Şimdi Üniversiteli Olduk..

Salı, Eylül 24, 2013

Sevgili Paçanga böreklerim Vişne Çürüğünüz sonunda o çok istediği kapıdan içeri girdi. Derin bir oh çekebilirsiniz. Biliyorum ''O kapıdan geçeyim bir kere n'olucak sanki'' serzenişlerimi çok okudunuz ama artık bitti. Artık gönül rahatlığıyla girebiliyorum giriş kapısından. O kadar huzur veriyor ki o kartla giriş yapmak defalarca girebilirim. 
 Böyle söylediğime bakmayın siz.. Bendeniz Vişne Çürüğü okulun girişindeki turnikeden geçemedim. O kadar komik bir durum ki nasıl ört bas edeceğimi şaşırdım. Kartı okutuyorum turnike dönmüyor. Birkaç kere denemenin sonucunda sonunda giriş yapabildim. 
   İlk olarak oryantasyon için gitmiştim. Kısaca okulu tanıtıyorlar hacı. Bölüm başkanı kendini tanıttı, ders hocaları da oradaydı. Ben tabii kimseyi tanımayınca okuldaki oryantasyon oklarını takip ede ede yolu buldum. Salonu bulmak zor olmadı. Dedektiflik genlerim sayesinde şak diye buldum. 
   Oryantasyondan sonra ders seçimi için tekrar okula geldim. Bu sefer bölümdeki arkadaşlarımı görecektim. Metrobüste yer kapma tekniklerini hala öğrenemedim. İstanbul'da ne kadar çok insan yaşıyor ya. Bir de insandan çok araba var bu şehirde. Bu yüzden hep trafikle karşılaşıyoruz. Ders seçimi sınıfını da bulmak biraz zamanımı aldı. Sadece kattaki diğer sınıfları kontrol ettim ve doğru sınıfı buldum. Bir sıraya yerleşip dinlemeye koyuldum.
  Bölüm başkanı hocam gayet sempatik biri gibi geldi bana. Sınıfta bölümün ne kadar zor olduğunu, kütüphaneden çıkmayıp araştırma yapmamız gerektiğini, haber yazmadan mezun etmeyeceğini söyledi. Hafiften bir ürküntü seziyor insan. Hele gördüğüm insanlar tam anlamıyla soğuk nevaleydi. Ha diyeceksin ''Sen çok mu sıcakkanlısın?'' Tabii ki de sıcakkanlıyım. Yani benimle konuşmak istedikten sonra çoğu insanla konuşurum. Ama bu insanlar o kadar yabancı ki etrafa yanlarındaki insanları bile göremiyorlar. Sanırsın ygs'den yeni çıkıp gelmişler. Öyle heyecanlı, öyle sabırsızlar.
  Şimdi önyargıyla yaklaşmak yanlış olur. Daha okul dün açıldı. Biraz zaman geçsin duruma göre daha net şeyler söyleyebilirim. Ders seçimi sınıfında üst sınıflar bölüm hakkında bilgilerini paylaştı. Kimse soru sormuyor. ''Böyle olmaz, soru sormaya alışmalısınız, siz gazeteci olacaksınız'' gibi söylemlerde bulundu hoca. Sınıf çok sus pus geldi bana. Gerçi ben de öyleydim. Ne bileyim kimseyi tanımıyorum sonuçta. 
  Ders seçimi için bilgisayar laboratuvara gidecektik. O sırada kapının dışında hocanın çıkmasını bekliyoruz. Herkes birbirine nasıl bakıyor. Sanırsın açlık oyunlarında rakibiz anam. Alt tarafı aynı sınıfta okuyacağız lan, neyin tribi bu anlamadım. Kendimi o an açlık oyunlarındaymışım gibi hissettim. Ben aslında şen şakrak biriyim ama ilk kez girdiğim ortamlarda geri çekilip durum analizi yapıyorum. Her yeni ortama girdiğimde yine aynı soruyla karşılaşıyorum: ''Ben bu insanlarla 4 sene nasıl okuyacağım?'' Lisede de aynı şeyleri söylemiştim, sonradan açıldık hepimiz. Umarım burada da böyle olur.
  Üst sınıftan biri ''Olabildiğince çok okuyup çok yazın. Blog oluşturun mesela'' dedi. Hocada ''Aranızda blogu olan var mı?'' diye sorunca ben sus pus kesildim. Pışık! Hayatta söylemem. Hem söyleseydim rahat yazamazdım. Hem her şeyi söylemek zorunda değilim ki kardeşim. Bunu da bilmeyiversinler. 
  Dün konser vardı. Lisedeki sıra arkadaşım Motor Gizem ile aynı okuldayız. Dün onunla buluşup konsere gittik işte. Hala aynı bu kız ya. Yıllar geçti ama ona olan dostluk sevgim hiç azalmamış. Onun arkadaşlarıyla oturdum. Kendi bölümümden kimseyi tanımıyorum daha. Koskoca bölümden bir kişiyle tanıştım onu da göremiyorum. Ders seçiminden sonra okul çıkışına doğru giderken sınıftan bir kızla tanıştım. Adı Gurbetti, iyi birine benziyordu. O günden sonra göremedim. Cuma günü tekrar görürüm diye düşünüyorum.
  Murat Dalkılıç konseri vardı işte. Adam sahneye çıkıp şarkı söylemeye başladıktan sonra ben taramalı tüfek gibi şarkı sözlerini söylüyorum. Hani fanı olsam neyse, radyodan duyuyorum şarkılarını arada. Bir baktım şakır şakır Bir güzellik yapsana  şarkısını söylüyorum. Çok şaşırdım kendime doğrusu. Dalkılıç yakışıklıymış, kızlar hayran olmak için iyi birini buluyor her zaman.
 Üniversitede sandalye savaşı yapılıyor bir yandan. İnsanlar ne kadar düşkün kıçını koyacak bir sandalyeye ya. Git çimlerde otur abi, ne fark eder ki. Sonuçta önemli olan birlikte edilen muhabbettir. Okulda fazla çim alanı yok. Zaten çoğu kız podyum havasında takılıyor. Okula değil de defileye geliyor mübarek. Bir öğrenci gördüm, suratında normal bir kadının bir senede kullanacağı fondöten vardı resmen. Sahneye çıkmıyorsun abla okula geliyorsun demek isterdim o an. Bir tane kısa saçlı kız gördüm. Böyle marjinal bir tipi vardı. Kısa saçlıydı. Ne kadar güzeldi ya.
  Yani bakımlı olmak her genç kızın istediği bir şey tabii ama bunu abartmamak gerekiyor. Her şeyin dozunda olması daha makul değil mi? Sucuk partisinden bile para alıyorlar ya. 3 lira bide. Ben o kadar parayı ağzım koksun diye vermem kardeşim. Konser güzeldi. Yani eğlendim mi? Eğlendim. Benim için önemli olan bu. İyi ki gitmişim, kafam dağıldı biraz.
  Bugün siyaset dersi vardı sabah. Ortak ders olduğu için bütün fakülte bir aradaydı. Bu durumu pek sevmedim çünkü kendi bölümümdeki arkadaşlarımı doğru düzgün göremedim. Ya bunlar nasıl gazeteci olacak anlamıyorum hiç mi konuşkan olmazlar ya. Ben sanki mükemmelim. Ben de ufak bir samimi an bekleyip duruyorum işte. 
   Ders o kadar sıkıcı geçmedi. Ben keyif aldım açıkçası. Birkaç tane kitap adı söyledi. Öğlen 1'de ders bitti. Yoklamayı alıp çıktık sınıftan. Sonra öğle yemeğinde her zaman olduğu gibi tektim. Bu durumu aştım artık ya. Yalnızlık bana bir yandan güç veriyor. Yemek yiyip bir yandan Gülşahla, Gizemle mesajlaştım Whatsapptan. Yemekten sonra üzüm yemek ne kadar güzelmiş meğer ya. Yemeği bitirdikten sonra kütüphaneye gittim. Kütüphaneye üye oldum. Kitapları inceledim biraz. Gerçi tam olarak neyin nerede olduğunu bilmiyorum ama içlerinde okuyabileceğim romanlar var. Sanırım oraya daha çok giderim ben.
  Sınıfa girdiğimde insanlar bana sanki üst sınıfmışım gibi bakıyor. Sanki girdiğim dersi alttan alıyormuşum gibi bakıyorlar. Biraz garipsedim açıkçası. Öğlen hocayı beklerken kitap okudum biraz. Diğerleri çoktan kaynaşmıştı. Yani herkes %100 tanışmamıştı tabii. Ben de kitabımı çıkarıp okudum işte. Bir süre hocayı bekledik, gelmedi. Sınıf yavaş yavaş dağıldı. En sonunda biri kaldı. Onunla tanıştım işte. Görsel iletişim okuyor. Bölümüyle alakalı bir meslekte çalışıyor. Konuşkan birine benziyor. Bana çok olgun göründüğümü söyledi. Birlikte dışarıda oturup sohbet ettik işte. 
  Online ders saçmalığı var bir de. Ya ben dersi okulda görmek istiyorum ne interneti arkadaşım. Zaten siyaset hocası sabah ''İstediğiniz gibi girip çıkabilirsiniz'' dedi. Dingonun ahırı mı lan sınıf! İkide bir girip çıkılır mı ya! Sinirlendim o an. Ne bir disiplin var ne bir düzen. Ben disiplini severim, disiplin beni istediğim hedefe ulaştırıyor çünkü. Başıboş bırakılmak bana göre değil. 
  Online ders bildiğin ekol hoca abi. Uzaktan eğitim görüyorum sanki ya. Online ders kadar saçma bir şey yok. Okulda bilgi öğrenemeyeceksem neye yarıyor orası? Benim bir amacım var sonuçta. Ve bunlar beni amacıma ulaştırmıyor ne yazık ki. Evde ders dinlenmiyor zaten, dikkatim çabuk dağılıyor. Yarın o dersler üzerine derinlemesine not almam gerekiyor. Bu gidişle sınıfın ineği olacağım. Babam devamsızlık konusunda çok baskı yapıyor. En ufak bir devamsızlıkta söylenmeye başlıyor. 
  Babam çok ilgisiz okuduğum okula karşı, bana karşı. ''Hadi oğlum kalk okulun için kıyafet alışverişi yapalım, kırtasiye ihtiyacın varsa onu da alırız'' cümlesini duymadım hiç. Kendi maaşımdan kalan paramla kıyafet aldım. Nasıl bu kadar ilgisiz olabiliyor anlamıyorum. Evlatlarını seven babalar gördükçe üzülüyorum biliyor musun. Çanta alamadım. Dün bana defter aldın mı dedi, almadım dedim. ''Niye paranla almadın'' dedi. Kıyafete para vermekten para mı kalıyor sanki. Bunu da atlatırım herhalde. Üzülüyorum ama bu değiştirmiyor hiçbir şeyi. 
  İlk günüm daha güzel geçer sanıyordum ama sıkıcı olması dışında bir şey olmadı.
Sanırım beklentilerimi karşılamadı okul. Ben daha birikimli bir ortam bekliyordum. Bunlar bildiğin yüksek lise. Okumak için gelen yok. Kantinde boş boş oturup sandalye savaşı yapmak için geliyorlar.  Şu ana kadar kitap okuyan biriyle karşılaşmadım. Çok az ders var. Ben daha fazla ders olur sanıyordum. 3 saatlik ders için okula gidiyoruz resmen şaka gibi.
Lisedeki ortamı, o disiplini özlüyorum açıkçası. 
   Yine de umudumu kaybetmiyorum. İlk gün kimsenin güzel geçmez zaten. Sonuçta daha hafta bitmedi. Cuma günü yine dersim var. Cuma gününden sonra daha net bir fikrim oluşur. Şimdiki düşüncelerim biraz hayal kırıklığı doğrultusunda. 
Gidip biraz penguen okuyup güleyim bari.
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran.
      

You Might Also Like

8 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. haha çok haklısın..üniversitede ilk günümü hatırlıyorum da benim de berbattı. şimdi dönüp baktığımda çok gülüyorum..
    umarım çok güzel bir yıl olur senin için..

    YanıtlaSil
  2. Senin adına sevindim vişne :) Başarılı bir yıl geçirmen dileğiyle.
    Darısı kardeşimin başına inşallah ek yerleştirmede bir yeri kazanır.

    YanıtlaSil
  3. darısı o zaman benim başıma. :)
    başarılar sanaa.
    :)

    YanıtlaSil
  4. MERHABA .!
    benimde üni ye gittiğim ilk gün geldi aklıma Allahtan yurta kaldığım kızların çoğuyla aynı okuldaydım ondan dolayı bıraz rahatlık vardı .:)
    başarılı mutlu bir yıl geçirmen dileğiyle..
    o yıllar bambaşka güzel

    YanıtlaSil
  5. Gittiğin okulu biliyorum galiba ya benim okul olmasın sakın ;) Ben mezun olalı çok oldu darısı basın .. Aydınlılar kazanır :D

    YanıtlaSil
  6. üniversite insana sadece kapıları ve istediklerine nasıl ulaşacağını gösterir. lisedeki sistemle tek tip insan çıkar ortaya. "disiplin" de insanların aynı anda sınıfa girip sus pus ders dinlemeleri değildir. bana göre hedeflerine ulaşmak için geliştirdiğin hayat düzenidir. daha fazlasını istiyorsan hocalarını, senden daha çok bilenleri her fırsatta sıkıştırmalısın. özel okulların imkanları devlet okullarına göre çoğu zaman daha fazladır. sorun olarak gördüklerinden şahane fırsatlar yaratabilirsin. başarılar dilerim sana.

    YanıtlaSil
  7. tadını çıkar vişne !bitince çok ama çok özlüyor insan :( veeeeee en güzel yıllarının tadını çıkar cicimm

    YanıtlaSil
  8. Bu arada bende babamı yaşarken öldürenlerdenim :( Emin ol yalnız değilsin canısı ;)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe