Biri tatil mi dedi?

Cuma, Ocak 24, 2014

 Uzun final maratonundan sonunda kurtuldum elma dilim patateslerim. Nasıl mutluyum, nasıl rahatım anlatamam. Üzerimden bir kamyon çabuk kuruyan çimento kalkmış gibi hissediyorum. O saçma sapan zeytinyağ reklamlarında havaya uçan bebek kadar hafif hissediyorum kendimi. 
  Final haftasında kafam kazan gibi olduğu için hangi günde olduğumu bile anlamaz oldum. Bide sınav saatleri o kadar düzensiz ki bünyem mahvoldu. Bir gün sabahın köründe kalkıyorum bir gün öğlene doğru kalkıyorum. Hal böyle olunca allak bullak oldum. Şu uyku düzenini sağlamam lazım bir an önce. Böyle malak gibi öğlene kadar yatmak istemiyorum artık. 
  Ya aslında lisedeki düzenli hayatımı deli gibi özlüyorum biliyor musun. Neden özlüyorum peki? Çünkü uyuma ve uyanma saatlerin belli, okula gidiş saatin belli, her şeyin bir zamanı var. Yemek yediğin saat dilimleri belli, eve geldiğin zaman dilimi belli. Her şey belli bir düzen içerisinde öyle mis gibi gidiyordu. Tabii psikolojik buhranlar orada da vardı. Ama hayatım düzenliydi en azından onu demek istiyorum. Özellikle kilom yerindeydi.
  Sen benim şu anki halimle kilolu halimi görsen şaşarsın yeminle. Kıçıyla dağ deviren Vişne, iskeletora döndü ya olacak iş değil. Şimdiki halimi gören liseli arkadaşlarım şaşkınlıkları hiç son bulmuyor. Lisede böyle problemlerim yoktu çünkü istediğim gibi yemek yiyebiliyordum. Beden eğitimi dersinde spor yapıyorduk, bir şekilde vücudum formdaydı. Spor yaptıktan sonra köfte ekmek yediğim için 76 kiloydum zaten. Beni her tenefüs yemek yerken gören arkadaşlarım yıllığıma ''Seni hep yemek yerken hatırlayacağım'' diye yazmışlar. 
  Bugün son sınavımdan sonra benim için tatil resmen başladı. Sınavlarım genel anlamda iyi geçti. Büte kalırmıyım bilmiyorum. Çünkü daha hiçbir sınav sonucum açıklanmadı. O kadar geç açıklıyorlar ki sistemi kontrol etmekten bunaldım. 
  Bugün siyaset sınavından en son ben çıktım. Sosyal demokrasiyi savunan düşünürler aklıma gelmedi bir türlü. Dün notları kaç kere okudum ama sınav anında bir türlü aklıma gelmedi. Çoğu insan boş kağıda yakın kağıtlar verdi. Gözetmenler kağıdımı görünce şok oldular. ''Bu kadar dolulukta bir kağıt veren olmadı hiç bugün'' dediler. 
  Sonra hoca geldi işte. Dedim ki ''Hocam soruları cevapladım ama bir sorunun temsilcisi aklıma gelmiyor. Yanlış cevap vermekten korkuyorum.'' Bunun üzerine hoca'' Merak etme o kadar önemli değil bu. Hem zaten iyi bir not alacağına inanıyorum ben.'' dedi. Bu sözlerini duyduktan sonra sevindim tabii.
  Sınavdan sonra hiçbir arkadaşımı bulamama şaşırmıyorum artık. Daha çok kopya istemeye geliyorlar yanıma. Kopya vermeyince kötü taraf ben oluyorum tabii. Ama istediklerini vermeyeceğim. Orhan Pamuk'un Kara Kitap romanında bu durumla ilgili çok güzel bir paragrafı var. ''Kendim olmalıyım, diye tekrarlıyordum. Onlara hiç aldırmadan; onların seslerine, kokularına, isteklerine, sevgilerine ve nefretlerine aldırmadan ben kendim olmalıyım; çünkü kendim olamazsam onların olmamı istedikleri biri oluyordum ve onların olmamı istedikleri o insana hiç katlanamıyorum. O dayanılmaz kişi olacağıma, hiçbir şey olmayayım ya da hiç olmayayım daha iyi diye düşünüyordum.'' Bu arada Kara Kitap muhteşem bir roman. Orhan Pamuk'un en iyi romanı diyebilirim.
   Tatilde kütüphaneden aldığım kitapları okumayı planlıyorum. Cevdet Bey ve Oğulları göz kırpıyor zaten şimdiden bana. Korkuyu Beklerken şahane bir kitap bu arada. Oğuz Atay gerçekten kaliteli bir kalem sahip. İyi ki böyle bir kitapla tanışmışım. Kitap okuma dışında yarım kalmış dizilerimi izlemeyi düşünüyorum. 
  Tiyatroya gitme planım var. Sumru Yavrucuk'un oynadığı tiyatro oyununa gitmeyi çok istiyorum. Arkadaşlarıma söyledim ama gerisi gelmedi. Onlar gelmezse tek başıma giderim büyük ihtimalle. Kimsenin Ölmediği bir günün ertesiydi oyununu izlemeyi çok istiyorum. Erkanla ve Meralle buluşup hasret gidermek istiyorum. Ya onlarla vakit geçirmek inanılmaz keyif veriyor bana. İkisi bir araya geldi mi gülmeden bir dakika bile duramıyorlar. O kadar eğlenceliler ki insan mutsuz olamıyor. Ciddi anlamda surat falan asamıyorsun onların yanında gülmekten. En çok onların yanındayken gülüyorum zaten. 
  Bir süredir sağlık problemleriyle uğraşıyorum. Sistit hastalığına yakalanmışım. İdrar yollarımda enfeksiyon varmış anlayacağın. Sağlık ocağına gidip kan verdim. Kan veren bendeniz her zaman olduğu gibi fenalaştı. Kanımı alan hemşire çok gergin olduğumu söyledi ikide bir. Bu fenalaşma psikolojik bir şey aslında. Ne zaman kan versem fenalaşıyorum.
  Çocuk olsam neyse kocaman adamım. İnsanlar tuhaf tuhaf bakıyorlar bide sanki show yapıyorum. Kan verdikten sonra vücuttan kan eksildiği için bayılıyormuşum ben. Zaten burnuma alkol tuttuktan sonra kendime geldim. Ulan 20 yaşında adamım karşılaştığım şeylere bak ya. 
  Doktor iki tane ilaç verdikten sonra kontrole çağırdı. İlaçlar fayda sağlamış vücuduma, şimdi daha iyiyim. Su içmediğim için başıma neler geliyor ya. Dersanedeki gibi 1 litrelik kocaman erikli su alıp yanımda taşıyacağım sanırım yine. Sen bilmiyorsun 2012 yılında bizim dersanede bir dönem öyle bir akım vardı. Herkesin elinde serum şişesine benzeyen kocaman şu şişeleri vardı. Bir tane hoca arkadaşıma ''Kızım o şişe ne öyle, koluna bağla serum şişesi diye gez ortalıkta oldu olacak'' dedi. Biz o zaman sınıf olarak bu söze çok gülmüştük.
  Ya ben bu Mavişe anlam veremiyorum. Maviş aynı bölümden olan iki kız arkadaşımla takılıyor normalde. Birine Manken diyeyim çünkü fiziği çok güzel. Ötekine At güzeli diyeyim, çünkü tam bir at aşığı. Pazartesi günü sınavdan çıktıktan sonra mavişi beklememişler. Bunu duyan maviş küplere bindi. Sinirden ne yapacağını şaşırdı, bastı gitti yanımızdan. Ben sınavdan çıktıktan sonra yolda giderken karşılaştım onlarla. Beni görmezden geldiler ilk başta, ben selam verince konuşmak zorunda kaldılar. Sabahattin Ali'nin bu durumla ilgili çok güzel sözü var: ''İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyor.'' Ne kadar doğru demiş ya!
   Neyse Maviş bana ''Onlarla bir daha konuşmayacağım, hep aynısını yapıyorlar'' dedikten sonra ertesi gün onlarla fotoğraf çektirdi. Hiçbir şey olmamış gibi öyle güle oynaya konuştu ya. Hayır madem sevmiyorsun onları niye böyle ucuz şeyler yapıyorsun? Nerede kaldı senin kararlılığın? Tam bir ikizle burcu işte, dengesiz. Azıcık kararlarının arkasında duymayı öğrenebilse keşke. 
  Benim sinirime dokunan nokta; konuşmayacağım demesine rağmen yanlarına yanaşıp hiçbir şey olmamış gibi fotoğraf çektirmeleri. Ya benim algımda bir problem var ya da etrafımdakilerin. Maviş benim arkadaşlığımı sevmiyor galiba. Çünkü Whatsapp'ta onunla konuşurken onu zorla konuşturuyormuş gibi hissediyorum. Kısa cevaplar veriyor, tepki vermiyor. Bu yüzden konuşmayacağım artık gerek duymadıkça. Sadece ders notumu öğrenmek için ve kopya istemek için benimle konuşuyor. Ben böyle davranılmayı hak edecek ne yapıyorum peki?
  Sanırım bu arkadaşlık olayı lisede bitiyor ya da ben beceremiyorum. Üniversitede gerçekten anlık arkadaşlıklar oluyor ya. Şu an sadece aynı bölümde okuduğum arkadaşım Buketle konuşuyorum. Lisedeki arkadaşlarım bana daha samimi geliyor açıkçası. Bu konuda yardım alma fikri geldi aklıma ama yaşadığım kötü bir psikolog vakasından sonra bir daha psikologların kapısını çalmadım. Bundan sonra da çalmam herhalde. Gerekirse depresiflikten eririm ama yine de o psikologların kapısını çalmayacağım. Ne yaşadın diye sorma anlatmak istemiyorum. Çok kötü bir hatıra sadece. Hepsi bu.
  Sınavlar bittiği için çok mutluyum. Uzun bir süre tatil yapmanın keyfini yaşıyorum şimdiden. Masam Ümraniye çöplüğü gibi ya, Uğur Dündar gelse yemin ediyorum bu dağınıklığı açıklayamam. Ee sınav günleri art arda olunca kayış kopuyor tabii çalışma masasında. 
  Ben artık sürekli iyi şeylerin olmasını beklemekten çok sıkıldım. Şu an tek istediğim deli gibi eğlenmek. İçim Lady Gaga'nın son albümünde yer alan şarkılarla kıpır kıpır olurken suratım sirke satıyor. Bıraksan Venüs şarkısı eşliğinde dans edeceğim, o derece coşkuluyum. Birlikte bir yandan sıcak çikolata içip bir yandan film izleyeceğim bir arkadaşım olsun istedim. Ya ben üniversite öğrencisi gibi değilim sanki. Öğrenci evi samimiyetini hiç tatmadım bu zamana kadar. 
Her şeyin hayırlısını dilemekten başka bir yol bulamıyorum şimdilik. Olacağı varsa olur olmazsa da kısmet değilmiş der geçerim ne yapayım hacı.
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran.

You Might Also Like

15 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. yine duygulandırdın beni vişne ama hiç değilse sınavların iyi geçmiş umarım yüskek alırsn da hiç değil bir yerden yüzün güler. aman ben artık o kadar fazla sorunum var ki düşünmek istemiyorum bile, herkesin arkadan konuştuğu koca anfide huzur olmaz tabi ki ( kendimden bahsediyorum). sende çok kafana takma sen evde kalıyorsun daha öğrenci evi samimiyetini hissetmemişsin, ben evde kalıyorum yalnız başıma ne evime biri geldi şimdiye kadar ne de ben birinin evine gittim. bazen o kadar fazla yalnız vakit geçiriyorum ki uzun süre konuşmamaktan kendi ses tonumu unutuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sınavlarım beklediğim kadar kötü geçmedi ya. Zor sorarlar diye korkuyordum ama beklediğim gibi değildi. Sen daha yüksek notlar alırsın umarım :)
      Ya üniversitelerin genel yapısı bu galiba. Sağlıklı arkadaşlık ilişkileri nedense çok az rastlanan bir şey. Kendini huzursuz hissetme bence ya. Sonuçta şahane bir bölüm okuyorsun, tıp abi!! Ben tıp okusam nasıl mutlu olurdum. Tıp okuyan arkadaşım olsun istemişimdir hep. ^_^ Belki de kaderimizde bunlar yazılı değil ya Mert. Neblim ben samimi bir arkadaş ortamı bekliyordum. Ya kendinle konuşsana evde. Ben bazen şarkı söylüyorum. Bence alanında iyi bir doktor olacaksın. :)

      Sil
    2. bazen bende diyorum kendi kendime acaba çok mu şikayet ediyorum diye de, naparsın işte insan belki de hep fazlasını istiyor. :D umarım çok iyi ve verimli bir tatil geçirirsin vişne. :D

      Sil
    3. Ben de çok düşünüyorum her şeyi inan bana. Ama bir süre sonra kafamı kurcalayan düşüncelere son verdim ve pollyannacılık oynamaya karar verdim. Bakalım ne kadar işe yarayacak :D Sana da bol dizili bir tatil diliyorum. ^_^

      Sil
    4. ya ben yeni derslerde yavaş yavaş psikoloji görmeye başladık, her sorunu buluyorum kendimde. :D sanırım bende duygudurum bozukluğu var. :D ve tramva sonrası deprasyon ama travma ne belli değil. :D iyice kafayı yicem vişne sende yeni yazı yazmıyon. :) neredesin tatile mi çıktın. :D

      Sil
  2. benimde lise deki arkadaşlıklarım yalandı yanı şuan sana universitede olana bana lise olmuştum çok yalnızdım.herkes konuşurdu benle sınav haftası herkesin kankası olurdum hepsi o kadar sonra puff neyse en azından benım üniversitede arkadaşlıklarım öle deil hepside muhteşem insanlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa ne kadar şanslıymışsın. Ya üniversitede seni anlayan insanlar çıkmış, velinimet resmen Samurai. Eminim mezun olduktan sonra da üniversitedeki arkadaşlarınla iletişimi sürdürürsün. Lisedeki ortamı hiç özlemiyorsundur hiç. Ben olsam hiç özlemezdim. Keşke lisedeki insanlar seni anlamaya çalışsaydı. Ama sonunda mutlu bir arkadaş grubu kurmana sevindim :)

      Sil
  3. Vayyy sinav guzel gecince esprilerin dibine dibine vurmussun ilk defa bi yazinda bu kadar guldum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Moralim yerinde olunca keyifli yazılar yazmayı çok seviyorum. Bu yazıyı yazarken çok keyifliydim. Sanırım bunu hissetmişsin :)

      Sil
  4. Öncelikle çok geçmiş olsun Vişne.
    Bunun liseyle üniversiteyle alakası yok bence.Bu sadece ders notları için,kopya için yanımıza gelen insanlar hep oluyor.Açıkçası bende onlara o kadar sinir oluyorum ki.Seninle konuşmak istemiyorsa eğer sende onlarla konuşma.Zaten genelde birisiyle konuşmayı kestiğimiz zaman muhakkak bize bir işi düşüp o bizimle konuşmaya geliyor.İnsanları anlamak baya zor yani.Ama haklısın kesinlikle ya onlarda ya da bizde bir sorun olduğu kesin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Pozitif :)
      Sanırım dediklerinde haklısın. Bu tip insanlar her yerde karşımıza çıkıyor. Ya da mıknatıs gibi çekiyorum galiba.Yine de çizgimi bozmamaya çalışıyorum ben. Hakkaten de öyle, işi düşmedikçe konuşmuyor çoğu arkadaşım benimle. Bilmiyorum belki de çok detaylı bakıyoruz, yüzeysel baksak her şey geçecekmiş gibi. Kafamızın karışıklığı bundan dolayı sanırım :)

      Sil
  5. Sınavlarının iyi geçmesine çok sevindim. :)
    Arkadaşlık ilişkilerine yorum yapmıyorum. Bende aynı durumdayım biliyorsun. Keşke senin gibi bir arkadaşım olsaydı. Hatta sen olsan daha iyi olurdu. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Spoty! Teşekkür ederim :)
      Ya ben sana diyorum bu arkadaşlık ilişkileri konusunda aynı kaderi yaşıyoruz diye. Sadece bulunduğumuz mekanlar ve çevre farklı. İnsanların kişilik yapısı aynı. Yahu unuttun mu biz blogger arkadaşıyız. Fiziken yanında olmasam bile fikren yanında olduğumu bilmeni isterim. Bir yerlerde seninle aynı kaderi yaşayan insanlar var ^_^ Sen daha yüksek notlar notlar alırsın umarım sevgili arkadaşım :)

      Sil
  6. Vişne tebrik ederim!!! :)
    Bak işte hep böyle mutlu ol :)
    çok geçmiş olsun ya bak kendine dikkat et bol su iç bol yemek ye şu tatilde de kendine bir gel. Cık cık olmaz ki böyle ama aa kızıyorum bak :)
    Sabahattin Ali ne kadar da güzel bir tespit yapmış tee o zamanlardan. Demek ki insanların geneli hiç değişmiyor.....
    Ah Orhan Pamuk'un yazdıklarını benim de dikkate almam gerek....
    Ya kan verirken bayılan bir sürü insan var bu durumu çok takma derim.
    Ve muhteşem tatiller diliyorum umarım istediğin gibi geçer :))

    YanıtlaSil
  7. Merhaba,
    Yazdıklarına bayıldım. Arkadaşlık konusunda hislerime tercüman oldun resmen. Maalesef insanlar artık sadece çıkar ilişkisi kuruyorlar. Arkadaşlıktan anladıkları bu ne yazık ki.
    Ne güzel oldu da gecenin bu saatinde yazdıklarına rastladım ben. Fazlasıyla güzel oldu :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe