İzlemelik filmler var dediler geldik..

Salı, Aralık 10, 2013

   Sınavlardan sonra kendimi daha iyi hissetmek adına kütüphanedeki filmlere sardım bu aralar. Uzun uzun film izlemeyi eskiden sevmezdim. Şimdilerde yapmaktan en çok keyif aldığım şey film seyretmek. Hayata olan bakış açımı değiştiriyor bir anlamda. Kaliteli film izlemenin mutlu olmakla bir alakası var bence. Bugün sana son zamanlarda izlediğim en güzel filmlerden birkaçını anlatmak istiyorum. Başlıyorum.

 1) Chicago: Bu filmi rastgele seçmiştim film rafından. Filme dair bir ön bilgim yoktu. Normalde film alırken önceden konu hakkında araştırma yapar öyle alırım. Bu filmi iyi ki rastgele almışım. Film baştan sona kadar insanı mest ediyor. Gerek oyunculuk, gerek kostüm, gerek replikler çok hoşuma gitti. Renée Zellweger'ın oyunculuğu beni büyüledi açıkçası. Film, sahne yıldızı olmak isteyen bir kadının hikayesini anlatıyor. Temel anlamda şöhret olmak kavramına yönelmiş yönetmen. Bridget Jones filmiyle gönlüme taht kuran şahane kadın bu filmde kendisini daha çok sevmemi sağladı. Filmi izlerken aklıma Lazanya geldi. Bana onu anımsattı. Filmdeki müzikaller ayrıca mest ediyor insanı. Hiç göz yormuyor, sıkmıyor insanı. Şarkıların sözleri filmle çok uyumlu. Özellikle mahkum kadınların yaptığı müzikal on numaraydı.  Yönetmen işini iyi yapmış bence. Bu yüzden ödül almayı hak etmiş. Filmin ana fikri çok yerindeydi. Ben bu filmi izledikten sonra kendimi çok keyifli hissettim açıkçası. İzlediğime pişman olmadığım, iyi ki izlemişim dediğim filmlerin başını çekebilecek nitelikte bir film. İzlenmeli mi? Kesinlikle evet.
2)Se7en: Brad Pitt ve Morgan Freman gibi şahane oyuncuların olduğu bir film ne kadar kötü olabilir ki? Film tam anlamıyla şahaneydi. Brad Pitt'in gençliği filmi daha izlenebilir kılmış. Morgan Freeman'ın oyunculuğu zaten fevkale. Efendim film 7 günah üzerine şekillenmiş olayları ele alıyor. Brad ve Morgan abimiz bu 7 günahı ifade eden cinayetleri çözmekle görevli iki dedektif. Benim filmde hoşuma giden olay, 7 günahı içeren cinayetlerin çok iyi bir biçimde ifade edilmesi. Cinayeti işleyen katil çok zeki bu arada. Sonradan yakayı ele veriyor tabii ama kendi isteğiyle. Morgan abimiz başlangıçta bu işi kabul etmese de sonradan işler kızışınca olaya el attı. Kutuda ne var repliği çok ünlüdür. Bu arada filmde en çok hoşuma giden şey kütüphaneydi. Mekanların derinliği çok iyi ifade edilmiş. Oyuncuların filme olan hakimiyetini sevdim diyebilirim. Freeman ve Pitt çok iyi bir ikili olmuşlar bence. Her cinayette gerilim daha da artması filmi daha heyecanlı yapıyor. Ben bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum. Sonunu izlemek için sabırsızlanıyorsun fark etmeden. Dedektifliğin ne kadar zahmetli bir iş olduğunu bu film sayesinde daha iyi anladım. Filmin beklediğim gibi bitmesine üzüldüm tabii. İzledikten sonra pişman olmayacağın türden bir filmdir bu. 
3) La Mome(Kaldırım Serçesi): Allahım böyle şahane bir film izlemeyi bana nasip ettiğin için sana teşekkür ederim. Biyografi filmi izlemedim pek. Sıkılmaktan korktum hep. Bu önyargımı yenmek adına bu filmi izlemek istedim. Edith Piaf'ın hayatını anlatan bir film tek kelimeyle muhteşem. Tekrar tekrar izlemek isteyeceğin bir filmdir kendisi. Piaf'ı canlandıran oyuncumuz Marion Cotillard cuk oturmuş role. Filmin içinde gizli bir hüzün var aslında. Kadın nereden nereye geliyor. İzlerken hayrete düşüyorsun. ''Vay anasını! Kadının başına neler gelmiş öyle ya'' demiştim ben filmi izlerken. Filmdeki şarkılar çok ama çok güzel. Bu filmi izledikten sonra haftalarca Edith Piaf'ın şarkılarını dinledim. Ve dinlemekten bir an olsun bıkmadım. Bu kadının şarkıları ilaç gibi geldi bana. Sakinleştirdi, ehlileştirdi ve daha bir sürü şey. Filmin sonlarına doğru gelirken bende kayış koptu. O yatakta geçmişini hatırlarken kadının ne kadar üzüldüğünü görsen salya sümük ağlardın herhalde. İyi ki böyle bir sanatçı bu dünyaya gelip şarkılarını söylemiş. Biyografik bir film izlemek istiyorsan bu film tam senlik. Edith Piaf'ı daha iyi anlamak açısından bu film, doyurucu bir film. 
4) The Perks of Being Wollflower: Bu ismi kitabevinde çalışırken ergen bir kızın sayesinde öğrenmiştim. ''Yaaa sizde pörks of biiing walfılavır var mıaaa'' diye ağzını gevşete gevşete bana sormuştu. Ağzına bir tane çakasım gelmişti o an. Ne demek istediğini anlamadığımı klavyeye ismini yazmasını istemiştim. O sayede aklımda kaldı adı anlayacağın. Filmden çok kitabı ünlüymüş. Yabancılar bile sormuştu kitabı. Sonradan çevirisi yapılıp Türklere de sunuldu kitap. Beklediği ilgiyi görmedi. Ama filmi daha çok konuşuldu. Bu film yalnızlığı işliyor kendi ekseninde. Başrol oyuncuları filmin hakkını vermiş. Ne kadar ergen filmi deseler de sen onlara aldırma. Filmin müzikleri çok ama çok iyi. Albümü satın alıp dinlemeyi bile isteyebilirsin filmi izledikten sonra. Charlie eşittir ben aga. Bu kadar benzerlik olamaz ya. Adamın yaşadığı hayat benim yaşadığım hayatın tıpkısının aynısı. Ciddi söylüyorum bu filmi izlerken kendi hayatımdan çok şey buldum. Filmin replikleri de çok yerindeydi. Emma Watson'un oyunculuğu burada da ışıldamış diyebilirim. Keyifli vakit geçirmek adına izlenilebilir bir film olduğunu düşünüyorum. Gerek kurgu, gerek oyunculuk, gerek müzik çok iyiydi. Filmin vermek istediği mesaj çok iyiydi. Sanırım bu kadar çok konuşulmasının nedeni de bu. Herkes filmi izlerken kendine göre bir pay çıkarıyor.
5) The Wrestler: Bu filmi birkaç gün önce izledim. Ne yalan söyleyeyim bu kadar iyi bir film beklemiyordum. Film bir amerikan güreşçisinin hikayesini anlatıyor. Ünlü olmanın ardını eşeliyor biraz yönetmen kendi bakış açısıyla. Mickey Rourke bu filmde resmen efsaneydi. Mücadele etmenin ne kadar ulvi bir şey olduğunu anlatıyor film. Vermek istediği mesaj çok hoşuma gitti açıkçası. Karakterin mücadeleci tavrı çok hoşuma gitti. İnandığı ideal uğruna hiçbir şeyden vazgeçmiyor. Önüne çıkan engellere rağmen yolundan geri dönmüyor. Dönmüş gibi yapıyor ama en sonunda canına tak ediyor. Bence film inandığımız şeyler uğruna vazgeçmemeliyiz fikrini aşılamaya çalışmış. Müstehcen sahnelerinin dozu iyi ayarlanmamış. Tuvalet sahnesini izlerken annem şok oldu. Amerikan dövüşünün tamamen şova dayalı olduğunu anlatan en iyi film bence. Çok doğal bir yapısı var, izleyiciyi içine çekiyor. Ee boşuna oscar ödülü almamış anam. Ödül almayı kesinlikle hak ediyor.
6) Vicky Cristina Barcelona: Woody Allen filmlerini oldum olası merak etmişimdir. Bu filmi izlemeyi çok istiyordum. Geçen hafta izledim sonunda. Bana sorarsan Allen, işini iyi biliyor. Film sadakat üzerine kurulmuş bence. Javier Bardem oyunculuk anlamında biraz toy geldi bana. Yakışıklı oluşu kurtarmış bence. Penelope Cruz'un oyunculuğuna bayıldım. Keşke ispanyolca fazla konuşmsaydı. Scarlett Johansson'u bu filmde daha çok sevdim. Rolüne en iyi yakışan oydu bence. Oyunculuğu çok canlı geldi bana. Kameraya çok yakışıyor. Fotojenik bir yüzü var. Film Barcelona'da geçiyor. Mekanı çok iyi betimlemiş Allen. Öyle ki izlerken sanki oradaymışsın gibi hissediyorsun. O kadar rahat bir ortam ki Barcelona orada insan huzurluymuş gibi hissediyor. Bu anlamda film benden iyi bir not aldı. İki kadın bir erkek yüzünden birbirine girişiyor. Cruz ablamız daha sonra olaya dahil oluyor. Bu Javier çok çapkın abi. Filmde birlikte olmadığı kadın yok ya. İzlenmeli mi? Soğuk kış gecelerinde içini ısıtabilecek bir film olduğu için izlenmeli. Müzikleri de ayrıca güzeldir.
7) Truman Show: Çok eski bir film olmasına rağmen çok güçlü bir film bence. İzledikten sonra insan kendi hayatını sorguluyor. ''Acaba beni izliyorlar mı lan!'' düşüncesine kapıldım ben mesela filmi izledikten sonra. Görüntü kalitesi anlamında zayıf olsa vermek istediği mesaj çok anlamlıydı. Jim Carrey'i sevmiyorum. Tamam adam komik ama bana çok ama çok komik biri gibi gelmiyor. Sil Baştan filmindeki halini daha çok sevmiştim. Film kendi içinde bir paradoksu barındırıyor aslında. Karakterin yaşadığı her şey her gün aynı. Adam bir süre sonra işkilleniyor tabii çakıyor köfteyi. Ondan sonra olaylar gelişiyor tabii. Jim'in filmde aşık olduğu kadın oyuncu çok güzeldi bu arada. Ben de aşık olurdum o kadına herhalde. Biri bizi gözetliyor tarzındaki programlar bu filmden ilham almış bence. İlham almayı bırak bildiğin araklamışlar ufaktan. Benzer yanlarını almış diyeyim ben sana. Genel anlamda doyurucu bir film. Yaşadığımız dönemi sorgulatıyor bir anlamda. Uzun zamandır izlemeyi düşünüyordum. Bu film tam anlamıyla arşivlik bir filmdir.
  Anlat anlat bitmiyor filmler valla. Bu izlediğim filmler keyifle izleyebileceğin, seni sıkmayacak olan filmler. Ben izlerken sıkılmadım hiçbirinde. Özellikle Chicago filmini izlerken çok eğlendim. Müzikal filmleri hiç sevmem. İzlerken aşırı sıkılırım. Ama Chicago filminde müzikalle hikayeyi çok iyi birleştirmişler. Her şeyi yerli yerinde yapmışlar. O yüzden çok göze batmıyor. Bu 7 film iyi ki izlemişim dediğim filmler arasındadır. Daha izlediğim çok film var ama anlatımımı burada noktalamak istiyorum.Arada yaparım yine böyle şeyler.
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran.

Hamiş: Bu şarkıyı açıp evin içinde deli danalar gibi dans ettiğim doğrudur.

You Might Also Like

17 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Visnem butuuun filmleri izlemis olmanin verdigi rahatlikla okudum ya eger izlememis olsam meraktan cildirirdim :) 4 numara favorim bir de barcelona..
    Ben o filme asigim sanirim. Izlerken harika bi tat vermisti bana ya. Sanki gercekten barcelonaydim cok guzeldi muzikler ve ortam ve hadi sarap icelim! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Miaa bravo sana valla. Bütün filmleri izlemekle çok iyi yapmışsın. 4 numaradaki şarkılar çok iyi ama dimi. Ben çok beğenmiştim filmdeki şarkıları :)
      Barcelona filmi hakkında aynı şeyleri düşünüyoruz. Mekanın canlılığı sanki oradaymışız izlenimine kapılmamızı sağlayan bir unsur bence Mia. Şarap konusunda cevabım evet. Kırmızı bir şarap ne iyi olurdu :)

      Sil
  2. Sadece The Perks of Being a Wallflower izledim. Diğerlerini izlemedim kendimi çok eksik hissettim. :D Diziler konusunda kendimi uzman saysamda filmler konusunda gerçekten çok gerideyim ben de hemen izleyeyim diyorum. :D Bu arada The Perks of Being A Wallflower'ın kitabını da oku Vişne ksıa vew sürükleyici bir kitap bir gecelik bir iş. Ben özelleikle evde okudum çünkü kitabın kapağı çok çocukça ve yazılar çok büyük . :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendini eksik hissetme bence. Bende diziler konusunda eksik olduğumu düşünüyorum. İzlemediğim bir sürü dizi var. Grey's Anatomyi severek izliyorum misal. Herkesin ilgi alanı farklı sonuçta. Dizi izlemek de şahane bir şey zaten. Bir sürü karakter tanıyorsun :D Henüz okumadım ama okumak istiyorum. İlk çıktığını gördüğümde çok sevinmiştim. Filmi kadar güzel mi bilmiyorum ama seneye okurum herhalde. Keşke pegasus alsaydı telif hakkını. Onlar kitap kapakları konusunda daha yaratıcı sanki :D

      Sil
  3. Ay inanmıyorum! Sadece Truman Show'u biliyorum! Bi yandan da "oley daha izlemediğim bisürü güzel film varmış!" diye de mutlu oldum! Liste için teşekkürler, Vişne!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim Külkedisi :)
      Esasında izlediğim çok film var ama bunlar bir kısmı işte. Yeni filmler keşfetmene sevindim. Umarım beğenirsin.

      Sil
  4. son ikisi iyi filmler ;) diğerlerini de en yakın zamanda inceleyeceğim iyi bir paylaşım olmuş teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Truman Show çok iyiydi valla. Ben bu kadar iyi film olacağını beklemiyordum. Rica ederim. Umarım beğenirsiniz. Filmleri izledikten sonra düşüncelerinizi yazarsanız sevinirim :)

      Sil
  5. ya ne güzel tercihler böyle bunlar vişne!!
    chicago resmen evlere şenlik bir gösteri! se7en klasiğimdir! La mome=Edith Piaf!! (haftalarca edith piaf dinlemiştim etkisiyle:)) The perks of being wallflower'ı çok sevmiştim, ama soundrackini daha çok sevdim. (hala dinliyorum); the wrestler de ben de senin kadar şaşırmıştım, nedense o kadar iyi bir şey beklemiyordum.. Vicky Cristina Barcelona çok severim. Woody Allen'ı ayrı severim. bayılırım!!! ve son olarak truman show.. Jim Carrey'in iyi filmlerinden (bazı komedi filmelri çok gereksiz gerçekten)
    son olarak o zaman sana bi müzikal filmi öneriyim. izledin mi bilmiyorum ama.. Mamma Mia!! 4 yıl önce bi arkadaşım doğum günümde hediye etmişti, müzikallere olan bakışımı değiştirmişti. belki seversin sen de:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Elif.
      Listedeki filmler hakkında hemen hemen aynı düşüncedeyiz. Şampiyon filmi beni de çok şaşırtmıştı. Gerçekten çok kaliteli bir filmdi benim için. Mamma Mia'yı duydum ama hiç izlemedim. Yazımda da demiştim müzikal filmler gözümü korkutuyor. Sanki sıkılacakmışım gibi bir izlenime kapılıyorum. O yüzden yeni yeni izliyorum müzikal tarzı filmler. Tabii ki izleyeceğim filmi. Tavsiyen için teşekkür ederim :)

      Sil
  6. Yanıtlar
    1. Anam çok sevindim ya ben :D
      Teşekkür ederim Miaa ^_^

      Sil
  7. ayyy vişne biliyor musun ben bu yazıyı sınavlarımın olduğu sabah okula gitmeden önce okumuştum,ayyy o zaman içim nasıl parçalanmıştı.Söylediğin filmler arasında izlemediklerim vardı ve ben de o an izlemek istiyorum ama malesef sınavlar vardı,imkansız bir şeydi.Fakat şimdi izleyebilirim.Mesela içlerinden birini bu gece izlicem :D böyle senin yazını okuyunca insanın izleyesi geliyor :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzledikten sonra tepkin ne olacak çok merak ediyorum ayşe. Umarım beğenirsin. Ben hepsini keyifle izledim valla. Sınav sonrası film izlemek kadar şahane bir şey yok. Çok şanslısın ^_^

      Sil
  8. Chicago haricindeki filmleri izlemiş olmanın verdiği rahatlıkla okudum. çok da güzel yazmışın vişne çürüğü eline,beynine,klavyene sağlık :)
    chicagoyu merak ettim sanırım akşam eve gidince izlicem. o yüzden teşekkür ederim. müzikal demişken son dönem müzikallerinden pitch perfect açık ara bence başarılı.müzikleri,oyuncular.izlerken onlardan olmak istemen cabası. pörks of biing volfılavır ise başarılı işlenmiş bir ergen filmi. patrick rolünü canlandıran ezra miller'a da ayrıca tebriklerimi sunarım.hakkını vermiş rolünün. vee son olarak tabiki vicky christina barcelona barcelona.izledikten sonra barcelona'ya gitme isteği uyandıran,penelope'e tekrar aşık olunan film. parayı vurayım barcelonadan kart yollarım :)

    YanıtlaSil
  9. Anam hiç birini izlemememişim ya ben :(
    Acil izlenecek listesine alındı hepsi :))

    YanıtlaSil
  10. 1, 3 ve 4 henüz izlemedim ama merak ettiğim filmler arasında.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe