Grinin Elli Tonu Serisi..

Pazartesi, Şubat 03, 2014

  Geçen senenin en çok konuşulan kitap serisini ilk gördüğümde şaşırmıştım. ''Acaba insanlar neden bu kadar çok bahsediyor bu kitaplardan?'' diyerek raftaki kitabı alıp incelemeye başladım. Kitabevine gittiğim zaman uzun süre orada kalırım. Bu yüzden çoğu arkadaşım kitabevinden nefret eder. Hele annem için tam bir işkencedir kitabevleri. Sanki kadını iğneli fıçıya koymuşum gibi ikide bir debeleniyor, kitap incelerken sürekli çekiştiriyordu yakamı hadi gidelim hadi gidelim diye.
  Kitap ilk olarak İngilizce olarak kitabevine gelince kimsenin fazla ilgisini çekmedi. Daha  çok İngilizce bilenler faydalandı bu durumdan. Onlar için leblebi yemek gibi bir şey İngilizce kitap okumak. Daha sonra kadınlar arasında konuşula konuşula popüler oldu. Ve Türkçeye çevirme kararı aldılar. Pegasus, bu seri sayesinde paranın amına koydu resmen. 
  Çıktığı dönem kitabevinde çalıştığım için müşteri profilini çok iyi biliyorum. Daha çok 35 yaş üstü kadınlar gelip alıyordu bu kitapları. Özellikle iş kadınlarının ilgisi büyüktü. İş kadınları kitap alırken epey havalı oluyor ya. ''Nasılsa param var istediğimi alırım hacı'' diyerek o kitap senin bu film benim alıyorlar valla. Kadınların iş dünyasında olmasına bayılıyorum. Sayıları daha da artmalı. Bu sayede daha gelişmiş bir ülke oluruz diye düşünüyorum.
  ''Sizde fifty şeys of grey var mıaa'' diyerek ikide bir sorup dururlardı orta yaşlı kadınlar. Kitabı alırken çok heyecanlanırlardı. Bu heyecanı teyzemin yüzünde de gördüm. Ben bu seriye para vermedim bu arada. Pardon ama bir kitaba 25 lira verecek kadar zengin değildim o dönem. Hem zaten üniversite için para biriktiriyordum. Gereksiz yere harcama yapmadım anlayacağın.
  İlk kitabı 25 TL. İkinci ve Üçüncü kitabı ise 30 TL. Bu fiyatlar belki bir hiç olabilir bazıları için ama benim gibi öğrenci olanlara çok. Dolayısıyla çoğu kadın korsana yöneldi. Korsan kitap olmasa zaten çoğu insan kitap okumayacak. 
  İş arkadaşlarımla bu serinin çok geyiğini yaptık. ''Hıaa pompa kitabı olm, sado- mado var'' diyerek kabaca özetlemeye çalıştık seriyi.  Esasında hiçbirimizin umrunda değildi. Çünkü çalışmaktan kitap incelemeye fırsatımız olmuyordu. Ben bide büyük mağazadaydım. Öyle boş boş dolaşmaya kesinlikle izin vermezlerdi. Yorgunluktan su içmeye bile vakit bulamazdık ya. Büyük mağazada çalışmak büyük sorumluluk istiyor çünkü.
   Ne diyordum? Ha bu seriyi yazan E.L. James geçen sene en çok para kazanan yazar oldu. Bana sorarsan kadın paso porno filmi izlemiş. Bu kadar çok erotik sahne yazmasının başka bir açıklaması olamaz. Erotik roman yazıyorum diye milleti kandırdı bu seri resmen porno arkadaşım.
  Grinin Elli Tonu kitabında, kezbanların efendisi Anastasia Steele bizim kontrol manyağı Christian Grey ile tanışıyor. Ana tanışmayı hiç beklemiyordu aslında. O çatlak arkadaşı Kate'in ricası üzerine röportaj yapma görevini üstlendi bizim kezban. Adamın şirketine geldi. Ofise girer girmez yere kapaklandı salak gibi. Adamın bütün çalışanları sarışın, bakımlı sanırsın Adnan hoca. Okurken böyle bir izlenime kapıldım. Sonra Christian efendi bizim kıza aşık oluyor, araştırıyor. Bunlar bir süre sonra sevgili oluyorlar. 
  Bence Christian Grey ütopik bir karakter. Çünkü gerçek hayatta bu kadar mükemmel bir erkek yok. Düşünsene hem piyano çalıyor, hem uçak kullanmasını biliyor, hem şirket sahibi. Bana çok uçuk bir hayal gibi geldi bu karakter. Bu adamın Elizabeth diye bir tane efendisi var mendeburun teki. Adama çocuk yaşta kötü emellerine alet etmiş sürtük. 
  Sadizm ve Mazoşizm üzerine ilişkiyi de oradan öğrenmiş. Hacı bildiğin BDSM olayı ya. Çok iğrenç bir şey bence. Bu adam bide yoksulmuş sonradan zengin olmuş. Aman ne orjinal bir fikir. Bu durum bana çok klişe geldi açıkçası. 
  Ana'nın kezbanlıkları diz boyuydu. Okurken kitabı fırlatıp atasım geldi. Zaten son kitabını zorla okudum. Normalde kitabı yarım bırakmayı sevmem. Bu seriye o kadar emek verip okumuşum şimdi yarım bırakmaz olmazdı. Anastasia Steele çok sinir bozucu bir karakter bence. ''Pff Christian ndn bna böle dvranıosn yhaa :('' diye triplere giriyor durmadan. 
  İlk kitapta cinselliği yeni keşfediyor bizim kezban. Kaç kere birlikte oldular hatırlamıyorum. Hemen her yerde seks yaptılar sanırım. Yazardaki hayal gücü de ne kadar sağlammış arkadaş. Misal bunlar otel odasına gidiyor. Ana sevinçten, heyecandan ne yapacağını şaşırıyor. ''Hıaa Christan Grey ile aynı odadayım ^_^'' diyerek donup kalıyor heyecandan. Sonra Grey onu dürdüp ''Nefes al Ana'' diyor. Ya böyle saçma sapan bir aşk hikayesi anlatılıyor işte.
  Bu kezban acı odasına merak sarıyor. Seks oyunları oynamaya başlıyorlar işte. Christian Grey kontrol manyağının teki. Her şeyi, herkesi kontrol etme gibi bir huyu var. Ana hem acı odasından hoşlanmadığını söylüyor hem de o odada macera yaşamak istiyor. Ben bu kadar dengesiz bir kız görmedim ya. Adam desen kaçığın teki. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş işte. 
  Bu kız götüne binlerce kez şaplak yedikten sonra ''Ben sana istediğini veremem Grey'' deyip gidiyor ama tekrar geri geliyor. Anlayacağın ne yaptığını kendisi bile bilmiyor. İkinci kitapta birbirlerine biraz daha bağlanıyorlar. Adam aşırı zengin olduğu için kadını her yere götürüyor. Hayat zenginlere güzel valla.
  Bir erkek olarak seriyi okumak çok güç. Bu yüzden dışarda okumadım. Çünkü okuduğun sayfada birden seks sahnesine denk gelebiliyorsun. Bu seriyi yazan kadın çok azgın bence. Mutfakta, piyanonun üstünde, bilardo masasının üstünde, banyoda, asansörde, gemide, araba, uçakta hep seks yaptılar. Bir türlü de birbirine doymuyorlar arkadaş nasıl bir enerjidir bu anlamıyorum.
  Hep o kezban yapıyor bunları. Adamı ayartıyor, ondan sonra başlıyor tutti frutti. Bu seriyi okumam herhalde diye düşünüyordum ama merakıma yenik düştüm. Allahtan bu seriye para vermemişim yoksa verdiğim paraya acırdım. 30 lira şahane kitaplar alabilirim. En azından bana bir şey katar. 
  Bu seri insana hiçbir şey katmıyor açıkçası. Serinin en iyi tarafı çok akıcı olması. Çok çabuk okunan bir yapıya sahip. Kitapların kalın oluşu gözünü korkutmasın çünkü çabuk okunuyor. Bu durum serinin berbat olmasını hafifletmiyor maalesef. 
  Başladığım seriyi yarıda bırakamamak adına okudum yoksa okumazdım. Zaten bundan sonra bu tarz kitaplar okumayı düşünmüyorum. Bunun yerine Kahraman Tazeoğlu okurum daha iyi. En azından birkaç güzel cümle okurum. Gerçi onu da sevmiyorum ama erotik romandan iyidir. 
  Bu seri sayesinde BDSM'nin ne kadar kötü bir şey olduğunu bir kez daha anladım. Bana hiç hitap etmeyen bir durum bu. Serinin sonu çok oldu bittiye geldi bence. Peki bu seri neden kadınlar tarafından çok sevildi? Çünkü kadınlar Christian Grey gibi bir erkek istiyorlar hayatlarında. ''Beni korusun, beni yönlendirsin, hayatımın akışını kontrol etsin'' diyerek sevgili oluyor bazı kadınlar. Sanırım bazı kadınlar kontrol edilmekten hoşlanıyor. Güçlü, yakışıklı, para babası bir erkekteki karizmayı seviyorlardır belkide. Ama ben kontrol merkezciliği konusundaki tezimin arkasındayım. Bu seriyi okurken çoğu kadın ''Ay keşke böyle bir adam karşımıza çıksa'' diye düşünmüştür eminim. 
  Ama böyle bir erkek yok bence. Dediğim gibi sadece ütopik bir karakter olmaktan öteye geçememiş. Lan insan ne ara uçak kullanmayı öğrenir anlamıyorum ya. Ana'nın kezbanlıklarını okumaktan kurtulduğum için çok mutluyum sevgili okuyucu. Ben hayatımda bu kadar kaprisli, mırın kırın eden bir kadın karakter görmedim. Bence yazar erotizm ile pornoyu karıştırmış. Bu kadar çok seks sahnesinin olmasının başka bir açıklaması olamaz. Bide kendini çok tekrar ediyor E.L. James. Sürekli aynı seks sahneleri, aynı diyaloglar ve bu durum hiç değişmiyor. Karakterlerin gereksiz kıskançlıkları yüzünden kitabı fırlatıp atasım geldi. Bu kadın bu seriyle nasıl tonlarca para kazandı hala anlamıyorum ya.
Keşke okumaz olaydım dediğim bir seriydi bu. Bundan sonra merakıma yenik düşmeyeceğim. Benim için vakit kaybıydı. Umarım bir daha bu tarz serilerle karşılaşmam. 
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran.

You Might Also Like

26 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. benımmm okunacak lıstemde en bastadır kendıleo*-*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım okuduktan sonra benim gibi düşüncelere kapılmazsın.
      Keyifli okumalar *-*

      Sil
  2. Sanki adnan hoca dedigin yerde sesli guldum.bu kitabin harry potterin kitap satisini gectigini okumus bir yerde yikilmistim resmen..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya nasıl olur da Harry Potter serisini geçer anlamıyorum. İnsanlar ne ara bu kadar seks düşkünü oldu acaba? Bence bu kadar çok ilgiyi hak etmiyor bu seri Wassp. Şu an bu haber karşısında ben de yıkıldım.

      Sil
  3. Vişne Çürüğü merhaba :) Uzun zamandır bloğunu takip ediyorum ama benim de bloğumda kısaca bahsettiğim bu kitabın incelemesini sen de ayrıntılı şekilde görünce yorum yapma gereği duydum. Maalesef Grinin 50 tonu'ndan sonra onlarca türevi çıktı. Edebi açıdan en ufak bir değeri olmayan bu kitapların bu kadar satmasının nedeni elbette tartışılır, ancak bana kalırsa insanlar bilinmeyenin büyüsü içinde ütopik hayallere dalmaktan hoşlanıyor gibiler. BDSM gibi derin bir konuyu bu derece basite indirgeyip ticari bir pazar haline getirmesi ise fazlasıyla gülünç. Ben de bir blogger olmama rağmen dizüstü edebiyat denilen yeni akımdan zerrece hoşlanmamakla birlikte, bu tarz edebi değeri olmayan kağıt israfı kitaplardan da hoşlanamıyorum. Kısacası tespitlerin son derece yerinde :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba :)
      Teşekkür ederim takibin için. Evet bu seriden sonra bir sürü yazar erotizme yöneldi. Nasılsa para kazandırır diyerek yazdı çoğu bence. Ayrıca dalga geçme amacıyla yurt dışında bir sürü kitap çıktı buna benzer. Ama ülkemize henüz gelmedi diye biliyorum. Açlık oyunlarının bile parody kitabı çıktı ya :D Belki de çoğu insan benim gibi merakına yenik düşmüştür. Ama hiç karşılaşmamayı dilerdim bu seriyle. Kesinlikle kağıt israfı bu seri!
      Teşekkür ederim ^_^

      Sil
  4. Kısacası zaman kaybı yani.

    Zaten kitap okumak bu değil bence. İnsanın kitap okuyorum diyebilmesi için edebi nitelikte eserler (de) okuyor olması lazım. Son yıllarda çok moda olan milyon tane vampir serisi mesela, cıvıl cıvıl Photoshop efekti kapaklarıyla hepsi gözümde aynı. Eleman çıkıp böyle on seri okuyor, sonra da vay efendim ben kitap okuyorum. Okumuyorsun işte. Zaman geçiriyorsun sen.

    Güzel yazı Vişne, eline sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle zaman kaybı.
      Ya edebi değeri neredeyse hiç yok. Hadi tek iyi tarafı yazımda da bahsettiğim gibi akıcı olması. Zaman geçirgeci olarak da kullanılabilir bu kitap. Edebiyat çok derin bir alan bence. Ben her türden bir şeyler okumaya çalışıyorum. Ama dediğin doğru. Vampir serisi yazıyorsun eyvallah da 10 tane kitap yazmak ne demek abi ya :D Bir süre sonra edebi değeri yüksek olan kitaplara yönelir bence çoğu okur. Ben öyle düşünüyorum.
      Teşekkür ederim beğenin için :)

      Sil
    2. valla ben direk gerçek insanların olduğu kitap kapaklarından uzak duruyorum bu kadar itici mi olur bir kitap dıştan görünümüyle direk insanı kendinden soğutuyor.

      Sil
    3. O da bir seçenek tabii. Benim için içeriği önemli daha çok. Sanırım kitap tasarımları farklılık gösteriyor :D

      Sil
  5. Eğer varsa böyle bir erkek...AH!
    + İngilizce basımını yurt dışından aldım da geldim, ne demek ilgi çekmedi ah!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok öyle bir erkek anam yok :D
      Türkiyeye ilk gelişinden bahsediyorum ben Üsturupsuzum. Hani İngilizce olarak ilk kez geldi ya. O sırada ilgi görmedi. Sonra yurt dışında çok okunduğunu, güzel seri olduğunu söyledi çoğu kadın birbirine hep. Ondan sonra bu seriye olan ilgi arttı. Onu demek istedim :)

      Sil
    2. Annem bir de buna rakip çıktı sonrasında, Gabriel'in Cehennemi diye hala okuyacağım, alamadım da pof.
      Vakit olsa neler olacak da ....Filmini beklirem bakalım nasıl olacak ama cidden yoook böyle erkek!

      Sil
    3. Hep bu seri yüzünden çıktı işte. Baktılar ki çatır çatır satıyor kitaplar, bizim neyimiz eksik diyerek yazıyor çoğu yazar. O da epey kalın bir kitaptır ilk çıktığında görmüştüm. Filmi nasıl olacak ben de hiç bilmiyorum. Ben sana diyorum yok diye Üsturupsuzum :D

      Sil
  6. millet rahat rahat porno izlemenin yolunu buldu vişne, millet porno izlediğini ulu orta söyleyemez ama bu kitabı okuduğunu söyleyebiliyor. özellikle kızlar için bir kaçış noktası oldu; türkiye de falan porno izlemeyen kadınlar bir anlamda cinselliği keşfetti. bence iyidir milletin ufkunu açmıştır ama ben okumadım, çünkü evdeyken ne okusam annemde ver sonra ben okuyayım diyor. hiç bir şey okuyamıyorum bü tür kitapalrda. :D en senin tezine katılıyorum ve artırıyorum kadınların yüzde 602ı kontrol edilmeyi, manipüle edilmeye bayılıyorlar. bunlarda genelde aşşağılık kompğleksi olan kendine başına biyere gelenmeyen bireyler sırtlarını dayayacak üçlü kuvvetli birini arıyor bu kezbanlar. kendinden emin güçlü birey olmuş bir kadının arkasından da orospu fahişe diye atmayı seviyorlar, çünkü kendilerinin olmak siteyipde olamadıkları her şeyi o kadınalrda görüyorlar. çok konuştum yinei :D aç konulu porno izle 1 dakika zamnını daha iyi kullanmış olursun diyorum ve bitiriyorum. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu seri sayesinde çoğu insan bdsm'yi uzaktan da olsa bilmiş oldu. Edebiyatı böyle kirli emellere alet etmek bana çok saçma geliyor açıkçası. Demek istediğim bu seride cinselliğin dozu çok üst düzeydeydi. Benimle aynı fikirde olmana sevindim. Benim gözlemlediğim kadarıyla öyle. Kişiden kişiye değişiyor tabii bu durum. Benim annem de bir sürü kitabım var diye söyleniyor :D Bu kadar kitabı napıcaksın sat gitsin diyor :D Dinlemiyorum tabii.

      Sil
  7. bu arada vişne looking diye bir dizi başladı, özellikle bakmanı öneririm çok güzel. :D girls izlediysen onun erkek versiyonu gibi. :D bu arada girlsünde yeni sezonu başladı acayip güzel ilerliyor. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yeni çıkan dizileri takip edemiyorum ben ya. O kadar çok var ki hangi birini izleyeceğimi şaşırıyorum valla. Ama dikkate alacağım önerini :)

      Sil
  8. Hala Özgürlüğün Elli Tonu'nu bitirmeye çalışıyorum. Açıkçası çok yavaş ilerliyorum ben. Yahu her sayfada birlikte oluyorlar bana gına geldi. Yazar gerçekten sürekli kendini tekrar ediyor. Bence bu seri Christian karakteri yüzünden okunuyor. Gerçekten de mükemmel bir erkeği tasvir etmiş kadın orada. Aaaa bu arada filmi çekilecek son duyumum bu oldu. Christian karakterini canlandıracak adamı hiç beğenmedim. Bence Ian Somerhalder olmalıydı. Bilmiyorum kitabı okurken tasvire en uygun o gelmişti bana. Ana hakkında yorum yapamıyorum. O kızı okurken sinirim tepeme çıkıyor. Yazarı bu konuda çok kınıyorum. Daha dişli bir karakter yazabilirdi. Umarım bitirebilirim bu kitabı. Bir daha da çok satanlar listesine bakmam. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Spoty üçüncü kitabı zorla okudum inan bana. Çok kalın bir kitap ve sürekli kendini tekrar ediyor kadın. Bitirdiğim için çok mutluyum açıkçası. Kadındaki hayal gücü hiç bitmiyor ya nasıl bir şeyse. Okurken benim de aklıma geldi Ian ama yapmadılar. Keşke kadınların fikrini sorsalardı. Sonuçta bu seriyi okuyan çoğunluğu kadınlar oluşturuyor. Filmde beklediklerini bulacaklar mı bilmiyorum ama bana çok ticariymiş geliyor. Bence hazır tatildeyken çabucak bitirmeye bak. Zamana yaymaya çalıştıkça okuyasın gelmeyecek bence :D

      Sil
  9. insan ne ara uçak kullanmayı öğrenir bunu bende düşünmüştüm ya =) tüm seriyi okudum ama böyle yorumlayıp anlatmak hiç aklıma gelmezdi.gerçi ben anlatsam böyle de olmazdı herhalde ama bu yazın çok eğlenceliydi gerçekten

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana da çok saçma geldi çokomell. Düşünsene hem şirket yönetiyorsun bir yandan da uçak eğitimin var. Aynı anda hem yakışıklı hem zenginsin. Üstelik piyano da biliyorsun. Olacak iş değil ya :D Kendi halimde bir şeyler karalamaya çalıştım işte. Teşekkür ederim eğlenceli bulduğun için :)

      Sil
  10. Peki mert şunu biliyor muydun? Aslında E.L James Koyu bir twilight hayranı. Ve Bu serinin Alacakaranlık Fan fic olarak başladığını? Hatta Robert serinin kitap olmadan önce de okuduğunu söylemiş bir röportajında. azla devrik oldu ama sen anladın onu. :D

    YanıtlaSil
  11. visnem merhaba
    canim bu seriyi merak ediyordum ama yazdigin yorumdan sonra okunmaya deger olmadigina bir kez daha ikna olup tamamen vaz geciyorum.tesekkur ederim.bu arada okul nasil gidiyor?gerci simdi yazdigin diger postlara bir dalayim diyorum ... ozlemisim seni ben yaa canim benim:))

    YanıtlaSil
  12. Ben de çok merak ediyorum ama hala baslamadım :/

    YanıtlaSil
  13. Ben serinin korsanını alıp ilk kitabından sonra ikinciye geçemedim Vişnecim.Bence yazar karısı hayatı boyunca başarılı bir erkekle yan yana bile gelmemiş ya neyse. Kadın kendini tatmin etmek için kitabı yazmış.Fantazi kaynaklı yani (: Hayal mayal adamı yazan karı zengin biz züğürt çenemiz yoruldu öf =/

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe