Misafir Sendromu..

Cuma, Şubat 10, 2012

Hayatta misafir sendromu diye bir şey var bence. Bu sendrom insanı köşeye sıkıştıran cinsten. Sevmediğim insanların evime gelmesine tahammül edemiyorum.
  Sevdiğim insanları ağırlamaya bayılırım mesela. Yakın arkadaşlarımın evime gelmesi beni hep mutlu etmiştir. Özge mesela, mahalle arkadaşım. Misafir olarak geldiğinde çok mutlu oluyorum. Kendimi o an çok şanslı hissediyorum. Yanımda olması bana huzur vermiştir her zaman.
  Benim sevmediğim insanlar annem ve babamın sevdiği insanlar oluyor genelde. Eminim senin de sevmediğin insanlar evine misafir olarak gelmiştir. Ben misafir sendromundan bahsetmek istiyorum sana. Öncelikle misafir sendromunun aşamaları var. 
1) Tehlike çanlarını duymak; Bütün gün o kadar çok yorulmuşsundur ki eve gittiğinde tek istediğin battaniyeni alıp kahveyle birlikte televizyon izlemek olur. Uykusuzluk zaten çökmüş üstüne. Battaniyenin verdiği sıcaklık mayıştırıyor hafiften seni. Ve birden zil sesini duyarsın. O da ne? Uzaktan Akrabaların gelmiş. Hem de çocuklu. Çifte bela demektir bu.
Zil sesini duyduğun an toparlanmaya başlarsın hemen.
2) Etrafı toplamak; Zil sesini duyar duymaz bir paniğe kapılırsın. Ne yapacağını bilemezsin. Elin ayağın birbirine dolaşır. ''Acaba evde yokmuş gibi mi davransam'' dersin içinden ama nafile. Odanın ışıkları yanıyor. Battaniyeyi ışık hızıyla toplayıp, masanın üstündeki kahve fincanını doğruca mutfağa taşırsın. Nerden çıktı lan bu misafirler akşamın ortasında sorusunu sormadan da edemezsin.
3) Odadan çıkmama durumu; Ve misafir içeri alınır. Anne ve baba misafirleri yapmacık bir gülümsemeyle karşılarken sen odana saklama kararı alırsın. Odanın kapısını kapatır ve yokmuş gibi davranırsın. Bir süre sonra acıktığını fark edersin. Hay aksi! Odada yiyecek hiçbir şey yoktur. Karnın acıktığı için salona gitsem mi gitmesem mi ikileminde kalırsın. Evin annesi çocuğun bu davranışından rahatsız olmuştur. Misafirlerin yanında '' Yavrum, Gel misafirlere hoşgeldiniz de hadi'' sözünü söyler. Bu söz senin sinirlerini bozar tabi. İçinden lanetler okursun bir süre. Ee mecburen odanın kapısını açarsın.
4) Misafirleri karşılama; Eve gelen misafir şöyle bir süzer seni. Sen telaşlısındır. Öpsem mi yoksa uzaktan mı selamlaşsam sorusunu sorarsın içinden. El öpme ihtimalini düşünürsün. Baban kızar belki diye el öpmeyi ihmal etmezsin. Odanın kapısını açmanla içeriye misafir çocuğu dalar. Çocuk senin odanı incelemeye başlar inceden inceden.  Yüzüne yapmacık bir gülümseme yerleştirsin ve uzaktan ''Hoşgeldiniz'' dersin z harfini uzatarak.  
5) Sorgulama; Bu evrede kadın misafir seni sorguya tutar. '' Okuyor musun sen çocuğum, dersler nasıl bakim, sınavların nasıl gidiyor?'' gibi çeşitli sorular sorar. Bu durum canını sıkar. Sorulara üstü kapalı cevap verirsin.
6) Misafir çocuğu; Bu evrede misafir çocuğu bilgisayarda oyun oynamak ister. Annenin ''Oğlum gel buraya, bak misafiriz burda'' demesine rağmen çocuk inatla bilgisayar oynamak ister. ''Banane yiaa oyun oynicam işte'' diye söylenir durur çocuk. Bu durumdan rahatsındır. Babandan '' Yavrum biraz da sırayı misafire ver o oynasın hadi.'' sözünü duyar duymaz sinirlenirsin. Bağırıp çağırmak istersin ama susarsın. Misafir çocuğunu şakalaşma bahanesiyle gizlice dövmeye çalışırsın. Hıncını böyle almak istersin. Misafir çocuğu  bebek giydirme, dövüş oyunu oynarken, sen bu manzarayı sinirle izlersin. Çocuğun kafasını monitöre defalarca vurmak istersin.
7) Yemek yeme evresi; Evin annesi misafirlere mahcup olmamak için bildiği bütün yemekleri yapar. Misafirler sayesinde mideler bayram edecektir. En sevdiği yemekleri gördüğün an gözlerin fal taşı gibi açılır. Hepsini yemek istersin ama misafirlere ayıp olmasın diye tabağına azıcık koyarsın yemeği. Sofradan yarı aç yarı tok kalkarsın.
8) Ders çalışmama; Bilgisayarını elinden alan misafir çocuğuna duyduğu öfkeyi dindirmek için ders çalışmaya yönelirsin. ''Birkaç soru çözmek belki iyi gelir'' dersin ama nafile, aklın bilgisayarındadır. Bilgisayarını düşünmekten okuduğun paragraftan bir şey anlamazsın. Ders çalışma isteğin söner böylece.
9) Misafirleri yolcu etme; İşkence bitmek üzeredir. Misafirleri kapıda yolcu etmek için aile bireyleri kapıya sırayla dizilir. Sarılmalar olacağı için olabildiğince cool olmaya çalışırsın. Misafirlere el salladıktan sonra kapıyı kapatır aile. Ve derin bir ''Oh be'' dersin.
   Misafir Sendromu birçok evde yaşanılıyor. Evin çocukları bu sendromu yaşamaktan oldukça rahatsız bence. Bu sendromu aşmak zor sanki. İşin en güzel tarafı yenilen yemekler olsa gerek. Altın gününde bu durum daha caziptir. Altın gününde patlayana kadar yemek yiyebilirsin ama misafirlikte dikkatli olmalısın. Ben de misafir sendromu yaşayanlardanım. 
    Arkadaşlarım gelse amenna, başımın üstünde yeri var ama akrabaların gelmesinden nefret ediyorum ya. Lamba cini gibi ortalıkta beliriyorlar hemen. Misafir geldiğinde onlara gözükmemek için odana saklanıyorsan sen eşittir ben demektir..
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran..

You Might Also Like

16 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. :D :D okurken çok güldüm yaaa :D kesinlikle her tespit tek tek doğru. Mükemmel olmuş cidden :D

    YanıtlaSil
  2. Misafir çocukları diye de bi kâbus var. :(

    YanıtlaSil
  3. ev sahibi sen olsan ve her daim misafirin olsa ve yatılı ve uzun günler...

    Üstelik bu misafirlerin yarısı sevmediğin tipler olsa, gülümsemek zorunda olsan...
    Geceleri kalkıp elinde bıçakla, acaba hangi odadan başlasam kıyıma dediğin oldu mu?:)
    vallahi ciddiyim...
    kimse bana misafir değil, M harfini söylemesin.
    gerekirse Kuzey kutbuna kaçmaya razıyım.(inşallah türk yoktur orda)

    YanıtlaSil
  4. Al benden de o kadar Vişne! Sevmediğim insan gelmesin evime ya.:D Ama benim sevmdiğim insan genelde aşkoşun bayıldığı insanlar oluyor. O yüzden ara ara değişik türden abiler gliyor evime cinnet geçiriyorum.:D

    YanıtlaSil
  5. Ben hayatım boyunca "yalnız adam" kıvamında olacağım sanırım, evet hepsi bu sendromlar yüzünden! ehe, ama arkalarından "oh be" ve devamında çiftetelli modundayım! uıeheue

    YanıtlaSil
  6. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  7. :)) evet ortak bir yara bu çoğu kişi için eminim habersiz ve zamansız gelen haddinden fazla oturup hiç gitmeyecekmiş izlenimi veren insanları sevmiyorum

    YanıtlaSil
  8. Tam da şimdi bu sendromdaydım ben de. Ne güzel anlatmışsın ya :D
    Bi de hoşgeldiniz demeye odadan geç çıkınca annenin o feci bakışlarıyla karşılaşmak bambaşka..

    YanıtlaSil
  9. Al benden de o kadar hiiiiç sevmem misafiri! Hele çocuklu misafiir oof hiç çekilmez! Geçen gün yaşadım, komşumuzun 4 yaşındaki kızı resmen tepeme çıktı artık o kadar sinirlendim ki kendimi odaya kilitledim, bir süre sonra kapıyı açmaya çalışmaktan vazgeçti :D

    YanıtlaSil
  10. @-Chloris-
    Teşekkür ederim Chloris. Yazarken ben de çok keyif aldım. Sürekli bu durumla karşılaştığım için yazayım dedim :D

    @Amber Twist
    Evet o kabustan nefret ediyorum. Onların sesini duyduğumda ışınlanmak istiyorum. Çok sinir bozucu oluyor çoğu ve ben bu durumdan nefret ediyorum. Gittiklerinde rahat bir nefes alıyorum tabi :D

    @Nar-ı Can
    Ahahaha :D Öyle bir anım hiç olmadı ama o hissi iyi bilirim. Sinir krizine girmemek için zor tutarım kendimi. Uzun ve yatılı misafirler ayrı bir işkence ya. Onlara nasıl katlanıyorsun çok merak ediyorum. Kutuplarda eskimolar var ama onların böyle bir şey yapacaklarını sanmıyorum :D
    @Missbone
    Ya benim sevmediğim insanlar da annemle babamın sevdiği insanlar oluyor. Deli oluyorum Missbone. Niye böyle oluyor anlamıyorum bir türlü ya :D O sinir bozukluğunu ben de yaşıyorum her seferinde :D

    YanıtlaSil
  11. @At yarışındaki Eşek
    Umut, aynı kaderi paylaşıyoruz dostum :D Aynı durumu ben de yaşıyorum ya. Bu sendromu aşsak yalnızlıktan kurtuluruz bence, ha ne dersin :D

    @lahacini
    Öncelikle yazılarımı en baştan okuduğun için çok teşekkür ederim Lahacini :) Azmine hayran kaldım valla :D Yazılarımı öyle yazmayı daha çok seviyorum. Olduğum gibi biriyim işte. Duygularımı olabildiğince ifade ediyorum burada. Benim gibi biriyle karşılaşmadığın için şaşırman normal tabi. Sen diyebilirsin, sorun olmaz. Vakit ayırıp okuduğun için tekrar teşekkür ederim :)

    @Elma Kurdu
    Ben de sevmiyorum ya. Misafirliğin de bir zamanı var ama dimi elma kurdu. Böyle yatıya kalır gibi geliyorlar sonra gitmiyorlar. :D

    @Rockunzel
    Annen gözlerini fal taşı gibi açtı dimi. O sendromdan nefret ediyorum ben rockunzel ya. Keşke hiç böyle bir sendrom yaşamasak. Hep sevdiğimiz insanlar gelse evimize ^_^

    @Luna
    Ahahahah :D Annenin tepkisi ne oldu bu duruma çok merak diyorum. Luna sen çok fecii bir durumla karşılaşmışsın ya. 4 çocukla baş etmek ölüm gibi abi. Her bir kafadan ayrı bir ses çıkıyor. Kafan kazan gibi olmuştur eminim. Kapıyı kilitlemek güzel yöntemmiş. Tuttum bu fikri. :D

    YanıtlaSil
  12. Misafir çocukları mağdurluğu derneği kursak sanırım baya bir talep olur;DD

    YanıtlaSil
  13. @Enes
    Bence misafir çocuklarını gizlice dövenler derneği kursak çok üyemiz olurdu eminim Enes :D

    YanıtlaSil
  14. alenen ve gizlice dövenler diye çift kutuplu bir dernek olur o zaman;Dd

    YanıtlaSil
  15. Hahaha çok doğru! Okurken kendimi gördüm:D.Monitörü kafasına fırlatmak daha cazip bir fikir ama tabii olan bizim güzelim monitörümüze olacak :(

    YanıtlaSil
  16. evet katılıyorummmm hehe her çocuk aynı şeyleri düşünüyor galiba

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe