Bu acı geçiyor mu?

Cumartesi, Nisan 27, 2013

  Bugün ne kadar yalnız olduğumu bir kez daha hatırlattı bana hayat. Etrafımdaki insanlar her geçen gün beni biraz daha hayal kırıklığına uğratıyor. Beklentilerimi düşük tutuyorum oysa. Neden her seferinde kalbi kırılan ben oluyorum anlamıyorum.
  İş ortamında dışlanmaktan çok sıkıldım. Kimse doğru düzgün benimle konuşmuyor. Etrafımdaki herkesi teker teker kaybediyorum. Eminim benim için geçimsizin teki diyorlardır. Arkadaşlığa susamış bir bünyeye sahip olduğumu hiç bilmiyorlar. Çok şey istemiyorum ki abi ben. Her seferinde üzülen taraf olmayı kaldıramıyorum artık. Sorumlumla vardiya yüzünden atıştık biraz geçen hafta. Beni dört kere akşamcı yazmış. Üç gün üst üste akşamcıydım. Uyku konusunda sıkıntı yok ama gün bitiyor abi. Öğlen 1'de iş alıyorsun akşam 10'da bırakıyorsun. Ee o saatten sonra gün mü kalır sana allasen. Zaten 8 saat ayakta duruyorsun, ayakların deli gibi ağrıyor. Nereye gideceksin bu ağrıyan ayaklarla? Eve gidip paşa gibi uyuyacaksın. Ben kahvemi içip kitap okuyorum genelde.  
  Neyse işte sorumlum benimle konuşmuyor. Ben de onunla konuşmuyorum. Kalbimi nasıl kırıyor anlatamam. Gerçi o her durumda her zaman haklı. Bir insan hiç mi hatalarını kabul etmez arkadaş ya. ''Sen bunu eksik yaptın, en eski benim, bana sorucaksın, benim haberim olacak ne yaptığından'' diye söylenip duruyordu. Bir insan bu kadar mı egoist olur ya. Artık hiçbir şey söylemiyor. Çünkü benimle konuşmuyor. 
  Aramızda buz dağı var resmen. Yüzündeki o nefret edeci ifadeyi görsen bana hak verirdin. Kız benden resmen nefret ediyor ya. Arkadaşımla konuşuyorum depoda nasıl ters ters bakıyor. ''Senin burada ne işin var içeri geç'' diye bakış fırlatıyor anında. Her bakışını anlıyorum ya. Hiçbir ayrıntıyı da kaçırmıyorum. Bir bakışıyla ne demek istediğini şak diye anlıyorum. 
 Adaletsiz bir sorumlu kendisi. Diğer kitapçılara daha ılımlı yaklaşıyor. Pamuk gibi resmen. Benimle konuşurken surat ifadesi değişiyor resmen. Kaşlarını çatıp öyle konuşuyor. Bir gülümsemesi var nasıl itici anlatamam. Zorla gülüyor sanki ya. Ben bir güldüm mü mağazanın karşı tarafından ses geliyor valla. Bugün yeni gelen kitapçı kız ve hobici arkadaşımla aram bozuldu.
 Yeni gelen kıza Maviş diyeyim ben. Neyse işte Maviş hobici arkadaşımla olan samimiyetimi kıskandığı için onunla vakit geçirmemi istemiyor. Hobici arkadaşıma bu sabah '' Bak yemeğe birlikte çıkacağız tamam mı'' dedim o da ''Tamam çıkarız'' dedi. Neyse saat öğlen oldu. Maviş geldi ''Ben ikinci grup çıkabilir miyim'' dedi. Ben de ''Ben de ikinci grup çıkmak istiyorum. Hobiciyle yemek yiyeceğiz'' dedim. 
  Hobici kız ne dese beğenirsin; '' Vişne böyle yapmayın. Ben arada kalıyorum. Belki kız kıza konuşacağımız şeyler olur. Başka zaman çıkarız. Küsme bak hemen'' dedi. Benim sigortam attı hemen. '' İyi o zaman sen onunla çık'' dedim ve hızlı adımlarla gittim yanlarından. 
  Ya nasıl koydu biliyor musun. Emel ve Gülşah da aynı bahaneyle benimle yıllık fotoğrafı çektirmek istememişlerdi. ''Kanka biz kız kıza çektireceğiz fotoğrafı'' demişti Gülşah. Göt gibi ortada kalmıştım. Bugün de aynı şeyi yaşadım ama farklı ortamda görüyorsun. Cinsiyetçilikten nefret ediyorum.
  Düşün bak sırf erkeksin diye seni dışlıyorlar ya inanabiliyor musun. Kitapçı arkadaşlarımın yanına gidiyorum. ''Mert sen gelince kalabalık olduk biz, sen arka tarafa git'' dediler. Herkesin bir arkadaşı var benimse hiç arkadaşım kalmadı resmen. Hobici kız resmen beni sattı ya. Ve bunu cinsiyet bahanesiyle yaptı. İki kat nefret ettim o an yaşadıklarımdan. 
  Bak beni biliyorsun, yalnız yemek yemeyi hiç sevmem. Arkadaşsızlığa alışamadım zaten. Böyle etrafta bir sürü arkadaş grubu görünce nerede hata yapıyorum diye düşünüyorum. Cinsiyetin yüzünden insanlar seni dışlayabiliyor işte görüyorsun. Tek istediğim gülümseyerek geçirmek istediğim bir öğle yemeğiydi. Avucumu yaladım tabii.
  Mavişi herkes çok seviyor. Kimse varlığımdan şüphe bile duymuyor. Orada var olmam kimsenin umrunda değil. Oysa Maviş geldiğinde bütün ilgi ona kayıyor. Böyle olunca kendi içime daha çok çekiliyorum. Kendimden, hayatımdan daha çok nefret ediyorum. 
  İçimde geçmek bilmeyen bir öfke var. Ve bunu neyle bastıracağımı bilmiyorum. Kırıp döksem o kadar çok eşyam yok. İçki içsem o kadar param yok. Ne bok yiyeceğimi bilmiyorum. Oyun bölümündeki erkek arkadaşımla da atıştık, konuşmuyoruz. 
  Kasiyer kız müdür yardımcısıyla tartıştı. Kız dışarda ağlıyor ama sakince. Sinirden mağazada birkaç kez bayıldı hatta. Neyse dışarda ben, kız ve o durmuş bekliyoruz. Kasiyeri teselli ediyor bizim oyuncu çocuk. Ben o sırada ''Minibüsü kaçıracağız, hadi hem yürür hem konuşuruz birlikte'' dedim. O bana ne dese beğenirsin? ''Gidersen git.'' Gözlerim kocaman kocaman oldu böyle. O an yaşadığım hayal kırıklığını tahmin edemezsin. Sonra bozulduğumu fark edince alttan almaya çalıştı ama bozulmuştum bir kere. Yol boyunca konuşmadım. 
  Sonra minibüsten indikten sonra eve giden başka minibüse binecektik. O hızlı hızlı yürüyordu. Bense denize bakıp ölümü düşünüyordum. Bu hafta intihar etmeyi çok düşündüm. Bugün de bir kutu hap yutarsam işe yarar mı diye düşündüm. İntihar düşüncesi zihnimi esir alıyor resmen. Bu düşünceye kendimi kaptırmamaya çalışıyorum. İntihar çözüm değil çünkü. Psikolojim resmen alt üst oldu stres ve üzüntüden. O hızlı hızlı yürüyüp minibüse bindi bense minibüs durağındaki banka oturdum. ''Gelsene lan hadi'' dedi. Ben de ''Gelmiyorum, senin acelen var git'' dedim. Minibüsten indi yanıma oturdu. ''Tam cinayetliksin'' dedi. Sustuk. Hiçbir şey söylemedim. Sessizlik hüküm sürdü bir süre. Sonra boş minibüs geldi. ''Hadi kalk gidelim'' dedim. ''Git sen ben gelmiyorum'' dedi. Bende sinirlenip binip gittim onu arkamda bırakarak.
  Ya bak bana ''Niye bana bunları anlatıyorsun, ben senden güzel şeyler duymak istiyorum'' diye söylenme. Benim bunları birine anlatmam gerekiyor. Mutlu olduğum zamanlarda da yazıyorum sana biliyorsun. Ama bu sıralar halimi görüyorsun. Osmanlı devletinde dağılma dönemini yaşıyorum sanki. 
  İş yerindeki bir arkadaşıma ''Ben istifa edicem'' dedim bugün. Sorumlumun tavırları, arkadaşlarımın cinsiyetim yüzünden beni dışlamaları. Ekip arkadaşlarımın benimle burunlarının ucuyla konuşması. Hiçbir organizasyona davet edilmemem. Düşün, ekip arkadaşların kahvaltı organizasyonu yapıyorlar ya da mangal partisi. Ve seni davet bile etmiyorlar. Çünkü onların gözünde gereksiz birisin. Yanlarında olman umurlarında bile değil.  Her gün yeni hayal kırıklıklarıyla eve geliyorum. Annem '' Niye hep üzgün geliyorsun eve, artık benimle konuşmuyorsun, üzülüyorum'' diyor her akşam. Başım ağrıyor diyerek geçiştiriyorum üzüntüsünü. 
  İstifa olayını düşünüyorum gerçekten. Eminim buna üzülmezler. Maviş onlara yeter de artar. Sorumlum mavişi çok seviyor. Aralarından su sızmıyor resmen. Bir tek benimle sorunu var. Bugün kendimi bir kez daha yalnız hissettim. Bu duruma eskisi kadar çok takılmıyorum ama böyle anlarda canımı çok acıtıyor. Düşünsene arkadaşına birlikte yemek yeme teklifinde bulunuyorsun ama o seni reddediyor. Dün de birlikte yemek yediler bugün de yediler. 
   Mağazada şu an 5 kişiyle konuşmuyorum. Biri dergici, biri oyuncu, biri sorumlu, biri maviş, biri hobici. Giderek herkesi kendimden uzaklaştıyorum. Lanetli gibiyim sanki ya.  En çok neye üzülüyorum biliyor musun? Kimse beni kaybetmekten korkmuyor. Niye böyle oluyor ya.Ben artık yastığa başımı koyduğumda mutlu uyumak istiyorum. Düşünce girdabında boğulmak istemiyorum artık.
Bu da şarkımız olsun.

You Might Also Like

42 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Allaha inanıyor musun bilmiyorum ama ben de benzeri şeyler yaşamıştım. Yani yalnızlığı dışlanmışlık hissini biliyorum. Gitgide daha da yalnızlaşmıştım. Çok dindar bi insan değilim ama duamı ederim. Bunun için de dua ettim. Arkadaş istedim :) Ve ilginç şekilde yeni arkadaşlar edinmeye başladım.. Belki deneyebilirsin..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnanıyorum. Sadece kendime inanmadığım zamanlar oluyor Mila. Allahla bazen konuşuyorum biliyor musun. Daha çok ''Beni neyle sınıyorsun bilmiyorum ama artık buna katlanamıyorum'' diyorum ona. Bana sabır vermesini söylüyorum. Temiz bir kalbin var bence. Ama bunu deneyeceğim. Teşekkür ederim :)

      Sil
    2. Mila'nın yazdığından sonra aklıma geldi, Vişne kısa bir şey anlatmak istiyorum. Üniversitenin ilk yıllarında hiç arkadaşım yoktu, herkes ilk günden grubunu kurmuştu resmen ama ben yalnızdım. Ama nasıl bir yalnızlık anlatamam sana. Okula gitmek bile işkence geliyordu, yemek yerken, ders çalışırken hep yalnızdım. Hatta hiç unutmam okuldan sonra sevgilimle buluştuğum bir gün öyle bir ağlamaya başlamıştım ki ! Sonra 2. sınıfın sonlarında bir gün sınıfta otururken Allah'a dua ettim, Allah'ım dedim, ne olur bana iyi bir arkadaş gönder ! 5 dakika sonra yanıma bir kız geldi, ve o kızın 3 tane daha arkadaşı vardı, şu an 5 kişiyiz ve o günden beri en yakın arkadaşlarım onlar, o günden sonra hiçç yalnız kalmadım :) Bence dışarıya karşı biraz açık ol, biraz umudun olsun, biraz da inancın. Kendinden de dostluktan da tamamen vazgeçmiş görünüyorsun. Çok rica ediyorum, çok çok rica ediyorum, Aykut Oğut'un Evrenden Torpilim Var kitabını okur musun ? Basit bir kişisel gelişim kitabı değil, söz veriyorum ! Lütfennnn oku :) Lütfen !!!! :)

      Sil
    3. Moria söylediklerinde haklısın. Ben kendimden ve dostluk kavramından vazgeçtim. Çünkü neye inansam beni şaşırtıyor. Dostluk diye diye dönüp durdum sonunda tek başıma olduğumun farkına vardım. Sen çok şanslı birisin. Ve Allah seni duymuş. Ben birçok kez söyledim ama beni duymuyor sanırım bilmiyorum. Ben daha çok ondan sabır diliyorum kendime. Bu gidişle sabır taşını çatlatıcam valla. Senin için o kitabı inceleceğim mutlaka. :)
      Desteğin için çok teşekkür ederim :)

      Sil
    4. Dostluk denen şeye de fazla inanmamak gerek bence. Bitmeyen dostluk sayısı milyonda bir falan gibi geliyo bana :) Dosttan çok iyi arkadaş önemli. Dua ediyorum Allah duymuyo gibi de düşünme bence, bu da senin sınavın. Benim sınavım 3 sene sürdü :) Hala da etkileri var gibi.. Önemli olan iki nokta var. Biri sabır. Diğeri de kendin için bişeyler yapabilmek. Olmuyo deyip pes etmek, intiharı düşünmek değil.

      Sil
  2. allah beni kahretsin ki blogun aklımda hep "üzgün yazılar yazan çocuk" olarak kalmış ki bakmadan geçiyorum ne zamandır. ama artık dayanamadım "bu sefer saydırcam yorum panelinde, senin hiç mi iyi günün yok be arkadaş" diye. ama kötü hissettim, çok kötü. intahar falan deme aman yarebbim :) bundan sonra noktasına virgülüne okucam yazılarını, hep lay lay lom olmaz ki.
    hiç düşünme istifa et bence. para yok, iş yok.. bu doğru ama böylesine de katlanılmaz ki :(
    pek arkadaşım yok diyosun ya hani. ben de çevreme baktım böyle arkadaşsız kim var diye, bizim sınıfta bi kız var. kimseyle dolanmaz öyle sakindir ki.. ama suratsızdır da. kendini çok över falan. sınavdan 90 alsa bütün gün herkese tek tek seslenir "aa ben 90 almışım ya inanamıyorum" der. o yüzden yalnız. senin sorunun ne ki? bunu bidüşün. eğer suratsızım diyosan, yüzüne sahte de olsa bi gülümseme yerleştir, arkadaşın oldukça o gerçeğe dönüşür zaten :) ama o iş yerinden kurtul bence bi an önce. d&r gibi bi yer mi tam anlamadım ama aklımda öyle bişi canlandı.
    "bu kız da kim beni yargılıyo, şunu yap bunu yap diyo be." diyebilirsin ama üzüldüm ben burda cidden bak. otur bidüşün ne eksik sende, ne fazla. elbet bir çözüm bulunur. bu durumdan memnun değilsen ve çevreyi değiştiremiyosan tek çare kendinde bazı değişiklikler yapmakta, üzgünüm.
    mutluluğu hakediyosun ama hayat işte. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya bak görüyor musun hafızalara nasıl kazınmışım ''üzgün yazılar yazan çocuk'' :(
      Dışardan bakıldığında üzgün görünmüyorum ama esasında deli gibi üzülen bir yapıya sahibim. Manik depresifim sanırım. Keşke okuyanların üzülmemesini sağlayabilsem ama ne hissediyorsam onu yazıyorum valla.
      Çalıştığım halde param yok ya böyle bir şey var mı. Ne kadar saçma. Şimdi düşünüyorum da ben öyle şeyler söylemiyorum ki. Yani başarılarımı insanların gözüne sokmuyorum. Sadece çok suskun bir yapım var. Susarken bir sürü düşünce cirit atıyor kafamda. Sanırım susmaktan kaynaklanıyor. Bide elektrik meselesi ya. Sorumlum benden elektrik alamadı misal. Ben de bunu düşünüyorum. Acaba niye böyle davranıyorlar diye.
      Böyle düşünmen beni sevindirdi. Bakalım bu hafta da aynı şeylere tanık olursam istifa edeceğim. Ruh halim giderek kötüleşiyor ve bu durum beni korkutuyor.
      Desteğin için ayrıca teşekkür ederim. :)

      Sil
  3. en son çalıştığım yerde daha ilk dakikadan şef bana gıcık olmuştu ve altıncı günün sonunda da müdür bana burada çalışmasan daha iyi olur diyerek işten çıkarmıştı.yani ortada hiçbir şey yokken sana gıcık olan insanların var olduğuna inanırım. şef iti o altı günde bana neler etti tahmin edemezsin :)

    şimdi düşünüyorumda o altı günde yaşadıklarıma rağmen neden sustum ? çünkü çalışmaya mecburdum. ve bunu ilk kez o işimde anladım büyük tacizler dışında herşeye razı olacaktım ama işten çıkarıldım iyi mi :)))

    belki de çalışmaya mecbur olmasam asla çalışmazdım hattaaa belki de değil asla çalışmazdım.çünkü hem işverenler hem de iş arkadaşları kadar manyak bir şey daha tanımadım.eğer seni çok mutsuz ediyorsa çık işten ailen seni öldürecek değil yaa! iki trip atarlar o kadar amaa kimseye yük olmayacaksan çık inan ki işsizlik çok acıdır ve bir asalak gibi yaşamak iş arkadaşlarının ve patronlarının triplerini çekmekten daha kırıcıdır. bak banaaa artık tacize uğramayı bile göze alacak kadar işsiz ve asalak kalmışım.

    bir de iş arkadaşlarınla kanka olmak zorunda değilsin ki olamazsında zaten çünkü hepsi senin rakibin. onlardan sevgi bekleme sen sadece işine bak maaşını al ve sorumlunun arkasından küfür edip yüzüne gülümseeee :)

    çünkü sen o işte sürekli kalacak değilsin yakında üniversiteye gidecek ve bu günlerin hepsini gülerek anacaksın çünkü trajedi zamanla komediye dönüşür .

    gelelim arkadaşlığaaa arkadaşım yok diyorsun fazla iyi çünkü bilirsin deveye diken insana bipen yaranırmış ya da gerçekten can sıkıcı bir tip olduğundan olabilir mi ? yani ben canımı sıkan bir çok arkadaşımla görüşmeyi kestim ve şu an da benim de hiç arkadaşım yok. ben de üzülüyorum ama şerefsiz insanlarla olmaktansa mışşş gibi yaşamaktansa arkadaşsız yaşamayı tercih edecek kadar asilim dermişimmmm :)))

    haa babam gıcık diyorsun sen her anneyi anne her babayı baba mı sanıyorsun ? intihar etmeyi düşündüm diyorsun al benden de o kadar derim biliyor musun :)

    ilk iş şu intihar lafını at ağzından ve sonra etrafında en az hataya sahip olan kişiyle yakınlaşmaya başla. onunla arkadaş ol.

    neyseee yakında istanbul' a gelicem benimle görüş sana bin kişiye bedel arkadaşlığımı vericem dostum. yalnız kaldığın günleri mumla arayacaksın :)

    öpüyorum seni üzgün çocuk :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl insanlar bunlar ya. Sırf gıcık oldu diye seni işten çıkarmasına gıcık oldum. Saçını başını yolmak istedim o müdürünün. Böyle insanlar müdür olmamalı ya. Sinir bozmaktan başka bir halta yaramıyorlar. Ben de kendimi öyle hissediyorum. Mecburiyetten oradayım bir bakıma. Zaten bunu kendime hatırlatıp duruyorum. ''Para kazanmaya ihtiyacın var gideceksin zaten buradan'' diye söylüyorum içimden.
      Kendine haksızlık yapıyorsun kibritçi kız. Sen benden daha ağır şeyler yaşamışsın resmen. Ben böyle şeyler yaşasaydım daha kötü olurdum. Yorumu okurken çok üzüldüm senin için. Kendime de çok kızdım. Boş yere eski hatıralarını hatırlattım. Gerçekten böyle bir şey yapmak istemezdim. İnsanların benim yüzümden üzülmesine hiç alışık değilim.
      Babam daha çok trip atıyor. Gözünü maaşıma dikmiş. Maaş günümü bekliyor hala. Keşke mutluluğumu önemseyen bir aile yapısına sahip olsaydım diyorum bazen, ne bileyim.
      Sanırım insanlara dertlerimi anlattığımdan kaynaklanıyor. Bu beni sıkıcı bir tipe dönüştürüyor. Ama ben böyleyim. Mutlu olduğum zamanlarda da karşımdaki insan mutlu oluyor. Üzüntülerimi herkesle paylaşmak doğru değil demek istiyorsun.
      Ene İstanbul'a mı geleceksin. İnşallah görüşmek kısmet olur. Bunları okumak bile ne kadar dost canlısı biri olduğunun göstergesi benim için.
      İyi ki varsın Kibritçi Kız. :)

      Sil
  4. vişne mailini alabilir miyim? sana bir şey anlatmak istiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. jelibonseverim__@hotmail.com. Sağ köşeye de ekledim adresimi. Ne anlatacaksın çok merak ettim lal :)

      Sil
  5. Bi an kendi hayatimi okuyorum sandim. O kadar bendi ki bu yazi okurken gozlerim doldu. Kimsenin seninle konusmamasi, her seyi tek basina yasamak zorunda olmak, hicbir yere davet edilmemek, dislanmak... Hepsini iliklerime hissettim hala da hissediyorum. Geciyor mu bilmiyorum. Gecer diyemiyorum o yuzden sana. Hata bizde mi diye dusunmek gerek diyorum. Daha sicakkanli olayim diyorum. Yine de hicbir ise yaramiyor yaptiklarim. Baktim naparsam yapayim duzelmiyor ben de naptim biliyor musun? Bosverdim. Hepsini her seyi bosverdim. Onlar olmadan da yasamayi ve beni dislamalarini kabullenmeyi ogrendim. Canim ara sira yaniyor tabii ama eskisi kadar degil. Alisiyorsun ve umursamiyosun bir sure sonra. İntihar fikrini at kafandan bence. Keske olsem dedigim cok zaman oldu ve boyle zamanlarda Allah karsima hep bir umut cikardi. Sana da oyle olacagindan eminim. İstifaya gelince isin maddi tarafini bilemem ama sirf bu insablar yuzunden vazgecme derim ben. Savasman ve ayakta kalman onlari deli edecektir bak guven bana. Tanimadigin birine niye guvenesin gerci ama olsun sen guven yine de.Kendine inan. Ve digerlerine hic ihtiyacin olmadigini goster.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Geçmiyor, geçtiğini sanıyorsun ama o orada kalıyor. Bazen böyle canın yandığında ortaya birden çıkıveriyor işte. Yaramıyor. Bu sefer de dengesiz olduğumuzu sanıyorlar. Halbuki bütün bunları mutlu olmak için yaptığımızı bilseler bize böyle davranmazlar.
      Ben de bu sıralar boşverdim. Vazgeçtim artık ya. Olmuyor işte. Dışlanırsam dışlanayım yani ölüm yok ya ucunda. Zaten belli bir süre oradayım. Ömrümün sonuna kadar orada olmayacağım ya. Benim karşıma neden bir umut çıkmıyor anlamıyorum. Böyle durumlarda mücadeleci kimliğim ön plana çıkıyor ama bu kimliğin arkasında parçalanmış bir insan silueti var aslında. Bu satırları okuduğumda kendimi daha iyi hissettim, gerçekten.
      Sana teşekkür ederim.

      Sil
  6. Senin sorunun bence ne biliyor musun? Onlar sana istediklerini söylüyorlar ama sen söylemiyorsun onlara. Kalabalık mı olduk demişler mesela. Ne dedin bu lafa karşı?.. Böyle anlarda lafı tam gedigine oturtmazsan, doldukça dolarsın sonra en olmayacak anda dökülürsün. Sonra da bu da havadan nem kapıyor derler. Hayır biz seni dışlamıyoruz sana öyle gelmiş derler. Herşeyi zamanında halledeceksin.
    Bi de The Secret diye bir kitap var belki bilirsin. Onu okusana. Ama uygulayarak yap bunu. Bir günde oturup kitabı bitirme hemen. Faydasını görürsün belki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya sorun da bu gerçekten Lily. Yırtık bir kişiliğe sahip değilim ve bunun nasıl üstesinden geleceğim bilmiyorum. Hazır cevap olmanın püf noktasını çözebilmiş değilim. Hiçbir şey söylemedim tabii. Bu yazı sayesinde kitap tavsiyesi almak bana umut verdi. Zaman problemini çözsem ortada sorun kalmayacak aslında ama ya geç kalıyorum ya da erteliyorum. Sonra böyle içime oturuyor işte. Teşekkür ederim tavsiyen ve desteğin için.

      Sil
  7. Vişnecim, sana en büyük tavsiyem bu kadar duygusal olmamaya çalış. yoksa çok üzülürsün. bende aynı senin gibiyim. insanların bana her davranışına her sözüne acayip takarım. bu postunda kendimi buldum inan.
    şu anki işyerimde 4,5 yıldır çalışıyorum. şu an kimseyle samimi değilim. önce idari kadroda tektim. sonra bi kız arkadaş daha alındı. ama anlaşamadık. sürekli çatıştık. şimdi sadece merhaba, merhaba. ilk başta çok arkadaş olmaya çalıştım olmadı.
    birde iki patronum var çok seviyordum onları. ama birkaç kere tartıştık. çok üstüme gelindi. şimdiyse fazla yakın olamıyorum. bilerek uzak duruyorum. iş arkadaşlarımız çoğu erkek. orta yaşlı insanlar. anlayacağın burda yapayalnızım. yani bazen çalışmaya mecbur kalırsın. ama sen ordan çıkabilirsin. ben çıkamıyorum. çok borcum var :( bu yüzden mahkum gibiyim.
    sen kaderini değiştirebilirsin. başka iş bak. burası İstanbul. yüzlerce iş var. sakın umudunu kaybetme. bir de iş ortamında arkadaşlık arama. profesyonel olmaya çalış. duygusala bağlama.(söylemesi kolay biliyorum :) )
    sevgiyle kal...kendine iyi bak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorumunu okuduktan sonra ben de aynı düşünceye kapıldım. Yani iş yerinde tek olma fikri aynı zamanda güçlü olduğunun göstergesi. Bir de samimiyet meselesi var. Ben her önüme gelenle samimi oluyorum salak gibi. Bunu suistimal edenler oluyor tabii bak görüyorsun. İşte bütün bunlar insanlara olan güvenimi yerle bir ediyor. Ben de uzak durma fikrini benimseyeceğim. Hem böylece daha az muhattab olurum. Zaten bugün öyle yaptım. Artık muhattab olmadığım için sıkıntı olmuyor pek.
      Ben de para biriktiriyorum işte çıkamıyorum. Bu mecburiyetler elimizi kolumuzu bağlıyor valla.
      Düşünüyorum aslında ama ne iş yapabilirim ki? Bu işi bile çok zor buldum. Üstelik kitapçılık benim için şahane bir alan. Ve en iyi bildiğim şey. Duygusal olmamaya çalışacağım iş ortamında.
      Teşekkür ederim tavsiye ve desteğin için Selma :)

      Sil
    2. bende herkesle arkadaş olmaya çalışırım. sen de sıcak kanlı bir insansın demek. ama insanlara güven herkes aynı değil. çocuk ruhunu kaybetme...

      Sil
  8. boşver be kardeşim..geçer bunlar da..:)
    http://zoomlabakalim.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah geçer ya, valla geçmesini çok istiyorum :)

      Sil
  9. ya kendine acımaktan vazgeçer misin? bunu çok kez tecrübe ettim sen ne kadar kendine acırsan etrafındakiler daha fazla acır.. bi sağlam dur bi dik dur yaa.. vallahi basıcam çalıştığın yeri yolucam o kızları ya.. ama senide es geçmicem..kendine güven.. hayatta kalmak için birilerine ihtiyacın yok.. bak anneciğin seni öyle görünce üzülüyomuş. anne sıfatını haketmeyen taşıyamayan nice kadın tanıyorum. Şükretmeyi öğren inan kabullenip şükredince hayatındaki herşey yoluna giricek.. biraz kendine zaman ver. eğer çok huzursuzsanki öylesin çık işten.. çalışmak istedikten sonra bi şekilde bi yerlerde iş bulucaksın.. ama yine aynı durumlarla karşılaşmamak için ilk önce senin kendine güvenmen inanman gerek. lütfen senin için senden daha değerli birinin varolmadığını kabullen artııkk..
    mail adresimi bırakıyorum ne zaman istersen dertleşiriz.. damlasakizlidondurma@gmail.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya kendime güveniyorum ama bunu ifade etmekten güçlük çektiğim zamanlar oluyor. Güçlü görünmeye çalışıyorum ama zaman zaman zorlanıyorum. Bu yüzden yazmayı tercih ediyorum. Çünkü yazmak daha iyi hissettiriyor. İçimde tutmaya devam ettikçe daha kötü oluyor her şey. Bu yüzden buraya yazdım. Şükretmeyi unuttum sanırım. Bazen aklıma geliyor aslında ama sonra unutuyorum. Kafam çok karışık ondan kaynaklanıyor galiba.
      Teşekkür ederim desteğin için. :)

      Sil
  10. Merhaba vişne , sana ulaşabileceğimiz bir e mail hesabın yok mu , yorumlarımı ve tavsiyelerimi ordan yazmak isterim , şimdiden teşekkürler ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. jelibonseverim__@hotmail.com mail adresim Gamze. Bana oradan mail atabilirsin :)

      Sil
  11. Keşke şu seninle minibüs bekleyen arkadaşını bırakıp gitmeseydin.
    O gitmemiş.
    Kızıp öfkelenince çekip gitmek kolaydır ama sonrası dağılımdır.
    Keşke orada otursaydın.
    Belki bir şeyler konuşup rahatlayacaktın.
    Kadınlar ve erkeklerin gerçekten iyi anlaştığı nerede görülmüş ki?
    Yakın arkadaş olunur mu? Zor.
    Bu konuda geri kafalı diyebilirsin bana ama neden böyle düşündüğümü merak edersen özel olarak uzun uzun anlatabilirim. Sonuç olarak erkek ve kadından dost olmaz düşüncesindeyim. Arkadaş değil bak dost.

    Eğer ki bu kadar kişiyle küsmüşsen bir yerde bir hata var bunu bulmalısın.
    Bulamıyorsan yardım istemelisin birilerinden.
    Yardım da etmek isterim.

    Ve ayrıca intihar zayıf insanların işidir.
    İnancı zayıf insanların.
    Kendine bunu yakıştırman hiç hoş değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sinir insana neler yaptırıyor görüyorsun işte.
      Sanırım o an bencillik yaptım. Konuşsam da bir şey değişmeyecekti sanırım. Ben o adamı çok seviyordum ya niye böyle oldu Gece. Sevdiğim insanları teker teker kaybetmek zorunda mıyım ben.
      Bence olur ama zaman lazım. Sorun bende değil onlarda bence. Özür dilemesini bilmiyorlar. Gönül almasını bilmiyorlar. Ya çabalamıyorlar bile düşünebiliyor musun. Zayıflık değil de boşvermişliğin belirtilerinden olsa gerek Gece.
      Gece ben kafayı yiyeceğim bu gidişle. Niye böyle oldu be gece niye?

      Sil
  12. vişne seni uzun zamandır okuyordum. hep sen üzüldüğünde için üzüldüm sevindiğinde sevindim.yanın uzaktan da olsa seni seven insanlar var bunu bil ve kötü bir olay yaşadığında yanında olduğumuzu bil mutlu ol :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burayı bu yüzden çok seviyorum işte. Bu yüzden buraya ikinci ailem diyorum. Çünkü burada insanlar benim can yoldaşım gibi bir şey oluyorlar. Yanımda olup bana destek verdiğin için teşekkür ederim :)

      Sil
  13. Vişne onlar yoksa bile biz varız. Bu yazını iki kere okudum. Anlamadığımdan değil çok etkilendiğimden. Aslında her yazını okuyorum ama yorum yazamıyordum. Şimdiye nasipmiş.
    Bir ara intihar etmeyi bende düşünmüştüm. Ama işte bu dünyanın bir de öteki tarafı var. Allah bizi sınıyor olmalı. Hem Allah sevdiği kullarını zorluklarla sınarmış. Üzülme lütfen. Bak sen üzülünce hepimiz üzülüyoruz. Biliyorum "Söylemesi kolay." diyeceksin ama inan bir noktadan sonra her şey geçiyor. Bende sadece deniyorum işte. Sende dene. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya spotty sanırım biz birbirimize çok benziyoruz. Ben senin yazılarında kendimden çok şey buluyorum mesela. Yaşadıklarımız çok benzer şeyler. Üzüntülerimiz de öyle. Keşke bu kadar üzülmesek. Burayı bu yüzden çok seviyorum. Buradaki insanların desteği olmasaydı ne yapardım bilmiyorum. Yorumları okudukça hayat daha yaşanılabilir bir hal alıyor benim için. Denemeye çalışıyorum işte.
      Teşekkür ederim desteğin için Spotty :)

      Sil
  14. insanlar böyledir işte kırıdıgını belli edersin alıngan derler etmezsin söyleseydin işin oldumu amirlerin kahrını çekersin işsiz oldugundada cüümle alemin sana akıl vermelerini (ki bir çogunun aklı kendine yetmezken) ama ben ve diger tüm arkadaşlar senin arkadaşınız ayrıca daha çokk gençsin intihar falan yakışmıyo ben inanıyorum ki işallah çok güzel bi üniversite kazanıp güzel günlerin olacak o zaman boşuna üzülmüşüm diceksin hiç kimse için kendini üzmeye degmez üzgün oldugunda yanında oldugumuzu bil :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O durumu yaşamamak için çalışıyorum zaten Kübra. İşten çıksam babamın ağzına sakız olacağım. Evde durduğumda günlerimi mahvediyordu. Böyle söylemen beni çok sevindirdi inan bana. Ya aklımın bir köşesinde var sadece eyleme dökemiyorum. Yemiyo çünkü. İnşallah bütün bunları atlatırım.
      Teşekkür ederim desteğin için :)

      Sil
    2. seni çok iyi anlıyorum emin ol.Ama aklında olmasının bi zararıda yok zamanı geldiginde kararında tereddüt yada pişmanlık duymassın.sevinmene bende sevindim.İnan bana samimi düşüncelerimdi şunu sakın unutma her kışın bir baharı her karanlık gecenin bir sabahı vardır sevgille kal :)

      Sil
  15. Bir yıl önceki durumlarımın çok benzeri. tıpkı ben. Arkadaş ortamlarından dışlanmalar davet edilmemeler. Ben o zamanlar blog diye bir şey bile bilmiyordum. Yanımdaki insanlara da anlatmıyordum. İnsanlar beni hep mutlu hep yalnız olmayan zannediyorlardı. Ve biz varız Vişne. Bak o kadar yalnız değilsin. :)

    İntihar çok yanlış bir düşünce bence. Eğer Allah'a inanıyorsan bunların bir şekilde düzeleceğini biliyor olman gerek.

    Biliyor musun bence istifa edip daha insancıl bir yerde çalışman gerek. Çalışanları daha insan olan bir yerde.

    Bir de Allah herkesi duyar Vişne. Her duaya bir cevabı vardır. Ama bu cevap olumlu mudur olumsuz mudur yoksa daha güzel günlere saklanmak üzere sonraya mı bırakılmıştır bunu bilemezsin. Ama bak her duaya bir cevap var. Bunu sakın unutma...

    Dost öyle birden kopkolay bulunan bir şey değil. Önce arkadaş olman gerek. Umarım edindiğin edineceğin arkadaşların senin için Çoook hayırlı olur. Umarım seni bu yalnızlıktan kurtarırlar.

    Kadın ve erkek bir benzetme vardır bilir misin? Ateşle barut yan yana durmaz. O misal işte. Arkadaş evet olunabilir. Ama dost. Çook nadir.

    Biliyorum zor ama Vişne biraz içinden gelerek gülümse,dua et, şükret. :) Hayatın daha iyiye gideceğine eminim. Hayat sınavlarla dolu. Bunu da atlatacağız elbet....
    Sevgiyle kal..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yüzden kendimi şanslı hissediyorum aslında. Buradaki insanların arkadaşlığı o kadar gerçekçi ki antidepresandan daha etkililer. O derece kendimi iyi hissetmemi sağlıyorlar.
      Evet bunun bilincindeyim zaten ama ne zaman düzeleceğini kestiremiyorum. Bu bilinmemezlik bazen beni deli ediyor. Sanırım şükretmesini öğreniyorum. Ya da olanları garipsemiyorum. Çok tuhaf bir durumdayım aslında. Ve bu duruma nasıl geldiğimi çözebilmiş değilim.
      Zamanla her şeyin rayına oturacağına inanıyorum.
      Ya da kendimi öyle kandırıyorum diyelim.
      Çok teşekkür ederim desteğin için, gerçekten :)

      Sil
    2. Sakın kendini kandırma. Kendine yapacağın en kötü şey bu olur. Dürüst olmak her zaman olmasa da en iyisi ;)

      Sil
  16. Bir zamanlar seni çok aradım. Ama bulamamıştım. Sonunda buldum :) çok mutluyum, takipteyim hemen,
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Enee beni bulmana sevindim bak. Ben buralardan kolay kolay gitmem :)
      Teşekkür ederim ilgin için ^_^

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe