Yalnızlar rıhtımında mahsur kaldım..

Pazar, Aralık 09, 2012

  Hayatın bir döneminde ne hissettiğini bilmediğini zamanlar vardır hani. İşte ben de şu an ne hissetmem gerektiğini bilmiyorum. Her gece yorganı başıma geçirdiğimde sorguluyorum biliyor musun '' Benim hayatım niye böyle, ben niye böyleyim? Ne zaman hak ettiğim mutluluğa sahip olacağım?'' diye soruları art arda sıralıyorum. Ve hiçbirinin cevabını bulamıyorum.
  Canımın yandığını anlamasınlar diye güçlü görünmekten yoruldum. Sabahları mutsuz uyanıyorum. Yine başlıyor işkence diyerek kalkan bir insandan nasıl enerjik olmasını bekleyebilirsin ki? Yol boyunca hayatımı mahvettiğim için sövüyorum kendime. İçimdeki ses durmadan bana küfrediyor. ''Embesilsin, şu an okulunda okumak varken, gidip milletin ağız kokusunu çekiyorsun'' diye bana söyleniyor mesela. 
  Gözlerim doluyor birden. Geçen ay işten çıkmaktan söz ettim aileme. Tepkileri sert oldu. '' Eşek gibi çalışacaksın'' diye söylendi babam. Oysa ben '' Hiçbir şey senin mutluluğundan önemli değil, ilk önce üniversite sınavına çalış, gerisi kendiliğinden gelir zaten yavrum.'' gibi cümleler işitmek istiyordum onlardan. Ama hiçbiri böyle cümleler kurmadı. Aksine bana suçluymuşum gibi davrandılar. Keşke biraz olgun olsalar.
  İş yerinde öyle büyük sıkıntım yok. Geçen ay bölümümü değiştirmişlerdi. O bölüm de aşırı yorucu. Beynim eriyordu resmen iş yerinde. O derece stresli, o derece yorucuydu o bölüm. Kendi bölümüme geçince her şey düzeldi. 
  Geçen gün Gülşah iş yerine sevgilisiyle birlikte geldi. Onu ilk görünce çok şaşırdım aynı zamanda sevindim. Uzun uzun sarılıp konuştuk. Sonra ben kendimi çok kötü hissettim. Hissetmemem gerekiyor biliyorum ama hissettim işte. Gülşah'ın bana acıyan bakışlarla baktığını görünce daha çok üzüldüm hem de. İş yerime tanıdığım birçok arkadaşım geldi ve ben her seferinde aynı hisse kapıldım. Biliyorum bu çok saçma, aksine mutlu olmam gerekiyor geldikleri için ama üzülüyorum işte. O an yerin dibine girmek istiyorum. Keşke görünmez olsam diyorum. Ama olmuyor, çaresizce yalı kazığı gibi dikiliyorum karşılarında. İşte ben bundan nefret ediyorum. 
   İş arkadaşlarımla sadece mesai saatleri içerisinde arkadaşlık yapıyor resmen. Mesai bittikten sonra kendimle yine baş başa kalıyorum. İnsanın kendisiyle baş başa kalması ne kadar kötü bir şey. Bazen boğulacak kadar yalnız hissediyorum kendimi.
  Geçen hafta maaşımı anneme teslim ederken '' Sen ne ara büyüdün be çocuk'' dedi bana üzüntülü bir ses tonuyla. Sahi, ben ne ara büyüdüm böyle? Daha dün, arkadaşlarım benimle fotoğraf çektirmiyor diye üzülüyordum(Hoş, hala üzülüyorum) Ne ara işe girdim ben? Zaman niye bu kadar çabuk geçiyor böyle anlamıyorum.
  Kendime küçük mutluluklar yaratıyorum. Mesela yorgun olduğum bir iş çıkışında Starbucks'tan bir kahve içiyorum ve bir bakıyorum üzüntüden eser yok. Kendime kitap ya da film alıyorum. Kitaplar olmasaydı ne yapardım bilmiyorum açıkçası.
   Arkadaşlarıyla fotoğraf çeken insanlar görüyorum Facebook'ta, bazen bunun için üzülüyorum biliyor musun. Biliyorum üzülmem saçma ama hislerine söz geçiremiyor ki insan. 
  İş arkadaşımın evine haciz kağıdı gitmiş. Adam 36 yaşında. Bunu bana yemek yerken söyledi. O an ne kadar üzüldüğümü anlatamam. Adamın gözündeki çaresizliği keşke görebilseydin. Üzülmesine rağmen hiç belli etmiyordu. ''Bunu nasıl başarıyorsun?'' diye sorduğumda ''Hiçbir şey olmamış gibi yapınca alışıyorsun'' dedi bana.  Bu üzüntülerim çok saçma esasında. Adamın hayatı benden daha kötü. Benim evime haciz gelse kendimi 
yerden yere vururdum herhalde.
 Bugün ilkokul arkadaşlarımı gördüm. Onlarla karşılaşmamak için başka minibüse bindim. İnsanlar kaçtığımı fark ettim bugün. İnsanlardan kaçmanın beni ne kadar çok yıprattığını fark ettim. Karşılaşırsam başıma geleceğini biliyorum. Çünkü aynı senaryo dönüp duruyor. Okula gidemediğimi söylediğimde yüzlerinde oluşan o acıma ifadesi beni daha kötü yapıyor. Onlara açıklama yapmamak için kaçtım, kendimi gizledim. Ben bundan sıkıldım çünkü. İnsanların bana acıyarak bakmasından sıkıldım. Ben kendimi güçlü kılmaya çalıştıkça bu bakışlar beni bataklığa sürüklüyor.
Yalnızlar rıhtımında mahsur kaldım.
Beni kurtaracak gemiyi bekliyorum.
Ve o gemi hiç gelmiyor.
Bu da yazının şarkısı.  

You Might Also Like

22 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. umarım kısa zamanda feraha kavuşursun, umarım sen ne zaman büyüdün sorusu yerine çocuk gibi şımartılmalarla karşılaşırsın..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şımartılmak nasıl bir şey onu bile bilmiyorum biliyor musun. İnşallah dediğin gibi olur ama bu gidişle feraha falan kavuşamayacağım ben Semmma. Teşekkür ederim iyi dileklerin için :)

      Sil
  2. Vişne ya, uf üzüldüm ben şimdi.
    Umarım en kısa zamanda istediğin gibi olur her şey.
    Yalnız yazını okurken babanın söyleyip canını yakan cümlenin bir benzerini annem söyledi bugün.
    Sonra hatasını anlayıp düzeltmeye çalıştı ama nafile. Hani içime oturdu derler ya, aynen öyle oldu...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte o içine oturan his bende de var weba. Ve bu his berbat bir şey. İnsan kendini suçlu gibi hissediyor. Benim yüzümden üzülme lütfen. Biliyorsun depresiflik benim için kronik bir olay haline geldi. Halimden memnunum ama merak etme. Büyükler düşünmeden konuşmasa keşke.

      Sil
  3. Merhaba! Yazılarınızın arasını çok açmamalısınız, takip ettiğimde eski kayıtları görmek beni üzüyor. Ama konularınız hep güzel şeyler olsun, canınızı sıkmayın. :)
    Sevgilerimle! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Mert.
      İş yoğunluğu yüzünden buralara sık uğrayamıyorum. Daha sık yazılar yazacağım bundan sonra. Vakit ayırıp yazımı okuduğun için teşekkür ederim.
      Sevgiler, saygılar ^_^

      Sil
  4. Ne kadar da aynı hissediyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Umarım benim gibi mutsuz olmazsın melody.

      Sil
  5. Ne kadar kocaman bir kalbin var senin çocuk!Yaş olarak benden epey küçüksün bu yüzden hep diyorum sana yine diyeceğim küçük kardeşim gibi görüyorum seni.Hep gülümsemen,hep mutlu olman dileğiyle.Sevildiğini unutma.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen de çok yürekli bir insansın Ekimoza.
      Bana o kadar çok destek oluyorsun ki bazen çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Sen de seviliyorsun, gerçekten. Çok teşekkür ederim.

      Sil
  6. bildiğim bir şey varsa o da; ''Herkes kendi dışında herkesin çok mutlu olduğunu zanneder!'' face'in book'un da konulan fotolara gelince de; hepsinin yalan olduğuna inanıyorum, sahte mutluluk tabloları. başkalarının ne düşündüğüne bu kadar takılırsak vah halimize. ''salla gitsin!'' modu dışında hiçbir mod kurtaramaz bizi şu sefil hayatlarımızı yaşarken, yaşadığımızı zannederken biz sefil insancıklar. '' Salla gitsin!''

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle zannediyorum biliyor musun. Bazen ''Acaba sadece ben mi mutsuzum'' tarzında şeyler düşündüğüm olmuyor değil hani. O tablo bir süre sonra hatıraya dönüşüyor dediğin gibi. Yorumunu okudukça sana hak verdim Özgür. İsabetli bir yorum için teşekkür ederim

      Sil
  7. Acınası bakışlar. Belki de sen kendine acıyorsundur Vişne. Ve her hareketi onların acıması olarak görüyorsundur. Arkadaşlarını eleştirmek adına ya da kötü bir şey söylemek adına değil şimdi söyleyeceğim. Artık insanlar acımayı bıraktı. Çünkü artık insanlar hissetmeyi bıraktı. Düşünüyorum da herkesin sana acıması imkansız geliyor.
    Bir kere acınacak bir pozisyonun yok! Ben olsam derdim ki "helal olsun adama. İmkansızlıklar karşısında yeni çareler buluyor. pes etmiyor hayatta. Bir yerinden tutuyor. Bel olsam yapabilir miydim?"
    Arkadaşlarının yanına gelmesi çok güzel. Değerini bil.
    Fotoğraf için üzülme. Gel hadi fotoğraf çekinelim de.İstediğini açıkca belirt.

    Burada "ah vişne haklısın çok üzüldüm keşke olmasa..." demeyi de bilirim ama inan Vişne bunu yapmak istemiyorum. Neden seninle ah vah edeyim ki.
    Eğer sen çıkış yolunu göremiyorsan neden görmen için yardımcı olmayayım ki?
    Zekanda bir problem var da üniversiteyi kazanamadın mı? Hayır. Gidemedin çünkü imkansızlıktan. Peki imkanlar hiç mi düzelmeyecek? Hep mi böyle olacak? Hayır. Mesela sen ne kadar kazanıyorsun aylık?
    Yetmez mi aylık bir üniversite öğrencisine kazandığın?
    Yaz gelecek yıl istanbul da bir okul. İstediğin bir okul. Ama bilinçli ol. Sırf güzel diye de hayalperest bir şekilde o bölüme gitme. Gerçekten ileride iş imkanı bulabileceğin ve yapabileceğin bir meslek seç.
    Unutma. Sırf seviyorsun diye o bölüme gidip bir işe yaramazsa hem o sevdiğin şeyden olursun hem de mutsuz olursun. 1. öğretim olursan akşamları, 2. öğretim olursan sabahları çalışırsın. Gerekirse iş değiştirirsin ama yaparsın!
    İnan Vişne. Ve dik dur!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de kendime acıyorumdur. Bazen öyle hissediyorum aslında ama o bakışlar beni buna daha çok itiyor sanki. Evet işte bu konuda haklısın. İnsanlar artık hissetmiyor bence.
      Fotoğraf konusunda artık eskisi gibi değilim ya. Çünkü bir şeyi ne kadar çok istesem o benden kaçıp gidiyor. Ulaşamayacağım kadar uzağıma gidiyor. Bu tarz cümlelerle bana çok şey katıyorsun. Bazıları gibi yermiyorsun en azından. Yorumda yazdıklarını uygulayacağımı bilmeni isterim.
      Ve beni düşünüp böyle şeyler yazdığın için de çok teşekkür ederim. Aylığım yetiyor tabi. Zaten part time'a döneceğim eğer izin verirlerse. Zaman ne gösterecek bilmiyorum. İnşallah her şeyin hayırlısı olur.
      Ama vazgeçmeyeceğimi bilmeni isterim.
      Nefes alıyorsak umut var demektir. :)

      Sil
  8. üzülme diyemem ama üzülmemeye çalış. kendin için...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üzülmemeye çalışıyorum diyeyim. Alıştım artık zaten bu duruma ya. Eskisi gibi sıkmıyor canımı.

      Sil
  9. visne`m gece yuruyusune kulak ver ve silkin artik su karamsarliktan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Prensesim karamsarlıktan ben de kurtulmak istiyorum ama o benim yakamı bırakmıyor. Gece Yürüyüşü çok doğru konuştu gerçekten, dikkate alıcam

      Sil
  10. Böyle şeyler hissederek ayakta duramazsın. Hayattan daha fazla umutlu olmamalısın. Evet üni okumamak kötü. Ama her okuyan da iş sahibi oluyor, ya da çok çok iyi bir yerlere gidemiyor. Her zaman derim Her şeyde vardır bir hayır. Evet biliyorum belki sana çoook Pollyanna gibi gelecek ama inan şu anda senden daha kötü olanlar var. Ayrıca sınav sıralaman hiç de kötü değil. SAdece imkanların sınırlı. Ve amin ol eğer gerçekten istiyorsan bunların hepsinin üstesinden gelirsin. Azmin elindn ne kurtulmuş!? Umarım bu yıl çoook daha iyi yerler kazanırsın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru söylüyorsun. Her şeyde bir hayır vardır felsefesinden yola çıkmayı deneyeceğim ben de. Evet, zaten böyle düşündükçe şanslı olduğumu düşünüyorum bir yandan. Kampüsten içeri girmeyi, gülümseyerek gökyüzüne bakmayı istiyorum sadece. Umarım dediğin gibi olur. Teşekkür ederim ^_^

      Sil
    2. Ne olacağı hiiç belli olmaz. :) umarım :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe