Gördün mü bak 22 oldum.

Cuma, Nisan 17, 2015

   Bir sabah uyandığında her şeyin aslında ne kadar anlamsız olduğunu fark ediyor insan. Tıpkı bu sabah benim yaşadığım hayal kırıklığı gibi. Hayatım boyunca hep güzel hayaller kurarak ayakta kaldım. Lisedeyken hep güzel bir arkadaş grubunun hayalini kurardım. Beni gerçekten seven birine aşık olma hayali kurardım. Hayallerimin gerçekleşmeyeceğini bilseydim bu kadar umutlanmazdım. Bugün benim doğum günüm. Hayatımda ilk defa doğum günümde kendimi çevreme karşı yalnız hissediyorum. Annem bile doğum günümü kutlamadı. Gün içerisinde şehir dışındaki arkadaşlarım mesaj attı. Atılan her mesaj yüzümü daha çok güldürdü ama gerçekte bomboş bir evdeydim. Etrafımda doğum günümü kutlayan kimse yoktu. 
  En mutlu olmam gereken günde mutsuz olmak çok saçma değil mi? Ben böyle bi doğum günü hayal etmiyordum. Arkadaşlarımla birlikte kahkahalar ve müzik eşliğinde bol fotoğraflı bir doğum günü hayal ediyordum. Ya da ananemlerle bir pasta kesip teyzelerime sarılmak dedemin elini öpmek, birazcık olsun hayatta olduğumu hissetmek istiyordum. Peki şu an napıyorum? Sulanmış gözlerimle ekrana buğulu bakıp bu yazıyı yazıyorum. Babam memlekette olduğu için yanımızda yok. Bizden kopuk şekilde yaşıyor genelde. Yanımızda olsa bile bizimle pek ilişki kurmuyor. Yemek yerken tabletiyle okey oynayan bir insanla nasıl iletişim kurmamızı bekleyebilirsin?
  Mesela şu an Özge ve Emre ellerinde küçük dilim pastayla kapıyı çalıp ''Sürpriiiizzz'' diye bağırsalar, onları gördüğüm için gözlerim dolsa sonra sarılsak ne güzel olurdu. Bütün bunların hiçbiri olmadı tabii. Bu gidişle de olacağını sanmıyorum blog. Bu satıları sana yazarken şimdi mesaj attı bana Özge. Video çekip doğum günümü kutlamış. Allah ne kadar yüce bir güç ya. Bak şu anda bi mucize gerçekleştirdi mesela. Ondan bahsederken birden mesaj atması çogzel bi tesadüf değil mi sence de. 
   Bugün okula gitmedim, hem ders olmamış zaten. Vizelerden sonra okula gelmeyenler yüzünden bu hafta pek ders işleyemedik. Vize sonuçlarım yavaş yavaş belli oluyor. Birkaç ders dışında aldığım notlar iyi fakat bana yeterli gelmiyor. Bütün gün evde oturup bir şeylerin beni mutlu etmesini istedim hep ama olmadı. Pride filmini izleyip şehir dışında yaşayan arkadaşlarımın mesajlarını cevapladım. Ne fark ettim biliyor musun? Şehir dışında yaşayan arkadaşlarım beni daha çok seviyor. Onlara ne kadar teşekkür etsem az. Bu arada Pride filmi çok güzeldi.
  Hayatla olan bağımın giderek koptuğunu hissediyorum şu sıralar. Hayata bu kadar kötü bakmayı ben de istemiyorum aslında ama insan gerçeklerden kaçamıyor işte. Bütün gün o'ndan mesaj bekledim ama atmadı. Aylardır konuşmuyoruz zaten şimdi mi mesaj atacak allasen. Beklentiye kapılmadan yaşamayı öğrenmeliyim. Geçen sene en azından bir cafede ailemle pasta kesip kutlamıştık doğum günümü. Bu sene o bile yok. Anneannem ''Niye bu sene olmadı doğum günün'' diye sorunca ne cevap vereceğimi şaşırdım. Bide öğlen babam aradı doğum günümü kutlamak için. Kutlamayacağımızı söylediğimde ''Ben geldiğimde pasta alır kutlarız üzülme'' dedi. O sırada gözlerim doldu, nefesim kesilecek gibi oldu. Sadece tamam diyebildim, cümle bile kuramadım. 
   Ben bunları hak etmediğimi düşünüyorum. Niye insanlar bana bunu çok görüyor anlamıyorum. Okuldakilerden sadece Arap Faik ve Sırık arayıp kutladı. Ben Aralıkta yeni yıla gireceğim sırada ''Acaba bu sene doğum günüm nasıl olacak'' diye düşünen bir insanım. İçimde iyiye dair ne varsa ölüyor ve bunu engelleyemiyorum. Birkaç gündür metroda lisedeki platonik aşkımı görüyorum. Eskisi gibi heyecanlandırmıyor beni ama ne bileyim tuhaf oluyorum. Lisedeki şapşallıklarım aklıma geliyor. Bide geçen gün birbirine sımsıkı sarılan arkadaş grubu gördüm okulun bahçesinde. Ben en son bir arkadaşıma böyle ne zaman sarıldığımı hatırlamıyorum. Sarılmanın nasıl bir şey olduğunu unutabiliyormuş meğer insan. Çok garip bir şey bu biliyor musun. İnsanın sarılmaya karşı yabancılaşması yani. 
   Sabah bloga girdiğimde Anka'nın doğum günü mesajını görünce sevindim. Ona teşekkür ediyorum. Ne varsa bu blogger arkadaşlarında var valla. Aylin'in mesajı da mutlu etti. Zaten mesaj atanların çoğu bloggerdandı. Beni okumaktan sıkıldığını düşünüyorum bazen. Çünkü olumlu şeyler anlatamıyorum burada. Benim hayatımda olumluya dair pek fazla bir şey yok inan bana. Bunu düzeltmek için çok uğraştım ama her seferinde ağzımın payını verdi hayat. Öyle bir tokat atıyor ki kendine gelemiyor insan. 22 yaşına geldim. Hala inanamıyorum bu kadar büyüdüğüme. Yaşımı söylediğimde oha nasıl ya demeden kendimi alamıyorum. Ne ara bu kadar yaşlandım ben ya. Daha geçen senelerde 18 idim.
   Çok zor biliyor musun bütün bunlarla baş etmek. Etrafında seni dinleyen, önemseyen birinin olmaması, annenin şüpheci tavırları, babanın ilgisiz oluşu, kendinle yaşamak zorunda kalman inan çok zor. İçimde bütün ümitlerin tükendiğini hissediyorum çoğu zaman. Ne önemi var deyip yürümekten başka çözüm bulamıyorum genelde. Okuldakilerin çoğu geçici insanlar. Takılmalık gruplarda kim kimi doğru düzgün dinliyor. Sorun bu aslında. İnsanlar gerçekten birbirini dinleyip önemseselerdi bu kadar mutsuz insan olmazdı diye düşünüyorum. Böylesine boktan bir doğum gününü hak edecek ne yaptım gerçekten çok merak ediyorum.
Bu da şarkımız olsun.

You Might Also Like

8 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. bir an kendi hayatımı okuyorum sandım. kimse benim de asla doğum günümü kutlamaz, ben herkese süpriz yaparım ama arada kaynayan ben olurum nasıl hissettiğini çok iyi anlıyorum :(( 'o' mesajı bende bekledim gelmedi gelmez neyse işte :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle şeyler yaşamak çok saçma ya. İnsanın en mutlu olduğu günde değersiz hissetmek bana anlamsız geliyor. Keşke sen böyle şeyler yaşamasaydın. Nedense mesaj atmıyor. Bundan sonra da atacağını düşünmüyorum.

      Sil
  2. Mutlu yıllar bay vişne.umarım 22.yasin sana hayallerindeki herseyi beraberinde getirir.şans ve arkadaşlık senden yana olur.mutluluk ve huzur tüm kalbini doldurur.seni seven önemseyen bir sürü güzel dostun olur.hayat yaşamak için gerçekten çok güzel iyi ki doğmuşsun nice mutlu senelere

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim lay lay lom. Adın insanın neşelenmesine neden oluyor biliyor musun. Güzel bir kullanıcı adın varmış :) Valla bu zamana kadar çevremde arkadaşlık benden yana pek olmadı. Bu güzel mesajın beni mutlu etti :)

      Sil
  3. Blog yazılarınızııı çok severek okuduğuum , doğum günün kutlu olsuun, iyiki varsın. ^-^ Boşver blogger lar kutlasın doğum gününü , böyle bir kızı tanıyıpta kutlamayan utansın. Aynı şeyleri bende yaşadım,hayır yani çok yakın olduğunu zannettiğin insanların takmaması bana koyan asıl şey. Ki ben en yakın olsun yakın olsun ona süpriz yapmak için her sene uğraşırım. küçüklüğümden beri hep böyleydim zaten hep süpriz yaparım, enteresan şeyler falan ama gün gelirki benim ddoğumgünüm asık suratımla hep evde geçer. Hayır kaşrılık beklediğimden değil ben insanlara süpriz yaptığımda verdikleri ifade bilem utlu ediyor beni, yani sadece bir mesaj, bir telefonda mı zor. Hayalim olmuş; doğum günümün harika geçmesi. Herneyse boşver sen bloga ver kendini, bir kurs, içini açacak bir uğraş bul kendine. Ben sıkıldığımda yazıyorum iyi geliyor, bak seversen bir kitap yaz. Boşver bloggerlar olsun arkadaşların belki bir etkinlikte karşılaşır çok güzel arkadaşlıklar kurarsın. Gerçekte bulamadığın o samimiyeti sanalda bulup gerçeğe taşıyabilirsin. Bu demek değilki tabiki faceboktan biri bul ekle tanış, burdan diyorum bir etkinlik vasıtasıyla falan. olabilir. Hiç birşey seni üzmeye deymez. Hiçbirşey. Karşımdakini üzmemek için hep üzüldüm bu noktaya kadar ama gül geldiki dank etti, mutsuzdum hep ben kırılmıştım ve karşıdakiler umursuzdu, mutluydu ve hala beni üzebiliyorlardı.Sırf ben onları kırmamak için demediklerimden. Hayat felsefem olmuş artık -kendini üzme, sınırında naparsan yap karşıdaki düşünsün- kendini kurtarma yolu, neyse ben başka konulara geçmeden ve içimizi kararttıktan sonra bunları unutalım. Hayatta ne yaparsan mutlu olursun diye düşün ve yapmaya çalış, olduki hiçbirşey yapmak istmiyorsun ozaman hiçbirşey yapma ama birgün gleicek sıkılıcaksın veya olduki var bir amacın var ama gücün yok paran yok belkide bazı şeyler gerekli yapamıyorsun ozaman çabala kestirip atma.Daha yaşayacağımıız çok şey var =*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) Yalnız yazılarımı okurken atladığın bir şey var, ben kız değil erkeğim. Benim gibi bir erkeği tanıyıp da mutlu olan çok az insan tanıdım. Ben de takmamalarından rahatsız oldum. En azından insan bi pasta keser ya dimi o da yok. Sürpriz yapma bence bundan sonra insanlara. Baksana geçiştiriyorlar senin doğum gününü. Ben sadece birkaç kişiye sürpriz yapıyorum artık. Ben sinirlendiğimde ya da üzüldüğümde yazı yazıyorum. Hobi bulma konusunda kararsız kaldım hep. Tavsiyelerinde doğruluk payı olduğunu düşünüyorum. Zaman zaman karşındakini üzmemek için susmak daha kötü yapabiliyor insanı bunu kendimden biliyorum. En iyisi zamanın hayatın kötü yanlarını alıp götürüşünü beklemek. Ben o kadar yaşayacağımı sanmıyorum ama dediğin gibi olsun :>

      Sil
  4. İyi ki doğdun! İyi ki varsın!
    Yalnızlık da bizim kaderimizmiş Vişnem napalım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Rockunzel. 5 yıldır hep beraber buradayız. Negzel ya.
      Yalnızlık bazen kader bazen tercih meselesi. Bizimki dediğin gibi kader olsa gerek :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe