Çiğ köfteyle mutlu olmaya çalışıyorum.

Pazartesi, Ocak 09, 2012

Son zamanlarda hayatım gittikçe monotonlaştı. Her gün aynı şeyleri yaşamak, soğuk makarnayı ısıtıp ısıtıp yemek gibi. Tatsız. Sabahları otobüsteki uykusuz yüzler bile değişmiyor. Her yeni gün kendi mucizesini beraberinde getirir derler. Bir mucizeye en son ne zaman tanık oldum hatırlamıyorum. 
  Ben mutlu olmaya çalıştıkça etrafımdaki insanlar beni üzmek için ellerinden geleni yapıyorlar sanki.'' Boş ver, umursama, bu senin hayatın nasılsa'' demem bile yetmiyor artık.
  Dershanedeki arkadaşlarım yemek yediğimiz yerleri ben seçiyorum diye bana egoist dediler. Haftanın 3 günü dönerciye gidiyorlar. Bir yemeği her gün yiyemeyen bir yapıya sahip olduğumdan onlarla yemek yemeye gitmiyorum. Hem dönerci çok uzak kalıyor. Dershane'nin karşısındaki Burger King'e gidiyorum her zamanki gibi. Oraya da sık gitmiyorum tabi. '' Aaa ne şanslısın ne güzel Burger King var karşı binada'' dediğini duyar gibiyim ama öyle olmuyor işte. Bir süre sonra bıkıyorsun o hamburgerlerden. 
  Bir kere Steakhouse menü yiyeyim dedim zar zor yedim. İnsan bünyesi almıyor bir süre sonra. Ev yemeği yapan yere gidiyorum bende. Tek başına yemek yemek çok berbat bir şey. Hiç sevmiyorum bunu. Tek başına film izlemek daha kötü. Bu yüzden sinemaya tek başıma gitmiyorum pek. 
  Sınıf arkadaşlarımla aramda bir kopukluk var sanki. Teneffüslerde konuşmak için yanlarına gidiyorum. Yanlarına her gittiğimde konuya Fransız kalıyorum her seferinde. Konuyla ilgili bir şey söylüyorum bir süre sonra konuşmaya devam ediyorlar. Sınıfın dışına çıkıyorum yine aynı şey. Öyle yalı kazığı gibi dikilmekten başka bir halt yapmıyorum. Seviyorlar beni aslında ama niye böyle yapıyorlar anlamıyorum. 
  Son lys sınavında 75 kişi arasında 3.olmuşum. Sonuçlara baktığımda çok şaşırmıştım. Sınavım o kadar iyi geçmemişti. Bunu aileme söylediğimde çok sevindiler. Onları öyle mutlu görmek beni de sevindirdi.
  Sınava 82 gün kaldı. Başvuruyu geçen hafta yaptım. Gülşah da geldi arkadaşıyla. Ygs kaydında fotoğraf çekileceğini sanarak süslenerek gelmiş. Kısa kürk giymiş. Dershaneye geldi, küçümseyici gözlerle etrafı süzüyor böyle. Fotoğraf çekilmeyeceğini anlayınca şok oldu tabi. O kadar süslenme boşuna gitti. Kendini zengin gibi göstermesine anlam veremedim. Zengin gibi konuşmalarını da hiç sevmedim. Benim tanıdığım Gülşah böyle değildi. Zaman insanı çok değiştiriyor sanki. Yine de onun dostluğunu seviyorum. 
   Ailemi hayal kırıklığına uğratmaktan korkuyorum. İstediğim bölümü bu sene kazanacağım. Eylül'de kayıt yaptıracağım. Kazandığımın müjdesini ilk sana söyleyeceğim hatta. Son zamanlarda telefonuma kimse mesaj atmıyor. Ben onlara mesaj atıyorum ama cevap veren çok az insan oluyor. Unutuluyor muyum acaba. Bir mesajla mutlu olmayı özledim.
   Sana iyi şeylerden bahsedeyim biraz. Aslıyla birlikte geçen hafta Sunay Akın'ın imza gününe gittik. O gün çok keyifliydi benim için. Sunay Akın'ı yakından görmek ayrı bir keyifti benim için. Çok bekledim sırada ama beklediğime değdi hani. Bir hayalimi daha gerçekleştirdim. Sunay Akın çok sempatik ve samimi birisi. Konuşmasından çok belli oluyor. Çok sevdim kendisini. Neler yaşadığımı başka bir postta uzun uzun anlatacağım merak etme.
   Bazı insanlar insan gibi muameleyi hak etmiyor bence. Beni salak yerine koyuyorlar resmen. Facebook'tan ekliyorlar sonra bir bakıyorum silmişler. Hayır, amaçları ne anlamıyorum. Böyle saman beyinlilerle uğraşmaktan bıktım. Ben insanlara insan gibi davranıyorum. Ama bazılarına insan gibi davranmamak gerekiyor. Piç gibi davranılmayı hak ediyor böyleleri. Zaten lisedeki platonik aşkım beni silmiş. Evlat acısı gibi oturdu abi resmen. Nasıl oldu da sildi hala aklım almıyor.
   Yanımdaki dostlarımın varlığı yetiyor ya gerçekten. Onlar bana yetiyor. Benim kızdığım nokta; ekleyip, nedensiz silmeleri. Ergen gibi davranıyorlar. Ergen demişken sınıfımda ergen bir erkek arkadaşım var. Her teneffüs bir kıza aşık oluyor. Hala olgunlaşamamış. ''Olum Üniversitesi bir kazanayım ajanda tutucam var ya, her hafta başka bir kızla çıkıcam gör bak.'' diyor ikide bir bana. Bende anlamsız bakışlarla '' Bu kafayla gidersen biraz zor sevgilin olur senin, üstelik üniversiteye okumak için gitmelisin, kız tavlamak için değil.'' dedim. 
   Nelerle uğraşıyorum bak görüyor musun. Bu yetmezmiş gibi Summer'a yolladığım mektup gitmedi. Bende tekrar yazıp yolladım. Umarım bu sefer ona ulaşır. Ha bu arada istediğim montu aldım en sonunda. Arkadaşlarım çok beğendi. Üzerimde çok güzel durduğunu söylediler. Çözmem gereken testler var hala. Bir türlü bitmedi. Kendime vakit bile ayıramıyorum artık. Doğru düzgün kitap bile okuyamıyorum. Çiğ köfte yiyerek mutlu olmaya çalışıyorum. Bazen de sütlaç yiyorum mutsuzluğumu üzerimden alsın diye. Yiyeceklerin insana mutluluk verdiğini düşündün mü hiç?
   Özlemek ile nefret etmek arasında sıkışıp kalmışım sanki. Ne istediğimi bilmediğim bir zamandayım. Bazen boşuna yaşadığımı düşünüyorum. Hissettiklerimin, üzüntümün, sevincimin hiçbir anlamı yok sanki. Monotonluğun etkisi sanırım bu. Etrafımdaki insanlar ben fark etmeden hayatımdan çıkıp gidiyorlar öylece. Bense sadece arkalarından bakakalıyorum öyle. En büyük yeteneğim bu olsa gerek; insanları kendimden uzaklaştırmak. Bazen lanetli olduğumu düşünüyorum bu yüzden. Mutluluğum çok kısa sürüyor, üzüntüm daha uzun. Keşke böyle olmasa.. Keşke mutlu olmak için acı çekmesek.. 
Bu da şarkımız olsun.
Kendine iyi davran.  

You Might Also Like

10 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Ne olursa olsun ben senin hep hayatında olacağım, sen iyi bir dostsun üstelik kalbin çok temiz sadece bazen daha yakın yerlerde olsak diyorum... her hafta mısır patlatıp yeni bir film izlemek güzel olurdu, bilirsin bende yalnız film izlemeyi sevmem hiç :)

    Bu günlerde geçecek, monotonluktan şikayet ettiğin bu günler geride kalacak her gün başka bir plan yapacaksın. Her şey çok güzel olacak emin ol, sadece sabret şimdilik.

    YanıtlaSil
  2. @Pocahontas
    Canım benim, yanımda olduğun için sana ne kadar teşekkür etsem az. Biz birbirimize çok benziyoruz aslında Buki. Tek başına film izlemeyi bile sevmiyoruz baksana. :D O günleri görmek nasip olur umarım. Sabrede sabrede sabır taşını çatlatıcam en sonunda ya.

    YanıtlaSil
  3. "soğuk makarnayı ısıtıp ısıtıp yemek gibi."

    bu benzetme daha yazının ilk başında o kadar çok şey anlatıyor ki, içim bir tuhaf oldu :/

    yalnız film izlemek. cidden berbat bir şey. evde bile berbatsa sinemada düşünemiyorum... şükür ki komedi dizilerinde sahte kahkahalar var da yalnız hissetmiyoruz kendimizi.

    atlatıcaksın emin ol. seni sadece yazılarından tanıyorum belki ama inanıyorum ve dua ediyorum. her şey istediğin gibi olsun :)

    görüşürüüüz :)

    YanıtlaSil
  4. @Bidüşün
    Evet aynen dediğim gibi, hiçbir fark yok. Evde o kadar hissedilmiyor da sinemada çiftlerin arasında film izlemek berbat bir şey. İnsanın moralini bozmakta birebir yani. Komedi dizilerin öyle bir özelliği var evet :)
    Duaların için çok teşekkür ederim. İnşallah istediğim gibi olur ya. Çok fazla bir şey istemiyorum zaten. Sen de hep mutlu olursun umarım :)

    YanıtlaSil
  5. @Bidüşün
    Evet aynen dediğim gibi, hiçbir fark yok. Evde o kadar hissedilmiyor da sinemada çiftlerin arasında film izlemek berbat bir şey. İnsanın moralini bozmakta birebir yani. Komedi dizilerin öyle bir özelliği var evet :)
    Duaların için çok teşekkür ederim. İnşallah istediğim gibi olur ya. Çok fazla bir şey istemiyorum zaten. Sen de hep mutlu olursun umarım :)

    YanıtlaSil
  6. yiyecekler insana tabi ki mutluluk verir . ama abartmamak lazım :) ben sınava hazırlanırken kahve içerdim ve çikolata yerdim . giderek dozo arttırdım . taki alerji yapana kadar :))

    YanıtlaSil
  7. @Elma Kurdu
    Kahve ve çikolata mükemmel bir ikili elma kurdu. Ben nedense fazla tüketemiyorum kahveyi ama çikolata çok yiyorum. Alerjinin olmasına üzüldüm bak, keşke olmasaydı.

    YanıtlaSil
  8. neden böyle mutsuz olduğunu söyler misin ?

    mesela ben 17 yaşında ailemin baskısıyla evlendiğim için üzgünüm.

    sen neden üzgünsün söyler misin ?

    YanıtlaSil
  9. @Kibritçi Kız
    Mutlu olmaya çalışıyorum aslında Kibritçi kız. ''Bu benim hayatım, mutlu olmalıyım.'' diyorum ama her seferinde sinirlerimi bozan biri mutlaka çıkıyor karşıma. Hayal kırıklığı çok yaşatıyor etrafımdaki insanlar. Kimseyi memnun edemiyorum. İnsanlar bana karşı sevgilerini belli edemiyor. Keşke edebilseler.

    YanıtlaSil
  10. bir abla olarak benden sana bir kaç tavsiye o zaman ;

    bir: çok verici olma .
    iki: karşılık bekle , alamayınca çok bekleme , sil defterden .
    üç : hayal kurma ve çok güvenme .
    dört : dostunu ailenden seç .
    beş : derslerine iyi çalış .
    altı : sinirlerini bozanlarla muhatap olma .
    yedi : önce kendini memnun etmek isteyenlerle dolu olan bu dünyada, kimseyi memnun edemezsin,kendini çok yorma.

    ve söz konusu ailen olursa ilk sevgini belli eden sen ol !

    umarım en yakın zamanda güzel haberlerini okurum .

    sevgilerimle

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe