Vize Heyecanımla gelsem sana..

Cuma, Kasım 15, 2013


  • Tüyap ziyaretinden sonra ertesi gün geç saatlere kadar uyumuşum. O yorgunluğu atmak hiç kolay olmadı.
  • Annem ve Babamı Candy Crush bağımlısı yaptım. Ailecek teknoloji bağımlısı olduk resmen. Ben bilgisayardan kalktıktan sonra babam yerime geçiyor. Ben koltukta kitap okurken annem tablette Facebook turlaması yapıyor. Ben eskisi kadar teknolojiye düşkün değilim artık. Annemin bile Facebook hesabı var. Bir zamanlar benim için teknoloji hastası diyen annem şimdi tabletini elinden bırakmıyor. Ailecek ne hale geldik ya. Çok şaşırıyorum valla halimize.
  • Babamsa sadece oyun oynamak için kullanıyor bilgisayarı. Bıraksan sabaha kadar oyun oynayacak adam. Tablette ona Candy Crush oynamayı öğrettim. Aslında ben de ilk başlarda bilmiyordum. Kimse öğretmedi yani. Teyzemler oynayınca biraz kaptım işi. Kolay aynı zamanda kafa yorucu bir oyun. 
  • Türkan Teyzemi istemeye geldiler. Söz ve nişanını yaptık. O akşam fotoğrafçı görevini ben üstlendim. 2 saatte 250 tane fotoğraf çektim. O kadar yorucuydu ki artık deklanşöre basamaz oldum. 
  • Damadın ailesi beni fotoğrafçı sandı. Hatta damat teyzeme '' İyi para vermişsin baksana durmadan bizi çekiyor'' dedi. Bu duruma ne tepki vereceğimi şaşırdım. Gülümseyerek ''O benim yeğenim'' dedi. O gün çok kalabalıktı ev. 
  • Haremlik selamlık olayı burada da karşıma çıktı. Ben hiçbirine dahil olmadım. Ben haremlik selamlık olayını oldum olası sevemedim. Bu yüzden kendimi öylece ortada buldum. Çok tuhaf bir andı benim için. Öyle koridorda elimde Nikonla ayakta durmuş doğal bir anı yakalamaya çalışıyordum. İnsanın kendini bir gruba dahil edememesi ne kötü bir şey.
  • Sonuç olarak çektiğim fotoğraflar çok beğenildi. Damat bana ''Sen bu işi çok seviyorsun galiba?'' diye sorunca bende ''Evet, fotoğraf çekmek iyi hissetmemi sağlıyor.'' dedim. Hazırlanan yemekleri ayaküstü yedim. Hepsi lezizdi tabii.
  • Bu aralar kendimi yukarıdaki karikatürdeki adam gibi hissediyorum. Geçici hafıza kaybı yaşıyorum sanırım. Önceki gün salonda film izledikten sonra salonun ışığını açık bırakıp öylece odama gitmiş ve uyumuşum. Babam sabaha karşı salonun ışığının açık olduğunu fark etmiş. Her ne kadar kapattığımı söylesem de bana inanmadılar. ''Tanrım benim neyim var?'' diye sorduğum günler oldu biliyor musun. Sanırım stres yüzünden böyle oluyor. Erkenden Alzheimer'a yakalanacağım. 
  • Aynı anda iki kitap okuma olayı güzel bir şey aslında. Şu Özgürlüğün Elli Tonunu bitirebilsem şahane olacak ama bit-mi-yor. Sürekli aynı şeyi anlatıyor kadın. Şu kitabı da bitireyim de buraya afilli bir yazı yazacağım. Hakan Günday'ın son kitabını heyecanla okuyorum. Az romanında aldığım o tadı alamadım nedense ama okumaya devam ediyorum
  • Kütüphaneden aldığım filmleri izlemekten büyük keyif alıyorum. Zeki Demirkubuz'un filmlerini merak ediyordum. Kütüphanede birkaç filmine rastlayınca merak edip aldım. İlk olarak Masumiyet filmini izledim. Şahane oyuncular var. Haluk Bilginer, Derya Alabora, Güven Kıraç. Ben çok Haluk Bilginer'in tiradını ve Derya Alabora'nın oyunculuğunu beğendim. Eğer izlemediysen mutlaka bir ara izle. Film epey ödül almış. 1997 yapımı olduğu için bayağı eski. Sahneler arası geçiş çok kötü ama oyuncular için izlenir. Ben izledikten sonra etkisinden çıkamadım bir süre.
  • Dün annemle Kader filmini izledim. Filmi izlerken annemin yüzünden oluşan o şaşkın ifade aklıma geldikçe gülüyorum. O kadar komikti ki hala gözümün önünde şaşkınlığı. Kader filminde çok küfür vardı. Bel altı çok fazla replik var. Ben de izlerken rahatsız oldum açıkçası. Küfrün dozunu çok abartmış. 
  • Filmin kamera arkasını izleyeyim dedim. Zeki Demirkubuz'un durmadan sinirlendiğini ve insanlara kaba davrandığını gördüm. Gözümden biraz düştü açıkçası. Vildan Atasever biraz toy kalmış oyunculukta sanki. Bilmiyorum Derya Alabora'nın oyunculuğundan aldığım hazzı alamadım pek Vildan'dan. 
  • Annem durmadan bir fazlalık olduğumu hatırlatan imalarda bulunuyor. Kendimi çok fazlalık hissediyorum bu aralar. Parayı idare kullanmam gerektiği hakkında sözler sarf ediyor. Onun yüzünden okuldayken yemek yemiyorum. Bana verdiği parayı harcamamaya çalışıyorum. Arkadaşlarımla görüşemiyorum çünkü onlarla hiçbir hayat belirtisi yok.
  • İşe girip çalışmam konusunda çok baskı yapıyorlar. Ben kitabevinde çalışırken yaşadığım kötü anıları unutmaya çalışırken. Kimse oturup '' Ya bu çocuk niye böyle düşünüyor acaba?'' diye düşünmüyor. 
  • Zor bir dönem geçirdim. Hala da etkisinden kurtulamadım. O kitabevinde sorumlumla yaşadığım kötü olaylar aklıma geldikçe daha çok sinirleniyor ve üzülüyorum. Keşke bunu atlatmak daha kolay olsaydı.
  • En son lisedeki arkadaşımla buluşmak için anlaştık. Sonra yoldayken bana ''Ben gelemiyorum ya'' mesajı attı. Ve ben ondan biraz daha uzaklaştım. Hayır, neden gelemediğini açıklayıp kusura bakma dese anlayışla karşılayacağım ama hiçbir şey demedi bu cümleden sonra. Ben de üstüne gitmedim. Ekilmek kadar kötü bir şey yok ya. Benim sanırım bazen hiçkimsem yok.
  • Hayatım giderek sıradanlaşıyor sanki. Her gün aynı saatte metroya biniyor, aynı otobüste aynı şarkıları dinliyorum. Diğer günlerden hiçbir farkı yok sanki. Bu sıradanlıktan çok sıkıldım.
  • Haftaya vizelerim var. Çok heyecanlıyım. İlk vizelerim olduğu için ne yapacağımı bilmiyorum. Şimdiden çalışmaya başladım ama işe yarar mı bilmiyorum. O heyecan sırasında bildiklerimi unutmaktan korkuyorum.
  • Geçen sene hatırlarsan ''Vizeler bana girecek cümlesini kurmayı çok istiyorum'' demiştim. Şimdi bunu hatırladığımda gülümsüyorum. Şimdi söylediğim yerdeyim. Ve büyük ihtimalle vizeler bana girecek. Olsun, bunu önemsemiyorum. Ben okumanın kendisini seviyorum. Hayatımın geri kalanını okumakla geçirebilirim. Okumadan ve müzik dinlemeden geçirmediğim bir gün bile yok. 
  • Kitaplar ve şarkılar diyorum iyi ki varlar.
Gideyim de vizelerime çalışayım. 
Bu da şarkımız olsun
Vizelerine hazırlanan Vişne'den gelsin sana bu şarkı. Sanırım beni şu sıralar en iyi anlatan şarkı bu.

Kendine iyi davran ^_^

You Might Also Like

6 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Vişneeee canım arkadaşım!

    ne kadar zevkle okudum yazını bilemezsin :)
    blogun bana huzur veriyor :)

    ah teknoloji bağımlısı bi bizimkiler olmadı.
    candy crusha feci takmıştım ama geçti şimdi farm heroes saga'ya taktım :(

    bir de okulllu olmasına eeeen sevindiğim arkadaşım sensin vişnem!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Miaaa güzel insan! ^_^
      Vakit ayırıp okuduğun için teşekkür ederim. Bunu söyledikten sonra kendimi daha iyi hissettim. Ben de yazı yazarken kendimi burada huzurlu hissediyorum. Candy Crush tam bir bağımlılık ya. Babam bölümü geçemedi diye sinirleniyor artık ahaha :D O oyunu henüz oynamadım ama o da çabucak yayılır bence.
      Teşekkür ederim. Valla bölümün hakkını vermeye çalışıyorum ^_^

      Sil
  2. vizelerinde bol şans cnm... okumayı sevmen ne güzel. ben artık kitap okumuyorum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Selma.
      Hayatımın büyük kısmını okumakla geçiyorum. Bundan sonra da öyle geçireceğim sanırım.
      Sen neden kitap okumuyorsun? Kitaplardan sıkıldın mı yoksa?

      Sil
  3. Yanıtlar
    1. İyi çalışıp yüksek notlar almaya çalışacağım :))

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe