Beklentiler sadece üzer.

Pazartesi, Ocak 07, 2013

  Zaman ilerledikçe insanın hayata olan bakış açısı değişiyor bence. Geçen seneki senle bu seneki sen arasında çok büyük farklar olacak mesela. Yeni yıl yazısı yazmayı çok istemiştim ama internete girme fırsatım bile olmadı. Beni görende partiden partiye koştum sanacak ha. Yılbaşında neler yaptığımdan bahsedeyim biraz sana.
   Yılbaşında izin günüm iptal olduğu için epey bozulmuştum. O hafta da sürekli erkenciydim. Her gün sabahın köründe kalkmak, geceleri kitap okumaktan uykusuz kalmak çok kötüydü. Ne yaparsam yapayım uykumu alamıyordum. Uykumu almadığımda adeta bir malak oluyorum valla. O mahmurluk, o boş boş bakışlar hiç gitmiyorlar. 
  Yılbaşı haftası mağaza mahşer yeri gibiydi resmen. İğne atsan yere düşmez. O derece kalabalık. Her yerden soru yağmuruna tutuluyorum. Bir müşteri geliyor bir müşteri gidiyor. Konuşmaktan dilimde tüy bitti yemin ediyorum. Ağzım dilim kurudu, insanlara laf anlatmaktan. Öğretmenleri şimdi daha iyi anlıyorum. Ben öğretmen olsaydım yanımda su taşırdım. 
  Bir dakika bile boş durmadım. Zaten istesen de boş duramıyorsun. Adamlar oturmana bile karşı abi. Pazar günü evimde oturup kitabımı okumak istiyordum. Ama olmadı. Bütün hafta bu hayalle yaşadım biliyor musun. '' Pazar günü kahvemle birlikte kitabımı alır okurum mis gibi'' diye hayal kurmuştum. Tabii ki gerçekleşmedi. Ama iyi tarafı da oldu. O gün ilk defa kahkaha attım.
  Kasacı arkadaşım var. Onunla olan muhabbetimiz çok iyi. Kendisi çok komik. Kasada yaşadığı olayları anlatıyor bana yemekte. Gülmekten yemek yiyemedik, düşün.
  '' Adam zebellak gibi karşıma dikilip iksboks var mı diye sordu ya'' dedi. O an içtiğim çay boğazımda kaldı, öksürdüm. Sonra devam etti konuşmasına '' Bende iksboks yok xbox var beyefendi dedim, bu müşteriler bir alem ya'' dedi bana. Bizim kitap danışmasını kasa sanan insanlar var biliyor musun. Her şu diyaloğu yaşıyoruz;
  + Ödemeyi çıkışta yapıyorsunuz hanımefendi
  - Kasa nerde?
  + Kasalar çıkışta
  - Çıkış nerde?
  + ........... (Tepkisiz kalıyoruz doğal olarak sjklfskdlfsd) 
Müşteri gittikten sonra çok gülüyoruz. Her seferinde bu tabloyla karşılaşmak artık bizim için eğlence haline geldi valla. 
  + Ben bunları alıyorum. Hediye paketi yapar mısın yavrum
  - Kasalar çıkışta hanımefendi ( O an yüzlerindeki 'rezil oldum lan' tepkilerini görmen lazım sjkdfbskjdf)
  + Ee burası kasa değil mi?
  - Burası kitap danışma yeri.
 Bazı müşteriler apayrı bir şey.
  + Bir kitap arıyorum ama yazarını bilmiyorum. Aşk ve sonsuzluk kelimesi var kitabın içinde. İsmi aklıma gelmiyor. X ile başlıyor. 
  - .......... ( İçimden gülüyorum bu arada sdlkfnsldkf sonra gidiyor müşteri.)
     Gün içerisinde bu tarz müşterilerle çok karşılaşıyoruz çalışan olarak. Edebiyattan anlayan insanlar da geliyor boş insanlar da. Adam bana gelmiş '' Sürükleyici kitap önersene'' diyor. Ya kime göre sürükleyici neye göre sürükleyici? Tavsiye ediyorum, tek tek kitap tanıtımı yapıyorum ama boşuna konuşuyorum. Adam dandik bir kitap alıp çıkıyor. Benim anlattığım kitapları bile almadı. 
  Bana sorarsan çoğu insan edebiyattan anlamıyor. En çok satan kitaplara bir baksana. Bu kitapların neresi iyi? Kürk Mantolu Madonna neden birinci sırada değil? Edebi değeri yüksek olan kitaplara gereken önem verilmiyor bence.
  Bir de ergenler var tabi.. Abi her ergeni aynı kefeye koymuyorum çünkü genelleme yapmayı hiç sevmem. Ama mağazaya gelenlerin çoğu andaval. '' Van dayrekşın var mııııaaaaa'' diye sorup duruyorlar. Kitap da pahalı hani, ucuz bir şey değil. 27,50 lira, ben o parayla neler alırım var ya.. Ya o kitap sana ne kazandırabilir ki? Verdiğin paraya değmez. Hayranlığı anlarım, ben de Amy Winehouse'a, Zeynaya, Rose Tyler'a bayılıyorum ama hiç böyle tepkiler vermiyorum. Seviyorum diyorum sadece, bazı ergen hayranlar olayı çok abartıyor. Ben de ergen oldum ama hiç böyle değildim. '' Açlık oyunlarını nası okumazsaaan, mükemmaeeal'' diye ağızlarını bir gevşete gevşete konuşuyorlar. Demek istediğim insanlar popülaritenin ürünü olan kitapları okuyorlar.  
   Mağaza kapandıktan sonra şampanya patlattık. Şampanya herkese yetmedi tabii. Ben içemedim çünkü ben isteyene kadar herkes çoktan indirmişti mideye içkiyi. Şampanya patlattıktan sonra fotoğraf çektirdiler. Tahmin et n'oldu? Yine aynı tabloyla karşılaştım: Fotoğraf çektiremedim. 
  Ya aylarca aynı ortamda çalıştığım insanlar bana karşı yabancı oldular o anda. Üzülmedim çok merak etme. Hem ben bu durumu kendi içimde aştım artık. Olsa da olur olmasa da olur yani. Ama yaptıkları ayıptı. Kendi aralarında fotoğraf çektirmelerini kastediyorum. O an dışlandığımı hissettim. Bir de yapmacık davrandı bazıları o an. Yapmacıklıkları çok belli oluyordu abi. Ben de hayal kuruyorum mal gibi '' Aa arkadaşlarımla fotoğraf çektireceğim, hatıra olur.'' Nah çektirdim. Kimse yanına bile çağırmadı. Bende gitmedim zaten. 
  Kendi aralarında grup kurmuşlar demek istiyorum. O an yaşadığım hayal kırıklığını anlatamam. Gerçekten hayal kırıklığı yaşadım. Kimseye bir şey söylemeden mağazadan çıktım.  '' Sana kaç kere beklenti içerisinde olma dedim salak! Görmüyor musun sürekli hayal kırıklığına maruz kalıyorsun. Aptalsın, aptal'' diye yol boyunca içimdeki ses beynimi kemirdi. Anneannemlere gittim. Yılbaşını hep onlarda geçiririm. Kendimi bildim bileli hep onların yanındaydım yılbaşında.
  İçki alıp yaşadığım hayal kırıklığını unutmak istedim. Kaç bira içinde unutabilirim acaba hayatımdaki olumsuzlukları? diye düşünerek girdim tekele. Birkaç şişe bira alıp çıktım ve anneannemlere gittim. Oradaki sıcaklık hiçbir yerde yok. Her sene aynı mutluluğu tadıyorum.
  Şahane bir sofra hazırlamışlardı. '' Ne kadar zayıflamışsın'' dedi teyzem, sadece güldüm. Dayım ve teyzemle içkileri götürürken hayal kırıklığım yok olmak üzereydi. Gülüyordum. Karşımdaki insanlara bakıyordum. Hala aynılar. Aile denilen kavram iyi ki var.
  Ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi yoluma devam ettim. Artık böyle şeyler için kendimi üzmüyorum. Bu üzüntüler anlık oluyor. Hem benim gibi dışlanan insanlar oldu. Yalnız değildim. Üzülmüyorum, gerçekten. Hayatta üzülmem gereken daha önemli şeyler var. Hayatta daha zor durumda olan insanlar var. Benim üzüntüm eften püften şeyler. Ama onların üzüntüler %100 gerçek. 
  Demek istediğim beklenti içerisinde olmak bana bir şey kazandırmadı. O gün yeni bir şey daha öğretti bana hayat: Beklenti içerisinde olursan insanlar seni daima yanıltır. İnsan istemeden de olsa her gün yeni bir şey öğreniyor hayattan. 
  Ha bu arada iyi bir haberim var sana. Yöneticiler beni bir üst gruba aldılar. Karşında bir kitapçı duruyor anlayacağın. İş yerindekiler tebrik etmedi, tebrik etmelerini beklerdim ama sadece manasız manasız baktılar. Yarından sonra beni daha zor günler bekliyor. Bölümdeki kademem arttı. Buna bağlı olarak sorumluluğumda arttı. Şu an istediğim konumdayım. Bu konuma gelmek için çok çalıştım ve hala çalışıyorum. Ben mükemmel biri değilim. Sadece yaptığım için en iyi şekilde yapmaya çalışan biriyim. Tek istediğim işimin hakkını vermek. Bide üniversiteye girebilmek. 
   Üniversite demişken tekrar giriş kaydımı yaptım geçen gün. Fotoğrafımdaki gülümsememe baktım da şu an o gülümsemeden eser kalmadığını fark ettim. Diyorum ya sana zaman insanı çok değiştiriyor diye. Bu sefer şeytanın bacağını kırar mıyım dersin? Bu sefer ''Vizeler bana girecek'' diyebilecek miyim acaba. Belki bir gün bu cümleyi kurabilirim.
Ne de olsa hayat sürprizlerle dolu.
Bu da şarkımız olsun.
Kendine iyi davran..

You Might Also Like

30 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Harika bir haberin resmen haber değerini pesimistliğinle düşürmüşün vişne. :D
    Olm godaman olmuşun hala diyon ki oydu buydu. Bırak paçozları sen tadını çıkar yeni kademenin.
    Yüce rabbimin izniylen seni de vizelere, finallere söverken göreceğiz. Hiç de matah bir şey değil inan ki bebişim ama her insanın görmesinde fayda var yine de. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Depresiflikten niye kurtulamıyorum anlamıyorum valla Leah :D Ama tabii iyi haberin içine ettim dediğin gibi. Ya valla yeni bir mevkide işe başlamak çok güzeldi. Yeniden işe başlamış gibiydim. Çok hoşuma gitti.
      Artık hayata karşı daha güçlü duruyorum. Elde ettiğim bir şey var çünkü.
      O günleri görmek nasip olur inşallah güzel insan. Ben de o duyguyu yaşamak istiyorum. :D

      Sil
  2. Yazini cok begenerek okudum, umarim seneye vizelerim cok iyi gecti diyebilirsin. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenin için teşekkür ederim. Vakit ayırıp okuduğun için ayrıca teşekkür ederim. İnşallah o cümleleri kurabilirim. Kurmayı her şeyden çok istiyorum çünkü :)

      Sil
  3. Beklentinin yıkıntısı sanırım insan hayal kırıklığına uğradıkça hafifliyor.
    Ayrıca bu nasıl bir dua olacak bilmiyorum ama umarım en kısa zamanda "vizeler bana girecek" dersin. =)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan bir süre sonra alışıyor ya. Ama bu alışma evresinde insan kendini çok kötü hissediyor. Keşke böyle şeyler başımıza gelmese diyorum bazen.
      Allahım inşallah bana dedirtir ya. Valla çok istiyorum ^_^

      Sil
  4. Vişnee!

    yazını soluksuz okudum. gerçekten sendeki değişimleri farkettim.

    iş yerindeki arkadaşlarını hiç sevmedim. aman boşver onlar için üzülmene değmez dicem ama sen zaten aşmışsın oh ne güzel :)

    ama hayal kırıklığı normal.

    iş yerindeki anılar harika. eminim müşterilerden çok konu çıkıyordur :)

    ayrıca bu sene şeytanın bacağını kırıcaksın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Miaaa!
      Canım benim teşekkür ederim vakit ayırıp okuduğun için. Valla zaman beni çok değiştiriyor. Hepsi iyi insanlar ama aralarındaki gruplaşma olmasa daha iyi olurdu. Aşmaya çalışıyorum yavaş yavaş. Hayat insana çok şey öğretiyor.
      Ne konular çıkıyor bir görsen :D Her gün ayrı bir olay. Çok keyifli ya Mia. Ben çok keyif alıyorum. :D
      İnşallah kırarım. Teşekkür ederim desteğin için ^_^

      Sil
  5. şuan çalıştığım iş yerinde aynı senin gibiyim hepsi eski elemanlar guruplar.ben geleli 7 ay olma üzere ama hala içlerinde değilim ve bundan sonrada olmak istemiyorum.Kafamada takmıyorum zaten :) işimi yapıp evime gidiyorum.sende öyle yap bence

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman gerekiyor bence. Gerçi epey olmuş ama böyle yapmaları çok saçma. Niye böyle bir şey yapıyorlar sana anlamıyorum. Ben de bu sabah aynı cümleyi kurdum biliyor musun :)
      ''İşini yap ve git''

      Sil
    2. kesinlikle slogan bu olsun :) sigaraları bitince yanımdan ayrılmıyorlar ama :) hepsi menfaat işi dışarı kahve içmeye giderler konuşurlar ederler en son dönüp istersen sende gel derler :) garipp!!!

      bende sigara içmiyorum almıyorum hiç sevmem samimiyetsiz insanları menfaatçileri :)

      Sil
  6. Beklentiler insanlar da zayıf noktalar oluştururlar.Beklentileriniz gerçekleşmediğinde üzülürsünüz.Çünkü herkes bir şeylerin istediği gibi olmasını ister.Ve herkes bu gerçekleşmediğinde üzülür.Ama bir şekilde yoluna devam eder...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle oldu Liss. Yoluma devam ettim ve bu hayal kırıklığı bana bir şeyler öğretti. Ben de beklenti içerisinde olmamayı öğrendim bu sayede :)

      Sil
  7. canim visne`m terfine cok sevindim:))tebrik ederim:))

    bir de musmutlu yillar dilerim canim benim :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim prensess :)
      Yeni yılda mutluluk hep seninle olsun ^_^

      Sil
  8. Evet ben mesela geçen haftaki ben ile bu aralar hiç anlaşamıyorum :) ne olacak şimdi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanlardaki duygu hali çok çabuk değişiyor gerçekten. :D
      Geçen haftaki senle bu haftaki sen aynı olmaz zaten. Çünkü değişiyorsun. Alışmaya çalışmaktan başka yapabileceğin bir şey yok :D

      Sil
  9. Vişne.
    Mail adresini bulamamak beni çok üzüyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Webaa ^_^
      jelibonseverim__@hotmail.com adresine mail gönderebilirsin :)

      Sil
  10. Vişne'cim kusura bakma bu yorumda ağzımı açmak zorundayım.. Siktir et ya tebrik etmesinler ! Bence bundan zevk alman lazım.. Bu seni çekemediklerini gösterir.. Böyle durumlarda daha dik durman lazım. Yılbaşını ben de evde geçirdim kimse yoktu bi başımaydım.. Şu an hepimiz genciz evet biz de eğlenmek isteriz elbette ama her şey zamanla.. Sadece bizim için zaman kavramı biraz geç ilerliyo hepsi bu.. Bozma moralini..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama abi insan bekliyor böyle tebrik edilmeyi falan, ne bileyim garipsedim sadece. Öyle yapıyorum zaten. Artık dik durabiliyorum. Çünkü nasıl dik durulması gerektiğini öğrendim.
      Bu arada niye tek başınaydın ya üzüldüm bak :( Keşke yalnız geçirmeseydin. Zaman kavramı bazen de çok hızlı ilerliyor abi, yakalamıyorum.
      Bozmayacağım ^_^

      Sil
  11. Merhaba,

    Blogunu ilk defa okuyorum ve ilk okuduğum yazı da bu oldu. Samimiyet beni yorum yapmaya davet etti ve işte buradayım.

    Bir yerde şöyle bir şeyler okumuştum: İnsanlar doğum, ölüm, terfi gibi zamanlarda etraflarındaki insanların bu olaylara tanıklık ettiklerine dair onlardan somut şeyler görmek isterler. Bu insanın doğasında var olan "kabullenilme" iç güdüsüne aittir. Yani insan bu tür dönüm noktalarında var olduğuna tanıklık edenlerden birer "Görülmüştür." imzası istiyor.

    Ayrıca sosyal psikoloji dersinde şöyle bir şey öğrenmiştim: Kıskançlığın varolabilmesi için adayların kendilerini aynı amaca doğru hizmet ediyor olarak görmeleri gerekirmiş. Örneğin (acı ama doğru) en yakın arkadaşın, ya da kardeşin senin ulaşmak istediğin pozisyona, tıpatıp aynısına, senden önce ulaşırsa dahi içimizde kıskançlık belirtileri olabilirmiş.

    Şimdi bu iki gerçeği birleştirdiğimizde iş arkadaşlarının seni neden fotoğraf çektirmek için yanlarına çağırmadıklarını, neden terfi haberine sevinmediklerini, seni neden tebrik etmediklerini anlayabiliriz. En azından arkamızda bilimin gücü var, rahat olabiliriz.

    Son bir cümle daha; üniversiteye gideceksin, bundan emin ol. Yaşını bilmiyorum ama muhtemelen herkesin baba parasıyla okula gittiği zamanlarda sen kendi paranı kazanmaya odaklanmışsın. Şimdi de aldığın bu güçle çok daha rahat ilerleyebilirsin.

    Çok sevgiler,

    E.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Ezgi.
      Bloguma hoşgeldin :) Yazımı beğenmene sevindim. Vakit ayırıp okuduğun için de teşekkür ederim. Yorumun kesinlikle çok doğru. Bütün bunların mantıklı açıklaması ancak böyle olabilir. Ben bunu daha önce niye düşünmedim ki dedim yorumunu okuduktan sonra. Anladığım kadarıyla psikoloji okuyorsun. Bölümünün hakkını veriyorsun bence. Bak bu yorum sayesinde kendimi bir nebze olsun aydınlanmış gibi hissettim valla :D
      Her şeyin bir nedeni var desene. Demek o yüzden beni unuttular. Bilimin gücüne hayran kaldım.
      İnşallah dediğin gibi olur. Üniversiteye gitmeyi çok istiyorum. 19 yaşındayım. Nisan'da 20 olacağım :D Bu güç sayesinde okumayı daha çok istiyorum açıkçası. Okumak için de her yolu deneyeceğim.
      Aydınlatıcı bilgiler sunduğun için teşekkür ederim :)

      Sil
  12. O fotoğrafa girmemeyi falan okuyunca lise yıllarımı hatırladım Vişne. Benim de kalabalığın en arkasından sadece bir tutam saçımın göründüğü fotoğrafm çoktu o yıllarda. Tripler atar, surat asar kendimi de iyiden iyiye yıpratırdım. Ama aradan geçen çok kısa bir süre; 1-2 sene den sonra o kadar değiştirdim ki tüm bu davranışlarımı. Artık çok net. O fotoğrafta olmak istemiyorsam olmuyorum; olmak istiyorsam oluyorum.

    Bir de en önemlisi şu, yazıyı okuduktan sonra şöyle bir çıkarımda bulundum da, seninle bi ortak noktamız, var o da şu:

    Her konuda, her davranışta, olayda hep çevrende ki insanları düşünürsün, hep onlar için hayatı, o anı kolaylaştırmaya çalışırsın. Bunu öyle çok büyük eylemler olarak söylemiyorum. Yani çok küşük şeyler de olabilir. Mesela otobüste yanında ki tutunsun diye, önünde ki zımbırtıyı tutmaz eziyette yolculuğunu sürdürmeye razı gelirsin belki. Mesela yani. bunun gibi...

    Bunun sonucunda da insanlar da düşünce bekliyorsun. Ama olmuyor...
    Ben şunu hep söylerim ve dahi bir yazımda da dem vurmuştum: İnsan nankör bir yaratık...
    Sonra neden böyle yaptı, niye düşünmedi, niye böyle dedi, ayıp etti vs. diye kendimizi yer bitiririz.
    Bende durum böyleydi.
    Lisedeyken.
    :)

    Artık hayatı insanlara göre yaşamamayı fark ettim sanırım. Takmıorum artık. Bir insan yıpratıcı olaylarla karşı karşıya kaldıkça bağışıklık kazanıyor galiba :)

    "Diyeceğim o ki" diyip bir sonuca bağlayamıycam bu yorumu. :) bana eskileri hatırlattı yazı bende yazdım öyle :)

    kısaca ama; önemseme...

    bir de sen hangi d&r desin yav :)
    belki de geliyorumdur sizin oraya da :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lise yıllarında da birbirimize benziyormuşuz bence Erdi. Baksana ikimiz de fotoğraf yüzünden kendimizi yıpratmışız bir zamanlar. Ama bu yıpratma olayını aştık bence. İstediğim zaman o fotoğraf oluyorum diyorsun mesela. Bu önemli bir cümle. Buna karar verebilmen artık eskisi kadar üzülmediğinin işareti bence. :)
      Evet kesinlikle doğru. Mesela minibüste bir bayan tutunacak bir demir arıyorsa tuttuğum demirden vazgeçip başka bir demire tutunuyorum. Bunu içimden gelerek yapıyorum. Şimdi söylediğin zaman fark ettim bende :D
      İnsanlardan düşünceli olmasını beklemem bazen beni hayal kırılığına uğratabiliyor. Her insan nankör değil bence ama çoğu nankör oluyor. Özellikle lisedekiler.
      O farkındalık şu sıralar bende de oluştu biliyor musun. Daha düz bakıyorum artık çoğu şeye. Sanırım değiştim. Kesinlikle öyle, bağışıklık kazanıyoruz istemden de olsa.
      Önemsememeye çalışıyorum elimden geldiğince ama bazen bu önemsemediğim şeyler üzerime üzerime geliyor; kaçamıyorum. Sonra böyle depresiflik kokan yazılar yazıyorum. Hangi D&R'da olduğumu söylemeyeceğim.Gizli kalmasını istiyorum :D Ama sana mesaj atacağım :)

      Sil
  13. Bu yazı tek kelimeyle "şahaneeeeee!" Geç de olsa iyi yıllar :)) Anneanne evini bende senin gibi hiç bir şeye değişmem!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim beğenin için :)
      İyi yıllar diliyorum.
      Annaanne evinin sıcaklığı hiçbir yerde yok. Bunu bilir bunu söylerim :)

      Sil
  14. Merhaba Vişne Çürüğü. Bu benim Senin bloğunda yazdığım ilk yorumum. Haftalar önce sitende yer alan bir yazı dolayısıyla tesadüfen rastlamıştım bloğuna. "Beklentiler Sadece Üzer" başlıklı yazında da belirtmişsin: 'ne kadar beklenti içerisine girmezsen, hayal kırıklığına uğrama ihtimalin o kadar az olur.' Yılbaşı akşamı fotoğraf çektiren arkadaşlarının Seni yanlarına çağırmamalarına üzülme! Bu olayı onların gerçek yüzlerini gösteren ve Seni uyaran bir işaret olarak düşün. İnsan sadece maddi bir varlık değildir; hisleri, duyguları ve düşünceleri ile bir bütündür. Hayalleri ile beraber yaşar insan... Üniversiteyi kazanacağına inanıyorum ben. Ayrıca işinde sahip olduğun yeni pozisyondan dolayı tebrik ediyorum Seni. Hakettiğin daha yüksek yerlere geleceğine inanıyorum. Ve Allah Seni ailene bağışlasın...

    YanıtlaSil
  15. Kuzum!
    Zaman iste insandan neler alip goturuyor ama ben bu Visne'yi daha bir cok seviyorum inan. Hani daha bir olgun daha bir gercekci gibi geliyor. Gulumsemeye gelince...
    O cumle beni cok yaraladi ama kuzum her bir sene sonra daha da bir farkli hissedeceksin.Yasam iste.
    Ve -seni sessiz sessiz takip eden,hastaliktan basini kaldirip da yorum yazmayi unutan- arkadasini roportajinda unutmayip adina degindigin icin sonsuz tesekkur ederim,cok onure oldum.

    xoxo

    YanıtlaSil
  16. Yalan söyleyemem yazını baştan sona okuyamadım oldukça uzun geldi..Her gün çok uzun yazılar okuyorum, sadece birkaç cümleni gördüm de oldukça samimi geldin bana..Öncelikle terfin hayırlı uğurlu olsun..
    Sen, sen ol..gerisini boşver derim ben:)
    sevgilerimle..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe