Elinden geleni yapmıyorsun üstünde bir hafta dur eline kağıt kalem al her aklına geleni geldiği an not al bakalım neler çıkıyor ortaya :P

    YanıtlaSil
  6. kesinlikle bu yazinin sarkisi TURN THE PAGE olmaliydi...

    YanıtlaSil
  7. Ahh. Hadi lütfen.İyi bir yazarsın. böyle şeylerle hevesin kırılmasın. Birde bana baksana bir yazı yazabilmek için bir hafta düşünüyorum. Senin elinde bolca konu var. :) Herşey üstüne yazabiliyorsun.hayal kapasiten everestte.

    Not: bence bunun şarkısı jessie j who you are olmalı. Saygılar.

    YanıtlaSil
  8. Hay o adamların. Ay çok gerçekçi olmuş bu hikaye.Tamda tahmin ettiğim gibi annesini gördü ve öldü.Keşke intihar falan etseydi daha güzel olurdu bence.
    Olsun yine de iyi bir hikayeydi.

    YanıtlaSil
  9. @Amak-ı Hayal
    Gerçekten sıkı takipçilerimdensin özlem, bu konuda hakkını asla yiyemem yani. Zamanla daha iyi şeyler çıkacaktır ortaya :)

    @Tipsy :)
    Her insanda farklı şarkı çağrışımları yaratıyor bu hikaye :)

    @P01né
    Evet bak bu konuda haklısın. Her konu hakkında hikaye yazabiliyorum. Böyle bir yeteneğim var. Şarkı da güzelmiş hani :)

    @Mor
    Teşekkür ederim Başak. Ya intihar olayını düşündüm aslında ama yazıya aktaramadım. Sonunu çok çabuk bağladım sanki. Bana öyle geldi. Uzun bir süre hikaye yazmayacağım

    YanıtlaSil
  10. Heey bu hikayenin sonumuydu :(
    Devamı olmalı bence, olmasını umuyorum.

    YanıtlaSil
  11. :) Gerçek bir meslek sahibinden yorum duymak ister misin bilmem ama evet hikaye klişe. Anlatım da hikayeye yakışacak kadar ağdalı. Ama olsun içinden gelmiş yazmışsın, ne güzel.

    YanıtlaSil
  12. Çok çok farklı olmada da çok iyi olmus kalemine sağlık yetenekli bir insansın sen insanların söylediklerini dikkate al tabii ki de ama çok da takma :)

    YanıtlaSil
  13. Bence çok iyi bitirmişsin sonunu, böyle bir hikayenin ölümden daha mutlu bir sonu olamaz.

    YanıtlaSil
  14. ne olursan olsun bazı şeyleri yaşamadan asla kaleme dökme çünkü kalem yazar sılgı sıler ama hayatında yaşadıgın hıc bırseyı ne sılgı sıler nede kalem yazar sen sen ol yaşamadan asla bılemezsın neyın ne oldugunu !!!

    YanıtlaSil
  15. Gerçekleri yaşayıp görmeden kaleme dökemezsin sadece hikaye yazarsın oda aklına ne gelırse ama sunu asla unutma kalem yazarsa silgide siler hayatı yaşadıgın zamanda silersin ama izini asla!

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe