Onu düşünmek bile acı veriyor artık..

Cuma, Aralık 02, 2011

  Metrodayım. Merdivenlerden yavaş yavaş iniyorum. Hiçbir zaman koşarak bir yere çalışma fırsatım olmadı. Olsun isterdim ama her seferinde ağır adımlarla giderdim. Ayaklarım beni bir yerlere götürüyor. Aklım başka yerde. Aklım onu düşünmekle meşgul yine. Trenin sesini duyuyorum yavaştan. Sarı çizgiyi geçmeyiniz uyarını her seferinde ihmal ediyorum çocukça bir tavırla. Trenin savurduğu rüzgar okşuyor yüzümü..
   Trenin içindeki insanların yüzlerine bakıyorum tek tek. Onu görebilmek umuduyla saçlarından yüzüne varana kadar inceliyorum, kimse ona benzemiyor. Ona benzeyen kimseyi göremeyince hayal kırıklığına kapıldı yine aklım..  ''Keşke onu görebilseydim'' diyerek oturuyorum bir yere..
   Kulağımda en sevdiği şarkı çalıyor. Bakışlarımı karşımda bulunan camdaki aksime dikiyorum. Yüzümdeki üzgün tabloyu fark ediyorum birden. '' Şu haline bak, yüzünden mutsuzluk akıyor.'' diye kızıyor içimdeki ses bana. Karşımda oturan insanlar yüzüme bakıyor aval aval. Susuyorum.
  Kulağımdaki şarkının ritmiyle hayallere dalıyorum. Keşke onunla karşılaşabilsem, hiç konuşmasak da olur diye içimden cümleler sarf ediyorum. Göz göze gelmek ne mutlu ederdi beni. Sadece yanımdan geçip gitmesini izlemek istemiştim. O fark etmese de olurdu. Beni fark ettiğini anladığım anda koşarak yanına gidip sıkıca sarılsam mesela. O zaman omzumdaki hüzünler dökerdi taşlarını birer birer.. Onunla komik anlarımı hatırlıyorum, dudağıma hüzünle karışık bir tebessüm yerleşiyor. Yanımda oturan kadın ikide bir güldüğüm için benim deli olduğumu sanıyor sanırım.
  Zamanın bu kadar hızlı geçmesinden hep nefret etmiştim. Onu benden ayırdığı için zamandan bir daha nefret ettim. Onu sevdiğimi, onu kaybettikten sonra anladım. İnsan bir şeyin değerini onu kaybettikten sonra anlarmış derlerdi de inanmazdım. Haklıymışlar..
  En sevdiği şarkıyı onunla birlikte dinlemeyi çok isterdim. Ona ''Bu şarkıyı her dinlediğimde aklıma sen geliyorsun, gözlerim doluyor her dinlediğimde'' demeyi isterdim. Trenin kapısı her açıldığında onun içeriye girişini hayal edip durdum her seferinde ama o hiçbir zaman gelmedi. Metronun merdivenlerini tırmanırken onu özlemenin beni ne kadar çok yorduğunu fark ettim. İçimdeki bu özlem hiç bitmiyordu.
 Acaba şu an ne yapıyordur. Aç mı, üşüyor mu, mutsuz mu, Ağlıyor mu bilmiyordum. Bildiğim tek şey onun bir daha geri gelmeyecek olmasaydı. Bunu bilmek öylesine ağır geliyordu ki.. Güçlü kalmak zor. Ağlamak isteyip de ağlayamamak daha zor.. 
  Benimle konuşmadığı zamanlarda benden giderek soğuduğunu düşünürdüm. Bu düşünce beni kahrederdi her seferinde. Bazen birlikte çektirdiğimiz fotoğraflara bakıyorum. Ne kadar mutluymuşum diye fısıldıyorum. Elimi fotoğraftaki yüzünde gezdiriyorum. Şu an aklına bile gelmiyordum. O, onu düşündüğümü, onunla konuşmadığım günlerde yaşayan ölü gibi dolaştığımı, her gece onu görebilmek için Allah'a yalvardığımı bilmiyordu. Ben onun için önemsiz biriydim. Hayatında var olup olmamam bir şeyi değiştirmiyordu onun için.
  Onu unutmuş gibi hayata devam etmek öylesine zor ki.. Rüyalarımda bile onu görüyorum artık. Bana bakıp gülümsüyordu, beni şefkatle kucaklıyordu. Uyandığımda keşke hiç uyanmasaydım diyorum kendime her defasında. Ben sadece onun yanında olmak istiyordum. Bana bakıp gülümsediğini görmek, ona sıkıca sarılıp '' seni çok özledim'' diyebilmek istiyorum sadece. İçimdeki boşluğun acısını gülüşüyle tedavi edebilirdim. Onu düşünmek bile acı veriyor artık. Ona söylenmek için çırpındığım cümleler boğazıma diziliyor birer birer. Şarkı değişiyor, hava kararıyor..
Ve ben yine onu özlüyorum..
(Bu da şarkı)  

You Might Also Like

12 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. duygularıma öyle güzel tercüman oldunuz ki nlatamam.Bu duygunun ruh halinin nasıl geçeceğini bilmemekde ayrı acı..

    YanıtlaSil
  2. @Butik Merve
    Nasıl geçeceğini inanın ben de bilmiyorum. Zamanla geçer diyorlar ama geçmez bence. Çünkü bu içimizdeki şey, kabuk bağlamış bir yara. Kanatıp kendimize zarar veriyoruz sadece her seferinde.

    YanıtlaSil
  3. bu duyguların kolay geçme lüksü yok, biraz yıpranarak biraz da isyan ederek yaşanmadan tükenmiyorlar. ne güzel ki sen içini dökebilecek bir yol edinmişsin kendine. ben de zamanında aynı hislere sahiptim. inan bana geçiyor. belki tamamen silinmiyor ama sana kendine ait şarkıları dinletecek ve uyandığına pişman eden rüyaları rafa kaldıracak yeni bir kimlik, duygular veriyor. sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. Yeter mi acaba şöyle bir yanımızdan gelip geçmesi, sadece görmek... Ne kadar sürer etkisi?

    Ah Vişne ah ne kadar acıtıyor demi unutamamak!
    Karşındaki için yeteri kadar değerli olamamak!

    Gerçekten güzel tercüman olmuşsun.

    YanıtlaSil
  5. @nini
    Kolay geçmiyor zaten, kötü olanda bu. Eğer içimdekileri yazacak bir yer bulamasaydım yalnızlıktan kafayı yerdim. Sizin gibi okuyucularım olduğu için çok şanslıyım. Umarım çok çabuk geçer. Yeni şarkılara, yeni yüzlere ihtiyacım var sanırım. :)

    @Gece Yürüyüşü
    O anlık için mutlu olmanı sağlar sadece. Belki şaşkınlıktan donakalırsın, belki de sevinçten çılgına dönersin. O anki psikolojine bağlı işte. Ama onu gördüğün zaman sevineceğin kesin. Çok acıtıyor hem de. Değerli olamamak çok boktan bir şeymiş gerçekten. Çok teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  6. keşke bu yazını okuyor olabilseydi O..

    YanıtlaSil
  7. @7.oda
    Keşke okuyabilseydi ama okumayacağını bariz biliyorum. Keşkeler hep bana kalıyor zaten.

    YanıtlaSil
  8. doğama göre fazla romantik, ama yine de güzel bir yazı olduğunu yazmadan edemedim :)

    YanıtlaSil
  9. @Bora Gürçay
    Bu romantiklik olmasa çıkmazdı bu yazı. Beğenin için çok teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  10. Çok hoş evet. Benim düşüncemde bir de bu var; Gelenle giden karıştığında ne olucak peki. Karıştırma o zman gibi bir cümle yok. Ne olucak ? Düşünsenize bi iki kişi nasıl sevilebilirzki. Benim için ikincisi hiç olmadı. ''Seni istemiyorum'' kelimesi masum gibi görünüyo olabilir. Hayatınıda yıkar hayallerinide. Ben şahsen tekrar duygulara sarılmayı bırakmayı düşünüyorum. Hayatıda orospuya döndürmenin anlamı yok.Duygusuz yaşamanınd anlamı yok , gitmesininde anlamı yok, hiç bir şeyin anlamı yok cevabıda yok. Başlanması gerekn ilk ve temel şey soru sormayı bırakmak. Nedense neden niyese niye bırakalım gitsin. Bir yazarın şöyle bir sözü var. Yaşarken öldü. kolayı seçenler ölür. Zoru seçenler yaşarken ölür gibi bir şeyler işte...
    Ne yaparsanız yapın (yaşadığmı söylüyorum ) umut etmek bir şey getirmiyo. Uğraşmamakta getirmiyo. İroni üzerine kurulu sadece herşey. Hiç bir şey yapamadan yaşamayı öğrenmeye çalışır gibiyiz.
    İlahi bir ses ; Siz hiç bir şey yapamazsınız ho ho ho ho diyo sanki.

    YanıtlaSil
  11. önce heryerde gözün onu arar. göremedikçe onu yanında hayal etmeye başlarsın. Öyle kaptırırsın ki sabah uyandığında evin odalarını gezer onu arasın. nerede bu diye telaş yaparsın. Sadece hayalinde olduğunu kabullenemezsin..

    yaşadım biliyorum. bu derece ilerlemez umarım seninki. Kötü sonuçlar doğurabiliyor.


    Ayrıca bende mimli ve ödüllüsün vişne! :)

    YanıtlaSil
  12. @ÇikolataHırsızı
    Çok haklısın. Umutlanmak bile onu geri getirmiyor. İşin kötüsü ne biliyor musun? Bu umutla yaşamak. İnsanı deli edecek seviyeye gelebiliyor bazen bu umut. Aynı zamanda mutlu da ediyor tabi. Biz zoru seçtiğimiz için mi yaşarken ölüyoruz? Bence şartlar bizi yaşarken ölmeye zorluyor. Bizde buna katlanmaktan başka bir şey yapamıyoruz..

    @Kırmızı Başlıklı Pollyanna
    Bende bu derece ilerlemedi. Senin yaşadığın daha fenaymış yalnız. Nasıl üstesinden geldin çok merak ediyorum Pollyanna.
    Allam ödül aldım demek. Hemen bakıyorum bloguna. ^_^

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe