Bitse de gitsek..

Perşembe, Ocak 16, 2014

 Haftalardır buraya yazı yazacağım diye kendini uyaran fakat bu uyarıya uymayan Vişne Çürüğünüz geldi bayanlar baylar. Beni ve depresifliklerimi özlediğinizi biliyorum. En depresif blogger seçilmeme bazen hiç şaşırmıyorum doğrusu.
  Esasında eğlenceli bir insanım, gerçekten. Kendimi rahat hissettiğim insanların yanında çok rahat iletişim kurabiliyorum etrafımla. Düşüncelerimle yalnız kaldığımda işler değişiyor tabii. Yalnız kalınca düşüncelerinizle baş başa kalıyorsunuz. Ee ötelediğiniz, umursamadığınız sorunlar kirli bulaşık yığını gibi tepenize çıkıyor. Bu yüzden düşüncelerimle yalnız kalmaktan kaçınıyorum şu sıralar. 
   Bu hafta çok farklı anlara tanık oldum. Kah üzüldüm, kah sevinç nidalarıyla koridoru inlettim kah sinirden deliye döndüm. Bir günüm diğerini tutmuyordu valla. Malum final haftasında olduğum için okula gidip gelmek bazen bunaltıyor beni. O kadar çok yol gidiyorum ki bitmek bilmiyor o yollar. Bir de karnımdaki kuru sancının etkisi hala geçmedi. O kadar doktora gittim, tahlil yaptım sorunun kaynağını bile bulamadılar. 
   Hele okulun doktoru tam bir mal. Bir sağlık sorunuyla adamın yanına gidiyorum adam beni muayene etmek yerine bana masal anlatıyor ya. '' Nerede tahlil yaptırdıysan oraya gitmelisin, oradaki sonuçlara göre ilaç verirler'' gibi şeyler söyledi. Sinirlerim bozuk bir şekilde ayrıldım oradan. Adamın söylediği kısmen doğru ama söylerken takındığı tavır hoşuma gitmedi. 
   Yılbaşım çok monoton geçti. Geçen seneden tek farkı anneannemlerin yanında olmayışım. Yıllar sonra ilk defa ailemle kutladım. O sıralar kontörüm ve internet paketim olmadığı için arkadaşlarımla da görüşemedim. Ne fark ettim biliyor musunuz? Ben arkadaşlık ilişkilerine gaz vermedikçe o ilişki yürümüyor. Yani arkadaşlarını arayıp sormadığında, bir süre sonra unutuluyorsun anacım. 
   Benim hoşuma gitmeyen kısım 'ilişkilere hep benim gaz verme' durumum. Bebek bakıcısı gibi peşlerinden koşmadığımda anında iletişimi koparıyorlar. Bu noktada yalnız kalıyorsun tabii. Yalnızlık konusunda artık öyle bir noktaya geldim ki artık pek umrumda olmuyor bu durum. Eskiden olsa deli danalar gibi üzülürdüm ama şimdi hiç üzülmüyorum ya. ''Böyle olması gerekiyorsa böyle olsun napalım'' deyip köşeye çekilmek bazen en mantıklısı aslında.
   Hayatımda yeni kararlar aldım. Bu kararları uygulamada ne kadar kararlı olacağım bilmiyorum ama yeni kararlara ihtiyacım var. Depresifliğe ara verip hayatın tadını çıkarıyormuş numarası yapacağım. Belki bu numaraya bir süre sonra ihtiyaç duymam. Hayatımdaki olumsuzlukları görünmez silgiyle silmeye çalışacağım. Ceyeka üniversite sınavlarına hazırlanırken bana ''Gerekirse etrafındaki görmeyeceksin, duymayacaksın, bilmeyeceksin sadece derslerine odaklanacaksın.'' demişti. Onun üniversiteyken yazdığı yazıları okumak çok keyifliydi. Ne günlerdi be!
   Final haftası çok garip bir hafta. ''Aman çalışır yaparım yea'' diyorsun ama evdeki hesap çarşıya uymuyor. Farklı bir ruh haline bürünüyor insan, çalışası gelmiyor. Ben bu hafta uyumayı çok istedim mesela ama bir türlü uyuyamadım. Sınavdayken bitse de gitsek dediğim zamanlar olmuyor değil. Bu hafta zor bir sınavdan çıktık. Hoca 2 soru sormuş. Herkes bir soruyu aynı yapmış ve o cevap da yanlış çıktı. Ben soruları doğru yaptığım için sevinç nidalarıyla arkadaş grubumun yanına gelip ''Hıaa benim sınavım çogzel geçti :D:D'' diyerek aralarına girdim. Çoğunun morali bozuktu. Bende sevincimi fazla sürdüremedim zaten. 
   Bu haftaki Türkçe sınavım beklediğim gibi geçmedi. Neyime güveniyorsam fazla çalışmamıştım. Sınav soruları karşıma çıkınca dumura uğradım. O kadar kötü geçmedi sınavım ama beklediğim sonucu alamayacağım. Test sınavlarında niye hep böyle şeylerle karşılaşıyorum anlamıyorum. Klasik sınavlarımı testlerden daha iyi yapıyorum. 
   Sınavdan sonra moralim çok bozuldu, kızdım kendime. Sınavda yerim değişmesine ayrıca sinir oldum. Yer değişince konsantrasyonum da gitti haliyle. Bildiğim soruyu yanlış yaptığımı öğrendiğimde kendimden nefret ettim ya. Doğru işaretleyip sonradan silip başka şıkkı işaretlediğim soruya ne demeli peki? Hiç akıllanmayacağım, hiç! Kendime her kızdığımda aklıma annem geliyor hep. Sınavdan çıktıktan sonra ''Salak! Kendini düşünmüyorsan boğazından kesip sana harçlık veren anneni düşün biraz! Of Vişne çok salaksın ya, gerçekten. Sen var ya iyi olan hiçbir şeyi hak etmiyorsun.''  gibi cümleler kurdu iç sesim bana. Moralimi bozmamaya çalıştım. Metrobüs penceresinden otoban trafiğine baka baka düşüncelere daldım gittim işte. 
  Saflık konusunda nirvanaya ulaştım bu hafta. Kıvırcık bu hafta beni çok şaşırttı. Dersteyken bir grup öğrenci, başka bir dersin ders notlarını fotokopi çekeceğini duyurdu. İsteyenlere fotokopi çektiler, ben de istedim. Kıvırcık istemedi. Fotokopileri aldıktan sonra ona ''Bu notlar sana da lazım olur gel çektirelim, düşük not alma finallerden'' dedim. Kağıtlarının üstünde adım yazıyordu. Fotokopi çektikten sonra kıvırcık gitmiş arkadaşlarına bu notlarını vermiş. Üstelik benim adımı silip kendi adını yazmış kocaman kocaman. Kendimi çok aptal gibi hissettim ya. Bide sınavdan sonra fotoğraf çektirmesini sevmeyen bir çocukla dudak büzerek fotoğraf çekmeye çalışıyor telefonundan. Ön kamera olmasa ne yapardı acaba bazı kızlar çok merak ediyorum!. 
   Bunu kalabalık bir ortamda yaptı. Kollarını çocuğun boynuna dolayıp fotoğraf çekti bir sürü. Bu esnada onunla göz göze geldik ama hiçbir tepki vermedi. Ben bozuldum haliyle ama belli etmedim. Artık birçok şeyi aştığımı düşünüyorum. Fotojenik değilim diye benimle fotoğraf çektirmedi sanırım. Aynı bölümde okuduğum arkadaşımla final haftasından önceki derste fotoğraf çektirdik biliyor musun. Üç kişi takılıyoruz o derste. Üçümüz de aynı kafadanız. İkisi fotoğraf çektirirken ''Hey gel buraya seninle de fotoğraf çektirelim, kameraya bak Vişne'' dedi. Bunu duyan Vişne, Japon çizgi film karakterine dönüştü adeta. Bu hafta iyi niyetimi böyle süistimal etmesinden hiç hoşlanmadım. Üstüne kıvırcığın böyle hareketlerde bulunmasına da anlam veremedim.
  O değil de hayatta en sevdiğim eylemin sarılma olmasına rağmen kimseye sarılamama ne demeli? Arkadaşlarım sırf erkeğim diye uzaktan selam veriyorlar bana ya, olacak iş değil. Bazen kendime katlanamıyorum. Metrobüse giderken Gülşahla karşılaşınca kız bana nasıl sarıldı. Onunla da yolda karşılaşınca görüşüyoruz işte. Niye böyle oluyor anlamıyorum. Erkanın arkadaşları onu çok seviyor, kalabalık bir grupla gezip dolaşıyorlar. Ben yine tek başıma metrobüs koridorlarında kaderime küfrederken buluyorum kendimi. Niye hep aynı üzücü manzaralarla karşılaşıyorum anlamıyorum.
  Maviş her zaman olduğu gibi sınav sonuçlarımı sordu karşılaşır karşılaşmaz. Ben notları söyleyince yüzündeki ifade giderek düştü. Şu hayatta en güzel duygu nedir diye sorsalardı onlara başaramazsın diyenlere inat bir şeyleri başarma duygusu derdim. Suratındaki ifade düşünce çok komik oldu, bende haliyle güldüm tabii. Bana başaramazsın diyen insanlara böyle cevap vermeyi çok seviyorum. Onunla olan arkadaşlığımızı seviyorum.
   Finallerim iyi kötü gidiyor devam ediyor. Haftaya perşembeden sonra okulun ilk dönemi bitiyor benim için. Bol bol kitap okuyup, dizi ve film izleyeceğim. Birkaç gün teyzemlerde kalıp kafamı dağıtmayı düşünüyorum. Annemden para tırtıklarsam ufak bir içki kaçamağı yapıp keyif çatabilirim ama uzak bir ihtimal şimdilik. Dün verdiği yemek parasını harcamadım. Yarına yol harçlığım olsun diye harcamıyorum çoğu zaman. İhtiyaçlarımı azaltmaya çalışıyorum. Ee büyüyünce insanlara yük olduğunu anlıyor insan bir yerde. Kendi çapımda yükümü azaltmaya çalışıyorum işte.
  Bugünkü bölüm dersi sınavından çıktıktan sonra sınavı iyi geçmeyen yakın arkadaşımı teselli ettim. Sınava ucu ucuna yetiştim ya. İstanbul'un lanet trafiği bir türlü bitmek bilmiyor. Kız bütün gece okulda kalıp ders çalışmış kütüphanede. O kadar emek verip sınavdan istediğini alamayınca üzüldü haliyle. Benim sınavım iyi geçti. Bildiğim ne varsa yazdım. Dün gece üzüntüyle karışık karın ağrısından uyuyamadım. Deliksiz uyku uyuduğum günleri özlüyorum. Bende ona ''Üzülme bak daha bir sürü sınav var, hem bak biz seni çok seviyoruz asma suratını. Okulda olan okulda kalsın bırak üzüntünü orada.'' dedim. Bu sözlerimden sonra umarım kendini biraz daha iyi hissetmiştir.
  Metrobüsteyken kafasını omzuma koyup yol boyunca uyudu. Benim için çok masum bir andı. Çikiloptan sonra ilk defa birisi omzuma başını koyunca sevindim. Demek ki insanlara güven verebiliyorum. Yol boyunca rahatsız olmasın diye hareket etmedim, öksürmemeye çalıştım. Son durağa kadar sessiz bir şekilde yolculuk yaptık. Okulda bıraktığımız kızgınlığın, üzüntünün etkisi çoktan yok olmuştu. Biz metrobüs koltuklarında kendi sessizliğimizde kaybolmaya devam etmiştik öylece..
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran.
  
Hamiş: Bu şarkıda Darliing darliing doesn't have a problem demeyi çok seviyorum ^_^

You Might Also Like

5 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. ellerine sağlık, çok beğendim yazını Vişne yine umutsuzluklar içinde beni üzmiş olsa da senden gelen bir şeyler okumak çok hoşuma gidiyor emin olabilirsin. :D twitterdan da konuştuk çok iyi hissettirdi bana sanki bir ünlü ile iletişime geçmek gibiydi emin olabilirsin. :D, bir gün gerçekten seninle tanışmak da isterim gerçekten. :D umarım derslerin başarılı geçer bu arada bu foto meselesini kafana çok takıyorsun takmam bence çok gereksiz. bende sadece ablamla çekiliyorum. :D

    YanıtlaSil
  2. Üniversitedeyken, geçen sene, bir dönem ben de böyle hissediyordum ama dediğin gibi bir zaman sonra umrunda olmuyor ve ben umrumda olmayışına daha çok üzülmüştüm.

    YanıtlaSil
  3. ''Superman is Clark kent!" de siz bilmiyorsunuz diye bagirmak istiyorum o arkadaslarina senin icindeki gucu daha bilmiyorlar bak isteyince hepsini nasilda tarihin tozlu sayfalarina gomdun notlarinla iste bu bundan sonra hayatina olu ozanlar dernegi baskani olarak devam etmek yerine hepsine istersen nasilda ustun olabilecigini gosterdin bir daha foto yuzunden canin sikirsa evet fotojenik degilim ama sinavda kimsenin yapamadigi soruyu cozdum diye teselli verirsin .

    YanıtlaSil
  4. Resmen kendimi okudum! Çok güzel ifade etmişsin duygularını :)

    YanıtlaSil
  5. Merhaba,

    Sizi takibe aldım yazıların sayfan çok güzel. Bende bloguma beklerim.

    Sevgiler,

    http://hayatimakyajla.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe