Finaller biter ve tatil başlar..

Pazar, Haziran 15, 2014

Finallerim sonunda bitti. Bitti ama biterken geriye sonuç bekleme stresini bıraktı. Sınav sonuçlarına bakarken arkadan gerilim müziği çalıyormuş gibi hissediyorum ya. İşin kötü tarafı bütünlemeye kalmaktan korkuyorum bir dersten. Şu an açıklanan sınavlarım beklediğim gibi ama Hukuk sınavımın harf notu beni tatmin etmedi. AA gelmesi gerekirken BA geldi ya. O kadar çalıştım ettim finalden 96 aldım ama sınıf ortalaması yüzünden hak ettiğim harf notunu alamadım. Bir süre ona sinirlendim. Sınıf ortalaması 71 olunca benim ders ortalamam 86 olunca ve o harf notu görünce sinirlenmeden edemedim. Abi köpek gibi çalıştığım halde istediğim notu alamıyorum olacak iş değil ya.
  Nisbi ile olan arkadaşlığım artık nereye gidiyor bilmiyorum. Geçen gün bana yemek ısmarlasana dedi ya. 560 lira parası olmasına rağmen fakir ayağına yatıyor. Beni enayi yerine koymasına sinirleniyorum sadece. Ben onun yerinde olsam bu durumu kimseye belli etmem. 21 yaşındayım, bu zamana kadar kimseye bana yemek ısmarlasana diye teklifte bulunmadım, bulunmam da. İyiliğimin süistimal edilişine karşıyım ben abi. Geçen gün çorba içmeye gittik. Yanımda para var dedi, hesabı öderken benden para istedi. Bildiğin emrivaki yaptı. Emrivakilerden nefret ettiğimi sana defalarca söylemiştim. Okulun son günü metrobüse binecekken pişkin pişkin ''Ee benim akbilim yok nası gidicem'' demesin mi. İnsanları kullanmaya çalışıyor anlayacağın. ''Benim akbilim aylık olduğu için bir kere basıyor'' dedim. Arkadaşlarından biri akbilini verdi.
   Böyle durumlarla karşılaşınca o ortamdan yok olmak istiyorum resmen. Bide nolucak benim bu halim diye serzenişte bulunuyor. Bende sen bunu kendi kendine yapıyorsun dedim. Ya o kadar para biriktirmişsin, kullansana akıllım. Ne diye insanları kullanıyorsun demeyi çok isterdim açıkçası. Haksızsam söyle ama şimdi bu kızın yaptığı doğru bir davranış mı?
    Bu hafta benim için çok ilginç geçti. Salı günü sınavdan çıktıktan sonra bir çay bahçesine gidelim dedi bizim Nisbi. Ben gitme yanlısı değildim ama hadi çoğunluğa uyuyayım dedim. Gitmez olaydım. Ben hayatımda bu kadar rezil bir çay bahçesi görmedim yemin ediyorum. Limonata istedim adam gitti marketten Uludağ Limonata aldı ya. O poşetteki limonatayı görünce şok oldum. Bir limonata bile yapamıyorlar. Üstelik fiyatları da tuzluydu. Çay bahçesinin boş olma sebebini bu sayede anlamış olduk.
   Dur asıl bomba geliyor şimdi. Hesabı istedik. Siparişimizle iglilenen keko garson hesap adisyonunu cüzdana koymadan önümüze koydu ve tutarı söyledi. Nasıl şok oldum anlatamam. Adam bide tefeci gibi tepemizde dikildi. Ulan kekomonçi insan o adisyonu bir hesap cüzdanına koyar da öyle  getirir. Bunlarda adap kalmamış azizim. Mekandan ayrılırken rezalet rezalet rezalet dedim arkadaşlarıma. Daha doğrusu Nisbi'nin arkadaşları. Çünkü daha çok onunla konuşuyorlar. Benimle öylesine konuşuyorlarmış gibi hissediyorum. Ben de onlarla öyle konuşuyorum. Telefondan fotoğraf gösterirken sadece ona gösteriyorlar mesela. Ne kadar aptalca bir davranış bu. Öyle özel bir fotoğraf da değil ya komik bir caps işte. Ama beni paylaşmayacak kadar yabancı buluyorlar. Nisbiye berbat mekan seçiminden dolayı demediğimi bırakmadım. Ben biraz müşkülpesentim. Yani öyle her şeyi beğenmiyorum. Gittiğim mekanları da en ince ayrıntısına kadar inceliyorum. Bir alışkanlık meselesi bu, vazgeçemiyorum.
   Perşembe günü sınava girmek için okula giderken metrobüste ilginç bir olaya tanık oldum. Fenerbahçe forması giymiş orta yaşlı zenci bir kadın metrobüse bindi. Benim yerime oturmak istediğini söyledi hayır dedim. O kadar yolu ayakta gidemem valla kusura bakmasın. Kadın Marmara Parka gitmeye çalışıyor. Yanımdaki insanlara ingilizce soru soruyor ama kimse bir şey anlamıyor. O an ülkemin insanından utandığımı hissettim. Lan koskoca adamlar iki cümleyi bir araya getiremiyorlar. Tek bildikleri yes bide no. Turist olsam bu ülkeye tek başıma gelmezdim. Arkadaşlarımla birlikte gelirdim. Malum tek başına bu ülkeye gelen turistlerin başına hep ölüm geliyor. Gezi olayları sırasında bir turistin başına biber gazı kapsülü geldi. Beyninde hasar oluştu.
  Neyse benim dışımda herkese soru sordu. Defterinde yazdığı Avcılar yazısını göstermeye çalışıyor bir yandan da soru soruyor. Tabi defterinde Avcılar yazmıyor, Abdila yazıyor. Kimse bir şey anlamıyor kadının dediklerinden. Deftere bakıyor yazılanı da anlamıyor. No no deyip kadını başlarından savıyorlar. Bende yabancı müzik dinliyorum bir yandan da kadının nereye gittiğini anlamaya çalışıyorum. ''Lan burada Abdila yazıyor ama bu Avcılar olmasın'' diye akıl yürüyorum. Bana soru sorarsa nasıl cevap vereceğimi kafamda kuruyorum. Doğru cümle kurmaya çalışıyorum kafamda, cümleleri sıraya diziyorum. Ama tabi bana sormadı. Kadın da hiç düşünmüyor ''Lan yanımdaki çocuk ingilizce şarkı dinliyor belki ingilizcesi iyidir ona sorayım'' diye. Gururlu çıktı bizim abla. Roberto Carlos yazıyodu formanın arkasında. Carlos'un annesi olamaz herhalde lan. Koskoca Carlos anasını metrobüse mi bindirir allasen.
   En sonunda bir sevgiliye sordu. Onlar da anladı durumu ve onlarla birlikte gitti. Aynı yere gidiyorlarmış ondan peşine takıldı anlayacağın. Bu sevgili ingilizce bilmiyor ama kadına anlattılar valla durumu. Kadın da anladı adamın ne demek istediğini. Şaştım kaldım valla. Kadın ingilzce boş yer var otur diyor adam da yok ben iyiyim böyle Türkçe cevap veriyor. Bu nasıl iştir anlamadım. Ben inerken kadın yerime oturdu. O günkü sınavım da kötü geçti. Bence kem gözü yüzünden nazar değdirdi bana. Yer vermediğimi anladığında bana kötü bakmıştı çünkü.
   Ya o sınavdan çıktıktan sonra nasıl sinirim bozuldu anlatamam. Sınavı iyi geçen kimse yoktu. Yemek yiyelim dedik, Nisbi bozuk paraları çıkardı benim param bu dedi. Hadi bu insanla yemeğe çık şimdi. Ya resmen demagoji yaptı o gün. Benim param olmasaydı eğer bu durumu hiç belli etmezdim. Bence yaptığı yanlıştı. O gün cafeye gittik ve benim dışımda yemek yiyen olmadı. Uzun yolculuk yapıyorum ve o gün karnım açtı dolayısıyla yemek yemek zorundaydım.
    Ayn bölümde okuduğum bir kızdan hoşlandığımı söylemiştim sana. Kız tam kriterlerime uyuyor. Zeki, güzel, bilgili, güzel gülüyor, konuşması güzel daha ne olsun. Birkaç kez konuştuk öyle ama sanırım beni arkadaşı olarak görüyor. Sevdiğim insanla ise işler pek istediğim gibi gitmiyor. Ya ben bu dünyada ne zaman sevgimin karşılığını bulucam çok merak ediyorum. Paralel Evrene taşınmak istiyorum artık valla. Beni sevmiyor. Daha doğrusu benim onu sevdiğim gibi sevmiyor. Ve bu durum canımı acıtıyor. Artık benimle eskisi gibi sık konuşmuyor. Keşke onu sevdiğimi söylemeseydim. Belki o zaman daha çok konuşurduk. Geçen gün Facebookta beni 2 saat bekletti ya. Beklerken uykum geldi en sonunda bilgisayarı kapattım. Bir gün onunla karşılaşmayı çok istiyorum.
    İki kişinin arasında kalmak kötü bir şey ya. Bir yandan okuldaki kız bir yandan hoşlandığım bu sevdicek. Ne hisseceğimi şaşırdım yemin ediyorum. Ben ondan imkansız bir şey istemedim ki. Basit bir şey istedim. Güldüğünü görmek istemiştim sadece. Ama sanırım sevgimi yanlış yorumladı kendince. Gönül meselelerinde de berbat bir haldeyim anlayacağın. Bu hayatın neresini tutsan elinde kalıyor be kardeşim. Okul itmeden djarum içecektim Nisbiyle içemedim. Şu an tatilde miyim bitkisel hayatta mıyım bilmiyorum. Arkadaşlarım benimle buluşmak bile istemiyor. Ben sanırım istenmeyen biriyim. Buluşma gününü, saatini ve yerini ayarlıyoruz. Buluşacağımız gün mesaj atıp beni ekiyorlar. O kadar moralim bozuluyor ki kendimi denize atasım geliyor. Hayatımdan nefret ediyorum. Güzelleştirmeye bile fırsat vermiyorlar. Alt tarafı iki kahve içip gülüp eskileri yad edeceğiz. Niye bu kadar büyütüyorlar anlamıyorum. Daha basit yaşamalıyım diyorum kendime ama nasıl yaşacağımı bilmiyorum. Ve bu bilinmezlik beni deli ediyor.
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran.

You Might Also Like

9 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Vişne bu harf notu beni de çok sinirlendiriyor 84 ile bb aldim ya :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sınıf ortalaması yüzünden hak ettiğimiz harf notunu bile alamıyoruz ya. BA alman gerekiyordu senin. Ortalamanın azizliğine uğramışsın sen de benim gibi :/

      Sil
  2. Çan olanda mutlak değerlendirme olanda şikayetçi..
    Nisbi parazit çıkmış baya. En nefret ettiğim insan tipi. Takma diğerlerini de diyeceğim ama nasıl diye haklı bi soru gelir diye korkuyorum ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlak değerlendirme olsa sınıfta kalır herhalde çoğu öğrenci. Çünkü öğrenci kalitesi bana göre yeterli değil. Akademik anlamda daha kaliteli bir üniversitede okumayı çok isterdim Zamska. Nisbi'nin bu yönünü hiç sevmiyorum. Görmezden gelmeye çalışıyorum böyle durumları ama ne zaman çatlak verecek bilmiyorum.

      Sil
  3. Bu harf notu korkunç ya. Ben AA beklediğim dersi BB görünce yıkılmıştım. BA olsa da birşey demeyeceğim ama BB ne arkadaş ya?
    Nisbi çok garip bir insan tipi. Ben olsam onunla bu kadar uzun süre arkadaş kalamazdım. Sen hala sabrediyorsun.
    Ben pek anlamadım şimdi sen iki kişiden mi hoşlanıyorsun?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aa o durum daha kötüymüş Spoty. Benim de sinirlerim bozulurdu açıkçası o harf notunu görünce. BB ortalamanı epey düşürmüştür. Nisbi iyi bir insan ama bu davranışları hoşuma gitmiyor. Hala çocuk gibi davranıyor. Sabretmekten başka bir çözüm bulamıyorum ki.
      Evet, doğru bildin iki kişiden hoşlanıyorum. Ve bu durumdan nefret ediyorum. Çok saçma çünkü. Sevdicek'i daha çok seviyorum ama bölümdeki o kızdan elektrik aldım.

      Sil
  4. Vişne!

    Ben burayı unutmuşum, nereden ışınlandım bilmiyorum ama iyi ki yeniden buldum... :)

    Yazı uzun ama okuyamadım... :(

    ben de kafa dergi'ye, kafe, sanat, hayat, öykü, video içeriklerime bekliyorum efendim... sevgiler... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben destan yazılarımla ünlüyüm biliyorsun :D Keşke okusaydın.
      Kafa dergi çıkardın demek
      Hayırlı olsun Mert. Umarım istediğin başarıyı elde edersin. Unutma bak buraları.

      Sil
    2. dergi değil, blog ama dergi şeklinde.

      sen de unutma vişnee! :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe