Yaz geldi, neşelenmek lazım..

Pazar, Haziran 29, 2014

  Bir süredir yaşam biçimi şekline dönüşen depresifliğimi bu yaz rafa kaldırmaya karar verdim. Bir anda yapamam tabi bunu. Aşama aşama kaldıracağım rafa. Çaktırmadan kurtulacağım yani ondan.
  Arkadaş ortamında böyle değilim aslında. Daha çok kahkaha efekti oluyorum onların yanında. Nisbi'nin yanında çok eğlenceliyim mesela. Elektrik aldığım insanlara karşı çok rahat davranıyorum. Ama elektrik almadığım zaman adeta subzero'nun buz kütlesine dönüşüyorum. Bu depresiflik daha çok tek başıma kaldığım zamanlarda tepeme çıkıyor. Onu görmezden gelmeye çalışacağım. Bu yaz hayıflanmak kelimesini lügatımdan çıkarmaya çalışıyorum. Çünkü ona buna hayıflanmaktan içim kurudu yemin ediyorum. 
  Final sonuçlarım genel anlamda iyiydi.Bir ders yüzünden ortalamam düştü. O kadar AA arasında bir BB görünce moralim bozuldu haliyle. Kötü geçen sınavım vardı ya hani, onun sonucu bu. Kesin o kenafir gözlü siyahi abla yüzünden oldu. Bütün dikkatimi kem gözleriyle. O sınav gerçekten zordu. Yani büte bırakmak için ellerinden geleni yapmışlardı. Neyse ki büte kalmadım ve çok mutluyum. 
  Taze üniversite mezunu, başarılı hukukçu Moira M beni mimlemiş. Mimdeki sorular hoşuma gitti cevaplayayım dedim. Kendisine teşekkür ediyorum. Sürekli mim yapan biri değilim. Bazen sorular hoşuma gidiyor yapıyorum. Bide ortamdaki depresifliği süpürmeye çalışıyorum. O zaman başlıyorum cevaplamaya.
  Siz hiç gerçek aşk nedir bildiniz mi?
     Şu ana kadar gerçek aşkın tam olarak neye benzediğini bilmiyorum. Hoşlandığım insanlar oldu elbette ama gerçek aşk boyutunda olmadı hiç. Birine karşı gerçek aşkı hissetmek çok büyük bir şey bence. Yani kolay rastlanan bir özellik değil. Gerçek aşkta karşı tarafı tamamen, herşey ile sevmek lazım. Ben henüz o noktaya ulaşacak kadar birini sevmedim. Sevdiğimi sanmışım, yanılmışım.
  Siz hiç acı çektiniz mi?
     Hayır demeyi çok isterdim ama maalesef çektim. Hem fiziksel hem ruhsal acı çektim. İnsan zaten acı çekmeden hayatını sürdüremez ki. Büyümek sancılı bir iş sonuçta. Ruhsal anlamda çok acı çektim. Hala da çekiyorum aslında ama çaktırmıyorum. Lisede sınıf arkadaşımı toprağa verdim, okul kaydımın olduğu gün iş görüşmesine gittim, en yakın arkadaşlarımdan kazık yedim. Evet ben yeterince acı çektim.
  Siz hiç insanların taa gözlerinin içine baktınız mı?
     Evet baktım. Üniversiteyi kazanırken Özge'nin gözlerinin içine bakmıştım. Mutluluk ışıltıları vardı göz bebeklerinde. Çok güzel bir andı. Onun dışında herkesin gözünün içine bakmam. Bir süre sonra zaten insanlar rahatsız olur. 
  Siz hiç salıncakta sallanıp bulutları yakalamaya çalıştınız mı?
    Çocukken, salıncakta sallanmak beni mutlu eden şeylerden biriydi. Salıncaktayken gökyüzün ulaşıp bulutlara değmek isterdim. Onlara ulaşmak için daha çok yükselirdim. Bulutlara gülümsemek bile mutlu olmama yetiyordu o zamanlar.
  Siz hiç ayağınız takılıp düştüğünüzde kendinize bayılana kadar güldünüz mü?
    Hayır ama arkadaşlarım çok gülmüştü halime. Sarhoş olup düşseydim eğer bir yere o zaman gülerdim herhalde. Normal şartlar altında düşüp de güldüğüm olmadı hiç. Daha çok küfrederek kalktım yerden.
  Siz hiç parmak yarışı yaptınız mı?
    Evet, hala da yaparım. Metrodaki yürüyen merdiven bantlarında parmak yarışı yapıyorum. Bunu yapmak hem kafamın dağılmasını sağlıyor hem de beni eğlendiriyor.
  Siz hiç kafanızı su dolu bir kovaya sokup nefesinizi ne kadar tutabileceğinize baktınız mı?
   Çocukken bunu çok yapardım ben. Ananem kapının önüne mavi leğeni koyardı. Bende içine su doldururdum. Benim özel havuzum olurdu o leğen. Güneşin tatlı sıcaklığı altında leğenin içinde uzanırdım kırmızı şortumla. Bazen deniz gözlüklerimi takar leğenin içine kafamı sokar nefesimi tutardım. Çok manyak yanlarım varmış çocukken ya. Düşünsene leğenden havuz yapmışım abi. Dedem çok kızardı leğende uzanmama. Onun geldiğini anladığımda leğendeki suyu hemen dökerdim. Çok güzel günlerdi benim için.
  Siz hiç ruh çağırdınız mı?
    Paranormal varlıklardan korkarım. Bu yüzden bu tarz işlere kalkışmam. Bir keresinde ilkokuldayken arkadaşlarım çağıralım dedi. O günde okul bomboştu. Biz bir proje için okulda kalmıştık. Ben ne kadar karşı çıksam da sözümü dinlemediler. Salaklar numaradan masayı oynatıp çığlık atıyorlardı. O gün o boş koridorlardan nasıl yürüdüğümü bir ben bilirim bir Allah. Korku filmindeymişim gibi hissetmiştim.
  Siz hiç altın günü yaptınız mı?
    Hayır ama altın günü yemeğinden yedim. Leziz yemeklere asla hayır demem.
  Siz hiç pamuk şeker yerken elinize yüzünüze bulaştırdınız mı?
    Onu eline bulaştırmadan yemek imkansız ya. Çocukken en sinir olduğum olaylardan biriydi. Heveslenip pamuk şeker alıyordum bir süre sonra eriyordu. Bütün hevesim kaçıyordu yiyemiyordum.
  Siz hiç gece yarısı uyanıp sevdiğinizin nefesini dinlediniz mi?
    Hayır ama dinlemek isterdim. Nasıl bir duygu olduğunu çok merak ediyorum doğrusu. Mutlulukların en güzelidir belki de sevdiğin insanın uykudayken nefes alışını izlemek.
  Siz hiç saatlerce köpük banyosu yaptınız mı?
     Evet yaptım. Ananemlerin evinde eskiden küvet vardı. Suyu doldurup içine sabun koyup bir güzel köpürtür köpüklü banyo yapardım. İnsan kendini şahane hissediyor. Eğer küvet varsa evde deneyin bence. Uzun bir günün ardından köpüklü bir banyo yapmak çok iyi geliyor insana.
  Siz hiç çıplak ayak çimlerin üstünde yürüme keyfini yaşadınız mı?
    Şu hayatta yapmaktan en çok keyif aldığım faaliyetlerden biri. Huzur kat sayım inanılmaz artıyor çimlerin üstünde çıplak ayakla yürüyünce. Hem vücuttaki elektriği de alıyor. Bir taşla iki kuş. Daha ne olsun
  Siz hiç yağmur altında çılgınlar gibi koştunuz mu?
    Hayattaki en güzel şeylerden biri bak bu. Evet yaptım ve çok eğlendim. Arkadaşımla okul çıkışı yağan yağmurun altında koşmuştuk. Bir yandan gülüyor bir yandan koşuyorduk. O gün sucuk gibi olmuştuk ama ıslandığımıza değmişti. İyi ki böyle bir şey yapmışız.
  Siz hiç günü hayıflanmadan geçirebildiniz mi?
    Bu benim için imkansız gibi bir şey. Çünkü hayıflanmadan geçirdiğim tek bir gün bile yok. Sürekli keşke diye diye çürüdüm valla. O yüzden hayıflanmayı bir kenara bırakmaya çalışıyorum şimdilerde. 
  Siz hiç sesiniz kötü olsa bile bir şarkıyı bağıra bağıra söylediniz mi? 
    Bunu daha çok konserlerde yapıyorum ben. Ayrıca şarkı söylemeyi çok severim. Evin içinde dolaşırken şarkı söylerim genelde. Sesimin kötü ya da iyi olmasını önemsemiyorum. Konserlerde zaten sesinin mükemmel çıkması imkansız. Çünkü bağırıyorsun abi. Bir keresinde lise şenliklerinde Ezgiyle birlikte sahneye çıkıp şarkı söylemiştik. O özgüven nereden geldi bilmiyorum ama kendimi sahnede şarkı söylerken bulmuştum. Sesim o zaman oturmamıştı. Bu duruma aldırmadan Ezgiyle Barış Manço'nun Kara Sevda şarkısını söylemiştik. Çok keyif almıştım.
  Siz hiç kendi takımınız yense bile karşı takımla alay etmeden medenice tebrik ettiniz mi?
    Hayır etmedim. Tebrik etmeye gereksinim duymadım valla. İyi maç çıkardınız derim en fazla.
  Siz hiç yardımlaştınız mı?
    Evet. Sınav günlerinde ucu olmayan arkadaşlarıma uç vererek onlarla yardımlaştım. Yardımlaşmayı severim, insanı iyi hissetiriyor. Ama bunu kötüye kullanan insanları gördükçe yardımlaşmaktan kaçınıyorum. Misal Nisbi'nin gevşek gevşek bana yemek ısmarlasana demesinden sonra onunla yemek yememeye karar verdim. Yolda biri düştüğünde elimi uzatıp onu kaldırırım. Eğer biri bana yol tarifi soruyorsa o kişiye yardım ediyorum elimden geldiğince.
  Siz hiç saatlerce beklemenize rağmen acelesi olduğu her halinden belli olan birine yerinizi verdiniz mi?
   Marketteki kasa kuyruğunda yapmıştım bunu. Acelesi olduğunu anlamasam böyle bir şeyi hiç yapmam. Sonuçta saatlerce beklemişim. 
  Siz hiç cep telefonunuzu evde bırakıp çıktınız mı?
   Unutkanlık sorunum olduğunda bu durumla çok karşılaşmıştım. Telefonumun olmadığını fark ettiğimde elim kolum bağlıymış gibi hissediyorum. Bu yüzden evden çıkmadan önce mutlaka kontrol ediyorum yanıma almış mıyım diye. Eğer almamışsam o günüm zehir gibi geçiyor. Tecrübeyle sabit bir şey bu. Telefonsuz dışarı çıkılmıyor artık. 
  Siz hiç etraf ne der diye düşünmeden bir kez olsun rahat hareket ettiniz mi?
    Yok ya rahat hareket etmedim sanırım. İçim rahat etmediği için de bunu tercih etmiş olabilirim. Aslında bu durumu önemsemesek epey mutlu olacağız. Çünkü başkaları ne der diye düşüne düşüne hiçbir şeyden keyif alamaz olduk. Bu durumu aşıyorum yavaş yavaş. Onların söylemlerini duymamazlıktan gelip kendi bildiğimi okumaya çalışıyorum. Daha özgür hissetmemi sağlıyor.
  Siz gönlünüzce yaşayabildiniz mi?
    Hayır yaşamadım. Yaşayamıyorum. Olmuyor yani. Ne zaman gönlümce yaşamaya kalkışsam bunu yaptığıma pişman ettiriyorlar. Misal hoşlandığım insana onu sevdiğimi söyledim reddetti. Üstelik benimle artık eskisi gibi konuşmuyor. Gönlünce yaşayabilen çok az insan vardır bence. Bazıları da gönlümce yaşıyorum diye kendini kandırır. Hayat adaletsizlikler üzerine kurulu olduğu için kimse gönlünce yaşayamıyor maalesef. 
Ve mim böylece biter. Güzel sorulardan oluşmuş. Genel hatlarıyla kişinin kendisini tanımasını sağlıyor. 
Gelecek yazımda daha güzel şeyler anlatmaya çalışacağım.
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran

You Might Also Like

16 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Seni okumayı çok özlemişim şiir ruhlu adam.:)
    Geçen bir kaç yılı düşünüyorum da.
    Ne çok şey değişti ve değişmeye devam ediyor.
    Mutluluktan bi kalkanın olsun ve kötülükler yanına yaklaşamasın.

    seni seven abloşkon; melo :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Meloo şahane grafiker :)
      Evet çok şey değişiyor, değişmeye de devam ediyor dediğin gibi. Sanırım değişim kaçınılmaz bir gerçek. Herşey çok çabuk değişiyor ve bu duruma ayak uyduramıyoruz bazen.
      Teşekkür ederim güzel sözlerin için.
      Sen benden daha çok mutlu ol ablaların en şefkatlisi :)

      Sil
  2. Ruh hali bakımından benziyoruz. Bende de sürekli bir yorgunluk, sürekli bir "Allah belamı vermiş"lik var. *-* Ve bu uzun zamandır yerinde olduğu için atmam da kolay olmayacak. Yaz geldiğinde bende dedim "bu ne yaaa, hep mutsuz hep mutsuz, öleceksin kızım, takmaaa." ama düşüncelerim genelde bir şeyler ters gidene kadar sürer. Pozitiflik, yerini tekrar negatifliğe bırakıyor. :D Neyse.
    Sorular da yanıtlar da çok hoş. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım çoğu insanda bu ruh hali yaygın Febris. Gizli bir tükenmişlik sendromuna mı yakalandık acaba :D Yaz geldiğinde o depresiflikten kurtulma kararı almamız iyi oldu. Mutlu olmaktan korktuğumuz için mi böyle oluyor bilmiyorum ama pozitiflik hayatında olmalı diye düşünüyorum.
      Teşekkür ederim beğenin için ^^

      Sil
  3. Vişne aklıma kardeşimin bir sözünü getirdin yahu.''Abla 10 kıza teklif etsem 1i kabul etse.Hergün 10 kızdan biri etse benim hergün farklı birileriyle olma şansım yüksek.Hayat çok güzel demişti asdfg ! Kötümser o-l-m-a ve akışına bırak (;

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahahahahahah :D Kardeşin ne kadar kurnazmış ya valla yorumu okurken güldüm. Çok iyi bir taktik uyguluyormuş. Bu işi benden daha iyi bildiği kesin. Oluruna bırakıyorum son zamanlarda, umarım işe yarar :)

      Sil
  4. Yaa nasıl gülümsettin benii :)) cevapların ne tatlı. İnşallah seni çol mutlu edecek o şanslı kızı bulursun en yakın zamanda :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gülümsetebildiysem ne mutlu bana Moira :) Teşekkür ederim, dilim döndüğünce cevaplamaya çalıştım iyice. İnşallah bulurum da ne zaman onu bilmiyorum :)

      Sil
  5. Ben bu mimi üstüme alınıpp yapacağım izninle çok güzel geldi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorular sahiden güzel ya. Kesinlikle yap tabi, okurum :)

      Sil
  6. Yanıtlar
    1. Al tabi. Mimi yapınca okuyacağım.
      Cevaplarını merak ediyorum :)

      Sil
  7. Etrafta herşeye burnunu sokacak birçok insan olduktan sonra biz kim gönlümüzce yaşamak kim. Ah ulan ah :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru bir tespit diye buna derim ben :D Gerçekten çok fazla insan var etrafta ve bunların sayısı her geçen gün artıyor. Onlara rağmen yaşamanın yolunu bulmak gerek :)

      Sil
  8. Bütün o keyif ve huzur veren eylemlerin bi çoğunu gerçekleştirmişsin Ne güzeell :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kısmını gerçekleştirmeye çalıştım :D İnsan kendini çok canlı hissediyor ya. Özellikle o yağmur altında koşmak şahane bir olay. Pozitif bir enerji veriyor insana :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe