2011 bana neler öğretti?

Pazar, Ocak 01, 2012

  Geçen sene yılbaşını uyuyarak geçirmiştim. Dışarıda havai fişekler patlarken ben uykuya dalmaya çalışıyordum. Her yılbaşında ananemlerde olurum mutlaka. Bu benim için bir alışkanlık haline geldi. Ailemle kutlamak bana nedense sıkıcı geliyor.Bir keresinde onlarla kutlayayım dedim sıkıntıdan patladım resmen. Annemin eksikliği hissediyorum her yılbaşında. 
  Dün de aynı tabloyla karşılaştım. Ailemin yanında değildim. 10 yaşıma kadar ananemlerde kaldığımdan onların yanında daha bir rahat oluyorum nedense. Dedemin soğuk bakışları altında içkimi yudumlayıp boşluğa dalıp durdum gece boyunca. Merak etme sarhoş olmadım. Alt tarafı bi birayla, iki duble vişne vodka içtim. Normalde sarhoş olurdum ama nedense bu sene sarhoş olmadım. Saat 00.00 olduğunda balkona çıkıp havai fişekleri izledim. Yağmur yağıyordu, üşüyordum ama o an çok güzeldi. Derin bir nefes alıp gökyüzüne baktım. O sırada yağmur usul usul yağıyordu.. 
  Geçen sene benim için hem iyi hem de kötü bir yıl oldu diyebilirim. Büyümenin sorumluluk getirdiğini daha iyi anladım mesela. Büyüyünce sorunlar da büyüyor. Ben geçen yılın bana neler öğrettiğini sıralayım en iyisi;

  •  Kar yağarken eskisi kadar neşelenmiyorum. Eskiden olsa '' aaa bak kar yağıyor ya'' diye heyecanlanırdım pencerenin önünde kar yağışını izlerken. Kar topu oynamayalı yıllar oluyor. Geçen sene emel, erkan ve gülşah hep birlikte kar topu oynamışlardı. Hatta oynadıktan sonra beni aramışlardı. '' Kanka biz kar topu oynuyoruz, keşke burda olsan'' demişti emel telefonda. Buruk bir sesle keşke diyebilmiştim sadece. Bizim mahallede böyle bir şey olmadı tabi. Mahalledeki çocukluk ruhu çoktan ölmüştü. Yollarda sessizlik hakim artık.
  •  İnsanlara çok çabuk güveniyormuşum mesela. Güvenimi boşa çıkaran insanlar oldu. Hayal kırıklığı yaşadım her defasında. Gülşah her seferinde Doğukanı över dururdu lisedeyken. '' Doğukan çok güzel giymiş, baksana botları cat. Kazağının rengi de güzelmiş dodo.'' Bana bir gün öyle cümleler kurduğunu hatırlamıyorum. Zaten iltifat alan birisi olmadım hiç. Mesela hep onunla bahçeye çıkardı. Benle hiç çıkmadı. Birlikte kantinde yemek yediler beni çağırmadılar. Dış kapının mandalıydım adeta. Sonra ne oldu biliyor musun? Doğukan, Gülşaha kazık attı. Gülşah en sonunda benim gerçek dost olduğumu anladı. Değerimi sonradan anladı yani. Hep öyle oluyor zaten. Sanırım ben ölünce değerimi anlayacaklar.
  •  Her şey gelip geçiciymiş. Bir gün hayatına giren insanlar bir süre sonra hayatından çıkıyor sebepsiz yere. Lisedeki arkadaşlarım şimdi yoklar mesela hayatımda. Sadece 3-5 tane liseden arkadaşım var sadece. Unutuluyorsun. Unutulduğunu bildiğin halde yaşamaya çalışıyorsun. Bir yanın eksikmiş gibi yaşamaya çalışıyorsun. 
  •  Aileme çok yalan söyledim. Arkadaşlarıma yalan söylemem pek. Mesela bi gün annem aradı nerdesin diye. Kadıköy iskelesinde Beşiktaş vapurunu bekliyordum. O sırada anneme '' Beşiktaştayım geliyorum anne'' dedim. Bunun gibi daha çok yalan söyledim. Dürüst biriyim ama bazen dürüstlük bi halta yaramıyor. 
  •  Ygs ve Lys sınavlarına hiç çalışmamışım, çalışmış gibi yapmışım adeta. Aradaki farkı şimdi daha iyi görebiliyorum. Sınav sonucumu gördüğümde dünya başıma yıkılmıştı zaten. Arkadaşlarım bana hep '' Kendini küçümseme, sen kazandın ama gitmedin. Bak bu sene devlet üniversitesine gireceksin.'' derlerdi. 
  •  Sınavın açıklandığı gün Özge sevinçten deliye dönerken ben hüzün batağına batmıştım.  Annemle yarım saat tartışmıştık. Özge bu duruma çok üzülmüştü. Hevesi kursağında kalmıştı. Anneme en son '' defol git odamdan'' derken bulmuştum kendimi. O gün hayatımın en zor günüydü. Arkadaşlarım tek tek eğitim bilgilerini güncellerken ben sadece beğenmekle yetinmiştim durumlarını. Öyle kötüydü ki..
  •  Gizlice Kadıköye gitmiştim. Buketi, Vegayı, Diğdemi ve Burağı görmek için. Hiç olmadığım kadar mutlu olmuştum o gün. Sadece moda sahilinde çimenlere oturmuş çekirdek çitleyip kola içmiştik. Bu basit bir şey gibi geliyor ama öyle değil işte. O gün onları daha çok sevmiştim. Fotoğraf çektirmiştik kayaların üstünde. Öpüşen çiftleri görmüştük. 
  •  Biriyle aynı çatı altında küs kalmak dünyanın en zor şeylerinden biriymiş. Dayımla hala konuşmuyoruz mesela. Dün aynı masada iki yabancı gibiydik. Öylesine kötü bir şey ki bu. Yabancı yerine konulmak yani. Eskiden onun yanında kendimi güvende hissederdim. Şimdi aynı şeyi hissetmiyorum. Diyorum ya iki yabancı gibiyiz artık.
  •  Eskisi kadar gülemiyorum artık. Gülecek hiçbir şey bulamıyorum. İçten bir kahkaha atamıyorum mesela. Gülümsemeyi özledim. Bir mesajla mutlu olmayı mesela. 
  •  Yaz ayları benim için kabus gibiydi. Hiçbir şey yapamadım. Ne iş bulabildim ne de tatile gidebildim. Tatile gidip eğlenmeyi istiyordum ama olmadı. İş bulamadığım için allahın her günü herkesten fırça yiyordum. 
  •  Ön yargıların yıkılabileceğini öğrendim. Kahve ve Çiğ köfteyle aram pek yoktu. Özge bana Çiğ köfteyi sevdirdi. Ağzım yana yana çiğ köfte yemiştim. Emre, Özge ve ben öyle mutluyduk ki o an hiç bitmesin istemiştim. Sonra Türk kahvesini sevdim. Ezgi bana Türk kahvesini sevdirdi. Sonra Starbucks'tan Mocha içmeye başladım. İlk kez Buketle gitmiştik. 
  •  Liseden mezun olmak zormuş. O ortamdan ayrılmak insanı hüzünlendiriyor bi bakıma. Her köşesinde bir anın oluyor okulda. Diplomamı almaya gittiğimde anılarım teker teker canlandı.
  •  Dershaneye kayıt olduğumda '' Allahım bu cehennemde benim ne işim var!'' demiştim kendi kendime. Sonra ortama alıştım. Alışması biraz zor oldu tabi. İlk haftalar çok zordu. Sonra arkadaşlarım oldu. Hocalarımı daha iyi tanıdım. Bazen hala '' Burada olmamın hiçbir anlamı yok, şu an kampüsümde olmalıydım'' diyorum kendime. Yeni insanların yüzlerine alışmak zormuş.
  •  Defne Joy ve Amy Winehouse'un ölümü beni çok etkiledi. Sevdiğim insanların ölümünü bir türlü kabullenemiyorum nedense. Amy'nin konserine gidecektim ben oysa..
  •  Dizüstü edebiyattaki yazarları yakından tanıma fırsatı buldum. Ebruyu yakından daha çok sevdim. Pelinin çok güzel gülümsemesi var. Aras abi egoist birisi çıkmadı. Aksine inanılmaz kibar ve anlayışlı biri çıktı. T.B ve French'i gördüm.Tuğçe'nin gerçek bir blogger dostu olduğunu anladım. Gülümsemesi o kadar güzeldi ki bazen yaşadığım rüya mıydı diye soruyorum kendime. Eşiyle bir ömür boyu mutlu olurlar umarım. French'in beni tanımasını hiç beklemiyordum. Tanıdığını fark ettiğimde çok sevinmiştim. Puccayı iki kez gördüm. İclal Aydına şiir okudum. Özlem Tekinle fotoğraf çektirdim. Hayallerimin çoğunu gerçekleştirdim neredeyse.
  •  Ünlü olduğunu sanan ama gerçekte konuşmaktan aciz ''ünlüleri'' de gördüm tabi. Sanal alemdeki egoları yüzlerine vuruyordu adeta. Komik olayım derken rezil oluyorlardı. 
  •  Yalnız yemek yemek, yalnız film izlemek dünyanın en kötü faaliyeti. İnsan kendini inanılmaz kötü hissediyormuş. Ben öyle hissettim. Güçlü gibi görünüyordum ama içim kan ağlıyordu tek başıma yemek yerken.
  •  Bloggerdan arkadaş edindim bir sürü. Onlar olmasaydı şu an daha kötü bir moralle yaşıyor olurdum sanırım. Onlar beni olduğum gibi kabul ettiler çünkü. Ne olursa olsun yanımda oldular. Bu yüzden blogger arkadaşlarımı çok seviyorum.
  •  Zenginlerin giydiği kıyafete özenirdim hep alışveriş merkezlerinde. Onlar kadar şık olmak isterdim. Kıyafetin önemli olmadığını, önemli olan kıyafeti taşıyan insanın karakteri olduğunu öğrendim.
  •  Lİsede erkekler arasında okul birincisi oldum da noldu? Hiç bi bok olmadı. Kuru bir tebrikle geçiştirdiler beni. Bazı hocalarım sözlü notlarımı kırdı sebepsiz yere. Bazı hocalarım en kötü günümde yanımda bile olmadı. Coğrafya hocamı daha çok sevdim. Yıllık için bahçede fotoğraf çektirirken sınıf arkadaşlarımın beni sevmediğini anladım. Hiçbiri benimle o gün bahçede fotoğraf çektirmemişti.
  •  Kendimi izlemekten nefret ediyormuşum ben. Kuzenimin sünnet düğününü izlerken kendimi gördüğümde '' Bu çirkin şey ben miyim'' demiştim. Kendimi izlemeyi sevmiyormuşum.
  •  Derste yemek yemenin ne kadar güzel bir şey olduğunu öğrendim. İnsan kendini inanılmaz rahat hissediyor. Matematik dersinde kopya çekmek çok zevkliymiş.
  •  Bowling oynamanın beni ne kadar çok mutlu ettiğini öğrendim. Hele bir de ben yenince inanılmaz keyifli oluyorum.
  •  Mektup arkadaşlığı çok güzel bir şeymiş. Mektupların ayrı bir değeri oluyor. Okudukça karşınızdaki insanın size ne kadar değer verdiğinizi fark ediyorsunuz. 
Daha böyle gider bu liste. Demek istediğim; koca 365 gün insana çok şey öğretiyor. Hem zaten her yeni gün kendi mucizesini beraber getiriyor. Bu sene çok üzülmeyeceğim. Yalnızlığa alıştım sanırım. Sessizliğe de öyle. Sarhoş olmak güzel bir şeymiş. Tüm acıların bir anda yok oluyor kafanda. Uyumak daha güzel bir şey tabi.
Gelecek yazıda görüşürüz.
Bu da şarkımız olsun.
Kendine iyi davran.

You Might Also Like

7 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Hayatında olduğum için çok şanslıyım mesela. Seninle sarhoş olana kadar bira içmek istiyorum ya da belki mocha içeriz gene. Anılarının içinde olmak çok güzel <3

    Yazını yine keyifle okudum sen hep yaz olur mu?

    YanıtlaSil
  2. @Pocahontas
    Ben de çok şanslıyım canım. Seni ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun dimi. <3 Seninle mocha da içeriz bira da :D Anılarımın içinde yer alman çok güzel. Teşekkür ederim. Yazacağım canım ^_^

    YanıtlaSil
  3. hepimiz için böyle zor zamanlar olur...önemli olan kendini fazla üzmemen kimsenin de üzmesine izin vermemen...hayat çok güzel...orda olmasını istediğin insanlara daha özenli davranıp-ki yapıyorsun onu belli ki-gerisini geri dönüşümsüz kutuya yollaman...sen değerlisin...değerin her zaman anlaşılır...sadece kör insanlar vardır...onlar için de senin yapabileceğin bişey yoktur...burda olsaydın seni hiç yalnız bırakmazdım...leman kültür açıldı burda takılma mekanı yapardık seninle...ama her zaman beklerim uğrarsan:)

    YanıtlaSil
  4. @Agresif Prenses
    Keşke zor zamanlarımız olmasa diyorum bazen. O zaman hayat daha yaşanılabilir olurdu. Teşekkür ederim :) Sen de değerlisin. Keşke orada olabilseydim. Leman kültürü merak ettim valla. Bu sözlerinle bile bana çok şey kattın. Çok teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  5. yalnızlığa alıştın mı ? haa anlayamadım bir kez daha yazar mısın?

    yoo bu cümleleri sen yazmış olamazsın başka birinin bloğunu okudum sanırım .

    belki küçümseyeceksin ama sağlığın yerinde mi gerisini salla yaaa ! hem bak bende öyle pembe sözlerden çok hoşlanan biri değilim ama sen yazma yaa böyle üzgün şeyler !

    bu genç yaşında bu bezginlik bu vazgeçmişlik bunları okumak beni üzdü. şu yazdıklarının bir çoğuna bir gün gelip güleceksin. kendini çok üzmemeyi en kısa zamanda öğrenmeni istiyorum senden,hatta emrediyorum !

    umarım 2012 sana aşkı , başarıyı getirir ve eskisi gibi gülmeyi .

    YanıtlaSil
  6. bu kadar karamsarlıktan sonra 2012 sana mutluluk ve bol sevinç getirir inşallah..

    YanıtlaSil
  7. @Kibritçi Kız
    Alıştım sayılır. Eskisi kadar çok dert etmiyorum bunu. Bir süre sonra alışıyor insan ya. Ben yazdım ben :D
    Doğru söylüyorsun aslında, sağlık her şeyden çok önemli. O olmadan hiçbir şey yapamıyorsun. O güldüğüm günleri görmeyi çok istiyorum. Bunu nasıl öğreneceğim inan bilmiyorum Kibritçi Kız. Çünkü her seferinde beni üzmeyi başarıyor bazı insanlar. Teşekkür ederim. Sana da mutluluk getirir umarım :)

    @Karamel
    2012'nin uğruna inanıyorum ben. Sana da bolca mutluluk getirir inşallah Karamel :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe