Sevgili Matematik, senden nefret ediyorum.

Cuma, Kasım 18, 2011

   Hey Dostum! Annemle barıştık. 2 gün önce sabah kahvaltıda yanına gidip onu öptüm. Sarıldık ettik öyle. Tahmin ettiğim gibi ben onu yalnız bırakınca eve gelip ağlamış. Akşam yemeğinde bana bunu söylerken yutkunamadım bir an. Teyzelerimle de barışmış. Her şeyin tatlıya bağlanmasından memnunum. Yine eskisi gibi saçlarımı okşuyor tüm merhametiyle..
    Bayramdan önce Töder sınavı olduk. Beklediğimden iyi bir sonuç aldım. Annem ve babam çok sevindi bu duruma. Sürtük rehberlik hocam da burun ucuyla ''hımm iyiymiş'' dedi dün. Kafasını koparasım geldi meymenetsizin. Sınıfta yine ilk 5'e girdim. İstediğim hedefe ulaşmama çok az kaldı. Bunu hissedebiliyorum.
    Eğitim hayatımın neredeyse kabusu olan matematik, dershanede de yakamı bırakmıyor abicim. Koca hafta geçti ve ben daha yeni geliyorum yanına. Sana bir şeyler anlatmayı çok özledim. Bu aralar başımı kaşıyacak vaktim olmuyor. Ödev üstüne ödev veriyorlar. Dershanede neler olduğundan bahsedeyim sana. 
   Bir Eğitim kölesi olarak dershaneye gidip geliyorum işte. Alışmaya başladım yavaş yavaş ama lisedeki gibi sıcak bir ortam bulamadım hala. Bu gidişle bulamayacağım sanırım.
Sıra arkadaşım var bir tane. Adı Tuğba. Renkli gözlü, güleryüzlü birisi. Çok iyi bir arkadaş benim için. İyi anlaşıyoruz. Sevgilisi var bi tane kıvırcık saçlı. Ben ona kısaca bonus diyorum. Beni kıskanıyor. 
  Hayatta en sevmediğim şeylerden birisi de kıskanılmak. Ya ne gerek var buna anlamıyorum. Bir erkek elbette kıskanç olmalı ama bu kadar abartması da çok yanlış bence. Bana kan davalısıymışım gibi bakıyor biliyor musun. Hayır yani ne gerek var böyle şeylere. Sonuçta medeni insanlarız. Böyle önyargıyla bana bakmasını çok aptalca buluyorum.
  Öğle yemeğini birlikte yediğim arkadaşlarımla bu aralar daha az görüşüyorum artık. Onlar benim dediğim yerlere gitmek istemiyorlar. 7/24 Börek yer mi bi insan ya? Börekçiyi çok seviyorlar. Bende oradaki börekçiden nefret ediyorum biliyorsun. Hizmet ve lezzet anlamında çok kalitesiz bir yer.
  Çarşamba günü dönerciye gidelim dedik gittiğimize bin pişman olduk. Bir kere dönerleri yanıktı, ikincisi ekmekleri bayattı, üçüncüsü ayranları çok kötüydü, ekşiydi lan resmen. İçemedik. Arkadaşım Cansu '' İçmediğim halde şu ayrana para vermekten nefret ediyorum'' dedi dönerciden çıkarken.
  Öğle yemeklerini yediğim arkadaşım olan Tansu da bu hafta beni inanılmaz şaşırttı. Beleşçi yanını resmen gözüme gözüme soktu. Beleşçi arkadaş kavramını sevmem. Mesela parası olmaz, yeteri kadar parası yoktur o zaman ısmarlarım. Bu kız resmen pis bir gülümsemeyle, parası olduğu halde '' Vişnee, bana yemek ısmarlasana'' diyor göz kırparak. Allahım bu ne yüzsüzlüktür ya. 
   Ben hayatımda kimseden böyle bir şey istemedim. Aslına bakarsan insanlara muhtaç olmaktan nefret ederim. Kendimi ezik gibi hissederim öyle olunca. O yüzden kendi paramla bir şeyler yemek beni her zaman mutlu eder. Güçlü olduğumu hissederim bu sayede. Benim hoşlanmadığım tavır; parası olduğu halde yemek ısmarlamamı istemesi. Kabul etmedim tabii ki. Enayi sandı beni galiba. Yok öyle 3 kuruşa 5 köfte arkadaşım.
  Benden hoşlanan erkek arkadaşım var sınıfta. Çarşamba günüydü sanırım, sabah gülerek sınıfta bana bakarak ''ben zaten erkeklerden hoşlanıyorum'' demesin mi? Ya bir erkek olarak bu cümlenin bana söylenmesine hiç alışık olmadığım için donuk donuk baktım sadece.
  İçindeki eşcinsel duyguları açığa çıkarıyor sanırım. Anlam veremedim pek. '' Hee hee'' deyip geçtim. Deliyle deli mi olayım allasen. Ciddi ciddi söylüyor resmen ya. Etütte yanıma gelip kalp şekli yapıyor bana karşı, öpücük yolluyor. '' Allahım seçerek mi gönderiyorsun anlamıyorum, nerde manyaklar var beni buluyor'' dedim. Bir süre sonra yanıma geldi '' msn var mı camlaşırız'' dedi. Bende sinirlenerek '' Sen yanlış kişiden hoşlanıyorsun bence. Tercihlerini bir kez daha gözden geçir'' dedim. Özünde iyi birisi tabi ama bana karşı böyle hareketlerde bulunmasını sevmiyorum. 
  Erkeklerle aram iyi bu aralar. Konuşuyoruz ediyoruz ama öyle samimi bir şekilde değil. Sınıfımda engelli bir arkadaşım var. Yürüyemiyor ve yazı yazamıyor. Bozuk bir konuşması var. Adı Ozan. Gözleri mavi ve yeşil karışımı gibi bir şey. Onun gözleri bana ölümü çağrıştırıyor bazen. Çok derin ve donuk bakıyor ya. Ona bakarken korkuyorum bazen. Yazı yazarken elime baktığını fark ettiğimde çok üzülüyorum. Keşke o da yazı yazabilseydi diye düşünüyorum. Ne hayatlar var ya..
    Aslıhan adından bir arkadaşım var. Kendisi çok zeki, anlayışlı, güleryüzlü, esmer birisi. Çok konuşkan ve konuşacak çok ortak noktamız var. Bu beni sevindiriyor. Konuşurken hiç sıkılmıyor mesela. Dün onunla ve sınıfımdaki evli bayan arkadaşımla birlikte yemek yedik. 
   Sanırım Tansular Aslıyı kıskanıyor. Aslının zekasını veya güzelliğini kıskanıyorlar diye düşünüyorum. Ne zaman onunla ilgili bir şey söylesem hiç aldırış etmiyorlar. Kızların birbirini çekememesi durumu ne kadar ilginçmiş yahu.
    Edebiyat hocamdan hala nefret ediyorum. Kendisi iğrenç espriler yaparak beni dersten soğuttu resmen. Abi esprinin de bir kalitesi var şimdi. En temiz meyve nedir diye soruyor. Kimse cevap vermeyince Kiraz be kiraz, nasıl bilmezsiniz gibi şeyler söylüyor. Kafamı sıraya vurup boğazımı sıkasım geliyor böyle espriler duyduğumda. Öldürücü iğrenç espriler yapmakta üstüne yok. 
   Matematik hocamı seviyorum ama matematiğin kendisini sevmiyorum. Hocama bunu söylediğimde '' Çocuklar her şey kafanızın içindeki korku yüzünden'' demişti. Dediklerine inanmadım çünkü bu hiçbir halta yaramıyor. Konuyu biliyorsun, sınıftaki soruları çözüyorsun ama sınavda soruları görünce hınk diye kalıyorsun öylece. Ortaokulda bir sene matematik görmemenin bedelini ödüyorum resmen. Ya derste anlıyorum, soruları çözüyoruz hocayla birlikte, her şey güzel geliyor ama evdeki test sorularını görünce gözlerim pörtlüyor. Görmediğim tarzda soru tarzlarıyla tartışıyorum. 
  Bide yapamayınca gerizekalı gibi bakıyor hoca. Ah Zülfiye ah! Cırtlak karı ortaokuldaki matematik hayatımı mahvetmeseydin şimdi matematik dehası olacaktım. Bide öğretmenim diye geçiniyordu o zamanlar. Bir halt öğretemiyordu be! Kadının ismi gibi meymenetsiz birisi. Iyy hatırladıkça bir daha nefret ettim ondan.
  Hoş, bu matematik sorularından sadece ben nefret etmiyorum. Sınıfın %90'ı matematik yapamıyor. Anlıyor ama yapamıyoruz. Öyle de garip öğrencileriz işte. Vakti zamanında çok kitap okuyacağıma, bir sürü matematik testi çözseydim şimdi sayısalda fark atıyordum millete. Evet, sayısal değilim. Uzaktan bana bakınca '' Aa bu çocuk dahi gibi bişi olmalı'' diyor insanlar ama matematik bilmeyince küçümsüyorlar. 
  Dershanede hayranı olduğum bir tane geometri hocası var. 1.80 boyunda, kısa saçlı, esmer. Arkadaşlarıma söyleyince '' Amann neresine hayran oldun ya, bildiğin kazık gibi kadın'' diyorlar ama ııh hiç umursamıyorum bile.
  Ona bakınca mal mal sırıtırıyorum. '' Olum dur gülme, bak şimdi salak olduğunu sanacak, ciddi ol biraz'' diyorum içimden onunla konuşurken. Bu hafta kendisiyle etütte konuştuk arkadaşlarımla. Çok sempatik birisi ve sanırım beni sevdi.
   Boşboğaz arkadaşım Tansu ispiyonladı beni ona. ''Hocam vişne sizin gizli hayranınız, saçlarınızı çok beğeniyor.'' demesin mi o gün. Utancımdan kıpkırmızı oldum resmen. ''Ehehe kem küm saçlarınız güzel gerçekten hocam'' diyebildim sadece. Saçlarının kısa olmasının nedeni saçlarını oryalle yakmış. Uzamasını bekliyormuş. Öyle dedi.
  Böyle patavatsız bir arkadaşım olduğu için çok şanssızım. Özünde çok iyi birisi. Etrafımdaki insanların hemen hepsi çok iyi insanlar. Bazı hareketleri hoşuma gitmiyor sadece. 15 yaşındaki ergenler gibi davranıyorlar.
   Ergenler demişken, dershanenin içindeki ergenler resmen orayı oyun alanına çeviriyor ya. Bağırmalar, koşmacalar, yüksek sesle konuşmalar etrafta çok var. Bazen '' Allahım benim bu cehennnemde ne işim var'' diyorum biliyor musun.
   Bu hafta matematik etütü alıcam stajyer hocadan. Adı Serraymış.  Adını duyar duymaz bende bir sevinç dalgası oldu. Manevi ablamı hatırladım. Bugün stajyer hocayı görünce hayranlığım daha çok arttı. Çok sempatik birisi. 
    Summer'dan 2. mektup geldi bu hafta. Çok mutlu oldum. Bana çocukluk fotoğrafını göndermiş. Öyle sevindim ki fotoğrafını çerçeveletip bir köşeye koydum. Bende ona bir tane çocukluk fotoğrafımı göndereceğim.
Kısacası dershandeki gelişmeler böyle değerli okuyucum. 
Oraya ait olmadığımı düşünüyorum. Aklım başka yerde çünkü.
Aklım hala birilerini özlemekle meşgul..
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran..

You Might Also Like

13 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. matematik sevmeme benc kişisel bir mesele daha çok özgürlügüne düşkün insanlar matematigi nedense hep kötüdür anlarsın çok basit gibi gelir ama yapamassıın sonra zorlugundan yakınırsın sonra bitti herhalde biz hayatın problemleriyle ugraşmaktan mat problemleriyle ugraşıak ruh halini kendimizde bulamıyoruz en azından benim için öyle arayı çok fazla uzatıyorsun kendine cici bak :)

    YanıtlaSil
  2. @Risa
    Bak o da olabilir. Özgürlüğüme düşkün olduğumdan olabilir bu durum. Basit geliyor ama yapamıyorum ya, çok garip valla :)
    Hayat problemleri daha felaket tabi. Biri bitmeden öbürü başlıyor. Sabretmek zorlaşır, bilirim.. Arayı fazla uzatmamaya çalışacağım bundan sonra. Teşekkür ederim. Sen de kendine iyi davran Risa :)

    YanıtlaSil
  3. Matematik bende de fena, problemlerde de sıkıntı var. Geometride de var bişeyler. Hadi hayırlısı.
    O kalp olayları falan ilginç.

    YanıtlaSil
  4. @At yarışındaki eşek
    Sorma abicim ya, bıktırıyor artık bir süre sonra. Geometri daha zevkli geliyor bana. O kalp olaylarına ben de anlam veremedim. Ne insanlarla karşılaşıyorum görüyorsun dimi Umut :D

    YanıtlaSil
  5. Valla bizim sınıfta da var bi dene ama ne etliye ne sütlüye karışıyor. Kendi halinde. Normal biri :D

    YanıtlaSil
  6. @At yarışındaki eşek
    Benim arkadaşım da öyle ama bazen böyle şeyler söylüyor. Garibime gidiyor arkadaş :D

    YanıtlaSil
  7. matematik benim de başımın belası! :@
    ben de senin gibi gittiğim dershaneyi sevmiyorum.aileme de diyemiyorum çünkü ben oraya gitmeyi çok istedim.keşke gitmeseydim :( neyse.beleşçiler de çok sinir bozucuçhayatımda hiç kimseye bana şundan alsana demedim.diyemem ki ben öyle.desem bile parasını sonradan veririm.

    YanıtlaSil
  8. @Volante
    İşte benim gibi düşünen birisi daha. Hay yaşa Volante. Dediklerine aynen katılıyorum. Beleşçilere sinir olma konusunda hemfikiriz bak. Ben de asla demem. Desem bile parasını veririm. İçim rahat etmez :)

    YanıtlaSil
  9. Matematik benimde başımın belası ya :@ Lanet ders bırakmadı yakamı.Matematik olmadan da doğru düzgün üniversiteye giremeyiz malesef.
    Şu öpücük atmalar kalpler falan gittikçe komik olmaya başladı.Ama senin için rahatsız edicidir tabi.
    Vişne seninle mektuplaşmayı o kadar isterdim ki Summer çok şanslı. :D

    YanıtlaSil
  10. @Mor
    Matematik zaten hepimizin baş belası Başak:D O öpücük kalp olayından giderek rahatsız oluyorum zaten. Bunu da kendisine söyledim zaten. Bir gün mektuplaşırız umarım. :)

    YanıtlaSil
  11. Matematiği ben de sevemedim bir türlü, iyi de değildi açıkçası :/ diğer yazıların da çok güzel ve bloğun da öyle:) ben de seni kendi bloğuma beklerim, sevgiler..:)


    www.LensMarket.Com

    YanıtlaSil
  12. Sayın blog kullacısı paylaşımlarınızı beğenerek takip ediyorum, Akşam liseleri olarak çalışmalarınızda başarılar dileriz.

    YanıtlaSil
  13. Blogunu yeni takip etmeye başladım, şöyle bir bakınırken yanda "matematik" ve "nefret" kelimelerini yan yana görünce yıkıldım :) bir matematik öğretmeni adayı olarak böyle şeyleri okuyunca hele ki bunun nedeni ortaokuldaki öğretmenler olarak görülünce "Ben böyle olmamalıyım" diyorum kendime matematik öğretmenlerinin yüzünü tekrar aklandıracak bir görev seçiyorum. Neyse ki sen matematikten yakanı "kurtarmışsın" günümüzde :) Kendi alanında başarılar dilerim, umarım tek başarısız olduğun alan matematik olsun.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe