Suya yazar gibi yazdım..

Cuma, Mayıs 25, 2012

 Bu yazıyı hiçbir şekilde değiştirmeden yazıyorum. Silip düzeltme diye bir şey yok yani. Üzerinde dakikalarca düşünüp yazmıyorum şu an. İçimden ne geçiyorsa söylemek istiyorum sadece. Son zamanlarda dershaneye gidesim pek yok. Artık annem sabahları '' Gitmeyecek misin yavrum dershaneye?'' diye soruyor. Eskiden beni kaldırmak için yorganı üzerimden çekerdi. Sanırım o da benim gibi mücadele etmekten yoruldu.
    İnsomnia hastası olduğumu söylemiş miydim? Sabaha karşı uyuyabiliyorum, bazen hiç uyumuyorum. Güneşin doğuşunu izliyorum. Sabah ezanları beni çok korkutuyor. Psikolojik olarak çok yıprandım diyebilirim.  Doğru düzgün ne arkadaşlarımla görüşebiliyorum ne de konuşabiliyorum. Büyüdükçe daha çok yalnızlaşıyorum sanırım. Bir çınar ağacı gövdesinden farkım yok. Yapraklarım birer birer dökülüyor sonbahar hüznüyle.. 
   Keşke doğum günümdeki gibi hep yanımda olduklarını hissettirseler. Haziranın ilk haftasında piknik organizasyonu yapılacakmış. Gitsem mi gitmesem mi diye düşünüyorum. Gitsem çok sıkılacağım, gitmesem de dışlanmış olduğumu derinden hissedeceğim. Gitsem yine beyaz leblebi rolümü oynayacağımı adım gibi biliyorum. Zaten her seferinde beyaz leblebi rolünü oynamadım mı? Hani arkadaş grubunda sessiz sakin, en son zamanlarda ortaya çıkan ve insanları teselli eden insan var ya, işte o benim. 
    Sabah dershaneye gitmek istemedim aslında. Ama içimdeki iyi ve kötü sesler birbiriyle o kadar çok didişiyorlardı ki en sonunda bu tartışmaya son verip yola koyulma kararı aldım. Kendimi bazen kuru yemiş tabağındaki beyaz leblebi kadar gereksiz hissediyorum. Ya da bir balıkçı tezgahın önündeki akvaryumda yüzen balık kadar çaresiz.. 
     Lise bittikten sonra arkadaşlarım eskisi kadar benimle konuşmuyor artık. Geçen gün Gülşah aradı, '' Sesini duymayı özlemişim kanka ya'' dedi ve ben ne diyeceğimi bilemedim. Kendimi çok garip hissettim bir an. İnsanları kendimden uzaklaştırmak gibi bir özelliğimin olduğunu söylemiş miydim? Öğrenilmiş çaresizlik benimkisi, kendi bataklığımda debeleniyorum anlayacağın. Kendi karanlığımda da kaybolmuş da olabilirim, bilemiyorum.
    Etrafımda beni anlamak yerine beni yargılayan çok insan var. Bu duruma ne kadar tahammül edebilirim bilmiyorum. Bugün dershanedekilere güvenmemem gerektiğini bir kez daha anladım. Neden insanlara karşı olan güvenim her seferinde götümde patlıyor? Bunun cevabını bir türlü bulamadım. Olduğum gibi davranmanın nesi suç? Düşünceli olmak suç mu oldu artık?
     Tahammül edemiyorum anladın mı. Yeteri kadar sorumluluk taşıyorum zaten. O sorumluluğun altında da eziliyorum büyük ölçüde. Berberle olan tek konuşmamız üniversite. Adam daha kapıdan girer girmez puanımı sordu. Kendisi okuyacak sanki üniversiteyi. Puanımı söyledikten sonraki küçümseyici bakışı görmen lazımdı. Zaten saçımı da mahvetti. Ne kadar sinir bozucu bir şey bir bilsen. Bir türlü istediğim gibi saç şekli veremiyor. Sırf bu yüzden saçlarımı kestirmeyeceğim bir süre. 
     Dün Songül teyzemin doğum günü vardı. Doğum günü boyunca tek bir kelime bile konuşmadım. Konuşacak hiçbir şey kalmamış çünkü, her şeyi tüketmişiz teyzelerimle. Konuşacak konu buluyorum, konuşmaya çalışıyorum ama yok. Beni anlamamakta ısrar ediyorlar. Yeğenleri değil de bir yabancıymışım gibi hissediyorum. Zaten bana bir yabancı gibi davranıyorlar artık. Yokluğumu pek fazla hissetmiyorlar anlayacağın.
    Neden hayırsız taraf olan ben oluyorum hep? Bak, insanların sürekli peşinden koşmaktan yoruldum anladın mı. Sürekli bir koşuşturma içinde olmak yeteri kadar yoruyor zaten beni. Sürekli ''Hiç aradığın sorduğun yok, hayırsızsın'' gibi cümlelerle karşılaşmak ne kötü. İnsan bir düşünür, '' Ya bu çocuğun belki morali bozuktur, zaten ikinci kez hazırlanıyor, destek olayım, bu zamanda destek olmayacağım da ne zaman destek olacağım. Her haltı kafasına takıp yeteri kadar üzülüyor zaten.'' der ama nerdee! Hayırsız olan hep ben, suçlu olan hep ben.
     Müslüman olmasaydım büyük ihtimalle uyku haplarını ardı ardına içip kendimi zehirlerdim. Bazen sahilde yürürken denize atlamak geçiyor aklımdan biliyor musun. Atlasam her şey bitecek diyorum sonra aklım başıma geliyor. Asıl atladıktan sonra her şey başlıyor. Yüzmeyi çat pat bildiğim için boğulurum, büyük ihtimalle atladığımı gören olmaz ve intihar günahını işleyerek daimi cehennemlik olurum. Ne kadar acı bir tablo. Bu tabloyu asla seçmeyeceğimi söylemek isterim.
  Otobüste yolculuk ederken birden dışarıdaki çingene kızlarını görüyorum. Kirli kıyafetleri, umutsuz dolu bakışlarıyla karton topluyorlardı. Sanırım bu Allahın bana '' Bak senden daha kötü şeylerle imtihan olan insanlar var. Kendini üzmekten vazgeçip biraz daha sakin olmayı dene'' gibi bir mesajıydı. Onları gördükten sonra daha çok üzülüyorum, hayat hiç adil değil..
  Özgenin beni gerçekten dostu olarak gördüğüne inanmıyorum. Sadece mahalle arkadaşı olarak görüyor beni, bunu hissedebiliyorum. İşi düştüğünde kitaplarımı isteyen, bir yerlere gitmek istediğimi söylediğimde beni başından savan birisi. Sevgilisi olunca o da unuttu tabi beni. Esasında biz Özgeyle geçmişte kötü şeyler yaşadık. Ve bu yaşadıklarımızı ben bir türlü unutamıyorum.
  Demek istediğim insanları içimde kolay kolay affedemeyişim. Fil hafızasına sahip olduğum için hiçbir şeyi unutmuyorum. Özgeyle olan kavgalarımız, bana ettiği hakaretler hala kulağımda çınlıyor. Ve ben bu hakaretleri geçmişte işitmeme rağmen onunla hala konuşuyorum. Keşke her şeyin bu denli farkında olmasam diyorum..
  Ağladığımı bir tek banyo yaparken gizlemiyorum. Çünkü gözyaşlarım suyla birlikte akıp gidiyor. İyi bir terapi oluyor benim için. Sanırım hiçbir zaman istediğim gibi bir hayatım olamayacak. Bu kadar umutsuz olmayı ben de istemiyorum inan bana. Ben kendi karanlığımı aydınlatmaya çalışıyorum. Sürekli pozitif olarak insanlara yardımcı olmaya çalışıyorum ama bazıları gelip mutluluğumu çalıyor. Böyle her şeyden nefret eden bir canavara dönüşüveriyorum işte.
   Emre bugün bana bir anda '' Çok kibarsın, bu kadar kibar olmak iyi değil, biraz sert olsana oğlum'' dedi. Bende '' Ben olduğum gibi birisiyim, rol yapmıyorum, insanları eleştirmeden önce kendine bakıp öyle eleştirsen iyi olur'' dedim. Dershanenin sinema etkinliğinde yan yana film izledik. Bana sorular sordu;
 E: Sen hep böyle mutsuz musundur?
 Ben: Genelde böyleyim, ama mutlu olduğum zamanlar da var.
 E: Senin sevişmen lazım. Bu böyle olmaz lan.
 Ben: Aklın sadece oraya çalıştığı için başka şey düşünemiyorsun. Bu kadar abaza olma.
  Böyle bir insanla nasıl konuşayım Allahını seversen. Üstelik bana bugün söylediği sözlerden sonra bir daha asla onunla samimi olmayacağım. Bu konuda çok hassasım. Bu tarz şeyler söyleyen insanlarla bir daha eskisi gibi samimi olamıyorum kusura bakma. Karşımdaki insanın anlayışlı olmasını istiyorum sadece, hepsi bu. 
   Birinin kollarımdan tutup '' Geçecek bütün bunlar, iyi olacaksın sen'' demesine ihtiyacım var, hem de çok. Rüyamda dayım tarafından bıçaklandığımı gördüğümü söylemek isterim. Suya anlat dedi annem ama suya bir şey anlatmayı bir türlü beceremedim. Neyini anlatacağım ki suya? Kabusla uyanmayı az çok sen de bilirsin. Bu yazıyı suya yazar gibi yazdım. Bütün hüznümü döktüm buraya. Şimdi biraz daha iyiyim. Hem üzülme benim için, ben kitaplarımın şefkatli kollarında daha mutluyum inan bana..
Hadi üzülme artık, bak ben hala güçlüyüm, sen de öyle ol.
Bu da şarkımız olsun.
Kendine iyi davran
Seni çok seviyorum.
  
Hamiş: Lan bütün bunları musluğu açıp suya anlatsam var ya yemin ediyorum su parası çok gelirdi. O zamanda annemde kafamı kırardı.
  

You Might Also Like

16 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Merhabalar:) Biliyor musun herşeye rağmen umutsuzluğa kapılma,birgün geriye bakacaksın ve ben küçükken'le cümlelerini kurmaya başlayacaksın.işte o zaman insan acılarını bile özlüyor inan.Umut,biricik yaşama sebebimiz yahu:)bak saçma ama bunu dünyanın bilmem neresinden hiç tanımadığın biri söylüyor şuan.Üstelik nasihatte değil bu :)yaşananlardan ders çıkartarak,tamam buldum tecrübe :) gülümse ama çok fazla değil :)

    YanıtlaSil
  2. İnsanlar bu dönemlerden geçer hep Vişne... O görmezden geldiğin kötülükler, aldırmadığın şeyler bir yerlerde birikir hep. Sen yok ettiğini, sakladığını sanırsın ama öyle bir anda gün yüzüne çıkarlar ki serseme çevirirler adamı.

    İşte sen şu an da o görmezden geldiklerinle savaşıyorsun. Hepsi gün yüzüne çıkmış, teker teker hayatının içine ediyorlar. Ya da sen öyle hissediyorsun. Ama şunu bil, sen istemedikçe o birikinti sana kendini kötü hissettiremez. Hissettirdi diyelim bu da bir ömür sürmez, ruhunu temizleyebilmen için yaşaman gereken bir kaç haftadan ibaret hepsi.

    Ben de seni seviyorum.:D
    kendine iyi davran lütfen.:)

    YanıtlaSil
  3. Dostum, etrafında çeşit çeşit insan olsun, Emre, Özge, Gülşah ve diğerleri...
    Her zaman Emre gibileriyle karşılaşacaksın zaten, hani insanları oldukları gibi kabullenmek ya da ne biliyim ben öyle yapıyordum bir hata yapsınlar silip atıyorum. Şu dialog pek bir hata gibi görünmedi be dostum.
    Bir de "hayırsız" kısmına gelecek olursam, aranmak isterdim ben mesela, hayırsız desinler bari ama arasınlar. O da yok hani.
    Güzel günlerimiz olacak, çok daha güzel. En azından para biriktirip konsere gitmek, festivalleri takip etmek kadar güzel.

    YanıtlaSil
  4. Bunların hepsi bir gün geçecek. Gerçekten söylüyorum. Ve hatırladığında ben gerçekten bunları düşündüm mü diyeceksin. Geceleri bir daha uyanmamak için dua ettiğim günleri çok iyi hatırlıyorum. Hem de her gece. Herkese surat asıp insanları kendimden uzak tuttuğum günlerin acısını hala çekiyorum. Üniversiteyi kazanıp ailenden uzaklaştığında hepsi geçecek kendi kararlarını almaya başlayacaksın kimse seni yargılayamayacak ve eleştiremeyecek istemediğin insanlarla görüşmek zorunda kalmayacaksın ve eğer bu boşlukta boğulmazsan hayatın her zamankinden çok çok çok daha güzel olacak. Yaşadım biliyorum ve seni çok iyi anlıyorum ;)

    YanıtlaSil
  5. Maalesef diğerlerine katılmıyorum. Bi kere bile intiharı düşünmüşsen artık hayatının bi parçası olur. 2 gün mutlu olsan 3. gün moralin bozulsa kendi ölümünü düşünmeye devam edersin. Müslüman olmasam, dine bağlı olmasam şimdiye kadar çoktan intihar etmiştim ben de. Bu hissi yaşamayanlar lütfen geçecek demesin. Kafayı yiyecek gibi hissetmenin ne olduğunu bilmeyenler konuşmasın. Seni teselli edemediğim için üzgünüm Vişne ama bu böyle. Ciddi sinir krizleri geçirip ailesinin umrunda olmayan biri olarak söylüyorum bunları. 

    YanıtlaSil
  6. bu çok üzücü bir yazıydı. her ne kadarda kendim bundan daha da beter şeyleri düşünüyor olsamda bir başkası böyle düşünmesin istiyorum.

    sana bir şey itiraf edeceğim. ben seni kız sanıyordum meğer sen erkekmişsin . neden böyle düşünüyordum biliyor musun ? çünkü sen çok hassas biriydin. haa erkekler hassas olamaz mı diyorsundur bana . olur elbette ama pek rastlanan bir şeyde değil.

    neyseee ...

    hayatın o kadar başındasın ki senin yerinde olsaydım ağzımada sıçılıyor olsaydı umursamazdım. binlerce kez hata yapma şansın var yüzlerce kez düş kalkacak zamanın var yaa . aslına bakarsan sen ve ben gibi hassas, düşünceli insanların yaşayabileceği bir yer değil burası (ooo arada kendimide övdüm )

    aslında arkadaşın doğru demiş biraz sert olmanın sana faydası olacak . önce seni üzen herneyse onu kabul etmelisin. seni üzenleri hayatından çıkarmalısın kendine bir iki arkadaşda buldun mu ohh kebap ! sen binlerce arkadaşın olanlara bakma hepsi aslında senden yalnız . hepsi mış gibi ilişkiler içinde . sana kalacak olan tek şey ailen olacak .belki de bir kaç dost . bak ben 32 yaşında aöf de okuyorum dgs ile hukuğa geçiş yaparım diye düşünüyorum sen yaşlarda olsaydım değil iki , beşyüz kez o salak sınava girer yine de pes etmezdim. hem biliyor musun hayat otuzdan sonra başlıyor gençlikte hayatının temellerini at sonra hayatı yaşayacaksın hemde dolu dolu ve olgunca .

    kimsenin seni üzmesine izin verme önce kendin mutlu ol sonra senden kalanları dağıt . sana yetmezken insanlara verme .

    kendine bir hedef koy ve ona doğru koş. sen dershaneye arkadaşların için değil kendin için gidiyorsun. hem seni seven bir annen var inan ona bile sahip olmayanlar var . dershaneye gidiyorsun gidemeyenler var evin var ahaa bizler varız . dayak mı istiyorsun ?

    inan arkadaşlıklarda dostluklarda yalan sana ailenden fayda var . kendine bir iki dost bulsan yeter. mesela benim ailemden başka kimsem yok . bir kaç arkadaşım var ama kırk yılda bir görüşürüm mesela bak kendime bir şeyler almam lazım yalnız gitmek istemedim düşündüm ayy kimseyi bulamadım . bende yalnızım yani :)

    böyle kırılgan biri olmak insanlar için pek erdem sayılmazsada sen Allah katında çok değerli bir çocuksun . lütfen kirlenme ve o temiz kalbini değmeyecek şeyler için üzme . seni yanaklarından öperdim ama dudağımdaa uçuk çıktı başka sefere artık :)

    Allah emanetsin...

    YanıtlaSil
  7. @Bir yudum sessizlik
    Yorumunu okuduktan sonra aklıma çocukluğum geldi biliyor musun. Ben küçükken'le başlayan cümleler kurdum. Bu cümleler insanı hem sevindiriyor hem de bir yandan üzüyor aslında. İçinde bulunduğum durumdan kurtulmaya çalışıyorum bir şekilde. Gülümsüyorum ama fazla değil. Zaten bir süre sonra gülümsemem yok oluyor. Zaman ilerledikçe daha çok tecrübe ediniyorum, bunu fark ettim. İnşallah her şey söylediğin gibi olur. Teşekkür ederim bu güzel sözler için ^_^

    @Melodram
    Sanırım dediklerinde haklısın Melodram. İtelemeye çalıştığım olumsuz şeyler bir sonra tekrar gelip bana yapışıyorlar. Bir de her şeyin üst üste gelmesi gibi bir olay var. Bu yazı da öyle ortaya çıktı zaten. Karşılaştığım olumsuz şeyler birikince yazma kararı aldım. Ancak yazarak iyi olabiliyorum. Bazen dayanamayacak noktaya geliyorum biliyor musun. Sonra etkisi geçiyor tabi. Şu birkaç hafta çabuk geçse de neler yaşayacağımı az çok kestirebilsem. Teşekkür ederim, sen de kendine iyi davran güzel insan ^_^

    @At Yarışındaki Eşek
    İşte ben Emre gibilerinin yanımda olmasını istemiyorum Umut. Bana bir şey katmayacak olan insan neden etrafımda oluyor ki? Benim üzerimden egolarını tatmin eden birine neden arkadaşım diyeyim? O diyalog bana anormal geldi. Çünkü olayı sadece cinsel yönden algılıyor o. Neden mutsuz olduğumu bile sormadı. Bel altı zihniyetine sahip olan insanları hayatımdan uzaklaştırıyorum olabildiğince. Üniversitede çok arkadaşımız olacakmış :D O zaman belki bizleri arayan insanlar olur ha ne dersin :D

    YanıtlaSil
  8. Emre'yi boşver genel için konuştum ben, üniversitede arkadaş, inandırıcı gelmiyor ama şansımızı deneriz dostum :)

    YanıtlaSil
  9. @Baş belası
    Şu an içinde bulunduğum durumu iyi özetlemişsin Baş belası. Ben aslında kimseyi kendimden uzaklaştırmak istemiyorum. Bir şekilde insanlar hayatımdan çıkıp gidiyor ve ben hiçbir şey yapamıyorum. Umarım dediğin gibi olur da bütün bu yaşadıklarım bir an önce son bulur. Beni anlaman beni çok sevindirdi. En azından bu hissettiğimi benden başka hissedenler de olmuş. Teşekkür ederim desteğin için :)

    @Rockunzel
    Bu konuda sanırım aynı kaderi yaşıyoruz Rockunzel. Teselli etmek yerine bu sözleri söylemen bile yetiyor bana yahu. Anlaşılan seni de benim kadar çok üzüyor insanlar. Aslında intiharı fazla sık düşünmem ama aklıma gelmiyor da değil. Bu düşünceden çabuk sıyrılıyorum aslında. Bu yazıyı kendimi daha iyi hissetmek için yazdım. Keşke daha güzel hayatlarımız olsaydı diyorum bazen. O zaman bu kadar kapana sıkışmış gibi hissetmezdin. Kim bilir..

    YanıtlaSil
  10. @Baş belası
    Şu an içinde bulunduğum durumu iyi özetlemişsin Baş belası. Ben aslında kimseyi kendimden uzaklaştırmak istemiyorum. Bir şekilde insanlar hayatımdan çıkıp gidiyor ve ben hiçbir şey yapamıyorum. Umarım dediğin gibi olur da bütün bu yaşadıklarım bir an önce son bulur. Beni anlaman beni çok sevindirdi. En azından bu hissettiğimi benden başka hissedenler de olmuş. Teşekkür ederim desteğin için :)

    @Rockunzel
    Bu konuda sanırım aynı kaderi yaşıyoruz Rockunzel. Teselli etmek yerine bu sözleri söylemen bile yetiyor bana yahu. Anlaşılan seni de benim kadar çok üzüyor insanlar. Aslında intiharı fazla sık düşünmem ama aklıma gelmiyor da değil. Bu düşünceden çabuk sıyrılıyorum aslında. Bu yazıyı kendimi daha iyi hissetmek için yazdım. Keşke daha güzel hayatlarımız olsaydı diyorum bazen. O zaman bu kadar kapana sıkışmış gibi hissetmezdin. Kim bilir..

    YanıtlaSil
  11. '' Geçecek bütün bunlar iyi olacaksın sen ' ''

    İyi oldun mu?

    Olmadın.

    Sana temin ederim ki her insan hayatının buyuk cogunlugunu kendi yasadıklarının kimsede olmadıgını düşünerek yada en cok çile çekenin kendisi oldugunu zannederek geçiriyor.Bu insanlardan biri de bendim tabiki.Ortaokul ve lise yıllarımda melankolik bir trawmaydım kendi içimde.

    Hani derler ya zamanla geçiyor.Hissisleşiyorsun ve alışıyorsun.
    Alışacaksın sende.Hayatında guldugun dakikalarının,üzüntü ve düşünceli gectiği dakikalardan ne kadar az oldugunu kabullenip bununla yasamayı öğreneksin.

    Bak uykunun kıymetini hepimizden çok sen biliyorsun.Kıymet bilmek değil uyumak istiyorum dersen susar birsey diyemem ama sana bir blog arkadası olarak tavsiyem ( kendi kendine gelin guvey olma susam)gerçekten bu günlerin geçecek.

    Geçmezse tüm susamlarımı tavada yakabilirsin ^^

    YanıtlaSil
  12. acaba neden kendimi bu kadar yakın hissediyorum sana vişne? nasıl hissediyorum biliyor musun? hani Elif Şafak'ın Aşk kitabındaki ella ve aziz gibi sanırım anladın sen..Keşke arkadaşların senin kıymetini anlayabilseydi oysa ne şanslılar onların yerinde olmak isterdim. o kadar naifsinki ben seni anlıyorum. umarım cevap verirsin. tüm kalbimle söylüyorumki bu günler geçicek .. :):)

    YanıtlaSil
  13. beslenir ki buuu :) fıratı görünce bişiler yazasım geldi .. salçalı ekmek karikatürüne bayılıyorum zaten, bir de bunun keçesini yaptık, tişörtlere diktik.. merak edersen ziyaret edebilirsin tatlım :) sevgiler

    YanıtlaSil
  14. Su satirlardan sonra bi kötü oldum ya, muhtemelen ayni yaslardayiz yani oyle nasihat falan verecek durumum da yok ama bisi diyim mi koyver gitsin, elbet bir gun geliyor ve guluyor insan :)

    YanıtlaSil
  15. vişne...
    ''Geçecek bütün bunlar, iyi olacaksın sen''
    demek istedim sadece...

    YanıtlaSil
  16. Vişne iyi olmayı,öyle düşünmeyi becereceksin biliyorum..:))

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe