Mücadele edemiyorum artık..

Cumartesi, Şubat 16, 2013

Birkaç gündür kendimi sorgularken buluyorum. Durmadan birilerini ya da bir şeyleri sorguluyorum. ''Neden böyle oldu? Bunu hak edecek ne yaptım?'' tarzında kendi kendime soru sorup duruyorum.
  Bir keresinde iş çıkışında yolda kendi kendime konuşurken yakalandım. Yanımdaki müşterisini bekleyen taksi şoförü bana bakınca sustum tabi. Korkma canım delirmedim ama delirmeme az kaldı diyebilirim.
  Kendi kendime pek fazla konuşmam esasında. Sadece sinirlendiğimde ya da üzüldüğümde konuşurum. Son birkaç gündür liseden arkadaşlarımla karşılaşıyorum iş yerinde. Aramızda sanki kocaman bir buz dağı var ve ben onlara artık ulaşamayacağımı hissediyorum. Neden böyle hissettiğimi bilmiyorum ama artık sanki her şey eskisi gibi değil gibiydi. 
  En yakın arkadaşım bana yabancı gibi bakıyordu mesela onunla konuşurken. Bunları insan hisseder. Belki söylemez ama hisseder. İş yerinde bu durumu çok hissediyorum biliyor musun. İstenmediğim çok belli oluyor. Neden böyle oluyor anlamıyorum. 
  Bazen lanetlenmiş gibi hissediyorum kendimi. Etrafındaki herkese mutsuzluk bulaştıran lanetli biri. Baksana herkes giderek benden uzaklaşıyor. Dün çok kötü bir gün geçirdim ve aynı zamanda Aylin'in doğum günüydü. Telefonumda onun adını görünce mesaj atasım geldi. İçimden birkaç hüzün dolu cümle söyledim. Halbuki onun doğum günüydü ve ben kendi sorunlarımı anlatarak onu daha çok üzüyordum.
  Kendimi bencil hissettim o an. Onun doğum günü olduğunu tamamen unutmuşum. Ya iş yerinde o kadar çok yoğunum ki artık hangi günde olduğumuzu bile şaşırıyorum. Her sabah '' Acaba bugün kaçta iş başı yapıyorum, yoksa geç mi kaldım'' diye soruyorum kendime.
  Dün Çikilop ile bağlarımız koptu sanırım. Dershanedeki en yakın arkadaşlarımdan birini de böyle kaybetmiş oldum. Kendisi bir Fast Food şubesinde müdür. Çalışanları bana saygısızlık yapıyordu. Onu gördüğümde hep sarılırız mesela. Çalışanları bu durumu çok kıskanıyordu. Bu yüzden beni çekemiyorlardı. Bir gün siparişimi alan kız bana bakarak '' Şunun menüsünü hazırlasana'' dedi.
  Benim şalterler arttı tabi. Sinirli olunca bambaşka birine dönüştüğümü sana söylemiştim. Çikilop orada olmasına rağmen hiçbir şey demedi sadece yüzüme baktı. Oysa beni savunmasını istemiştim. Ama yapmadı, sadece sustu. Ben tabii karşılık verdim. Karşılık vermeden duramazdım. ''Ben şu değilim, benim bir adım var. Bilmiyorsan beyefendi ya da müşterimiz diyebilirsin. Sana saygı öğretilmemiş anlaşılan'' diye çıkıştım. Bu bana yapılan saygısızlık değil de nedir allasen?
  O gün bu durumu ona söyledim ''Çalışanların niye bu kadar laubali, müşteriye saygı nedir bilmiyorlar galiba'' dedim ama hiçbir şey söylemedi. O akşam sinirlenip merkezine mail attım, şikayette bulundum. Şikayetimi dikkate aldılar sanırım, çünkü Çikilop bana mailimi çekmem için ısrarda bulundu. ''Senin yüzünden işimden olacağım'' tarzında bir şeyler dedi. Ben bu durumda haklıyken haksız durumda düştüm. Herkes hatasının bedelini ödemeli. Ben hatalıysam ben de ödemeliyim. O, o anda hiçbir şey söylemedi. Söylemesi gerekiyordu. Belki bu yaptığım sana yanlış gelebilir ama o çalışanların bana karşı olan davranışlarını görseydin bana hak verirdin. ''İstersen sen de benim için mail at, umrumda değil'' dedim, ''Ben gaddar değilim'' dedi. Bak görüyor musun nasıl da suçlu oldum hemen. Ya en azından ''Ben ona kızarım sen takma'' deseydi. Hiçbir şey demedi. En çok da bu koydu zaten. Artık konuşmuyoruz. Konuşsak da eskisi gibi olamayız zaten.
  Saygısızlığa tahammül edemiyorum. Hayatta en önem verdiğim şey bu sanırım. Saygı çok önemli. İş yerinde dergi bölümünde çalışan arkadaşım davranışlarımı eleştirdi geçen gün. ''Biraz erkeksi ol, cümle sonlarında ya deme mesela.'' dedi bana yemek yerken. İçimin ne kadar çok yandığını anlatamam. O an yemeğimi yarıda bırakmak zorunda kaldım. Resmen hakaret etti bana. Ben normal biriyim. Beni tanıyanlar bunu bilir ama bu sözler ağırıma gitti. Davranışlarım hakkında böyle söylemesini hazmedemedim. Onu hayatımdan çıkardım ve artık hiç konuşmuyorum. 
  Eğer sen birini seviyorsan onu öyle kabullenmelisin. Feminen ya da efemine birisi değilim korkma. Sadece kızlarla iyi anlaşmamın doğurduğu sonuçlar bunlar. Bir de kıskançlık var tabi. Eğer sende bana böyle şeyler söyleyeceksen baştan söyleyeyim seninle aramdaki bağların hepsini koparırım. Çünkü ben artık yara almak istemiyorum. Çünkü artık yaralarımı tek başıma saramıyorum, daha fazla darbe alamam. Çünkü ben aldığım yaralarla başa çıkamıyorum artık.
  Ben nasıl kimseye şöyle ol böyle ol diye tavsiyede bulunmuyorsam kimse de bana bulunamaz. Konuşmalarımı sevmiyor musun konuşma öyleyse abicim, dert değil. Arkadaşsızlığa alışkın bir bünyeye sahibim nasılsa. Ama arkadaşım olup bana böyle şeyler söyleme. Işık hızıyla senden soğurum. Biraz tuhaf gelebilir ama ben böyle bir insanım. Çabuk karar veriyorum. En son platonik aşkımın beni Facebook'ta sildiğini öğrendiğimde ağlamıştım, delicesine hem de. Ondan sonra kimse için üzülmedim. Kendim için üzüldüm daha çok.
  Bir zamanlar çok yakın olduğun insanlar gün gelir sana yabancı kesilir derlerdi de inanmazdım, doğruymuş gerçekten. Neden Aylin'e o an mesaj attım. Çünkü beni o an anlayabilecek tek kişi oydu. Ki o gün telefonla aradı beni. Sesini duyduktan sonra daha iyi hissettim kendimi. Neden böyle oluyor anlamıyorum. Neden insanlar birbirine yabancılaşmak zorunda? Bazı şeyler neden eskisi gibi durmuyor yerinde? Arkadaşlık kavramına n'oldu?
  Her gece başımı yastığa koyduğumda ''Acaba benim hayatım neden bu kadar boktan'' diye düşünüyorum. Ve cevabı bir türlü bulamıyorum. Aileme olan güvenim de kalmadı. Bütçe sıkıntısı çektiğimiz halde mutfağı tamir ettirdiler. Benim üniversite için biriktirdiğim paranın bir kısmını verdiler. Annem bir sabah ''Baban senin bankaya yatıracağın paranın bir kısmını istiyor. Bende vermek durumunda kaldım, para yok biliyorsun. Maaşımı alınca ben üstünü tamamlarım yavrum üzülme sen'' dedi. O gün ruh gibi dolaşıp durdum evde. Biriktirdiğim parayı nasıl olur da verirler ya. Ben o para için günlerce çalışıyorum. 
  Rihanna konserine bilet almak istiyorum mesela. O konsere gitmeyi, Rihannayı görmeyi çok istiyorum ama param yok. Niye? Çünkü aileme veriyorum paramı. Niye? Çünkü geçim sıkıntısı eğlenmekten daha önemli. Sanırım bunun adına sorumluluk deniliyor. Maaşım yetmiyor hiçbir şeye. Anneme kıyafet bile alamadım. Geçen gün temizlik yaparken fark ettim eşofmanının çamaşır sulu olduğunu. Nasıl üzüldüm anlatamam. ''Ulan salak Vişne, bir annene eşofman alamıyorsun, utan be utan'' diye içimdeki ses bana kızıyordu.
Niye böyle oluyor anlamıyorum. Hayatım neden mutluluğa doğru akmıyor. Sanki fırtınaya kapılmışım ve gemimi kontrol edemiyorum. Fırtınaya kapılıp gidiyorum bir bilinmezliğe doğru.
Bu fırtına ne zaman diner bilmiyorum.
Mücadele edemiyorum artık.
Mutsuzluktan nefes alamıyorum.
Gerçekten.
Bu da şarkımız olsun.

You Might Also Like

27 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Bi gün cıvıl cıvıl bir yazı okumak istiyorum artık senden. Böyle umut dolu, koy götüne gitsin tarzı, kesseler acımaz içerikli falan.

    Yakıcam senin o gezegenini ben. Ne dangalak insanlar var çevrende ya. Enee.

    Bak bi de kendimden söyleyeyim sana; yaşıtlarım evlendi, sıçar gibi doğurdu, 2-3 yıldır çalışıyorlar. Ben hala daha öğrenci, ne olacağım belli değil falan. Daha 6 ay öncesine kadar üzülüyordum bu duruma ama şu an öylesine mesudum ki Vişne. Ulan çalışmak ne zor işte görüyorsun. Öğrenciliğin gözünü seveyim. Dert yok tasa yok sorumluluk yok, son dönemimi doya doya yaşamaya kararlıyım. İşten de ayrıldım. Bir stajyer olarak yöneticime de gideri yaptım, ardıma da bakmadım, sümüğümü bile fıydırmadım paçozlara. Şimdi onlar düşünsün. HUH.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Leah valla ben de şöyle şen şakrak bir yazı yazmak istiyorum ama olmuyor ya. O kadar çok deniyorum ki anlatamam. Ama etrafımda o kadar kötü şeyler oluyor ki bu ister istemez yazılarıma da yansıyor. Niye böyle oluyor anlamıyorum.
      Kesinlikle katılıyorum. Öğrenci olmanın rahatlığı hiçbir şeyde yok. İnsanların gözüne çok batmıyorsun en azından. Kesinlikle Boğaziçi'nin tadını çıkar derim. O okul kadar güzel bir yer var mı ya.
      Senin kadar rahat olmayı çok istiyorum ya. Ne kadar güzel bir şey bu.
      Cümlelerin bana güç verdi, teşekkür ederim güzel insan ^_^

      Sil
  2. Boş teselli sözleri söylemeyeceğim, zaten beceremem. Zaten sana bir faydası olmaz ve yapmacık gelir. Sadece işler bazen yıllar boyu ters gidebilir, yalnızlaşabilirsin ama sonra düzeliyor her şey. Birden bire sen ne olduğunu bile anlamadan düzeliyor hem de. Buna inanmak çok zor farkındayım ama biraz umuttan başka ne kaldı ki şu hayatta elimizde?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umut etmeye çalışıyorum ve bunun için çaba sarf ediyorum ama insan bazı şeyleri yitirince umut artık onu teselli etmeye yetmiyor. Sanırım ben o noktayım. Düzelecek düzelecek diyorum ama yok, olmuyor. Nerede hata yapıyorum bilmiyorum ama umarım dediğin gibi olur her şey
      Bu sözler bile teselli ediyor beni, teşekkür ederim :)

      Sil
  3. Sen erken büyüyenlerden, erken olgunlaşanlardansın Vişne.
    Üzülme.
    Bu sene istediğin yeri kazan ailen elbet destek çıkar sana. Ben böyle düşünüyorum. En azından böyle düşünüp senin için olumlu şeyler iletmeye çalışıyorum evrene.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım ailem bir şeyler başarabileceğime inanmıyor weba.
      Bunu fark ettiğimde kendimi kötü hissetmiştim.
      Sanırım bazı değerler artık yok oluyor ya da ben değişiyorum.
      Keşke erken olgunlaşmak zorunda kalmasaydım. Keşke.

      Sil
  4. Bence git bankada hesap açtır. Bir kısmını ailene ver bir kısmı bankaya bir kısmı da sana.
    Belki azar azar düşecek ama birikince işe yarar hale gelecek.
    Aslında sana söylemek istediğim çok şey var Vişne.
    Ama susacağım şimdilik.
    Görüyorsun ya söyle söyle bitiremiyorum :) Gevezeyim :)
    Yalnız konuşmayı isterim seninle bir ara uzun uzun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bankada hesabım var zaten Gece :)
      İşe başlarken açtırmıştım, her ay maaşımın bir kısmını oraya yatırıyorum, kendime kitap alıyorum geri kalanı ise anneme veriyorum.
      Benim bozulduğum nokta, bankaya yatırdığım paradan alınması. O kadar hesaplıyorum sonuçta ya
      Bak yine aklıma geldi iyice üzüldüm.
      Susma ya söyle, ben yorumlarını çok seviyorum ^_^

      Sil
  5. blogumu okursan karamsarlıkta bir rakibin olduğunu göreceksin :) şaka bir yana hayatını yoluna koyabilmek için önce zihniyetini değiştirmelisin, her şeyin ne kadar boktan olduğunu rahatlıkla farkedebileceğim bir hafta geçirdim, kendimden biliyorum. olumlu düşünmekten ve çabalamaktan vazgeçmemelisin! önce kendini sonra başkalarını oldukları gibi kabul edersen daha az incinirsin...mutlu olmak hakkın, bu yüzden de birazcık çabalamalısın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karamsarlık konusunda rakibimin olduğunu hiç düşünmemiştim. Her insan az biraz karamsar bence. Sadece bu durumu açığa çıkarmak istemiyorlar. Ben açığa çıkarıyorum çünkü içimde tuttukça bu bana daha çok zarar veriyor kızılcık.
      İnan her yolu denedim, o kadar çok çabaladım ki çabamın sonucunu hiç alamadım.
      Pes edeyim bari dedim onda da işler rayına oturmadı.
      Sanırım beklentilerim yüzünden bu haldeyim ben.
      Teşekkür ederim. Sen daha çok mutlu ol benden emi :)

      Sil
  6. ah vişne ah.
    Babana ne kadar çok kızıyorum bir bilsen.
    Verme para boşver diyeceğim ama annene kıyamıyorsun haklı olarak - kimse kıyamaz -
    Bende çoğu şeye annem yüzünden katlanıyorum.
    Mevlananın bir sözü var çok severim.

    Biliyorsundur sen ama ben yine de söylemek istedim.
    Bazen vazgeçtiğimde, üzüldüğümde, artık yapamıyorum dayanamıyorum dediğimde aklıma gelir.
    ve toparlarım kendimi.
    Herkes hayatında her zaman olacak diye birşey yok.
    Üzülerek söylüyorum ki ben arkadaşlarımla hiç 1 yıldan fazla zaman geçiremedim. Hep birşeyler oldu,araya girdi. Şimdi sanki düzeliyor gibi ama ben kendimi hemen hah oldu düzeldi herşey moduna sokmuyorum. Biraz saçma gelecek ama sanki onu dediğim zaman herşey yok olacakmış gibi.
    Yorumumu dikkate alır mısın bilmem ama birbirimize dua edelim derim ben.
    Sen bana, ben sana dua edelim. Başkası senin için dua ederse kabul olması daha çabuk olurmuş.
    Biz dershanede böyle birşey yapmıştık. Herkes istediği fakülteyi, adını filan yazdı bir kağıda. Öyle dua ettik. İnşallah kabul olur.
    Kendine iyi bak Vişne.
    Herşeyin iyi olacağına inan ve her zaman dua et.Mutlaka!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa ne kadar iyi bir yöntemmiş bu ya. Hiç aklıma gelmedi valla :D
      Babamın bencil oluşuna, beni önemsememesine kızıyorum daha çok. Bir insan evladının geleceğini hiç mi önemsemez ya, aklım almıyor.
      Niye böyle oluyor ki? Araya zaman girdiği zaman arkadaşlık büyüsü mü bozuluyor acaba. Keşke böyle olmasa ya. Ne bileyim insan üzülüyor bir bağlamda.
      Ne kadar düşünceli davranış sergilemişsiniz
      Valla bravo!
      Tabii ki edelim, hem böylece daha çabuk mutluluğa erişiriz :)

      Sil
  7. O kadar kötü oldum ki şu yazını okurken. Gözlerim doldu hala dolu. arkada kıpır kıpır müzik çalmasına rağmen. Yazılarını okurken hep böyle oluyor. Ciddi ciddi üzülüyorum. Bir kaç ay sonra çevrenden uzaklaşırsan her şey tam tersine dönebilir. Çok yalnız olduğun bir anda çevren insanla dolabilir. O kadar güzel oluyor ki. Benim süpriz olarak ilk defa doğum günüm bu yıl kutlandı mesela. Niye yurt değiştirdim ve bir baktım etrafımda o kadar çok insan var ki şimdi. Eminim senin de öyle olacak. Bunu gerçekten en içten dileklerimle istiyorumm.. :)
    Kendine iyi bak vişne..
    Arada gülümse..
    Bir de çilekli milka ye.Tavsiyen üzre yedim ve o çikolatayı hiç kimseyle paylaşmamaya karar verdim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya sen üzülme boşver bu mutsuzluklarımı. Böyle söyleyince kendimi daha kötü hissediyorum. Sanırım üzüntüm yazılarıma yansıyor, bilmiyorum. Süpriz doğum günlerini çok severim. Geçen sene benim için de yapmışlardı. Çok mutlu olmuştum. İnsan gerçekten kendini çok mutle hissediyor.
      Sen de kendine iyi bak.
      Ve afiyet olsun. Çilekli Milka başkadır, diğer çikolatalara benzemez.
      Yaşasın bir Çilekli Milkasever daha katıldı aramıza..
      Kulübe hoşgeldin ^_^

      Sil
  8. Çevrendekilere güvenme,yalnızca kendine inan vişne.Sen her ne kadar yazılarını umuttan yoksun yazsan da istediğin şeyleri bir gün başaracaksın.Sadece sen kendine güvenme de tereddüt ediyorsun,önce çevrendekilerin sana inanmasını bekliyorsun.Yani en azından benim izlenimim bu şekilde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendime inanmakta zorluk çektiğim zamanlar oluyor. Tıpkı şimdi olduğu gibi.
      İnan bunun için çok uğraşıyorum ama bir yerde takılıp kalıyorum Liss
      Evet sanırım bunu bekliyorum ama hiçbir şekilde yanıt alamıyorum.
      Doğru bir izlenim :)

      Sil
  9. herkezın bır hıkayesı var bızımkı senınle daha yakın sankı bazen sorumluluklar bogar insanı.hayal bile etmek istemezsin cünki onlar daha cok acıtır canını.sabretmek bıle zor gelır bazen.ama sunu unutmakı hep sükredecek hallerımız vardır bizi hayatta tutacak.bende aıleme karsı aynı seylerı düsünüyorum.herseyımı onlara verdım ama mutlu olmadılar sustum ve kabullendım.bırgun bır mucize olur kimbilir

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keşke böyle olmasa ya. Bazen hayatın adaletsiz olduğunu düşünüyorum biliyor musun.
      O mucize bir türlü gerçekleşmiyor ama
      İşin en kötü tarafı da bu zaten ya.
      Ömrümüz hep beklemekle geçiyor.

      Sil
  10. İlk kez bir yazını okuyorum ve sahiden oldukça kırılgan ve yanlış anlaşılmaya müsait bir yapın var gibi geldi. Ve köşelerin keskin. Birini hayatından -kuralların doğrultusunda- çabucak silebiliyor ama neden böyle oldu diye de üzülebiliyorsun. Mesela Çikilop'tan duymak istediklerini duyamadığın için oldukça kırılmışsın. Çikilop'a "Sen benim arkadaşımsın ve orda bir mevkiye sahipsin, ben de senin arkadaşınım onlar bana -sadece müşteri dahi olsam- saygısızlık yaptılar. Senin bir şeyler söylemeni bekledim ben." deseydin keşke. Ya da yemekteki arkadaşlarına "Sen de böylesin mesela ama ben seni olduğun gibi seviyorum, ben de böyleyim işte eğer arkadaşsak senin de beni böyle sevmen gerekir" deseydin. İlişkilerin bir şekilde bozulabiliyor ve sen hem kırılan hem de içinde bir şeyler kalan taraf oluyorsun. Kimseye bunları söylemediğin için de için içini yiyor ve kendinle konuşuyorsun mütemadiyen.
    Ailen konusunda "Ben onu biriktirmek için ne kadar çalışıyorum, neden durduk yere masraf çıkarıp paramı alıyorsunuz sanki" diyemezsin elbet. Ama yorumlarda dendiği gibi eğer kazanırsan onlar sana destek olacaklardır, olmasalar ne olacak hem. Sen zaten çalışıyorsun, çalışıp da okuyabilirsin. Ailen sana inanmasa da olur, onlar için kazanmayacaksın ki. Elimden geleni yaptım ben demek için çalışacaksın. Kendine bir iyilik yap ve parasız, belki arkadaşsız, ailesiz de mutlu olmayı dene. Sağlıksın. Arkadaş çevresi o kadar değişebilen bir şey ki. Önemli olan üniversite ve sonrası. Baksana biz senin yanındayız. ^_^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şaka kaldırmayan bir yapım var. Yani o kadar kırılgan değilim, sadece beklentilerimi yüksek tutuyorum. Tek yanlışım bu sanırım. Kesinlikle öyleyim. Çabucak silebiliyorum bu tarz bir şey olduğunda çünkü böyle yapmazsam daha kötü olacağımı biliyorum. En çok ben yaralanıyorum çünkü. O an orada bunları söylemedim yazımdaki cümleleri söyledim ama dediğin cümleleri sarf etmedi bana. Kesinlikle öyle. Kendi kendimle konuşmanın sebebi bu olabilir Nilüfer.
      Bu söylediklerin imkansız gibi görünüyor ama deneyeceğimi bilmeni isterim.
      Teşekkür ederim desteğin için, destekleriniz için.
      Buradaki arkadaşlarım olmasa halim n'olurdu onu bilmiyorum.
      Bu yüzden buradaki arkadaşlarımı çok seviyorum ^_^

      Sil
  11. feminen ol öylesin zaten bu kötü bir şey değil vişne. toplumun biçtiği gibi erkek olmak zorunda değilsin yeri gelince sen erkeksen ben değilim diyebileceksin ya diyorsan o varken birde ayol de, o zaman çatlasın sinirinden. yapma lütfen toplumun belirlediği erkek olmak zorunda değilsin olma da.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Feminen birisi değilim. Beni tanıyanlar bunu bilirler Bulut. Beni yeteri kadar tanımıyorsun.
      Ben tavrımı o an net bir şekilde ifade ettim zaten ve aramdaki bağları kopardım. Çok da rahatım açıkçası. Çünkü böyle durumlarda bağları kestirip atmak her şeyden daha iyi oluyor.
      Kadını ya da erkeği tek kalıp altına sokan insanları ben de sevmiyorum.
      Bu konuda sana katılıyorum. Kimse bir kalıba sığmak zorunda değil :)

      Sil
  12. vişne senin bu hallerini benim o dönemlerdeki halime benzetiyorum. bazen önceliğin kendin olmalı. zamanla her şey yoluna girer. sıkıntılara çok fazla önem verme. bazı şeyler çok gelip geçici. mesela benim 15 yıllık arkadaşımla sebepsiz aramız açıldı.her zaman zorluklarla karşılaşıyoruz ve karşılaşacağız ama bu her zaman her şey kötü olacak anlamına da gelmez. İnşallah güzel haberlerini de duyarız burdan.

    YanıtlaSil
  13. Seninde bu şanssızlığın çok üzücü vişne ya. Hep arkadaşlarından darbe alıyorsun, yazılarını okudukça eski günlerim aklıma geliyor. Bende hep günah keçisi olurdum ta ki artık onları önemsemediğimi anlayana kadar. Ondan sonra zaten hayatımda dostum diyebileceğim kimse olmadı. Yazını okuyunca bana yapılanlar geldi aklıma, sende önemsememeye çalış bu onların ayıbı onların sahteliği. Kimse senden değerli değil..

    http://nohuttanask.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  14. mrb Vişne çürüğü. bende seninle aynı durumdayım. yazında kendimi buldum. bence ince fikirli bir insansın. bunu törpülemen gerek. herşeyi kafana takıyorsun. bu da seni kırılgan yapıyor. bende aynıyım.
    mesela sabah işyerinde günaydın desem cevap vermeseler kırılırım. saçma tabi. çünkü karşındaki insanın ruh hali nasıl bilemessinki.
    bir de üniversite için para biriktirmen ne güzel. ama unutmaki aile herşeyden önce gelir. ben üniversitedeyken ailemin durumu çok kötüydü. hatta okulu bile bıraktım. ailemin yanına dönüp işe girdim. destek oldum. babam tutumlu bir insandı. benden para istiyordu. çünkü ben savurganlık yapıyordum. sonradan öğrendimki verdiğim paraları benim için biriktirmiş :( dört yıl önce babamı kaybettim. şimdi keşke yaşasaydı da bütün gelirim onun olsundu. yani ailene kızma, onlarda seni büyütüp bu yaşa getirmek için kimbilir ne sıkıntılar çekti.
    sevgiler...

    YanıtlaSil
  15. Vişne, çok hassas bir insansın. Bunca şeyin arasında kendi isteklerini, hayallerini bir kenara bırakmışsın. Ama hayat çok kısa, zaman çok hızlı. Zaman kaybetmeden isteklerinin bir listesini yap ve kendin için bir şeyler yapmaya başla. Yoksa ilerde pişmanlığını çok yaşarsın.

    YanıtlaSil
  16. Dilerim hakkınızda her şey daha iyiye gider. Benden de bir hayat hikayesi gelse kabul eder misiniz?
    http://whatsup-arizona.blogspot.com/2013/03/joseph-merrick-sayg.html
    ayrıca mindmapinspiration.com adresine bakmanızı tavsiye ederim. :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe