İkiyüzlülük midemi bulandırıyor..

Perşembe, Mayıs 23, 2013

Bugün matador kovalayan bir boğa kadar sinirliydim. Uyandığımda sinirli bile değildim. İzin günümde şahane şeyler yaptığım için keyfim fazlasıyla yerindeydi. Sabah ailemle kahvaltı yaptım dışarıda. İş yerine geldiğimde neşemin kaybolduğunu hissettim. Oradaki insanlar resmen hayat enerjimi sömürmek için oradalar sanki.
 O kadar ikiyüzlü bir ortamdayım ki sana anlatamam. Her geçen gün oradan biraz daha uzaklaşıyorum. Koskoca insanlar nelerin peşinde ya. Hayatta ne olursan ol sevdiğin insana karşı dürüst ol her zaman. Eğer vakit geçirmekten hoşlanmıyorsan, geçirme. Ya da sevmiyorsan seviyormuş gibi yapma.
  Kimin gözü kaldı bilmiyorum ama Ankh kolyem kırıldı. O çiğköfteciye gidip beraber çiğköfte yediğim Oyun bölümündeki arkadaşım kırdı. Bilerek mi yaptı yoksa yanlışlıkla mı oldu tam olarak kestiremiyorum. Tek bildiğim o kolyeyi öyle kırık görünce hissettiğim üzüntünün şiddeti. Evlat acısı gibi içime oturdu ya. 
 Sana söylediğim gibi gidip ona sarılacaktım. Pazar günü mesai çıkışı oyun bölümüne gidip onunla konuşuyordum. Kolyem dikkatini çekti. ''O kolye ne öyle?'' dedi. Bende ''Bu Mısır mitolojinden bir sembol ya. Ölümden sonraki yaşamın anahtarı olduğu söyleniliyor. Sembol hoşuma gidiyor o yüzden takıyorum'' diyorum bu sırada. O da kolyemle oynuyor. Ben bunları söylerken bana ''Seviyor musun bu kolyeyi?'' diye soruyor. Garipsiyorum. Ona '' Bu kolye çok sevdiğim bir arkadaşımdan hediye. Manevi değeri çok yüksek. Ve ben manevi değerlere çok önem veriyorum. Bu yüzden bu kolyeyi seviyorum'' dedim. Sonra elini işaret etti. Bir baktım kolyenin yarısı elinde kalmış. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü resmen ya. Abi o nasıl bir üzüntüdür öyle anlatamam. Ağlayacaktım nerdeyse de toparladım durumu. ''Ya kusura bakma incelerken elimde kaldı, yaptırırım ben bunu'' dedi. Kolyemi istedi. Bende ''Yaptıramazsan sorun değil'' diye geçiştirdim. Üzüldüğümü adı kadar biliyordu. 
  Ulan ayda yılda bir hediye alıyorum o da kırılıyor ya.  Ya hayatımda aldığım en güzel hediyelerden biriydi o. Nasıl böyle oldu anlamadım. Onu takarken kendimi çok iyi hissediyorum. Şimdi boynumda bir boşluk var. Elim ara sıra kolyemi arıyor ama bulamıyor.
 Sorumlumla bugün tartıştık. Daha öncesinde birçok şey oldu anlatacağım dur. 2 tane sorumlum var. Biri kız biri erkek. Benim sorunum kızla. Yani bana karşı o kadar kötü davranıyor ki sanırsın ailesini katletmişim. O derece nefretle bakıyor yüzüme meymenetsiz. Ya bir insan bu kadar mı sinir bozucu olur anlamıyorum abi. Hayır iyi olmaya çalışıyorum ama yok olmuyor. İlla bir gıcıklık yapıp sinirlerimi hoplatıyor.
  Neyse işte ben ilk erkek sorumlumdan bahsedeyim: Müdürüm olacak o denyo merkezden çok fatura kullanılıyor diye fırça yediği için dolabımı aldı. 3 kişi kullanıyorduk dolabı. Müdür bizim dolaba çullanınca biz öyle orada kaldık. Sonra ben herkese tek tek ''Dolabımdan oldum, acaba dolabınızı kullanabilir miyim'' diye soruyorum. Sanırsın ki evlerinin tapusunu istiyorum. Tabii ki kimse yanaşmadı. Sanırsın ki vebalıyım. ''Biz iki kişi zor kullanıyoruz üçüncü kişiyle hiç kullanamayız'' diye geçiştirdiler beni. Erkek sorumluma söyledim durumu. ''Bizim dolap da dolu ya.'' dedi. Bunları söylediğinde dolabı boştu halbuki. Dedektif Vişne olarak dolapları inceledim. Al sana bir ikiyüzlülük. Birkaç gün sonra dolabına kasiyer bir kızı almış. Geçen hafta depoda öyle su içerken yeni üst kademede sorumlusunun onun dolabını kullandığını gördüm. Nasıl şok oldum anlatamam. Bir tişört için yaptıklarına bak ya. Bu kadar değersizmişim demek.
   Ya sanki bavul koyuyorum dolaplara. Al tarafı bir tişört lan. Neyin tribi bu abi? Ama gel gör ki onlar bunu çok görüyor. Adam dolap dolu diyor ama yeni gelen üst kademedeki sorumluya dolabını açıyor nedense. Sonra Vişne niye iş yerini sevmiyor diyorsun. Tabii sevmem. Şu harekete baksana.
  Bugün öteki kız sorumlumla tartıştık. Kendisi yemeğe çıkmama izin vermedi. Neymiş başkası molaya çıkıyormuş o gelmeden yemeğe çıkamazmışım. Saat olmuş 6 ve ben hala yemeğe çıkmamışım. ''Raf altlarını düzelt, birden fazla kitap olmasın. Orası bitecek'' diye emir veriyor. Sonra raf altlarını düzelttim. Tabii yine kusurlar buldu hanımefendi. Kızın amacı benim eksik yanlarımı görmek. Öyle programlanmış çünkü. Ağzından benimle ilgili bir tek iyi cümle bile duymadım bu zamana kadar.
  Neyse işte raf altlarını düzelttim istediği gibi. Sonra yemek saatim geldi ve ben izin istedim. Suratı her zaman ki gibi sirke satıyor. Yanına gidiyorum ''Evet?'' diyor. Şeytan diyor tut bitli topuzunu duvara vura vura bayılt. ''Yemeğe çıkabilir miyim?'' diyorum. ''Çıkamazsın Maviş molaya çıkıyor o gelsin öyle çık'' dedi. ''İyi de benim karnım çok aç onun gelmesini mi bekleyeceğim? Hep böyle oluyor zaten. Tam yemeğe çıkarken molaya çıkıyor birileri.'' diye sinirle söyledim bunları. ''Bu benim sorunum değil'' diyor pişkince. ''Ne demek senin sorunun değil sen sorumlusun, bilmiyor musun yemeğe çıkacağımı'' diyorum. ''Sesini yükseltme bana'' diyor. Sonra arkaya gidiyorum sinirle. Sinirlerimin yatışmasını diliyorum Allahtan. Bir yere yine molaya çıkmak istediğimi söylemiştim. ''Olmaz, akşamcılardan biri yemeğe çıkacak. İki kişi dışarıda olacak. Molaya çıkamazsın'' demişti. Ama nedense bugün tam tersi oldu. Niye acaba?
  İstifamı verip kurtulmak istedim o an. ''Sen artık buraya ait değilsin oğlum. Baksana insanlar seni yeterince önemsemiyorlar.'' diyor içimdeki ses. Haklıydı. Yemekte yine tektim. Yemek yedikten sonra dışarı çıkıp gökyüzüne baktım. Geçen sene şu an ne yapıyordum acaba diye düşünüyordum. Gökyüzü masmaviydi. Hayatımı nasıl mahvettiğimi anlamaya çalışıyordum.
  Akşam kitap bölümündeki arkadaşım elinde poşetle depoya gidiyordu. Danışmadaki kız arkadaşıma ''Hayırdır, kutlama mı var'' diyorum. ''Karnı acıkmıştır'' diyor. Sonra molaya çıkıyor. Kitap almak için depoya gittiğimde ne görüyorum dersin? Depodakiler toplanmış bir güzel abur cubur yiyor. Üstelik bana karnı acıkmıştır diyen kız da orada kola içiyor. Yani anlayacağın gizlice abur cubur alıp yiyorlardı. Ben depoya girince bozuntuya vermediler. İstenmediğimi bir kez daha anladım. Ya niye karnı acıkmıştır diyorsun? Niye '' Para topladık abur cubur aldı işte onu yiyeceğiz.'' demiyorsun açık açık?. Hem yalancı hem ikiyüzlü ya.
 Pislikler. Nefret ediyorum o ortamdan. Kemikleşmiş gruplardan oldum olası tiksindim zaten. Beni bugün istifadan vazgeçiren hobici oldu. Bu arada biz onunla barıştık. ''Ben hatalıydım, yanlış ifade ettim kendimi'' dedi. Sonra sarıldık bir güzel. Eskisi gibiyiz hala. Hala bana içtenlikle bakıyor. Onunla konuşmayı çok seviyorum.
 Şimdi işten çıksam yazın napıcam onu düşünüyorum. Annem kesin burnumdan getirir. Ben artık orada olmak istemiyorum ya. O bitli topuzlu sorumlumun yüzünü görmek istemiyorum. Hayatımda kimseden bu kadar nefret etmedim. Konuşmaya çalıştım ama anlamıyor. Sürekli kendini haklı gösteriyor. Ve sürekli ben haksız çıkıyorum. Böyle aptal insanlar için istifa etmek çok anlamsız aslında ama o ortamda durdukça daha kötü oluyorum. Umursamayıp işimi yapmaya çalışıyorum işte. Ama bunu daha fazla sürdüremiyorum. Sabrede sabrede sabır taşına dönüştüm iyice. 
  Facebook'ta mangal yaptıklarını görüyorum. Yeni elemanlar bile gitmiş. Bir ben yokum. Hayır bu durumu açıkça ortaya dökmeme rağmen hiçbir şey olmadı. Diyorum ya sana benim varlığım ya da yokluğum hiçbir şeyi değiştirmiyor. Merhaba diyorum oralı bile olmuyorlar. Ya ben gerçekten çok sıkıldım bu durumdan. Ego oklarını bana fırlatmalarından sıkıldım. 
Ve yüzüme karşı yapılan bu ikiyüzlülükler midemi bulandırıyor. 
Ben böyle davranılmayı hak etmiyorum.
Ya ben sana izin günümde ne yaptığımı anlatacaktım ama sinirden bunları yazdım. Yazacağım merak etme.
Bu da şarkımız olsun.
Kendine iyi davran
  

You Might Also Like

6 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. hobici arkadaşınla barışmana sevindim sorumlularınıda diger bencil iş arkadaşlarınıda allah bildigi gibi yapsın elindekileri kimseyle paylaşmıyan insanlar nasıl bi kafadalar acaba paylaşılan her şey çogalır hüzün dışında neyse sen takma kafana seni kıymetini anlıcaklar ama iş işten geçmiş olcak k.i.b.

    YanıtlaSil
  2. aylardır okuyorum ve sana karşı ciddi bir dışlama var senin anlatımına göre bir suçun yok ama neden bukadar tavırlılar algılayamadım.iş ortamında huzurun yoksa hayatında mutlu olmazsın bence sen bir yandan iş bak ve yeni iş yeni ortaam de kendine bir şans ver

    YanıtlaSil
  3. ay vişnem ya..

    ben bu insanları anlamıyorum. sen her anlattığında onlardan daha çok ben nefret ediyorum. sen cidden de oraya ait değilsin bu güğzel kalbinle.

    ayrıca ankh çok severim zamanında ne kadar kolyem ve yüzüğüm vardı o şekilde. üzülme sen yine de kırık olsa da sakla kolyeni..

    YanıtlaSil
  4. Aynı durumu ben ilk işe başladığımda yaşadım, tam da bahsettiğin tanıma uyan bir kız, kendisi sorumlu dahi değildi sadece benimle çalışan bir elamandı, ancak benden 3 ay önce girdiği için bana yapmadığını bırakmıyordu, zekama kişiliğime sürekli hakaret ediyordu, yeni olduğum için kimseye şikayet edemedim... günde 18 saat çalışıyorduk ve sürekli bu kızla burun burunaydım. Konuşmaya çalışıyordum dinlemiyordu, sürekli beni bölüm müdürüne şikayet ediyor beklediği tepkiyi alamayınca gelip bana sinirleniyordu. Her gün istifa etmeyi düşünüp, bir gerizekalı için değmez diyip vazgeçiyordum. Sonra ben terfi aldım, iyice delirdi, herkese benim hakkımda olur olmaz şeyler anlatıyordu ve anlamadığım bir şekilde herkes de buna inanıyordu. Bir süre sonra orada kalıp savaşmak ve insanların egolarını üzerimde tatmin etmesine bir son vermek istedim, ama ne yaparsam yapayım orada mutlu olmayacaktım, hiç bir para bu eziyeti çekmemi kabuledilebilir yapmıyordu. Bu kadar uzun bir yorum yazdığım için kendimi salak hissetsemde sonunu şöyle bağlamak istiyorum :) Eğer işten çıktıktan sonra, orayı unutup hayatına normal şekilde devam edebiliyorsan boşver çalışmaya devam et, eğer iş dışındaki yaşamını da etkileyip seni mutsuz ediyorsa,bir daha gözden geçir derim. :) Bu arada ben istifa edince kızın sevgilisi benim işimi aldı... bırakmakla ona büyük bir fırsat da sunmuş oldum, çok boktan bir durumdu.

    YanıtlaSil
  5. Zıkkım yesinler o abur cuburları, kurtlansın pislikler! Hiç utanmıyorlar ya.. Nasıl insan bunlar.. İyi dayanıyorsun valla, ben olsam kendimi tutamaz mutlaka laf sokardım onlara.

    YanıtlaSil
  6. Neden böyle davranıyor bunlar sana ya? Nefret ediyorum senin çevrenden. Senin bir suçun yok hepsi onların salaklığı. Ben şimdiye işten ayrılmıştım. Allah sana iyi bir sabır vermiş.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe