İnsanlık ölüyor Albayım

Perşembe, Mart 12, 2015

  Günlerdir bozulan sinirlerimi toparlamaya çalışıyorum. Her şey o kadar çok üst üste geliyor ki bazen koşarak içinde bulunduğum ortamdan uzaklaşmak istiyorum. Çok bunaldım etrafımdaki insanlardan, okuldan, monoton yaşayışımdan. Benim yaşadıklarımı bir başkası yaşasaydı yemin ediyorum şu an tımarhanedeki koğuşunda tepkisiz bir biçimde tavana bakardı durmadan. İşin özü ne biliyor musun? İnsanlara değer vermek bir boka yaramıyor, valla bak. Yani ben etrafımdaki insanlara olabildiğince anlayışlı olmaya çalışırım genelde. Yıkıcı değil yapıyıcım daha çok ama öyle bir an geliyor ki jengadaki yanlış taşı seçmişim gibi bütün taşları anında yıkıyorum. Biraz gözü kara insanım anlayacağın. İnsanları çok çabuk silebiliyorum hayatımdan. İnatçıyımdır bir o kadar da. Şu an insanlar benim onları aramamı bekliyor. Hoş, hepsi çoktan beni hayatından çıkardı ya. 
  Bu neye benziyor biliyor musun, yani hissettiğim şey: Denizden yeni çıkmış bir balığın karada verdiği yaşam mücadelesine benziyor. Sanki birisi beni denizden karaya fırlatmış gibi. Karada kıvrana kıvrana hayata tutunmaya çalışıyormuş gibiyim. Hayatımda çok fazla olumsuz şeyler var ve bunları görmezden gelmek için çok uğraşıyorum. Ama öyle bir an geliyor ki bütün sinir beynime hücum ediyor, durduramıyorum.
  Pazartesi günleri benim için çekilmez oluyor. Erken uyanmak zorunda kalmak bazen beni çok yoruyor. Uykumu aldığım zamanlarda hayata daha güzel gözlerle bakabiliyorum. Çoğu zaman güne güzel başlıyorum fakat akşam olunca bütün moralim eksilere iniyor. Evdekiler okulda hap içtiğimi sanmaya başladı artık. Çünkü çoğu akşam eve mutsuz geliyorum. Yemek yedikten sonra uyumaya çalışıyorum, suratım hep asık falan. 
  Pazartesi günü dersler bir türlü bitmiyor anacım. Bir hoca var ki ders anlatışları tam bir çileye dönüşüyor benim için. Defterime bir şeyler karalamak dışında bir şey yapmıyorum çoğu zaman onun dersinde. Adamı seviyorum aslında iyi birisi ama ders bana hiç hitap etmiyor. Bu dönem aldığım dersler çok fazla ve hiçbirine yetişemiyorum. Meğer zamanı doğru kullanmak ne kadar önemliymiş ya.
  Biraz arkadaşlık ilişkilerimden bahsedeyim sana. Kazık yemeğe doymuyorum bir türlü. Arap Faik bu hafta okula gelmediği için bir araya gelemedik pek. Kızlar kendi halinde takıldılar genelde. Pazartesi günü dersten sonra bir şeyler yapalım diye teklifte bulundum ama hiç oralı olmadılar. Minikle bir süre bunun hakkında konuştuk ders molasında. ''Sence bana niye böyle davranıyorlar?'' diye sorduğumda ''Senin bencil biri olduğunu düşünüyorlar sanırım. Ben öyle bir şey düşünmüyorum.'' dedi. Daha sonra ona ''Ben davranışlarımda hata mı yapıyorum yoksa?'' diye sordum tekrar. O da ''Hayır, onların suçu bence. Bide sen fazla hassassın o yüzden de etkileniyorsun. Ben seni anlıyorum yani.'' dedikten sonra Cindy ve Sarışın'ın yanına gitti. Minik sabah benim yanımda oturuyordu, diğer ders kızların yanına oturmaya gitti. Ona soru sorar gibi baktığımı anladığında ''Sen de gelsene ön sıraya'' dedi ama yerimden ayrılmadım. Demek ki benden çabuk vazgeçebilen birisiymiş Minik.
  Zazayla geçen hafta tartıştım. Geçen hafta dersin başlamasını beklerken birkaç konu hakkında konuşuyorduk. Onunla konuşurken elimdeki küçük kağıtlarla oynayıp şekil vermeye çalışıyordum kendi halimde. Elimdeki kağıtları sıraya koyduğumda ''Bu kağıtlar ne böyle ya'' diye sitemvari bir şey söyleyince bende kağıtları ''Al tamam kağıtlar yok bak. Amma taktın kağıtlara'' diyerek yere döktüm. Bana ''Niye kağıtları yere döküyorsun? Onu temizleyen insanlar var sonuçta.'' dedikten sonra ben ''İyi de küçücük kağıt bu yere düştüğünde görünmez bile. Abartma bu kadar istersen'' dedim. Daha sonra bana ''Bak senin iki açığını yakaladım. Kütüphanedeki aldığın kitapların altını çiziyorsun bide çevreyi kirletiyorsun'' dedi. Bu sözlerini söyledikten sonra ''Sen benim açığımı yakalamak için mi benimle konuşuyorsun Zaza?'' diye çıkış yapınca afalladı biraz. Sonra ''Açık yakalamak ne demek ya. Her insanın yanlışları olabiliyor ama bunu hoşgörüyle karşılıyorlar.''diyerek konuşmayı bitirdim. Özür dileyip gönlümü almaya çalıştı ama ben pek oralı olmadım. Eskisi gibi konuşmuyoruz. Benimle açığımı bulmak için konuşan insanla bir şeyimi paylaşamam kusura bakma. Benimle konuşmaya çalışıyor falan ama ben konuşmayı kısa kesiyorum genelde. Bana yapılan yanlışı kolay kolay affeden bir yapıya sahip değilim.
   Minik hanım geçen gün Sarışını bana tercih etti. O gün gireceğimiz dersler farklı olduğu için çıkışta onlara ''Yemek için mesajlaşırız'' dedim Miniğe o da tamam dedi. Ben ders arasında mesaj attım ona. Mesajımı gördüğü halde cevap atmadı saatlerce. Ben yemeğe tek başıma gittim. Onlar dersten yeni çıkıyordu. Beni görmelerine rağmen hiçbir şey söylemediler. Ne Sarışın ne de Minik. Bunların arkadaşlığı bu kadar işte. Arap Faik olsa koşa koşa gelirdi arkasından. Ne demek istediğimi anlıyorsun dimi canım. 
  Cindy ile bir süre konuşmamayı düşünüyorum. Bugün Minik bana ''Sarışın ve Cindy seninle takılmak istemiyorlar galiba''dedikten sonra kendime gelemedim bir süre. Kendimi çok kötü hissettim lan, moralim bozuldu. ''Kendileri bilir'' diyerek lafı kısa kestim ama onun bu sözleri moralimi düzeltmeye yetmedi. Sonuçta aynı ortamı paylaşıyoruz, böyle davranmaları çekilecek gibi değil ya. Cindy benim dışımda herkesi umursuyor. Arap Faik ona ne hakaretler ediyor duyman lazım. Demediğini bırakmıyor yani. Cindy'nin tipiyle çok dalga geçiyor ve Cindy hiç sesini çıkarmıyor. Ben durumu toparlamak adına bir şeyler söylüyorum ''Sağ ol Vişne, en azından sen anlıyorsun'' dedi. Ben yanımdaki insanların aşağılanmasından hiç hoşlanmadığım için hemen durumu toparlamaya çalışırım elimden geldiğince. Ama gördüğün gibi bir boka yaramıyor canım.
   Cindy, Arap Faik'in dibine düşünecek neredeyse. Böyle aptalca bir arkadaş ilişkisi olamaz ya. Minik'in benimle ilgilenmeyip Sarışınla takılmasını hala unutamıyorum. En azından mesaja cevap verseydi onu bile yapmadı.  Hani ''Biz henüz dersteyiz, geç çıkacağız. Sen yemeğe geç kalma istersen'' dese anlayışla karşılayacağım ama onu bile yapmıyor. Çok sinir bozucu bir durum anlayacağın. Sarışınla pek konuşmuyoruz. Öyle havadan suda işte, pek yakın değiliz. Hinduyla edebiyata ve hayata dair bir şeyler konuşuyoruz ara sıra. Matmazel ve Rita en iyi anlaşabildiğim iki insan.
  Rita'nın arkadaşlığını çok seviyorum. Ona ''Benim ismimi aklımdan tutan bi sen varsın biliyor musun'' dedim. O da ''Çok zor bir ismin yok ki Vişnecim'' dedi. Daha sonra ben ''İnsanlar sevmediği insanların isimlerini hafızalarında tutmazlar.'' dedim. Rita beni içinde yer aldığı Whatsapp grubuna davet etti. Ne kadar doğru bir davranış ya. Valla ilaç gibi geliyor arkadaşlığı onun. Sanırım onunla daha sık konuşmalıyım.
  Sırıkla sergiye gittik. Birlikte sergideki koleksiyonları inceleyip selfie çektik. Uzun zamandan sonra ilk defa bir arkadaşımla fotoğraf çektirdim. Benim için güzel bir andı. Sergide epey eğlendik, eserleri inceledik tek tek. Metroda yürüyen bantlarda onunla konuşurken nerdeyse düşüyordum. Gülmemek için zor tuttu kendini. Ben de kendime hem güldüm hem kızdım. Sırıkla kafa yapımız aynı gibi. Sadece görüşlerimiz farklı biraz ama bu durum çok belli olmuyor. 
   Psikoloji dersi alıyorum ben bu dönem. Ders çıkışı hocaya depresyonla ilgili kitap önermesini istedim. O da net bir kitap ismi vermedi sadece kitabevinde psikoloji bölümündeki kitapları incelememi söyledi. Sonra bi ara benimle konuşmak istediğini söyledi. Yanına gidip konuşmayı düşünüyorum. Bazen vazgeçiyorum ama onunla konuşmak istiyorum. Çünkü farklı bir görüş almaya ihtiyacım var buradaki yorumlar dışında. Sanırım Anka'nın söylediklerini uygulamaya çalışacağım bundan sonra. Çünkü çok doğru noktalara temas ediyor yorum yaparken. Bir süre bu gruptan uzak durup kütüphanemdeki kitaplarla vakit geçireceğim. Kısaca özetlemek gerekirse; Yaşadığım sürece dışlanmaya devam edeceğim ben. Bu benim kaderimde var sanırım. Ya yine destan yazmışım. Gelirim ben yine. Özle beni e mi cano.
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran

You Might Also Like

9 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Vişne..körler ülkesinde tek gözü olan adam kral olurmuş:))..ilişkiye başlarken iki çeşit insan var;kimisi direkt on'dan başlatır ilişkiyi,kimiside sıfırdan başlatır,giderek yükselir ve zamanlada gelişir herşey.Seni önemsemeyenlere vereceğin en iyi cevap ciddiye almamaktır.Vazgeçtiğin yerlerde vazgeçilmez olduğunu göreceksin ve unutma;bazen bir yumruk indirmenin tek yolu geriye çekilmektir!! Tüm o tavırların hepsi sana duyulan ilginin gideridir ve o arkadaş öyle söyleyerek güya can yakmaya çalışmış;onun istediği şekilde hareket edilmediği için!! Bazen insanlar ilgi ve haddinden fazla alaka göremeyince böyle sözlü yöntemlerle çileden çıkartıyorlar karşısında ki insanı.Bazı yerlerde insanlara gereğinden fazla değil,hak ettiği kadar değer vermek en iyisi.Edepli edebinden susarmış,edepsiz ben susturdum zannedermiş misali ne yazık ki insanların kimyası böyle yada hep bize denk geliyor böyleleri ne yaparsın işte..

    ..herşey kendimizde başlayıp kendimizde bitiyor ve herşey içinde bulunduğumuz şeylerle sınırlı değil.Bu yüzden "farklı görüşe" katılıyorum.İnsanların görüşleri çok farklı;bazıları yapıcı olabiliyorken bazıları kırıcı olabiliyor.Vazgeçme hocanın teklifinden.Sorular ve çelişkiler içerisinede girme.Git sohbet onunla..açıldıkça,görüşlerini ve bakış açısınıda seversen farklı bir yol alır aranızdaki samimiyet...ve her zaman birbirine denk olmaz hisler ama; eğer içerisinde bulunduğun anlarda mutlu olduğunu düşünüyorsan ve huzurluysan yer ver o arkadaşlıklara.Çünkü;huzur birileriyle yan yanayken önemli.

    Vişne..aslında acılarımızın bir yerlerde olduğunu biliyoruz ama bir hayatımız var,gencecik yaşımıza rağmen bizden çok şey alıyor ama almadığı şeylerde var...her saat,her dakika,her saniye bize ait..Sakince nefes al ve tadını çıkar çünkü;çok şey öğreniyoruz hayattan..Belkide tüm bu acılar sayesinde birşeyler öğreniyoruz,yarına çıkmak istiyoruz ama bırakalımda yarınlar bizim olsun,bırakalımda kazanalım olur mu..

    ..kendin ol,mutlu ol..sağlıcakla kal:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım ben fazla önemsiyorum bu tür arkadaşlık ilişkilerini. Ondan kaynaklanıyor belki de bütün bunlar Anka. Yine de böyle davranmalarına bir türlü anlam veremiyorum ben. Ciddiye almamak meselesi iyi bir şey aslında ya. Ciddiye almayınca o zaman daha az gözüme batar belki bu tür davranışlar. Hocanın teklifini değerlendirmeyi düşünüyorum belki de.Onunla konuştuktan sonra belki de daha farklı bakarım hayata diye düşünüyorum. Çünkü o bu konuda uzman birisi ve benim gibi durumlarla çok karşılaşmıştır eminim. Yani grup içerisinde anlaşmazlık var ama nasıl hallolur bilmiyorum Anka. Sarışın ve Faik'in arası bozuk hala. Ben de son söylediklerin konusunda aynı şeyleri düşünüyorum. Hayat aslında istemeden de olsa her gün yeni bir şey öğretiyor insana. Bu söylediklerini aklımda tutacağımı bilmeni istiyorum. Çünkü yorumların olaylara daha farklı bakmamı sağlıyor. :>
      Sen de mutlu ol Anka ^_^

      Sil
  2. Kütüphaneden aldığın kitapların altını neden çiziyorsun ki? Ben hiç hoşlanmıyorum bundan. Sonuçta o kitaplar sana ait degil. Kagıtları yere dökmende çok düşüncesizce kusura bakma ama. Ne kadar küçük olurlarsa olsunlar oraları temizleyen insanlara ekstra zorluk bunlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kütüphaneden aldığım kitapların altı hep çizili oluyordu genelde. Bende bunu arkadaşıma söyledim. Hoşuma giden bir paragrafı unutmayayım diye işaretliyorum dedim ona sadece, altını çizmek olarak algıladı. Alıntı defterime not etmek adına ufak işaret koyuyorum baştan sona kadar çizmiyorum yani. Ayrıca o kağıt olayı anlık bir şeydi. Stresten küçük kağıtlarla oynuyordum. Her zaman yaptığım bir şey değil. Ben de en az çalışanları senin kadar düşünüyorum. O kadar düşüncesiz olmadım henüz.

      Sil
  3. Ciddiye almak deger vermektir visne gül geç :) icinden de gul ama.takma yani emin ol kimse kimsenin umrunda degil bu dunyada.bir dostun olsa aslinda boyle yediğin içtiğiniz ayri gitmeyecek, emin ol her sey daha guzel olur birlikte ortam da yaparsiniz genisler cevren.Herkesin 2. Yarisini bulmasi dilegiyle iyi gunler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değer vererek bir yandan aptallık ediyormuşum gibi hissediyorum biliyor musun. Evet ben de onu çok istiyorum ama onu bir türlü bulamıyorum H. Sınıfta konuştuğum insanlar var ama bu bana çok yetersiz geliyor. Az ama kaliteli insan istiyorum ben hayatımda. İnşallah buluruz :)

      Sil
  4. Bir tane dostun olsun adam gibi olsun Vişne'cim, aradan biraz daha zaman geçtiğinde kuru kalabalıkların bir boka yaramadığını çok daha iyi anlayacaksın, bu bakımdan zazaya tavır koyman çok iyi olmuş.

    Bu arada hocanla konuş tabii ki ama medikoda psikolog varsa ona görünmeni tavsiye ederim. Genelde iyi çıkıyorlar.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Melo ben de onu istiyorum ama bir türlü olmuyor maalesef. Geçen sene Nisbi vardı yanımda ama onunda ne mal olduğunu bu sene öğrendim işte. Kuru kalabalıklar hakikaten bir halta yaramıyor bunu anladım. Zaza'nın açık yakalama olayından hoşlanmadığım için tavır koydum ona. Medikoyu bilmiyorum ya :/ Hocayla konuşmak hala aklımda :)

      Sil
  5. Seni o kadar iyi anliyorun ki cunku benzer seyleri yasiyoruz :/ deger vermek guzel bir sey aslinda ama karşılıklı olmasi gerekiyor.Bazen sorun bende mi diye dusunuyorum ailem de oyle ama bir gidersin yanlarina iki gidersin ucuncude davet bekler insan veya konusmada mesajlasmada da boyle bu. Universiyede duzelir diye dusunuyordum ama blogunu okudugumdan beri olayin yasla alakasi olmadigiji anladim mesele diger yarini bulmakmis...dedigin gibi az ama oz arkadas lazim...seni bekleyen seninnle konusan...her seyi senden beklemeyen yeri geldiginde kendisi ilk mesaji atan bulusma teklif eden veya okula gitmediginde seni merak eden.ya bilirsin ya mesela birisina atiyorum x kisisine bulusalim mi sunu yapalim mi dediginde kendi arkadasina y ye donup gidelim mi der iste oyle bir arkadas lazim...umudunu kaybetme diycem aslında ama bence muhim olan cok fazla da umutlanmamak cunku sonunda en dibe cakiliyorsun...yorumuma cevap yazdigin icin tesekkurler :))

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe