Vişne'nin Xbox ile imtihanı..

Cumartesi, Şubat 23, 2013

Küçüklüğümden beri dans konusunda yetenekli olduğumu söylerler. Bu konuda iyi olup olmadığımı tam olarak kestiremiyorum çünkü dans ederken kendimi göremiyorum. Kimse dans ederken videomu çekmediği için nasıl dans ettiğimi görmedim. 
 Zaten kendimi kamerada izlemeyi pek sevmiyorum. Sanırım kendimi hiç izlememek daha iyi. Yani dansı akışına bırakıp öylece hareketlere uymak daha keyifli oluyor.
 Kekliklerim, birkaç haftadır mağazamızda Xbox standı var. Bilmeyen varsa söyleyeyim Xbox bir çeşit oyun konsolu. Hareketlerinizle oyunlara yön veriyorsunuz. Tam anlamıyla oyunun içinde oluyorsunuz yani. Playstation'dan çok daha iyi bir uygulama bence. Fiyatı çok pahalı tabii ama aldığınız keyfe değiyor açıkçası.
 Stant kurulduğundan beri oraya olan ilgi arttı. Olay şu; Bir ekran var. O ekranda korografi eşliğinde belirlenmiş şarkılar var. Siz kolaylık derecesine bağlı olarak şarkı seçip, ekranda oyuncu hangi hareketleri yapıyorsa onu yapıyorsunuz. Sağ kolunu havaya kaldırıyorsa siz de kaldırıyorsunuz aynı anda. Bir yandan zor bir yandan eğlenceli. Takip etmeniz gerekiyor korografiyi yoksa işin ucu kaçıyor. Dansçı bir kız var, çok iyi oynuyor. Çoğu insan kızı izlemeye geliyor. Tabii biz de mağaza çalışanları olarak kızı izliyoruz. O kadar iyi yapıyor ki dansı insan hayrete düşüyor. '' Ya bu kız dans edebiliyorsa biz niye edemeyelim ki?'' diye düşünüp durduk. 
  Çoğumuz kızın dansını beğendi. Kızı beğenen erkek arkadaşlarım da vardı tabii. Kızı süzmekten dansını bile doğru düzgün takip edemediler. Bende bir yandan işimi yapıyorum bir yandan da o tarafa bakıyorum, aklım orada çünkü. İlkokulda dans etmişliğim var ama o denli önemli bir olay değildi. 
 Neyse bu dans oyunu Xbox'ın bir alternatif oyunu. Çeşit çeşit oyunları var. Bowling oynayabiliyorsunuz, tenis oynayabiliyorsunuz. Fiyatı 1250 lira olunca çoğu müşteri geri adım attı tabii. Yani çok param olsa ben alırdım herhalde. O derece güzeldi.
 Sanırım maddi durum insanın hayatına kalite sağlıyor. Yani çok paranızın olduğunuzu bir düşünsenize. İstediğiniz her şeyi alabilirdiniz. Şık elbiseler, güzel kokan parfümler, birbirinden güzel çantalar.. Ama tabi parası olup da mutsuz olan insanlar var. Bunun bilincindeyim. Aman siz onlardan olmayın. 
 Mutsuz insanları gözlerinden tanıyabiliyorum sanırım. Mesela mağazada zengin bir ana- oğul görüyorum. Kadın oğluna karşı aşırı ilgisiz. Bu durumu pahalı ürünlerle telafi etmeye çalışıyor. Çocuk durumdan memnun değil aslında ama idare ediyor. Çocuğun gerçek ihtiyacı sevgi aslında ama annesi bunu ona veremiyor. Ben bu tabloyu gördüm, çocuk için üzüldüm tabii. 
  Geçen gün mağaza kapandıktan sonra xbox standına geçip dans müziği seçmeye başladık.  O sırada tabii yanımızda mağaza yöneticisi, yardımcısı, mesai arkadaşlarım ve ben vardık. Ben biraz heyecanlıydım. Ben normalde topluluk içerisinde dans edemem. Mesela müşteri olarak mağazaya gitsem ve o standı görsem dans etmek için yanıp tutuşurum ama edemem.  Utanırım çünkü. 
  Ama artık utanmıyorum. Sanırım olgunlaşmanın getirilerinden birisi de bu; Özgüven. Eskiden bu kadar dik durmazdım. Çalışmak kendime olan güvenimi de sağlıyor aynı zamanda. Arkadaşım Gangnam Style şarkısını seçti. Bi kere ben bu şarkıya ısınamadım. Eğlenceli eyvallah ama bu şarkıyı günde 1354324135 kere dinleyince boku çıktı. Abi her insan bu şarkıyı seçer mi ya. O kadar çok dinliyoruz ki mağazanın içerisinde artık Gangnam dansı ederek çalışacağız. O derece ezberledik artık.
  Başlangıçta hareketleri doğru yapamadım çünkü daha önce hiç oynamamıştım. Arkadaşımla birlikte oynadık. Hareketleri aynı anda yapamadığım için puan alamadım tabii. Her bir doğru hareket size puan kazandırıyor oyunda. Hareketleri doğru yapamadık ama çok eğlendik. Kendimi hiç bu kadar hafif hissetmemiştim.
 Mağazadaki kız arkadaşımla başka şarkı seçip dakikalarca dans ettik. Bizim için saatin bir önemi yoktu çünkü çok eğleniyorduk. Geri kalan kısım televizyondan maç izliyorlardı. Ben maç izlemek yerine dans ettim. Maç izlemek elbette keyifli ama dans etmek kadar mutlu etmiyordu beni. Yoksa arkadaşlarımla maç izlemişliğim de vardır.
 Biz arkadaşımla kendi halimizde bir süre dans etmeye devam ettik. ''Allahım kendimi hiç bu kadar mutlu hissetmemiştim. Dans etmek gerçekten şahane bir olay'' demiştim içimden. Arkadaşlarım çok iyi dans ettiğimi söylediler. Kız arkadaşım için ''Odunsun kızım sen azıcık hareket etsene, bak puan kaybediyorsun'' dediler. Ben tabii açık ara farkla yendim. 500-100 sonucunu alarak onu yendim. O 100 puanda kaldı resmen ya ahahaha.
 Korografi eşliğinde dans etmek çok eğlenceli. Hem disiplin gerekiyor hem de odaklanmak gerekiyor. Ulan hayat zenginlere güzel valla. Bu alet benim evimde olsa evden dışarı çıkmazdım ya. Sürekli dans ederdim deli danalar gibi. Kilo vermek amacıyla da iyi bir alternatif aynı zamanda. Aşırı kalori yakıyor.
  İş yerinden çıktığımda saat epey geç olmuştu. Sırtım su içindeydi. O kadar oynamışım ki saatin ilerlediğini bile fark etmemişim. Kendimi o an çok rahatlamış hissettim. Bu bir nevi deşarj gibi bir şey oldu. Kendimi çok enerjik hisssettim. O an, her şeyi başarabilecekmiş gibi hissettim. Gökyüzüne baktığımda huzur dolu olduğumu hissettim. Bu benim için şahane bir andı.
  İş yerinde eskisi kadar sorun yaşanmıyor. Dans ettiğimizin ertesi günü üst kademedeki sorumlu '' Mağaza içerisinde dans ettiğinizi gördük kamerada. Kamera hepsini kaydetmiş. Arkadaşlar mağaza çalışanlarının dans etmesi yasak. Eğer tekrar olursa başınız belaya girebilir, dikkatli olun.'' diye keyfimizin içine etmeye çalışsa da ben aldırmadım ve gülümsedim. Bana gülme dediyse de aldırış etmedim çünkü keyfimi bozmak istemedim. Keyfimi kaçırmayı başaramadı anlayacağınız. Kamera görüntülerimi ben hariç herkes izledi ve güldüler. ''Vişne seni kameradan gördük. Gangnam dansını becerememişsin ama ondan sonra iyi dans etmişsin'' diye söylemler işittim. Bu hoşuma gitti açıkçası. 
  Bugün üst departmandaki sorumlu alınganlığımı fark etti. Ve bana '' Şu an yaptığın çok zor bir şey. 19 yaşındasın, burada çalışmak senin için büyük bir tecrübe. Bu hayatına çok şey katacak. Vazgeçmemelisin, iş gereği ezileceksin ama aldırma. Çünkü bu seni daha iyi yerlere taşıyacak. İşini ne kadar çok sevdiğin ortada. Kendini hırpalamaktan vazgeç artık'' tarzında şeyler söyledi.
 Benden memnunlar mı değiller mi onu kestiremiyorum. An geliyor ''Benim burada ne işim var?'' diyorum, an geliyor '' Bu kalabalığı seviyorum bana mücadele etmeyi hatırlatıyor'' diyorum. Kuruntularımdan sıyrılmaya çalışıyorum. Ve buraya mutlu bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Çünkü üzüntüyle yürümüyor. 
  Evet sabahları çok mutsuz uyanıyorum ama vazgeçmiyorum. Çünkü vazgeçersem pişmanlık peşimden gelecek. Sabretmek bu durumda en iyi alternatif sanırım. Biraz alınganlık durumunu törpülemem gerekiyor. Bana erkeksi ol diyen dergiciyle hala konuşmuyorum ve konuşmayacağım. Benden özür dileyene kadar bu durum böyle sürecek. Sürekli özür dileyen taraf olmaktan yoruldum artık. Hatasını anlamalı.
  Zor bir süreçten geçiyorum ve bu durumu kafamda oturtmaya çalışıyorum. Karamsarlığın beni içine çekmesine izin vermemeye çalışıyorum. Çünkü beni yanına çekerse her şey daha kötü oluyor. Hayatın güzel yanlarını görmeye çalışıyorum. Bir şeylerden ders almaya çalışıyorum. Hem zaten hayat her gün yeni bir şeyler öğretiyor bana, daha doğrusu hepimize.
Bu Xbox ile dans etmek bana çok ama çok iyi geldi.
Vazgeçmek yok canlarım.
Nefes alıyorsak umut var demektir demiş Perran Kutman. 
Ne güzel demiş ama dimi?
Bu da şarkımız olsun (Bu şarkıyı her dinlediğimde Erkanı hatırlayıp gülümsüyorum. O bu şarkıyı çok severdi ve biz lisede bu şarkıyı çok dinlerdik onunla.)
Kendinize iyi davranın.  

Hamiş: Ben bu dansı yaptım. Oynaması çok eğlenceliydi valla ^^
Hamiş 2: Başka alternatif video görmek için Buna ve Şuna bakabilirsiniz 

You Might Also Like

6 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Buraya mutlu bir yazı yazmış olmana sevindim.Özgüveninin olması çok güzel bir şey.Benim hala halledemediğim bir konu.

    YanıtlaSil
  2. slm Vişne budur işte hep iyi şeyler düşün umutsuz olma. daha yaşın 19 ne kadar gençsin hayatının en güzel yılları bunlar.
    karamsarlığı bi kenara at bi daha da ilgilenme onunla :)

    YanıtlaSil
  3. Çok sevindim senin adına , çok iyi anlıyorum hissettiklerini :)

    YanıtlaSil
  4. Yazında gülebildim ya oh be dedim sonunda mutlu olmuş birazcık :):) O kadar çok sevindim ki buna. Bence her moralin bozulduğunda dans etmelisin :)
    Ben de çok istiyorum mutlu olmayı. Ama mutsuz olacaksam da şu halimde kalmak zengin olmaktan çok çok daha iyi. Kalite önemli tabi ama kaliteyi her zaman para ile elde edemezsin :)
    Sana demiş ya üst depertmandaki sorumlu. Ne yalan söyleyeyim biraz haklı. Yorma kendini o kadar herkes bu kadar genç yaşta özellikle bir kitapçıda çalışamıyor.
    Bir de bir şey sormak istiyorum: Acaba akşamları okumaya ödünç kitap alabiliyor musunuz ya da orda çalışırken kitap okuyabiliyor musunuz ?? :):))
    Kendine çooook iyi bak vişne :)
    Gökyüzüne bakarak gülümse! :)

    YanıtlaSil
  5. Ben de xbox istiyoruuuuum nasıl içim gidiyor uzaktan gördükçe.. bi de dans edildiğini bile bilmiyordum bak dans kursuna gitmektense al hoca eşliginde ustelik puan kazanip takdir edildigini de gõrerek ogren! Valla şahane:)
    Ben dansın insanları kaynaştırdığına ve õzel kıldığına inanıyorum ve tabi bir de üstünlük/avantaj veriyor.Seninle konuşmayan insan ne kadar başarılı olduğunu görüp hem hasetinden çatlıyor hem de sana saygı duymaya başlıyor..

    YanıtlaSil
  6. tamamdır işte budur olay. sevıyorum senı vısne :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe