Demirin tuncuna insanın piçine kaldık

Cuma, Mart 20, 2015

  Haftalarca süren karın ağrım sonunda durdu. Durana kadar ne sıkıntılar çektim bir bilsen. Anlatıcam hepsini merak etme canısı. Bu hafta duygusal anlamda büyük darbelerle karşılaştım. Çok farklı bir haftaydı benim için. Çoğu zaman üzgündüm. Mutsuzluk bağışlık kazandı bünyemde sanırım. Artık kolay kolay etkilemiyor beni çoğu şey. Bazı şeyler etkiliyor elbette ancak onların etkisi de kısa sürüyor. Okulda neler yaşadığıma geçmeden önce biraz sağlık durumumdan bahsedeyim.
   Geçen hafta okulun bahçesinde Sırık'ı beklerken soğuktan etkilenmişim sanırım. Onunla yemek yedikten sonra eve gitmek için yola koyuldum. Metronun yürüyen merdivenlerinde ilerlerken birden bir ağrı saplandı sağ tarafıma. Üstelik hafif bir bulantı da sezmiştim vücudumda. Bulantımı engellemek adına türlü şaklabanlıklar yaptım. Karnım o kadar çok ağrıyordu ki adım atsam ağrıdan canım acıyordu. Zor bela eve geldim o gün. Yediğim bir şey dokunsa hissederdim bu durumu. Yiyecekler konusunda hassasım biraz. Yediklerime dikkat ederim, her yerden yemek yemem. Çünkü güvenemiyorum dışardaki çoğu mekanın yemeklerine. Bu yüzden güvendiğim yerleri tercih ediyorum genelde.
   Akşam oldu karnımın ağrısı hala geçmedi. Akşam dokuzda titremeye başladım. Bulantımın şiddeti biraz daha artmıştı ama yine de kontrolüm altındaydı. Vücudumu kontrol etmeyi başarabiliyordum en azından. Babama hastaneye gitmek istediğimi söyledim. Annem sıcak su torbası hazırlayıp karnıma koydu. Ben hala titriyorum tabii o sırada. Babam ''Bu saatte trafik olur, arabaya yer bulamayız. Biraz daha geç olsun ondan sonra gideriz'' diyip teklifimi geri çevirdi. Demek ki kalp krizi geçirsem adamın umrunda olmayacak. Kalın battaniyeme sarılarak ağrımın geçmesini bekledim dakikalarca. Kalın battaniyemle ben kaderimize terk edilmiştik. Babamsa televizyonun karşısına geçip çayını yudumladı umursamaz bir tavırla. Annemse başımdan bir an olsun ayrılmadı. Sürekli ağrımın azalıp azalmadığını sordu. Sıcak su torbası ve sıcak içecekler sayesinde daha iyi oldum o gün.
   Ertesi gün ağrım hala devam ediyordu. O ağrıyla okula gidip geldim günlerce. Babamsa ''Vücuduna bakmıyor. Sonrada oram ağrıdı buram ağrıdı diye dert yanıyor'' diye söylenmiş anneme ben okuldayken. Adam resmen ölmemi istiyor gibiydi ya. Kendimi çok değersiz hissetmiştim annemden babamın sözlerini duyunca.
   Dün yine ağrım baş gösterince daha fazla ısrarıma dayanamadı babam ve hastaneye gitme kararı aldık. Okmeydanı hastanesi bize epey uzaktı. Arabadayken sürekli oflayıp ''Bu saatte beni trafiğe tıktınız'' dedi babam. Resmen üvey evlat muamelesi gördüm anlayacağın. Kendi akrabaları aynı şeyi yaşasa anında hastaneye götürürdü. Annemin desteği olmasaydı daha da kötü olabilirdim.
  1,30 saat yol gittikten sonra hastaneye vardık dün akşam. Sıra beklerken heyecandan titremeye başladım yine. Doktora sıkıntımı anlattıktan sonra röntgene yönlendirdi bizi. Röntgenci o gün ters tarafından kalmış gibi davranıyordu hastalara. Çok çabuk bir şekilde röntgenim çekildi. Adam röntgen çektirmeden önce bana  ''Karnını yasla makineye'' dedikçe ben sırtımı yaslıyordum. Şaka gibiydi o an ya. Neyse ki sonunda durumu toparlayıp röntgen çektirdim.
  Doktor çok fazla gazım olduğunu söyledi. Bir iğne ve ilaç yazıp tedavi etti işte. İğne olduktan sonra daha iyi hissettim kendimi. Eve geldiğimde ağrım tamamen yok olmuştu. Haftalarca gaz sıkışması problemi yaşıyormuşum meğer. Dışardan fazla yemek yemeyecekmişim, yediklerime dikkat edecekmişim. İlaçlarımı aldığımda hayat gözüme daha güzel oluyor. En azından ağrısız bir şekilde yoluma devam edebiliyorum. Şimdi daha iyiyim canısı merak etme. Biraz daha arkadaşlık ilişkilerimde neler yaşıyorum ondan bahsedeyim.

    Nisbi ile yollarımızı tamamen ayırdık. Aylardır konuşmuyorduk zaten. Dün bana upuzun bir mesaj attı. ''Neden bana kin güdüyorsun? 3 gün sonra mesajına cevap verdim diye mi? Aylar geçmesine rağmen seni özlediğimi söylüyorum sense bir şey söylemiyorsun. Biri sana kötü bir şey yapsa onu anında siliyorsun. Ben adım atıyorum sen geri çekiliyorsun.'' diyerek büyük bir serzenişte bulundu. Ben de mesajı öfke ve hüzünle okudum. Daha sonra onun bu mesajına '' Sana kin gütmüyorum sadece öfkeliyim. Bir insan nasıl olursa bir mesaja 3 gün sonra mesaj verebilir aklım almıyor Nisbi. Senin verdiğin değer bu kadar demek ki. O kadar görüşelim diyorum hep bir bahanen var. Sevgilin hep ön planda oluyor. Yılbaşında bile telefonumu açmadın. Mutlu yıllar dememi bile yadırgadın. Üstelik annen ve baban beni tanıyor. Ben böyleyim Nisbi. Değer görmediğim bir arkadaşlık ilişkisinde yer almam. Hep sen geri çekiliyordun. Bu sefer de ben   geri çekiliyorum.'' diye cevap verdim.
   Bu cevabımdan sonra benimle ipleri tamamen koparan mesajı attı: ''Ben arada kaldığım halde çabalıyorum ama görmüyorsun. Sevgilim tabii ki ön planda olacak. Neden yalnızsın hiç düşündün mü? Herkes neden yanından uzaklaşıyor acaba? Bir şeyler paylaşabileceğin bir sevgili bul bence. Sana hayatta başarılar'' dedi ve beni Facebook'ta arkadaşlıktan çıkardı. Daha sonra ''Sana dost dediğim için kendimden utanıyorum'' diyerek noktayı koydum ve bir daha mesaj atmadım. Onun numarası telefonumdan sildim ve Facebook'ta onu engelledim. Bana 5 adım geri gidene ben 10 adım geri giderim. Kısasa kısas bir adalet sistemim var.
  Ya nasıl sinirlendim anlatamam sana o an. Bak bu kız tanıştığımız sıralarda ''Hiçkimse senden önemli değil Vişne. Biri gelir ötekisi gider. Baki olan dostlardır. Sen benim için hep önemli olacaksın. Senin dostluğun önce gelecek benim için'' diyen birisi. Ve bana böyle davranıyor aylar sonra. Bir erkek arkadaş, insanın karakterini nasıl değiştiriyor görüyorsun dimi? Bana böyle söyleyen bir kızın böyle davranmasını hazmedemiyorum. En çok da buna sinirleniyorum. Yıllar sonra adam akıllı bir arkadaş buldum sanmıştım, meğer yanılmışım. Bir daha onunla konuşmayı düşünmüyorum. Bir yerde karşılaşırsak da görmezden gelmeyi düşünüyorum. Bana bu şekilde ''Kendine sevgili bul onunla vakit geçir'' demesini de ayrıca densizce buldum. O gerizekalıya ben gaz vermesem o çocukla sevgili olamaycaktı bile. Yok ya ben bu etrafımdaki insanlara artık güvenmiyorum valla bak. Karşılaştığım şu duruma baksana allasen. Çoğunda insanlığa dair bir şey göremiyorum. Diyojen gibi fener alıp yollara mı düşsem napsam bilemedim.
   
  Okulda desen durumlar ayrı bir telden çalıyor. Sırık'a Cindy ve Sarışın'ın benimle takılmak istemediklerini söyledim. O da bana ''Boşver abi ya. Kendileri bilir yani.'' dedi. Sırık arkadaşlığa bağlı birisi. Samimi bir insandır kendisi. Ancak bazı hareketleri çok yanlış. Sırık, Arap Faik ve ben aynı sırada oturuyorduk bir derste. Sırık telefonunu alıp Arap Faikle selfie çekti. Ben o sırada bakışlarımı başka yöne çevirmek zorunda kaldım. Çok boktan durumlara şahit olmak canımı sıkıyor artık. Sarışın artık bizimle takılmıyor. Aman çok da tın yani. Ekürisiyle birlikte ortalıkta salak salak gülmeye devam eder böylece. İyi kız aslında saf bi yanı var. Epey saf hemde ama işte neblim bazen etrafına yukardan bakıyor. Arap Faikle aynı ortamda bulunmuyor. Ben daha çok Faik ve Sırık ile takılıyorum. Erkeklerle takılmak benim için daha iyi. Çok rahat bir şekilde konuşabiliyoruz. Çok zevkliymiş lan onların gözünden etrafa bakmak. Gerçi beni yeteri kadar önemsiyorlar mı ondan bile emin olamıyorum zaman zaman. Başka erkeklerle konuşunca gözlerinden mutluluk akıyor adamların. Benimle hiç öyle gülerek konuşmadılar. Sırık, Arap Faikle çok iyi anlaşıyor. Her cuma birbirlerini arayıp sohbet ediyorlar. Cuma namazı kılmışlar mı onu soruyorlar birbirlerine. Ben kılmıyorum diye yadırgıyolar biraz. Onlara ''Allahla benim aramdaki meseleye kimse karışamaz'' diyerek olayı kapattım. Siyasi görüşüm de zaman zaman dillerine dolanıyor. Aykırı bir siyasi görüşüm yok aslında sadece her türlü haksızlığa karşıyım o kadar. Bunların iyi yönlerinden birisi de içki içmiyorlar. Kötü alışkanlıkları hiç yok neredeyse. 
  Geçen gün dersten çıktıktan sonra beni hiç beklemeden okuldan gitmişler. Bunu fark eden bendeniz Vişne hemen tepkimi ''Niye beklemediniz lan beni''diyerek dile getirdim. Bak canım, bu bekleme olayı bir bakıma değer verme biçimidir unutma. Bir insan seni bekliyorsa sana değer veriyor demektir. Eğer böyle beklemeden gidiyorsa anla ki hiç önemsemiyordur arkadaşlığını. Böyle ufak detaylar arkadaşlığın temelini sağlamlaştırır her zaman unutma. Allahtan Matmazel ve Rita var ya okulda. Onlarla konuşunca iyi hissediyorum kendimi. Rita da bana bunu söyledi geçen gün. Çünkü Rita'nın gözlerine baktığımda beni önemsediğini görebiliyorum.  Cindy ile eskisi gibi çok konuşmuyorum. Zaza kadar yüzsüz insan görmedim ben. Geçen hafta bana etrafı kirletme diyen insan, bu hafta cam kenarının önüne içtiği karton çay bardağını koyuyor. Evet canım yanlış okumadın, çevreyi kirletmekten bahseden adam bu kadar işte. Bide utanmadan benden not istiyor ya. Allahım deli olucam ya.  Arap Faik kızlarla takılmayı sevmiyor eskisi gibi. Bana ''Kanka boşver kızlar adamı deli ediyor. Spor yapmak en iyisi. Kafan dağılıyor en azından'' diyerek olayı özetliyor bir bakıma. Bugün onunla okulda basketbol oynadım. Yıllar sonra basket oynamak kendimi birazcık olsun iyi hissettirdi. Anam yine destan yazmışım ya. Çenem açılınca pir açılıyor napıcaksın bende böyle bir insanım.
Bu da şarkımız olsun (Bu şarkıya bayılıyorum. Her dinlediğimde keyfim yerine geliyor)
Kendine iyi davran.

You Might Also Like

8 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Gaz sancısı öyle mide bulantısı falan da yapıyor muymuş ya çok şaşırdım :( umarım bir daha olmaz..Bu arada bir tavsiyem var, eğer suya bir tatlı kaşığı karbonat atıp içersen gaza çok iyi gelir. Bu arada ne zamandır okuyorum ben hep nisbi yi erkek sanıyordum yahu. her neyse gerçekten ayıp etmiş. Bu arada babanın tavrına da çok üzüldüm, anneler kadar düşünmüyorlar genelde :(
    umarım iyi olursun, sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. O karton bardak...
    Neyse ben terbiyemi korumayı tercih ediyorum şu an. Çok kızıyorum şu Zaza'ya ama bak ne güzel ki Rita ve Matmazel varmış sana kendini iyi hissettiren, en azından yalnız değilsin ve bu güzel kalbinle bence ömür boyu yalnızlıktan uzak kalcaksın.:)

    Karnının ağrımasına da üzüldüm, benim de ne zaman karnım ağrısa mideme vurur her zaman. Üstelik sebebi ne olursa olsun. Dikkat et kendine, ablan kocaman öpücükledi.:)

    YanıtlaSil
  3. Nisbiye nasil kizdim ben dde :D cok agir laf soylemis.canini acitmak icin ozene bozene secmis kelimeleri sanki.insanlar nasil bu kadar acimasiz olabiliyor acaba? Ayrica o giderken beklememek nasil bir duygu acaba hic mi gelmiyorsun akillarina?nezakettir bu, arkadas oldugun insana sorumluluktur hatta.

    YanıtlaSil
  4. İnsanlar ne kadar acımasız ya. Mesaja 3 gün sonra cevap vermek mi çabalamak acaba? Boşver cidden.

    YanıtlaSil
  5. Vücut bir yerde sinyal veriyor,o kadar stres ve sıkıntıya..dikkate almayınca da öyle bir yerden vuruyor ki;ne olduğunu anlayamıyorsun..bu yüzden çok,çok geçmiş olsun Vişnecim.İyi olduğunu bilmek biraz daha rahatlattı gerçekten.En azından bundan sonra kendine daha da dikkat etmeye çalış,çünkü aniden olan şeyler insanı daha çok zora sokuyor.

    İnsan yirmisin de neyse ellisinde de öyledir diyorlar ya,inanmak istemesen de ne kadar da doğru çıkıyor bazen bazı yerlerde..Ne yazık ki beklentiler her zaman aynı olmuyor.Olmazsa olmaz dediğimiz insanların genelin de olmasa da olurlarıyız.En azından yanında senin için endişelenen,seni çok seven o güzel insan var.Bu yüzden Vişne;üzülme,kızma,kırılma..sevdiklerin cennetin olsun..

    Zaza'ya çok da şaşırmadım be Vişne;alnında çevremizi temiz tutalım yazanlar değil mi böyle bilmişlik taslayanlar:)..yüreğiyle konuşan herkesi,yüreğinle dinleyecek kadar ağır ol,ama dili ayrı yüreği ayrı olanları da hiç duymayacak kadar sağır..Seni tanımalarına izin ver ama hiç kimse tam olarak tanımasın,insanlar sığ yerini gördükleri dereyi kolay geçerlermiş.Gevezeliği bilgi,susmayı cehalet,yapmacıklığı da sanat zannedenlerden uzak olmaya bak sadece.

    Açık sözlü olmak iyidir be Vişne,en kötü ihtimalle sonradan kaybedilecekler en başta kaybediliyor.Hata bizde,yanlış insanlara iyi ki varsın diyoruz!!Kalbiyle yanında olmayanın,varlığıyla işin olmasın.Seni yargılayıp,seni sorgulayacak bir hakka sahip değil hiç kimse..ve hiç kimse bir başkasının karakterini değiştiremez,bu ancak biz buna izin verirsek olur.Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı varmış misali,bunca zamanlık dostluk bir çırpıda silinip atılıyorsa eğer,kendini bilmedikten sonra neye yarar insanlık?..ne kazandığı,kaybettiğine değmez Vişne,bunun üzerini de çiz,geç..hayat hak etmeyenlere üzülecek kadar uzun değil..

    ..bize dediğin gibi "kendine iyi davran"..ne olursa olsun asla pes etme,dimdik,gururlu ve güçlü bir Vişne ol,çünkü sen böylesin:)

    Kendine iyi bak,çok iyi bak..sağlıcakla kal.

    YanıtlaSil
  6. Ben de inanılmaz dikkatsiz ve dağınık biriyim. Bazen arkadaşlarımın attığı mesajlara iki üç gün sonra dönüyorum, bazen cevap verdim sanıyorum vermemiş oluyorum bir hafta sonra "Cessie mesajıma cevap atmadın" demeleriyle fark ediyorum. Ha önemli bir şeyse cevap almayınca arıyorlar vesaire. Demek istediğim, en azından benim durumumda bunun değer vermemekle alakası yok. Arkadaşlarım da beni bildiklerinden buna alınıp gücenmezler mesela. Belki ona da o tür bir şey olmuştur, müsait olmadığı bir zamanda okumuştur, cevap verememiştir o an, sonra aklından çıkmıştır vs.

    Ben her şeyi fazla kişiselleştirdiğini düşünüyorum. İnsanların gözlerinin başkalarıyla konuşurken ışıldayıp seninle konuşurken söndüğünü sanmıyorum. Bence hem kendine hem etrafındakilere biraz haksızlık ediyorsun Vişne. Bazı şeylere de aşırı tepki gösteriyorsun gibi geliyor bana.

    YanıtlaSil
  7. ay ben de buaralar hicbiseyi kafaya takmıyorum.
    hep bu kafalarda olurum umarım zamanında çok çektim :/

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe