Beden Eğitimi dersi..

Pazartesi, Nisan 22, 2013

 Eğitim hayatım boyunca Beden Eğitimi derslerinden nefret etmişimdir. 2 saat deli danalar koşmak yerine başka şeyler yapabilmeyi isterdim. Sözde seçmeli bir dersti bizde ama bir bakıma mecburiydi.
  Şimdi Beden Eğitimi dersinin güzellikleri olduğu kadar yan etkileri de vardı benim zamanımda. Güzelliklerinden bahsedecek olursam; bir kere sivilsin sen, nasıl bir giyim stilinin olduğunu gösterebilmenin en iyi yolu. '' Lan Beden Eğitimi dersinde neyin stili'' dersen orası başka tabii. Ben derse makyajla gelen kızlar görmüştüm ya düşünebiliyor musun. Bacım terleyeceksin 15 dakika sonra bu kadar allık sürmek niye? diye sormazlar mı adama. Bal gibi sorarlar.
  Sivil olmak demek rahat olmak demek. Zaten bu yüzden var bu ders; içindeki stresi boşaltman için, deşarj olman için. Voleybol oynamayı severdim ben. Hem izlemekten hem de oynamaktan büyük keyif alıyorum. Arkadaşlarımla geçen sene piknikte voleybol oynamıştık. Ben voleybol oynarken ciddi şekilde '' Al onu, o top sende bak, smaç vur, hadii'' diye bağırıp çağırıyorum. Bu tepkilerime çok gülüyorlardı. ''Oğlum uluslararası voleybol maçı değil bu, kendi aramızda oynuyoruz abartma'' demişlerdi. Çok güzel bir andı benim için.
  Küçükken mahallede de oynardık. Biz her oyunu oynardık. Bazen bu yüzden kendimi çok şanslı hissediyorum. Eskiden şahane arkadaşlarım vardı ve hiç sıkılmıyordum. Akşam olunca mahalleye çıkıyordum bir bakmışım bizimkiler futbol oynuyor. Hemen yanlarına giderdim birlikte oyun oynardık. Futbol, Basketbol, Voleybol gibi çeşitli spor dallarında oyunlar oynardık kendi aramızda.
  Bir keresinde elimizi raket gibi yaparak tenis oynayamaya çalıştık. Bunu Özgeye söylediğimde hala gülüyoruz. Elini raket şeklinde kullanıp topa vuruyorsun. Kendi kendimize oyun üretirdik. Bak mesela ben ebeli oyunları hiç sevmezdim. Çünkü hep beni ebe seçerlerdi. Bunun nedenini hala çözebilmiş değilim. Bu yüzden ne zaman ebeli oyunlara denk gelsem oynamıyorum. 
 Neyse işte ilkokul ve lise hayatım boyunca beden eğitimi dersi benim için bir kabus oldu. Ders zevkli ama bir o kadar da çileli. Neden o kadar çok madalyamız yok yarışmalarda?Çünkü gereken eğitimi almıyoruz. Askeri disiplinle yoğuruluyorsun bir kere bu derste. Hangi spora ilgi duyduğunun bir önemi yok.
 Rahaat, hazır ol, sağ baştan saay. Tek kol aralığı hizaya gel. Abi bırak bunları sen ya, sen bize ilgi duyduğumuz sporu sevdirecek bir şeyler yap. Biz erkekler bunları zaten askerde öğreneceğiz. Ben Voleybolu çok severdim dediğim gibi. Basketbolu fazla oynayamazdım çünkü kolumda sorun vardı. Futbol desen, erkek arkadaşlarım beni aralarına almazdı. Alsalar bile kaleci olurdum.  Mahallede çok futbol oynardım mesela ama okulda sık oynamazdım. 
  Beden eğitimi dersinde en sinir olduğum şeylere değineyim biraz. Mesela okulun etrafında deli danalar gibi koşmayı hiçbir zaman sevmedim. Bir kere rezillik bu. Lisede sevdiğin kıza karşı rezil olma sebebi resmen. Ben o dönemde kiloluydum. Şimdi daha zayıfım tabii. O dönem kilolusun tamam mı, en ön sıradasın. Koşu başlıyor, 1-2 kere okulu tavaf ediyorsun. 3. turda nefesin kesiliyor ve taa arka sıraya düşüyorsun. Tabii bu sırada nefesin kesiliyor konuşamıyorsun bile. ''Hoc...Be.. be.. din..lee..'' diye sayıklarken '' Yorulanlar kenara çekilsin'' diyordu. 
  Bu sırada hoşlandığım kızın da dersi boştu. Arkadaşlarıyla bana bakıyorlardı. Al işte çizdirdik karizmayı. Diğer bir mevzu da takla atma olayı. Ya herkes elastik olmak zorunda değil. Boynu ağrıyan bir sürü arkadaşım vardı benim. O takla atma bizim için kabus gibi bir şeydi.
  Birisi ''Bugün takla atıcakmışız lan'' dediğinde ortalık telaşa kapılırdı. '' Ne? Taklam mı atıcakmışız? Napıcaz lan nası yırtıcaz?'' diye düşünür dururlardı hindi gibi. Bizim için stres kaynağıydı. Rezil olmak var işin ucunda ya. O dönem bizim için beter bir şeydi anlayacağın. Hele o atlama sandığı var ya, hani böyle kasa gibi üst üste diziliyor. Hah o daha beterdi. Ben ondan hiç atlayamadım biliyor musun. Çok zor bir şey ya. 
  ''Bu sefer başarıcam lan'' diyorsun ama sandığın önüne geldiğinde yusuf yusuf kesiliyorsun. Atlayamadığın zaman da gülüyorlar tabii. Ya bu yaşta ne sandığı ne kasası abi spor akademisine mi gideceğiz diyemedim tabii. 
  Lisede bir hocam bir keresinde herkesin ayak tırnaklarına bakmıştı ya sözlü notu için. Rezillikti resmen. Kıyafet değiştirme sendromu vardı bide bende. Kıyafet taşımayı hiç sevmiyorum. Ayakkabı taşımak bana çok anlamsız geliyor. Herkesin içinde üst değiştirmeye alışık değildim -Hala öyleyim- Yani utanıyordum. O odadaki ter kokusu ne lanet bir şey var ya aklını başından alır. O an oradan duman olup yok olmak istiyor insan resmen. Terli bir erkek belki etki etmez ama 15-16 tane erkeği terli bir şekilde aynı odada düşün. Kokuyu aldın dimi? Iyy ne kadar iğrençti ya. 
  Beden Eğitimi dersinde en çok köşede oturan arkadaşımla sohbet etmeyi seviyordum ben.  Herkes gruplar şeklinde oyunlar oynarken ben köşede sohbet eden insanlarla vakit geçiriyordum. Sanırım konuşmayı seviyordum. Konuşmak,terlemekten daha iyiydi çünkü. Şimdi o yıllara geri dönmek ister misin diye sorsalar cevabım kesinlikle hayır olurdu. İlkokula dair hiçbir şeyi hatırlamak istemiyorum. Dışlanılarak kabus gibi geçirilen koca 8 yıl ne demek biliyor musun sen?
  Bide ''Hocam bedenden çıktık çok yorgunuz ders işlemeyelim yaa'' diyen arkadaşlarım vardı lisede. Onların sayesinde çoğu ders sohbet edilerek geçerdi. Spordan çıktıktan sonra o mayışma ne tatlı bir şey ya. Nasıl uyuyasım geliyordu. Ben lisede çok yemek yerdim. Şimdi yemek bile yiyemiyorum doğru düzgün. Zaman çok değiştiriyor insanı azizim. 
Beden eğitimi dersi işkenceye dönüşmesin artık. İnsanlar ilgi duyduğu spora yönelsinler ve onun eğitimini alsınlar. Herhangi bir spora ilgi duymuyorlarsa başka müziğe yönelsinler. Benim sesim güzeldi misal. Bu yüzden müzik dersinde bana çok şarkı söyletirlerdi. 
Sahi sen beden eğitimi dersini seviyor muydun?
Bu da şarkımız olsun.
Kendine iyi davran.
  

You Might Also Like

6 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Ben hiç voleybol oynamayı beceremedim, o yüzden sevmiyordum. İlkokulda bahçede voleybol oynardı arkadaşlarım, ben katılamazdım, katılsam da oynayamazdım. Lisede de spor salonunda oynarlardı. Bir keresinde stajyer hocalar gelip biraz öğretmişlerdi ama sanırım hep zayıf olduğumdan o topa hiç yeterince kuvvetli vurup servis atamazdım, elim kolum mosmor olurdu :)) Koşmayı severdim çünkü dersin bir kısmının geçmesini sağlıyordu ısınma hareketleri ve koşma faslı :)

    YanıtlaSil
  2. Ben severdim ama nasıl severdim kız oldugum için şanslıydım öyle kasa masa yok rahat rahat köşeye çekilip iki saat sohbet etmek çook güzel oluyordu ama kıyafet degiştirme kıssmıı resmen cehennemmm çünkü erkekler kapıya dayanırdı üstümüzü degiştirirken kapıyı açmaya çalışırlardı sürekli o kadar hızlı giyinmeye çalışırdıki ki gömlekler kazaklar havada uçuşurdu öyle bir psikoloji olmuş ki bir hafta kapıyı kırmaya çalışmasalar bile en fazla bir dakika içinde üstümüzü degişirdik bütün sınıf o yüzden bir tek ondan nefret ederdim birde koşturma falan yok ya en iyisi köşeye çekilip sessiz sesiz top sesi eşliğinde 3-4 kişi sohbet veyada konuşa konuşa bahçeyi turlamak son birşeyde deli gibi güzel futbol oynayan kızlar vardı bir kere bile gol atamadım içimde kaldı :D

    YanıtlaSil
  3. Beden eğitimi dersi -özellikle de 12. sınıfta- feci derecede "boş" geliyor, ne yalan söyleyeyim. Hatta ben de bu konuda bir yazı yazmayı düşünüyordum. Söylediklerinize katılıyorum. :)

    YanıtlaSil
  4. top fibisi diye bişi var bende. yani sade top değil de karşıdan atılan herhangi bi cisim: anahtarlık, şişe.. tutamam kesinlikle. ellerimi yüzüme kapatır çığırırım :D bu nedenle hiç voleybol oynayamadım. beden derslerinde de "ben apandis ameliyat oldum hee" diye geçiştirdim, sevmedim, sevemedim. :)

    YanıtlaSil
  5. Ben çok severim voleybolu. Voleybol aşktır,candır,kandır.! :)
    Beden eğitimi derslerini?
    Iyyy nefret ederim onlardan. Allahtan bir daha öyle bir dersim olmayacak. En kötüsü de evet senin için sevdiğin kıza benim için de sevdiğim erkeğe rezil olmak çok berbat bi şi! Hiç tavsiye etmiyorum.
    Koşmak eziyetti bence de.
    Lütfen tek bir tane bile olsa terli erkek yanıma yaklaşmasın. Üzüldüm sana. Iyy nefret ederim o kokudan!!

    YanıtlaSil
  6. ben çok uzun yıllar basketbol oynadığım için beden derslerinde yaptırılan koşular çerez geliyordu antrenmanlarda yapılan koşu çalışmalar en sonunda kurulan takımlarla yapılan maçlar ve eve sürünerek gitme genede çok severim sporu birkaç kerede voleybol deneyeyim dedim ama topa orantısız güç uygulayıp bir kaç arkadaşı sakatlayınca bir dahada aralarına almadılar beni belkide içimde gizli bi voleybol yeteneği yitip gitti. Birdaha elime voleybol topu almadım. ama iyi bir basketbolcuydum bide o ayak tırnakları neden kontrol edilmiş acaba anlayamadım! yok artık demek istiyorum birde dişlere bak saymış bari

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe