Soldan soldan geliyorlar bana..

Salı, Şubat 18, 2014

  Son birkaç gün sinirlerim o kadar çok bozuldu ki öfkemin suçsuz bir insanda patlamasından korkuyorum. Ben sakin kalmaya çalıştıkça etrafımdaki insanlar beni deli etmek için elinden geleni yapıyorlar. Özünde sakin bir insanım. Kolay sinirlenen bir yapıya sahip değilim ama sinirlendiğimde Power Rangersteki karakterler gibi şekil değiştiriyorum birden. Kendimi tanıyamıyorum. Öfkem beni deliye çeviriyor. Kontrol altında tutmaya çalışıyorum ama ipin ucu kopunca yakalayamıyorum. Bıraksan sinir olduğum insanları sıraya koyup kurşuna dizerim. Kafalarını gövdelerinden ayırırım. İçimdeki cani canlanıyor böyle zamanlarda.
  Sömestr tatilim genel anlamda düz bir çizgi halindeydi. Değişiklik olsun diye Sumru Yavrucuk'un oynadığı tiyatro oyununa gittim. Beklediğimden de başarılı bir oyundu. Bir ara bu oyun hakkında yazı yazmayı düşünüyorum ama şu an sinirlerimi yatıştırmaya çalışıyorum. Benim gibi yazmayı seven insanlar sinirlendiğinde kalemine koşar hemen. Hıncımı yazarak ya da salata yiyerek alıyorum. Dartım vardı eskiden ama dart oklarım kaybolunca hiçbir anlamı kalmadı. Bu arada Dart konusunda iyi olduğumu söyleyebilirim. Lise yıllarımda odamda çok oynadım. Dart çok iyi bir spor bence. Stres atmaya bire bir. Şu an dart oklarımın olmasını çok isterdim ama ne yazık ki yok. O yüzden hıncımı yazarak alacağım.
  Bu hafta üniversitedeki ikinci dönemim resmen başlamış oldu. Yeni dersler, yeni kitaplar, yeni hocalar, aynı duygular, aynı kemiksiz arkadaş ortamları. Bütün bunlara tekrar nasıl katlanacağım bilmiyorum. Okulda olmayı yeni şeyler öğrenmeyi çok seviyorum ama ortam o kadar kötü ki ister istemez ayaklarım geri geri gidiyor her seferinde. Beni en iyi anlayan sınıf arkadaşım Bayan Hiperaktif olmasaydı herhalde kafayı yerdim. Bitmez bir hayat enerjisi var ve ne yaşarsa yaşasın pozitif olmaktan vazgeçmiyor o yüzden ona Bayan Hiperaktif diyeceğim. Onun pozitifliğini örnek alıyorum.
   Bayan Hiperaktifle çok iyi arkadaşız. Birbirimizi çok iyi anlıyoruz, okul hakkında düşüncelerimiz aynı. Sadece farklı sectionlardayız. Dolayısıyla her zaman birbirimizi göremiyoruz. Ders programımız berbat her zaman olduğu gibi. Bu programları hazırlayanlar kesin kafaları güzelken hazırlıyorlar bu ders programlarını. Bu kadar berbat bir ders programı yapmalarının başka bir açıklaması olamaz. Uyku düzenimi tekrar eski haline getirmem gerekecek. 
  Bugün sabahın beşinde kalktım. Erken kalkınca otomatik olarak Azer Bülbül gibi titriyorum. Babam uyumadan önce doğalgazı kapattığı için ev feci soğuk oluyor. Titremekten elimi yüzümü yıkayamadım resmen. Çay içinde içim anca ısınıyor. Erken kalkmak vücudu dinç tutuyor aslında ama ben alışkın değilim. Eve geldikten sonra gözlerim ağrımaya başladı uykusuzluktan. İzlediğim diziden keyif alamadım haliyle.
  Etrafımdaki insanlar sürekli ne yapmam gerektiğini söyleyip duruyor. Bu durumdan sıkılmaya başladım. Sakal bıraktığımda ''Bu çocuk kendini saldı iyice'' derler, tıraş olduğum zaman da ''Bu ne böyle erkek adamın sakalı olur'' cümlesini işitiyorum. Bir söyledikleri ötekine uymuyor amına koyayım. O kadar dengesiz insanların arasında akıl sağlığımı korumaya çalışıyorum anlayacağın.
  Tabii insanda akıl sağlığı bırakmıyor bu denyolar. Kendine faydası olmayan insanların bana akıl vermesine anlam veremiyorum. Yeni eniştem tam bir spor manyağı. Adam her karşılaşmamızda ''Bak senin spor yapman lazım, git kayıt ol'' diyor başka bir şey demiyor. Ulan ben sanki bilmiyorum spor salonuna kayıt olmayı, para mı var hırbo! Böyle bilip bilmeden konuşmalarına sinir oluyorum.
  Annemin yanında yazılmamı söylüyor bir de. Kadının yüzü düştü resmen. ''Eğer gideceksen ben parasını veririm'' demesine rağmen hiçbir şey söylemedim o an. Ya zaten okul taksitimi onlar ödüyor bir de spor salonu parasını ödemelerini istemiyorum. Hem yeterince yük oluyorum zaten. Eniştem gerekirse ben öderim dese de annem '' Olmaz,aileden başka kimseye muhtaç olma sakın. Günün birinde yaptığı iyilikleri yüzüne vururlar.'' dedi bana eve giderken. Ben de bu yüzden eniştemin bu sözlerini fazla dikkate almadım. 
  Söyledikleri doğru mu? Düzenli spor yapmam gerekiyor mu? Elbette doğru, elbette yapmam gerekiyor ama lanet para sorunu yüzünden elim kolum bağlı. İstediğim kitabı alamıyorum, müzik albümü alamıyorum, ''Bu mont bana çok büyük yenisini almam lazım'' dediğimde umursamıyorlar. Maviş'in ''Hmm geçen hafta giydiği kıyafeti giymiş'' bakışlarından kurtulamıyorum. Geçen gün dayım davranışlarım hakkında ters konuşunca annem ve ben ondan soğuduk. ''Doğru düzgün konuş lan'' deyince şartellerim arttı. Eskisi gibi samimi değilim ben dayımla. Bu saatten sonra da olmam. Beni olduğum gibi kabul etmeyen insanlarla vaktimi boşa harcamak istemiyorum artık. 
  Ya amına koyayım olduğum gibi davranın nesi suç ya anlamıyorum. Sikik sikik konuşup beni iyice deli ediyorlar. Hayatımdaki olumsuzlukları görmezden gelmeye çalışıyorum. ''Her şey eninde sonunda hayırlı bir sonuca bağlanır nasılsa'' diyorum ama böyle insanlarla aynı hayatı paylaşınca ister istemez yaşadığım hayattan nefret ediyorum.
  Bu belki saçma gelebilir çünkü bana da zaman zaman saçma geliyor. ''Hayat işte ne bekliyosun ki olm'' diyorum kendime bazen ama bana böyle davranmalarını hazmedemiyorum. Çok kolay vazgeçiyorlar benden. Kolay vazgeçilecek bir insan mıyım diye kaç kere düşündüm geceleri. ''Madem mutsuz ediyorlar çıkar hayatından'' diyorum bazen mesela. O zaman da çayı şekersiz içiyormuş gibi hissediyorum. 
  Buraya sinirimi, üzüntümü, sevincimi ifade eden şeyler yazıyorum. Ona bile laf söyleyen insanlar var. Bazı insanlar kitap okuyarak etrafından uzaklaşır, bazıları müzik dinleyerek, bazıları da yazı yazarak. Ben yazı yazarak içimdeki sıkıntıları eritmeye çalışıyorum ve bundan hiç rahatsız değilim. Rahatsız olan varsa yazılarımı okumayabilirler kimseyi silah zoruyla yazılarımı okutmuyorum sonuçta. Benimle ilgili problemi olan varsa da o problemi dürüp götüne soksun bir zahmet çünkü arızalı insanların saçma problemleriyle uğraşmaktan gına geldi. Bunu da söylettirdiler en sonunda bana!
  Mutlu olduğum bir günü anlatıyorum ya da kötü geçen günlerimi, beni etkileyen durumları yazıyorum kendi halimde. Bunun kime ne zararı var anlamıyorum. Ben kafası karışık, huzur arayan biriyim. Hayatımda huzurlu olduğum doğru düzgün bir gün bile yok. İçimdeki huzursuzluğu dizginlemeye çalışıyorum ama karşılaştığım manzaralar yüzünden hayattan soğuyorum.
  Maviş ve tayfasıyla bugün konuşmadım. Bak aradan kaç gün geçti hiç ''Tatilin nasıl geçti, neler yaptın'' diye sormadılar bile. O kadar duyarsızlar işte bana karşı. Sınıf arkadaşım Hiperaktif ile ders onaylatmaya gittik okullar açılmadan. Ona Maviş'in bana ilgisiz davranışlarından bahsettim. ''O seni yakın arkadaşı olarak görmüyor, sıradan birisin onun gözünde ve senin başarını kıskanıyor'' dedi bana yemek yerken. Bu kıskanmayı ben de seziyordum zaten ama bu kadar belli ederek yapabileceğini hiç tahmin etmiyordum.
  Bu yüzden bugün onları görmezden geldim ve Hiperaktifle yan yana oturarak ders dinledik. Molada güldük, diziler hakkında sohbet ettik. Geçen hafta yemek yerken '' Allah sonunda bana şahane bir arkadaş gönderdi. Sen benim gözümde %200 burslusun'' dedi. Ne diyeceğimi bilemedim sevinçten. Onunla olan arkadaşlığımı seviyorum ve bundan sonra daha çok onunla iletişim halinde olmayı sürdüreceğim. 
   Çünkü gerçek bir arkadaşlığı var. Bu benim için önemli bir şey. Bugün metrobüsle eve doğru giderken kendime ''Etrafında 10 tane kişiliksiz arkadaşın olacağına bir tane arkadaşın olsun ama sağlam olsun'' dedim. Ben, bana değer veren insanlara sevgimi aşılamak istiyorum artık. Bu yüzden Maviş ve tayfasına değer vermekten vazgeçtim. Bu beni belki dışlanan biri yapacak ama Bayan Hiperaktif'in arkadaşlığının yanında tırt geliyor. 
  Bayan Hiperaktif beni dinliyor. Maviş ve tayfası dinliyormuş gibi yapıyor sadece. Bunu bariz bir şekilde anlıyorum. Bu yüzden daha yüzeysel bir ilişki sürdürmeyi düşünüyorum sınıftakilerle. Çocukluk arkadaşım Emre ile daha sık görüşmeye başladım. Geçen gün Özgelerde çiğ köfte yedik. Onları tekrar gördüğüme sevindim. Özge okuldaki başarımı duyunca çok sevindi. Arkadaş var arkadaş var işte hacı. Bir yanda kıskanan arkadaş bir yanda başarına deli gibi sevinen arkadaş.  Bu yüzden Özge'nin samimiyetine güveniyorum. 
  Dikkat ediyorum da son zamanlarda Facebook ve Twitter'da bazı arkadaşlarımla sohbet ettiğimde sohbetin ortasında gidiyorlar. Neden böyle bir tutum sergilediklerini bir türlü anlamıyorum. İletişim kurmaya çalışıyorum ama geri bildirim alamıyorum. Bazen insanlarla konuşurken duvarla konuşuyormuşum gibi hissediyorum. İnsanlar egoları olmadan bir gün yaşayabilmeyi öğrenecek mi merak ediyorum doğrusu. 
  Ne kadar çok dolmuşum ben böyle ya. Ee uzun zaman yazmayınca böyle oluyor işte. Bugün Maviş'in ne kadar kişiliksiz bir yapıda olduğunu bir kez daha anladım. Arkadaşlarına arkasından ''Bir de konuşmayacağım, nefret ediyorum onlardan hep aynı şeyi yapıyorlar'' diyen kız bugün onların götünden ayrılmadı ya. Sözünden 360 derece dönmek diye buna derim. Hayatta ne olursan ol ama karaktersiz olma, yüzsüz olma. Birini sevmiyorsan seviyormuş gibi de yapma. 
   Düşüne düşüne delirmekten korkuyorum en çok. Umarım korktuğum başıma gelmez. Ben yine ''Ben senin iyiliğini istiyorum'' diye başlayıp moralimi bozmak için elinden geleni yapan insanlara ''Yav he he'' demeye devam edeceğim. Bazı insanların çok güzel öğütleri oluyor onları dikkate alıyorum mesela ama hadsiz bir şekilde söylenen cümleleri kaale almayı bekleme benden. ''Ya bu çocuk neden böyle yapıyor, acaba nelerle karşılaşıyor, ne hissediyor?'' diyen bir Allahın kulu çıkmıyor karşıma. Empati yoksunu insanlardan çok şey bekliyorum galiba.
Bugünkü öfke selinin sonuna geldik. 
Daha iyi miyim? Kesinlikle evet.
Yazmak en iyi ilaç diye boşuna söylemiyorlar
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran

You Might Also Like

11 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Yaz hep böyle Vişne. Biliyorsun zaten yazmadan iyi olamıyor insan..
    Hiperaktif le olan arkadaşlığına çok sevindim. umarım hep böyle devam eder arkadaşlığınız. Ne güzel demiş sana :)
    Çocukluk arkadaşları bir başkadır candırlar kandırlar. Sanki onlardan başka dost yokmuş gibi...
    Başarılarının devamını dilerim hep böyle olur inşallah :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Şair güzel cümlelerin için teşekkür ederim. Ya yazmayı seven biri olarak beni anladığına seviyorum açıkçası. Ben de devam etmesini istiyorum ama bir yandan da korkuyorum ya bu da biterse diye. Çocukluk arkadaşlarımın verdiği güven hissini seviyorum. Yıllar geçmesine rağmen bu hiç değişmiyor.
      Teşekkür ederim. İnşallah böyle olur ^_^

      Sil
    2. Ciddi anlamda seni çok merak ediyorum. Bu kadar iyi metinler yazan kendini kelimelerler anlatmayı başarabilen birinin kendini gizlemesi aklım almıyor,niye? Ve yazıların,beni büyüledin. Hepsini tek tek okudum. Yazdıklarına aşık oldum sanırım. O yüzden sen hep yaz çocuk.

      Sil
    3. Teşekkür ederim beğenin için. Kendimi gizleyerek yazmak daha rahat yazmamı sağlıyor bide etrafımdaki insanlardan kaçmak için buraya sığınıyorum ondan. Vakit ayırıp tek tek okuman beni ayrı sevindirdi :>

      Sil
  2. yine hüzünlendirdin beni de Vişne boş ver ya ne takıcaksın insanları, bence de çok arkadaş değil önemli olan iyi arkadaşlar. diğerleriyle de çok muhattap olma ama küs gibi ya da tavırlı da davranma çok saçma tepki gösterebilir, çünkü anladığım kadarıyla seviyesiz insanlar. bu arada vişne senin yazılarından bir şey anladıysam o da kimseye hiç bir koşulda tam olarak güvenelimeyeceği. yani hiperaktiv iyi insandır ama bence daha üzerinden bu kadar zaman geçmeden bağlanma, samimidir iyidir hoştur ama her zaman bir adım geriden dur ki yaşananları tam olarak görebil. kimin içinden nasıl bir insan çıkacağı belli olmuyor bunu en çok sen bilirsin. hadi daha iyi günler için deyip, bu yorumuda burada bitireyim. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunu okuduktan sonra söylediklerine hak verdim aslında Mert. Bu her iyi davranana güvenme yönümden nefret ediyorum ya. Biraz öyle insanlar. Neden hep böyle insanlarla karşılaşıyorum anlamıyorum doğrusu. Paratoner gibi kendime mi çekiyorum acaba :D Benim yazılarımdan bir şeyler çıkarmana sevindim. Ben öyle içimden ne gelirse yazıyorum işte ama böyle durumlarla karşılaşınca keşke hiçbir şey hissetmesem diyorum. Bir adım geride durup olanları seyretmek çok mantıklı ya. Bunu uygulamalıyım. Evet bu tabloyu lisede görmüştüm çok iyi biliyorum. Teşekkür ederim güzel yorumun için :)

      Sil
  3. Mavise uyuz oldum.bu yazidan tek cikardigim sey bir insani sevmeme olcutune gel hele! Her gun ayni seyleei yapti diye arkadas dediklerine "nefret ediyorum" diyen birine asla yaranamazsin bence "wanted" 'olum tehlikesi 15m den yakina yaklasmayiniz' tabelalari assinar bu kizin yanina

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her derste bu böyle insanları gördüğünü düşün bir de Waspp. Ne kadar sinir bozucu bir durum olduğunu daha iyi anlarsın. Ahahahaha :D Tabela asma fikrine çok güldüm ya. Çok yaratıcı fikirlerin var Wassp. Yaranamıyorum bundan sonra yaranamam herhalde.

      Sil
  4. Vişnemmm! Resmen duygularıma tercüman olmuşsun. Hazırlıktayım ya şimdi, bu yeni dönemde sınıflar karıştı. Eski sınıfımdan "en iyi arkadaşım" dediğim insan dahil olmak üzere kimse yüzüme bile bakmıyor. Yeni sınıf ortamlarını da bilirsin kimse kimseyle konuşmuyor bile, yalnızlık ve sıkıntıdan ölecekmişim gibi geliyor son bi kaç gündür. Gerçekten 10 tane arkadaşın olacağına bi tane yakın olsun tam olsun. Ben hala liseden bir kaç arkadaşımla vakit geçiriyorum çoğu zaman. Kalabalıklar arasında yalnız kalmak bizim kaderimiz belki de, bilemiyorum canım. Ama daha önümüzde çok yıl var ve daha üniversitenin ilk yılında bu kadar karamsar olmayalım bence :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rockunzelciğim! Ya sen nerelerdesin kaç zamandır? Üniversiteli oldun blogunun yolunu unuttun valla. ODTÜ'lü olmak nasıl bir duygu hiç yazmıyorsun bloguna merak ediyorum valla :D Ya ilk birkaç hafta öyle olur sonradan sınıf birbirine alışır bence. Seni anlayan biri çıkacaktır o sınıfta. Anlamazlarda harbi odun derim onlara. Ben de öyle hissediyorum ama alıştım sanırım bu hisle yaşamaya. Belki de kaderimiz ya Rock, bilmiyorum ama böyle olmasını hiç istemiyorum. Her yerde aynı şeylerle karşılaşmaktan sıkıldım sadece. Evet, önümüzde daha çok yıllar var. Umarım beklediğimiz gibi olur her şey :)

      Sil
  5. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe