Sakin olmam lazım ama nasıl?

Cuma, Mart 27, 2015

  Sizin de bazen canınız camı çerçeveyi indirip bağırarak sinir krizi geçirmek istemiyor mu? Şahsen ben bu aralar sinir krizi geçirecek noktaya gelmiş gibi hissediyorum. Bu susturamadığım iç sesim beni sürekli deli ediyor. Durmadan olumsuz şeyleri aklıma getirip beni mutsuz ediyor. Bazen ona aldırış etmiyorum ama her seferimde karşıma çıkıyor.
  Hayatla olan bağım kopmuş gibi hissediyorum bazen. O kadar insan arasında nasıl olur da böyle hissedebiliyorum bazen kendime şaşırıyorum doğrusu. Ya ben bu okulu kazandığımda deli danalar gibi sevinmiştim biliyorsun. Şimdi ise okulun yüzünü bile görmek istemiyorum. O kadar çok gereksiz şeylerle boğuşuyorum ki bazen bu durum beni çok bunaltıyor. 
  Arkadaş grubumuz yine eskisi gibi bir araya geldi. Sarışın ve Arap Faik aralarında konuşarak barıştı ama Faik onu kolay kolay affetmeyecek gibi geliyor bana. Sırık grubun bu kadar kalabalık olmasını sevmiyor. Kızlarla takılmayı da pek eğlenceli bulmuyor. Geçen gün kantine giderken bana ''Fazla kalabalık olunca keyfim kaçıyor ya. Hiç konuşasım gelmiyor'' dedi. Bende ''Kalabalık olması bi bakıma iyi aslında. Konuşacak bir sürü şey çıkıyor'' diyerek cevap verdim. 
  Bir ders hocası bize söz verdiği halde ders notu vermedi. Öylece göt gibi ortada kaldık anlayacağın. Ne doğru düzgün not var ne konular belli. Hoca başınızın çaresine bakın dedi ama ne yapacağım bilmiyorum. Ya bu kadar dönek olmaz bir insan ya. Adam gibi soruyoruz senenin başında not verecek misiniz diye. Üstüne basa basa not bırakacağım sınav döneminde diyor ama bi bakmışssın fikri değişiyor adamın. Koskoca adam çocuk gibi davranıyor. Ne gerek var böyle şeylere adam gibi notunu bırak bizde çalışalım mis gibi. Ama nerdee. Anca bi sorun çıkaracak başımıza.
  Perşembe günü sabahı karın ağrısıyla uyandım. Annem önceki akşam pazardan aldığı cevizleri vermişti bana. Onları kitap okurken yemiştim. Sabah bir baktım cırcır olmuşum. Allahım! O nasıl bir ağrıdır öyle geçmek bilmiyor. Sabahki dersi onun yüzünden kaçırdım. Hoca ders işlemiş tabii. Kullandığım ilaçlar sayesinde daha çabuk kendime geldim. Demek ki neymiş? Her kuruyemiş yenmemeliymiş. Bende bir kilo alımı var ki sorma gitsin. 63 kilodan nasıl 70 kilo oldum hala anlamıyorum. Öküz gibi de yemiyorum aslında sadece tatlı yiyorum. İlaçlar iştah açıyor ondan galiba. Yakında kıçımla dağları devirecek duruma geleceğim.
  Bu hafta Cindy'in doğum gününü kutlamak için sürpriz yapmaya çalıştık ama başaramadık. Çünkü kız anladı ne yapmaya çalıştığımızı. Sarışın, Cindy, Minik, Sırık, Faik ve ben dersten çıkıp düştük yollara. Ya bu dersten çıkma olayından nefret ediyorum ama yine de yapıyorum. Dersten çıktıktan sonra kendimi çok suçluyorum biliyor musun. Ama bu hafta tamamen sağlık yüzündendi. O gün yediğim kırmızı et yüzünden sindirim problemi yaşadım derste. Diğer arkadaşlarım da aynı şeyi yaşadı. Derse yetişmek için hızlı hızlı yedik ondan galiba. Yemekten sonra çay da içemedik. Normalde çay içiyoruz her gün. Çay bağımlısı oldum çıktım ha.
  
   Sarışın ders sırasında naneli sakız verdi. Azıcık çiğnemek biraz iyi geldi. O günkü ders ilgimi pek çekmedi zaten. Kadın dönüp dolaşıp aynı şeyi anlatıyor ya. Dersten çıktığım için bana gıcık olmuyordur umarım. Neyse dersten çıktıktan sonra bir mekan bulmaya çalıştık istiklal caddesinde. Uzun bir süre yürüdükten sonra bulduk mekanı ancak pek beğenmediler. Yine bir mekana girdikleri gibi çıktılar, olacak iş değil. Başka bir mekana gittik bizde. O gün iyi ki dersten çıkmışım dedim kendime. Kafam çok rahatladı güzel vakit geçirince. 
  6 kişi bi araya gelince birbirinden eğlenceli şeyler yaşadık. Mesela Sarışın İstiklal caddesinde yürürken çingenenin birisi tramvayın arkasına tutunarak giderken kızın suratına tükürdü. Bizim o an gülmekten karnımıza ağrılar girdi. Sarışın'ın tepkisi çok komikti ya. Gittiğimiz mekan güzeldi ya. Koca mekanda bi biz konuşuyorduk. Sakin bir hava vardı etrafta. Bizim kahkahalarımızın şiddeti bir an olsun düşmedi. Ben bazen gülümseyerek araya girip ''Yavaş gülün bişey diyecekler şimdi'' dedim. Biz böyle konu bulup hem konuşup hem gülerken ne olursa beğenirsin? Yan masamızda bir kız grubu toplanmış arkadaşına doğum günü sürprizi yaptılar. Biz bir de bunun için kahkaha attık. Sarışın ''Hayaller yan masa hayatlar bizim masa'' dedi ve masadakiler gülmekten koptu. 
  O gün ben çok eğlendim valla. Bunu onlara da söyledim. Daha sonra başka cafeye gidip yemek yedik. Yemek yerken bir yandan da sınıftakilerin dedikodusunu yaptık. Sarışın, bizim Matmazel için ''Mafya kadını gibi ya'' benzetmesinde bulundu. Ben gülmeye başlayınca herkes gülmeye başladı. Bir arada olmanın en güzel yanlarından birisi de gülmek sanırım. 
  Gruba yeni bi çocuk katılmaya çalışıyor ama aralarına pek almıyorlar. Bana yaptıklarının aynısını ona yapıyorlar. Konuşmuyorlar onunla doğru düzgün, birlikte yürümüyorlar, beklemiyorlar. O çocuğa yapılanları gördükçe bana yapılanları hatırlıyorum, içim bi tuhaf oluyor. Ben pek elektrik alamadım ya neblim. Konuşacak pek ortak noktamız yok onunla ama havada sudan konuşuyoruz işte. Arap Faik tanımadığı için pek fazla samimi olmuyor. Bugün yemek yerken öyle söyledi. Ya bugün aslında benim moralim çok bozuk biliyor musun. Sırık ve Arap Faik moralimi çok bozdu. Ders notu almak için kırtasiyeye girdik, notların parasını Sırık verdi. Bende teşekkür etmek için eyvallah dedim. ''Doğru düzgün şöyle şunu olm'' dedi. Halbuki konuşmamda hiçbir sorun yoktu. Kelimeyi doğru bi tonda doğru bir şekilde söyledim ama neden böyle söylediğini anlamadım. Yolda giderken ''Olm sen entel adamsın, yanlış grupta takılıyorsun'' dedi. Benim moralim hoop anında aşağıya indi. Bende ''Birşeyler paylaşmaktan mutluyum'' dedim. Neden böyle söyledi hiç anlamadım. Arap Faik desen aklını namazımla bozmuş. Bak tanıdığım erkekler arasında namaz kılan Anwar var mesela o hiç böyle namaz konusunda bana baskı yapmadı. Muhafazakar bir adam olmasına rağmen çok hoşgörülü davranıyor bana karşı. O yüzden Anwar'ı çok seviyorum ciddi anlamda. Bana arkadaşlığın güzel yanlarını hatırlatıyor. Sürekli gülümsüyor mesela konuşurken. Bu bence çok hoş bir şey. 
    Bugün ''İnsan ölünce kıyameti de onunla birlikte kopuyormuş'' dedim. O da ''Ee madem inanıyorsun niye namaza gelmiyorsun'' dedi. Bende '' İnanmadığımı kim söyledi? Dersler olduğu için gelemiyorum'' dedim. Çok saçma ve gereksiz buluyorum bu mahalle baskısını. ''Abi annem babam bana karışmıyor sen niye karışıyorsun'' demek istiyorum ama diyemiyorum tabii efendiliğimden. Bu tür konular kişinin insiyatifine kalmış birşey. Bugün Faik, telefonunda Sırıkla yaptığı mesajı gösterdi. Adamlar ne kadar çok konuşuyor kendi aralarında meğer. Cindy gittiğimiz cafede ''Neden kız arkadaşın yok? Beğendiğin biri var mı?'' diye sordu. Bende ona ''Kimse beni olduğum gibi sevmiyor'' dedim. O da ''Kim kimi olduğu gibi seviyor ki'' diyerek cevap verdi. 
   
    Bu hafta psikoloji dersinde kişilik bozukluğu konusunu işledik. Bütün kişilik bozukluğunu içimde barındırıyorum resmen. Hoca kişilik bozukluğunu anlatırken ''Oha bu da bende var. Hassiktir bu da var lan.'' diye tepki veriyorum içimden. Çok değişik bir andı benim için. 
  Ben doğru grupta mıyım gerçekten bilmiyorum. Uzun uzun konuştuğum başka arkadaş grupları da yok ya. Sınıftakilerin çoğu iletişime kapalı kendi arkadaş gruplarında takılmakla meşgul. Zaza yüzsüzlüğe doymuyor. Arada bana laf atıyor. Geçen gün dersten çıktıktan sonra koridorda bizimkileri beklerken Anwar ile ders notları hakkında konuşuyorduk. O sırada ''Bazıları da çok alıngan ya'' diye bana bakarak konuşuyor. Ben öff çekerek suratımı diğer tarafa çevirdim. Ya azıcık adam gibi davranmayı bir türlü beceremiyor. Eskisi gibi konuşmuyorum onunla. Üstü kapalı bir şekilde sorularına cevap veriyorum. Benim güvenimi kaybetmiş bir insanın gözümde değeri yoktur. İki ucu keskin bir ok gibi hissediyorum kendimi bazen. Zaman zaman kendimi ve karşımdaki insanı yaralayabiliyorum. 
   Bugün hiç tanımadığım bir turiste İngilizce konuşarak yardım ettim. Ben ingilizce konuşurken Sırık ve Faik şaşkınlıkla bana bakıyordu. Sırık ''Lan sen İngilizce biliyor muydun?'' diye sordu. Turistle de epey iyi anlaştık ha. Gideceği yere kadar tarif ettim. Sonunda adam akıllı İngilizce konuşabildim bugün ya. Normalde bir turist gördüğüm zaman tıkanıyordum heyecandan ama bu sefer takılmadım. Arkadaşlarım kıskandı sanki konuşmamı. Susmalarından belliydi. Sırık ya da Faik konuşsaydı ''Vaay İngilizce de konuşurmuş.Yakışır'' derdim ben mesela. Ama onlar hiç böyle bir şey yapmadı. Pohpohlanmak değil amacım sadece tepki göstermemelerine anlam veremedim. ''He konuştu işte turistle he he tamam'' diye tavırları vardı sanki.
   Bide ben bu hafta hapşırınca arkadaşlarımdan hiçbirisi çok yaşa demedi. Lan bunlar nasıl bir görgü var ben anlamıyorum. Bugün de yolda giderken hapşırdım. Arap Faik '' Kanka çok yaşa diyecektim ama içimden gelmiyor'' dedi. Yüzüme karşı bunu açık açık dedi ya inanabiliyor musun. Bende '' İstemiyorsan söyleme o zaman abi'' diye cevap verdim. Arkadaş arkadaşa böyle yapar mı hiç ya. Ulan alt tarafı bi çok yaşa diyeceksin be çok mu zor.
   Bu hafta kimse benden not istemedi hayret ya. Birkaç hafta sonra vizelerim başlıyor. Hepsinin götümde patlamasından korkuyorum. Bir sürü ders almak beraberinde sıkıntıyı da getiriyor ya. Grup bana alıştı sanırım ya. Sarışın eskiden benle fazla konuşmazdı şimdi zaman zaman konuşuyor. İçinde olduğum grubu seviyor muyum sevmiyor muyum bilmiyorum ama bazı davranışlar canımı çok sıkıyor. Eve geldiğimden beri moralim bozuk. Annem durmadan neyin var diye soruyor, cevap vermiyorum. 
  Sürekli ''Acaba doğru yerde miyim? Acaba bu insanlar gerçekten benim arkadaşlığımı seviyor mu?'' diyerek gruptaki yerimi sorguluyorum. Bir cümle, bir bakış bile benim günlerce düşünmeme sebep olabiliyor. Çok gereksiz olduğunu ben de biliyorum ama kafama takılıyor bazen bu tür şeyler. Gün içerisinde sinirlenip moralimi bozacak çok şeyle karşılaşıyorum. Kendimi sürekli sakin ol diyerek yatıştırmaya çalışıyorum. Çok çabuk sinirleniyorum ve çok zor affediyorum. Ritayla bu hafta az konuştuk. Rita çok düzgün bir insan bence. 
  Ne yaparsam yapayım bu yolun sonu hep mutsuzluğa çıkıyor. Tek istediğim şey beni gerçekten seven bir arkadaş grubu, yanımda bir dost.Böyle şeyler hayata daha anlamlı kılıyor benim için. Ama etrafımdaki insanlar napıyor? Yolda gördükleri halde beni görmemezlikten geliyor. Bunu yaptıklarına pişman olacaklar. Saygı duyduğum bir profesör bile bana yüzünü çevirdi yolda. Aynı yolda ilerliyorduk, iyi günler deyip yanından geçecektim. Beni gördü yanında, tam iyi günler diyecektim ki suratını başka tarafa çevirdi göt. İyi günler hocam deyip yoluma devam ettim. Bi daha nah selam veririm o hocaya. Profesör olmuş ama daha adam olamamış be. İnsan öğrencisine böyle mi davranır.Alt tarafı sana selam veren öğrencine bi merhaba diyeceksin amına koyim ne bu afra tafra ya.  
  Tek başıma olduğumda hiç keyif alamıyorum hayatta. Bir haftadır moralimi Bad Romance şarkısıyla yüksek tutmaya çalışıyorum. Şarkının dans koreografisini öğrenmeye çalışıyorum kendi kendime. Dans etmeyi çok seviyorum. Özgeyle vizeler bittikten sonra dans derslerine başlamayı düşünüyoruz. Kendi kendimize dans öğrenmeye çalışacağız. En büyük hayallerimden birisi de Bad Romance şarkısı eşliğinde dans etmek. Umarım bir gün gerçekleştiririm. 
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran.

You Might Also Like

3 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. aaaaaynı ben şekerim ama sakin olmalıyız yavv :D

    yoksa düzen bozulur

    keep kalm :D

    bende beklerim vişnee

    YanıtlaSil
  2. Vişne inşallah çok mutlu ol hep. Bunu gerçekten içimden gelerek söylüyorum şu anda.
    Ve namaza bu kadar tepkili olma lütfen. Namaz kılan bir arkadaşa sahip olmak çok büyük bir nimet. Onunla birlikte kılabilirsin. Yetişemedigin namazı sadece farzıyla da kılabilirsin ki sonradan.
    Bak hiç kimse sonsuza dek yanımızda olmayacak biliyorsun. İnanan bir insan olmana sevindim.
    İnan bana namaz kılmak insanın hayata bakış açısını degiştirip insanın iç huzurunu daha çok artırıyor. 24 saat zamanımızda o kadar gereksiz şeylere vakit harcarken neden bir saatimizi O'na vermiyoruz ki.. Bir denesen olmaz mı?

    YanıtlaSil
  3. Bence biraz da küçük şeyleri kafanda büyüttüğünden mutsuzsun. Bazen insanlar dalmış olur, herkes kendi halinde olur, sana dikkat etmemiş olurlar bu esnada, sana belki böyle bir anda çok yaşa demediler. Diğer arkadaşın da sana takılmak için söylemiştir diye düşünüyorum yoksa hoşlanmadığı biriyle neden bu şekilde zaman geçirsin?
    Bunları kişisel olarak almamayı dene bence biraz, biraz da rahat ol, akışına bırak. Öyle mi demek istediler, böyle mi yaptılar diye didikleme, zaman gösterir zaten neyin ne olduğunu. Çok tetiktesin bence.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe