Delirmekle sakin kalmak arasında sıkışıp kaldım.

Çarşamba, Nisan 29, 2015

Birkaç gün önce mutluyken şimdi mutsuz olmak kadar berbat bir şey yok. Bi kere de şu mutlu hayatım uzun sürsün dişimi kırıcam ama yok. Hep bir sorun hep bir iç çatışma yaşıyorum kendimde. Şu an bozulmuş moralimi ve sinir harbimi bertaraf etmek adına bu yazıyı yazıyorum. Sinirlerim o kadar bozuk ki yumruğumla bir camı kırabilirim. Keşke sakinleştirici ilacım falan olsa. Her şeyin üstesinden tek başına gelme fikri kimden çıktı ilk çok merak ediyorum. Bugün çok boktan bir gündü benim için. Arkadaşlarım bana karşı aşırı duyarsız davranmaya başladı. Ne yapmaya çalıştıklarını inan anlayamıyorum. Esasında bütün bunları siktir edip yoluma bakmak en iyisi ama önümde kocaman bir engelmiş gibi karşıma çıkıyor her seferinde.
  İnsanlardan giderek uzaklaştığımı hissediyorum. Karmaşık bir ruh hali içerisindeyim. Hayatımın geri kalan kısmını uyuyarak geçirmek istiyorum. Uyumak ve sessizliğin sesini dinlemek dışında kolumu oynatasım yok. Çünkü hiçbir şeye değmediğini anladım. Spor yapmayı düşündüm ama o bile bir gösteriş malzemesi haline gelmiş artık. Franz Kafka ''Benim yalnızlığım insanlarla dolu'' derken doğru söylüyormuş galiba. Çünkü bu cümle şu anki durumuma tam uyuyor.
  Benim gudubet arkadaş grubum bugün adalara gezmeye gitti. Dün yaşadığım hayal kırıklığını anlatsam şaşar kalırsın. O sabah derse yetişmek için hızlı adımlarla okula yürürken Ritayla karşılaştım. Dersin sınav yüzünden iptal olduğunu söyleyince çay alıp onunla sohbet etmeye başladım. Rita okulda sahip olduğum en değerli insanlardan birisi. Benim için yeri doldurulamaz birisi cidden. Bizimkiler sınava girdiği için onları bekledim bir süre. İkinci derse kadar gezip dolaştık kampüste bir süre. Ben çimlere oturmak istedim onlar karşı çıktı. Ben voleybol oynamak istedim onlar karşı çıktı. Cindy ''Yaz geldi ya senin çim sevdasından kurtulamıycaz, sıçtık'' dedi yüzüme bakarak. Ulan atomu mu parçalayalım diyorum sana alt tarafı çime oturup sohbet edelim diyorum. 
  Rita ile olan arkadaşlığımı kıskanıyorlar biraz. Çünkü Rita kadar önemsemiyorum onları. Benim için o daha ön planda çünkü beni önemsiyor. Cindy bi dersin notlarını atacaktı sözde bana ama iki gün geçti hala atmadı. O not istediğinde ben o günün akşamında notları gönderiyorum. Sanırım aptallık ediyorum böyle yaparak. Vermeyeceksin abi not mot vermeyeceksin işte. Niye notları göndermediğini sordum elektrikler kesildi dedi. Nalaka Annaağ diyen Zehra gibi şaşırdım haliyle.
   Benim dersim olmadığı için kütüphaneye gidip kitap okumaya karar verdim onlar ikinci derse girerken. Saatlerce onların dersten çıkmasını bekledim kütüphanede. Öğle yemeği yeriz diye düşündüm. 6 kişilik bir grup nasıl olur da beni kütüphanede unutabilir aklım almıyor blog. Yani böyle saçma bir davranış görmedim ömrümde. Bu durumu Rita'ya sordum o günün akşamında. ''Dersi iptal etti hoca ya Entelcim. Boşu boşuna bekledik bahçede ikinci dersi'' dedi sadece. Benim gudubet tayfam bana haber bile vermeden ortalıktan tüymüş. Ne mesaj attılar ne aradılar. Dersten sonra görüşürüz dememe rağmen hiçbir şey yapmadılar ya. Ben ''Kanka dersimiz boşmuş, kütüphaneden çıkıp yanımıza gel'' demelerini beklerdim. Yanlarına gitmesem bile bana haber vermelerini beklerdim. Lan hiçbirinin aklına bile gelmemişim. ''Ya entel nereye kayboldu bi arayın gelsin nerde bu çocuk'' diyen bile olmadı 6 kişilik grupta. Pes diyorum başka bir şey demiyorum. Bunu tepkisel olarak dile getirsem kötü olan yine ben olacağım kesin. Her zaman suçlu ben oldum zaten. 
   O gün göt gibi ortada kaldım anlayacağın. Öğleden sonraki derste yine tek başımaydım. Benim canımı sıkan şey haber vermemeleriydi. Demek ki yeteri kadar değer vermiyorlar. Sınav zamanında peşimden ayrılmayan tipler bunlar sonuçta bunlardan arkadaşlık bekleyerek hata ediyorum aslında. Ne yaptığımı bilmiyorum valla şu sıralar. Zihnen ve bedenen çok yorgunum. Portakal suyumu yudumlayıp dinlenmek istiyorum sadece. Okumam gereken iki makale ve bir kitap var. Ders notlarını temize çekmem gerekiyor, ders notları almam gerekiyor kırtasiyeden ama bunları yapacak güç bulamıyorum kendimde. O kadar tepkisizim ki her şeye karşı dünya yansa dönüp başımı gidecek gibiyim.
   Bugün sabahki derse Faik aradı işte nerdesin diye. Okuldayım diye mesaj attım. Trip attı kendi kendine. Onlara paramın olmadığını söyleyip gelmeyeceğimi söyledim. Bana bir mesaj atmayıp göt gibi ortada bırakan, haber vermeden okuldan giden insanlarla gezmeye mi gideceğim allasen? Hadi gittim diyelim bütün gün suratım asık olurdu okuldaki dersler yüzünden. Zaten tadım çabuk kaçıyor benim ortam soğuk olunca. 7 kişi olduk ama hala sessizleşebiliyoruz. Kopuk işte konuşmalarımız baksana. Mesafeli olmaktan yana şans bırakmıyorlar bana.
   Arap Faik ne derse onu yapıyorlar. Adam bildiğin grubu yönetiyor ya. Ben genelde karşı görüşte olunca aldırış etmiyorlar. Bugün aklım kısmen onlardaydı. Adalara da hep gitmek istemişimdir ama nasip değilmiş napalım. Gün içerisinde yalnız takıldım. Bahçede kulaklığımı takıp müzik dinledim. Etrafımdaki insanları seyrettim usulca. Derin nefesler alıp sakinliğimi korumaya çalıştım ve anlaşılmadığım için kendime bi kez daha kızdım. Öğleden sonraki ders karşılıklı konuşularak işleniyor. Dersin hocası ortaya bir konu atıyor onun hakkında fikrini söylüyorsun. Kadının her şeyi kapitalizme bağlamasından gına geldi. Konu evlilik programlarına geldi, programlarda kadınların para, arsa,ev, araba istediklerini söyledim ve hoca bana aşağılayıcı gözlerle ''Sen çok mu izliyorsun o programları'' dedi. Kaşlarımı çatmamla lafı değiştirmesi bir oldu. ''Hayır izlemiyorum. Yemek yerken televizyonda denk geliyorum sadece''dedim. Ön sırada oturan andaval bi kız ''İhihi sahiden izliyor musun'' diye sorunca hayır dedim üstüne basa basa. Hindu hocanın takındığı bu tavrından nefret etti. Bu arada kaşlarımı çatınca epey ürkütücü birine dönüşüyorum. Abi bu okul malları bir araya toplamış resmen. Eleştirel yönden bakmayı bile beceremiyorlar bir şeye. Hemen dalga geçilecek bir şey bulmaya çalışıyorlar aptallar. Halbuki orada doğru bir şey söylüyordum. 
   Zaza her geçen gün sinirlerimi bozmaya devam ediyor. Yaptığı davranışları görsen ağzın açık kalır. Bugün derste bir konser hakkında bilgi paylaşıyorum sınıftakilerle, hoca da dinliyor tabii. Biletlerin pahalı olmasından dem vurup gidemediğimi söyleyince ''Oh olsun'' demesin mi bu? Allahım sana geliyorum yarabbim! Neden öyle söylediğini sordum. ''Ben bilmediğin halde o parayı verdin sandım. Sen niye alınganlık yapıyorsun'' diyerek gönlümü almaya çalışıyor aklınca. Tabii benim bu numaralara karşı gözüm tok. İnsanın ne mal olduğunu anlayabilme yeteneği vermiş bana yaradan.
   Okuldakilerin yüzünü bile görmek istemiyorum. Hindu, Rita ve Anwar dışında çoğu gereksiz geliyor artık bana. Hindu çok duygusal yaklaştığımı düşünüyor olaylara. Ona bugün derste söz hakkı verilmedi diye kızdı biraz hocaya. Bugün onunla epey konuştuk. O olaylara daha felsefik bakıyor. Benden daha fazla kitap okuyor ve bilgili birisi bana göre. Bazı şeyleri ona danışıyorum. Çünkü söylediği çoğu şey tutarlı ve boş bi insan değil. Anwar hoşgörülü bir çocuk. Üstelik okulda tanıdığım ilk insan. Dolayısıyla onun yeri bende hep ayrı olacak benim için. Ben bunları sana daha detaylı anlatacağım. Şimdi ödev yapmam lazım. O ödev de ayrı bir çile ya. Ya ben normalde böyle sinirli değilim ama bazı olaylar beni geriyor anlatabiliyor muyum? Survivor Seda'ya bağladım bak bu sefer. Gelecek sefer daha pozitif şeyler anlatacağım. Hafta sonu belki bilemiyorum. Uykumu alıp, güzel bir kahvaltı yapıp, portakal suyu içmeye ihtiyacım var sadece şu sıralar. Uyku önemli sonuçta.
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran
  

You Might Also Like

2 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. ..."sevdiğini söylemekle sevildiğini hissettirmek farklı şeylermiş,bunları karıştırmamak lazımmış"..neden bu gruba katlandığını,dayanmaya çalıştığını anlattıklarından anlayabiliyorum ama..tüm bunlara rağmen hüsranla biten sonlar ve hissettirdikleri duyguları yaşamak nereye kadar..yokmuş gibi davranma diyemiyorum;çünkü günlerin yarısı bu insanları duyup görmekle geçiyor istemesende.Önemsenmediğini bildiğini bilmek,bunu anladığın halde devamlı görmezden gelinmek,şanslar vermek nereye kadar sürecek..sonlar hep beklenenlerin aksini yaşatıyor çünkü..bunları kendine yaşatarak kendine büyük bir acımasızlık yapıyorsun...önemsenmiyorsan,önemsemeyeceksin Entel.En azından yalnız kalmak adam olmayanların verdiği sevgi ve saygıdan yeğdir.Devamlı aldatıldığımız kişileri affetmekle gene aynı şeylerle karşılaşıyoruz çünkü;bunlar karakterlerin dökülüş biçimi.Senin hayatında hiçbiri bir seçenek değil,bu yüzden önceliğinde olmasın ve hayatında da öncelik olmasına izin verme.Ve bil ki;asıl yalnızlık yalnız hissetmemize sebep olan kişilerle yaşamak zorunda kalmamızdır.

    Aynı şey ünv.de benimde başıma geldi..gerçi bunun bir aptallık olduğunu ve istesemde aynı şeyin bana yapılmayacağını bildiğimden ve genede kırmamak adına hayır diyemediğimden ortada kalan gene ben oluyordum.Bu yüzden birtek sana özel değil,sağolsun bunları bize yaşatanlara:) belli ki;elektrik trafosundan kediyi bir türlü kurtaramamışlar:))

    Entel..kendinde sebep,suç,vs.arama,suçlu falan değilsin.Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş misali grubun hepsi birbirini tamamlıyor.Bundan önce ki şeylerde de sana aynısını yaşatmışlardı ve olan gene sana olmuştu..ortada aranacak sebep vs.yok,işlerine geldiği kadar varsın.Menfaati bitenin muhabbeti de bitermiş daha fazla eziyet etme artık neden bu şekilde davrandıkları için sorgulamalarla..beni yanlış anlamadığını,samimiyetimi bildiğini biliyorum bunun için söylüyorum tüm bunları..zihnini toparla ve boşalt içindekileri.Bunları ardında bırakmaya başlayınca bedeninde hafiflediğini anlayacaksın.Bak yeterince işin varmış zaten ne gerek var bunlarla kendini zehirlemeye! sadece koşuşturmalarına odaklanırsan zihninde bunların kalmadığını göreceksin.Sen farkına vardığın için varlar,vazgeçtiğin içinde yok olacaklar.Bunlar için üzülmeye değmez Entel...tüm samimiyetsizliğe,yapmacıklığa rağmen önemsenmedikten,tadına varamadıktan sonra ne manası kalırdı oraya gitmenin!! belkide tüm hevesin bir davranış yüzünden kaçacak ve günün mahvolacaktı.Bu yüzden üzülme,bazı şeyler başka zamanlarındır.Hem belki gerçekten değer verdiğin ve önemsediğin insanlarla bir gün kararlaştırır gidemediğin o yere tadını çıkartarak gidersin.En azından anın tadını gerçekten hak edenlerle çıkartırsın..Ya Entel;hoca cidden kıl tipmiş:) konunun doğru yerine parmak basmışsın aslında.Önünde ki meymenetsizin gülmesi ve üstlemesi ise hocaya yalakalıktan başka birşey değil ve en çok böylelerin o tür programlara baktığını tahmin etmek çok da zor değil.Boşver gitsin Entel;insanlarında yan etkileri olabiliyor işte,kimileri mideni bulandırırken,kimileri de başını döndürebiliyor.

    ..seni gerçkekten önemseyenlere ve sana o hissi verenlere ver zamanını.Geride kalan bu türlerle de bir şekilde başetmek ve yaşamayı öğrenmek zorundayız.Üzme kendini,bırak hayatına katılmak isteyenler seninle birlikte gelsin ve kızma kendine..bak..seç..gül..ve geç..senin de bildiğin gibi;hayat hak etmeyenlere üzülecek kadar uzun değil..

    ..kendine iyi bak Entel;çok iyi bak..sağlıcakla kal.

    YanıtlaSil
  2. Sevgii Anka,bütün bunları görmezden gelmeyi ben de istemiyorum ama tepkimi dile getirdiğimde kötü taraf ben oluyorum inan bana. Sırık elimi sıkmadı diye ona azıcık kızmıştım neredeyse benden kopacaktı. Hoşgörüyle yaklaşmak ya da hiç muhattap olmamak arasında gidip geliyorum. Genelde birincisini yapıyorum. Menfaat konusunda söylediklerin kesinlikle doğru. Beni menfaatleri için yanında tutuyorlar gibi hissediyorum bazen. Gerçekten önemsemiyorlar ya.Bi tek Rita yapıyor bunu ama o da çok az yapıyor. Beni gerçekten önemseyen yok pek etrafımda Anka. Dolayısıyla büyük bir yalnızlık içine giriyorum. Geçen sene yanımda Nisbi vardı. Bir tek yetiyordu bana .Diğerleri pek umrumda olmuyordu. Şimdi o da olmayınca kendi gerçeğimle baş başa kaldım. Nisbi'nin de hataları vardı. Yüksek not aldığımda onun morali bozulurdu mesela. Ama bunların yaptığını yapmazdı bana. Bazen onu çok özlüyorum ama bu hiçbir şeyi düzeltmiyor. Belki tanrı doğru zaman için bekletiyordur beni. :)

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe