Hayat iyi ya da kötü devam ediyor.

Pazartesi, Ekim 17, 2011

 Pencereyi hafiften aralayıp dışardaki yağmur seslerini duymak öyle güzel ki bazen bu an hiç bitmesin istiyorum. Son iki hafta o kadar çok şey yaşadım ki hangi birini anlatsam bilemedim sana.
  Merak etme öyle mutsuz falan değilim. Hatta önceden mutsuz olduğum için kızıyorum kendime şu an. Sanırım büyüyorum ve hayatta karşı bakış açım değişiyor. Bunun başka türlü açıklaması olamaz. Düşünsene sabahları asık suratla uyanmıyorum artık.
Önceki hafta hayat kadınıyla ilgili yazdığım hikaye pek beğenilmedi anlaşılan. Sağlık olsun. Vakit ayırıp okumanız bile benim için kafii. Ben yazarken çok keyif aldım. Yazıyı bitirdikten sonra mutlu oldum mesela.Hikayede elbette eksiklikler, hatalar vardı. Yani ''ben mükemmel bir hikayeler yazarım '' demiyorum zaten. Öyle bir iddiam yok ki abicim.
  Kendi kendime yazıyorum öyle işte. Daha orjinal hikayeler yazmak istiyorum aslında ama monoton bir hayatım olduğu için yaşanılan başka hayatları fark edemiyorum. Her insan kendi hikayesini taşır cebinde. Nereye giderse gitsin hikayesindeki yazgı hiç değişmiyor.
   Blogumu okuyan Risa, bir yazımda yorum yapmış ve şöyle demiş: '' Çok efendi iyilik sever ve centilmensin yani dizilerdeki esas çocuk değilsin ama onun yanındaki 2.esas çocuksun. Sen onlardan daha iyisin ama hiçbir dizide seçilmezsin. Merak etme avanak başroller seni beğenmese bile izleyiciler hep 2. esas çocuğu seçer.''  Bu yorumu okurken şaşırdım ve sevindim. Beni tanıyabileyen insanların olması, böyle düşünmesi ne güzel diye sevindim. Hiç konuşmadığım halde bana böyle bir şey diyen birisi ilk defa çıktı karşıma. Kendisine teşekkürlerimi iletiyorum.
   Annemin doğum gününü yapamadık. Babam ananemlere gitmemize izin vermedi. 2 hafta önce çok kötü 2 gün geçirdim. 9 ekim sabahı babamın bağırışlarıyla uyandım. Annemle babam tartışmışlar her zamanki gibi. Bağırışlar, çağrışlar sonunda babam dışarıya çıktı. Bir süre sonra annem yanıma geldi. Ben gözlerimi ovuştura ovuştura uyanmaya çalışırken yanı başımda birden ağlamaya başladı.
   Öylece kalakaldım yatağımda. Konuşamadım. Öyle kötü oldum ki. Birini ağlarken görmeye dayanamam ben. Hele bu annem olunca içim parçalanır. Teselli ettim, sarıldım ettim. Sonra kendine geldi.
  Şimdi evdeki ortam daha iyi. Yani babamın safra kesesinde taş çıkması ve ameliyat olacağını bilmemiz dışında her şey yolunda. Ameliyatlardan çok korkarım ben biliyor musun. Bir gün masada kalmaktan korkuyorum. Umarım babam bu ameliyatı ucuz atlatır.
  Dershanede durumlar nasıl mı diyorsun? Nasıl olsun ya sabahın köründe düşüyorum yollara. Sabah ayazı çok fena abi. Gerçi bir süre sonra ısınıyorsun. Benim liseden yol arkadaşlarım var. Yine onlarla gidiyorum sabahları. Gerçi geçen hafta beni sattılar. Böyle birinin beni satmasından tiksiniyorum ya. Soğuyorum resmen o an.
   Çalışmalarım gayet iyi gidiyor. 40 kişi arasından ilk 10'a girdim. Yüksek dereceli bir sınıfta olduğumu öğrendiğim anı görmeni çok isterdim. Yüzümdeki o sevinç çok güzeldi. Arkadaş ortamına pek alışamadım. Yeni ortamlara öyle çabucak alışamıyorum. Bir de insanlara çabuk güvenmiyorum artık. Ondan galiba.
  Sınıfımızda 30 yaşında bir bayan var. İlk geldiğinde veli falan sandım. Ne işi var bunun bu sıralarda  dedim kendi kendime. Meğersem spor akademisine gidecekmiş, ilk sınava hazırlanmak için gelmiş dershaneye.
  Sınıfımızın çoğunu türbanlı kızlar oluşturuyor. Bu kötü bir şey değil elbette. Çok aydın görüşlü türbanlıları fark ettim mesela. Bir tane kız var mesela inanılmaz iyi birisi. Melek gibi ya. Adı Gülbahar. Çok sevecen, güler yüzlü ve asla somurtmuyor. Gerçi türbanlı olup soğuk davrananlar da var. İşte ben onlara tahammül edemiyorum.
  Arkamda çok konuşan kızlar vardı ya hani, onlarla çok iyi arkadaş oldum. Tansu ve Diyar. Tansu çok girişken kız. Tiyatroyla ilgileniyor. Diyar da Erzincanlı. Yanımda oturan Yunus diğer sınıfa gitti.
   Ya abi sınıflar değişti ondan gitti. Kadro yenilendi resmen. Rabia var mesela, kız k harfini söyleyemiyor. Söylese bile çok baskın çıkarıyor. Çok güzel bi yüzü var. Filiz diye biri var. Kısa boylu, kumral ve sürekli yüzü gülüyor. Ne sevecen insan dedim kendi kendime.
  Sen asıl bombaya gel. Apaçi bir arkadaşım var. Allahım çıldırıcam resmen. Kro kro sözler paylaşıyor facebook'unda. Üstelik arabesk rap dinliyor. Yanındayken ''Bak Vişne, o da insan. Yapma, etme gülümse biraz. Hadisene gül biraz. Somurtmaa!'' diye söyleniyorum içimden. Bunun bir arkadaşı daha var. O da bunun gibi. Geçen hafta yapılan seminere geç geldi arkadaşı. Hoca nerdeydin diye sorunca o da ''Çişim vardı'' demesin mi yüksek sesle. Bütün salon kahkahaya boğuldu.
  Ya iyi birisi tabii ama bu özelliklerinden dolayı öyle arkadaş olamam. Merhaba-Merhaba şeklinde arkadaşlığımız olur anca. Doğulu kızlar bana daha yakın gelmiştir her zaman. Bu yüzden lisedeki sınıf arkadaşım Şehribanı asla unutamam. Şu an Boğaziçi Üniversitesi Tarih bölümünü okuyor.
  İşin kötü tarafı ne biliyor musun? Erkeklerle aramda bi kopukluk var. Sigara içmiyorum, çalışkanım, bide hafif bi entellik var ya bende ondan galiba. Diğer erkekler kendi aralarında hep selamlaşıyor. Günaydın diyorum mesela. Hiç yüzüme bile bakmıyorlar. 
  Niye sevmediler beni anlamadım. Aman zaten gelip geçici bu insanlar, bu kadar çok üstünde durmuyorum bu yüzden. Böyle olması üzüyor beni. Selam veriyorum hiç karşılık bile vermiyorlar ya. Gittiğim her yerde aynı şeyi yaşıyorum. Lanet olsun.
  Sıra arkadaşımı da hiç sevemedim. Çok ters bi çocuk. Hareketleri, söyledikleri hiç birbirine uymuyor. Hiçbir şey anlatasım gelmiyor ona ya. Umursamayacağını biliyorum çünkü.
  Seneye bu zamanlar karşınızda bir üniversiteli olarak kampüs ortamını yazacağım. Emel İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihini kazandı bu arada. Çok sevmiş üniversiteyi. Telefonla uzun uzun konuştuk.
  Mutsuz muyum? Hayır değilim. Hayat iyi ya da kötü devam ediyor işte. Bunu anladım artık. Bazen her şey istediğimi gibi olsa diyorum ama olmuyor. Bu durumda bende kaderime razı olup hayatımı sürdürmeye çalışıyorum güçlü bir şekilde. Başımı hep dik tutuyorum artık ve hemen üzülmüyorum her şeye.  Sadece bazen lisedeki arkadaşlarımı çok özlüyorum. Ha bu arada beni çok arıyorlar bu ara . Özlemişler sanırım beni. Telefonu mutlulukla açmak ne güzelmiş ya. Sevildiğini hissetmek, hatırlanmak ne güzel bir şeymiş..  
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran..

You Might Also Like

6 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Hayatının iyi gittiğine çok sevindim Vişne :D Dershanede başarılı olmana da çok sevindim. Kendine arkadaş konusunda haksızlık etme sakın.Sen diğer herkesten farklısın.Çok iyi kalplisin en azından insanlara değer veriyorsun. Bu arada geçmiş olsun baban ameliyat olacakmış.Benim babamda ameliyat olmuştu.Hemde kalbinden. Biliyorum o ameliyat korkusunu yani. Keşke benim sıra arkadaşım olsaydın Vişne (: Kendine iyi bak.

    YanıtlaSil
  2. seni mutlu görmek ne güzelmiş ben de mutlu oldum :)

    YanıtlaSil
  3. @Pembe Kereste
    Umarım hep böyle kalabilirim. Sen de mutlu olursun umarım :)

    @Mor
    Teşekkür ederim Başakcım :) Bak bu ameliyat konusunda aynı durumdayız. Korkuyorum bi nebze. Sıra arkadaşım olsaydın çok konuşmaktan ders dinleyemezdin :D

    @Elma Kurdu
    Çok teşekkür ederim :) Böyle devam etmeye çalışıyorum işte :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe