Fü, Tiyatro Kankam Sed ve Huzur

Pazartesi, Mayıs 04, 2015

   Sevgili petitolarım bugün size güzel şeylerden bahsedeyim dedim. Hem blogun havası biraz değişir olur. Aslında bugün tatsız bir gündü benim için. Şu an gözümdeki bu uykulu hali bertaraf etmek için bu yazıyı yazıyorum. Ders çalışmam gerekiyor aslında ama yazı yazmaktan daha çok keyif alıyorum. Yeni adım daha çok yazı yazma isteği uyandırdı bende nedense.
   Birkaç hafta önce hayatımın ot gibi olduğu zamanlardan sıyrılıp sosyalleşmeye karar verdim. Beni biliyorsun tek başıma bir sosyal faaliyetten pek keyif almıyorum. Aslında almam gerekiyor, o keyfi alsam mutluluğa erişeceğim ama bir türlü alamıyorum. Annemle sinemaya gittiğimde annem pek almıyor eskisi gibi. Gudubet arkadaş grubum sanat faaliyetlerinden ölesiye nefret ediyor. Çok düz bakıyorlar sanat eserlerine. Tipik Türk öğrenci profilini temsil ediyorlar işte. Ne sanat, ne edebiyat, ne politika hiçbir şey konuşmuyorlar. Ben sanat ve edebiyat aşığı bir insanım. Dolayısıyla bir film ya da kitap hakkında dakikalarca konuşabilirim. Tipim müsait olsaydı vlog falan çekebilirdim belki ama çirkin biriyim. Rita bu konuda kendime haksızlık yaptığımı söylemişti bir keresinde. Vlog yapanlara bazen özeniyorum aslında. Ben yapsam o kadar yankı bulmazdı herhalde. Neblim yazısını okuduğun anonim birisinin videoda görmek tuhaf gelirdi herhalde. Henüz böyle bir şeye niyetli değilim pek.
  Sed benim en eski blogger arkadaşlarımdan birisi. Kendisi tiyatro sevdalısı olarak bilinir. Bloggerda en zor zamanlarımda bana destek olan kıymetli insanlardan. Bunun için ona ne kadar teşekkür etsem az. Geçen sene Sumru Yavrucuk'un oyunu hakkında ne düşündüğünü sormuştum ona. Nasıl gidebileceğimden bahsetmiştik. Sağ olsun yardımcı oldu mekanı tarif edip. Onun sayesinde mekanı bulup mis gibi oyun izledim.
  Uzun zamandır tiyatro oyununa gitmeyi düşünüyorduk iki blogger arkadaşı olarak. Geçen hafta kararlaştırmıştık işte. Ben tabii çok mutlu oldum hem sed hem tiyato bir aradaydı. Tiyatro izlemeyi çok seviyorum. Bambaşka bir boyuta taşıyor çünkü beni. Onunla izlediğim oyunda da aynı duyguyu hissettim.Sanki Serra Yılmaz beni başka bir boyuta taşımış gibiydi. Tiyatronun büyüsünden olsa gerek.
  Fü oyununa gitmeyi çok istiyordum ben. Fü oyunu Serra Yılmaz ve Deniz Türkali'nin oynadığı keyifli bir tiyatro oyunudur. Deniz Türkali'nin daha çok ön planda olduğu Serra Yılmaz'ın son golünü attığı güzel bir çalışmaydı. Eksiği var mıydı? Evet vardı ama izlenir bir oyundu bence. Oyunda küfür kullanılmasından pek hoşlanmadım. Birlikte oynadığı kadın oyuncu, rol gereği ''Eve gidip napıcaz sanki?'' diyor mesela oyun esnasında. Repliği bu şekilde yani. Adamda pişkin pişkin ''Ee napıcaz sikişiriz'' dediğinde şok oldum. Bu tabir günlük hayatta çok sık kullanılıyor biliyorum. Bu kelimeye aşinalığım var elbette şatoda yaşamıyorum sonuçta canım. Beni rahatsız eden kısım,bir kadına yüzüne karşı açık açık bunu söylemeseydi. Çok yersiz ve münasebetsiz buldum. Bir ilişkide bu tarz şeyler asla söylenmemeli bence.
  Fü oyununun oynadığı yer bize epey uzak bir yerdeydi. Ben gidemediğim için başta üzülüyordum uzakta olduğu için. Şansıma oyun turneye çıkmış ve bana yakın bir yerde sahnelenecekmiş. Bu fırsatı yakalayan Entel ve Sed anında bilet alıp koşa koşa oyunu izlemeye gittiler. Sed ile sanki uzun zamandır yakın arkadaş misali konuşuyormuşuz gibi hissettim. Hani her zaman görüştüğü, iş çıkışı tiyatroya gittiği biri gibiydim. Onu görünce heyecandan ne yapacağımı şaşırdım. Gülümseyerek sarıldım. Sed tabi bunu beklemiyordu şaşırdı haliyle. Benim böyle alışkanlığım var işte. Sarılıyorum insanlara. Sanırım sarılmanın mutlu etme gücünü hissetmek istiyorum. Aslında ben sarılmayı unuttum biliyor musun. Yani okulda arkadaşlarıma sarılamıyorum. Annem eskisi gibi sarılmıyor.Teyzelerimle görüşmüyorum. Çocukluk arkadaşlarım sarılma sevdalısı değil. Unuttum yani sarılmayı. Belki de nasıl bir şey olduğunu hatırlamak için sarılmışımdır. Kötü niyetim yoktu ama valla bak.
  Onunla buluşmadan önce Pucca'nın kitabını okudum bir süre kitabevinde. Yine dökmüş içini sayfalara. Kitabı bitiremedim ama okuduğum kadarıyla bilindik Pucca ile karşılaşmak sevindirdi beni. Çocuk bakarken çocuğun ruj yemesine ağlayan Pucca'ya çok güldüm. Yanımdakiler beni deli sandılar sanırım ama umursamadım açıkçası.
  Yemek yiyip sohbet ettik bir süre. Sed hayatımda gördüğüm en samimi insanlardan birisi. İş hayatındaki olaylardan bahsedişi, mimikleri, küfürleri, umursamazlığı onu çok doğal biri yaptı gözümde. Çok rahat bir insan ya üstelik düşünceli birisi. Yani o gün bir taşla iki kuş vurmuş oldum. Hem çok istediğim oyunu izlemiştim hem de şahane bir tiyatro kankası tanımıştım. Aramızdaki sohbetler çok doğal geldi bana. Uzun zamandan sonra ilk defa birisi beni bu kadar çok dinlediğini fark ettim. Sed benim gudubet arkadaş grubu tanıdığı için ona olayları anlatmak hiç de zor olmadı. 
   Normal şartlar altında dinleyen taraf genelde ben oluyorum. Ama bu sefer bir şeyler anlatmak bana huzur verdi. Sanırım beni  gerçekten önemsediğini hissettiğim için o kadar çok konuştum onunla. İkimiz de aynı şeyleri seviyoruz. İkimiz de Pulp Fiction'un abartıldığını düşünüyoruz. Benim üniversitedeki hocalarım onun kurs arkadaşı çıktı. Yok artık dedim. Tesadüfün de bu kadarı ha. Konuşabileceğimiz çok ortak nokta vardı yani. 
   Gerçek hayatta blogdan tanıdığım insanlar hep iyi insanlardı. Mia, Summer, Leah, Bukionka, Sed ve hatırlayamadığım nice güzel insan. Hepsinin ortak özelliği anlayışlı ve düşünceli olması bence. Hepsini tanıdığım için çok mutluyum. Bu arada beni her önüne gelenle buluşuyor sanmayın. Ben çok zor biriyle buluşurum. Çünkü karşımdaki insana güvenmem gerekiyor. Bu insanların hepsi çok eski tanıdıklarım. Dolayısıyla sadece eski arkadaşlarımla görüşmeyi tercih ediyorum. Yeni tanıdığım insanlara karşı biraz mesafeliyim. İki medeni arkadaş çerçevesinde görüşüyoruz. Sed bana olgunsun dedi ben şok. Bilmiyorum ya, ben erken büyümek zorunda kaldım belki de ondandır. Sed, sevgilisinden özlemle bahsetti. İnşallah mutlu olurlar birlikte. Valla hak ediyorlar mutlu olmayı.
   Geçen gün bizimkilerin beni kütüphanede bırakışından üzülerek bahsettim. Bir ses kaydı yapıp gönderdi. Ses kaydını dinledikten sonra moralim düzeldi. Böyle küçük şeyler bazen moral düzeltmeye yarıyor. O gün gerçekten çok moralim bozuktu ve daha sonra arkadaşlarım benden özür bile dilemediler. Sed o yorgun argın haliyle beni dinleyip moral verdi. Biraz arkadaşlık ilişkileri konusunda da taktik verdi. Onları uygulamaya çalışacağım.
  Fü oyunu genel olarak iyi bir oyundu. Ancak seyircisi rezaletti. Koca koca yaşlı kadınlar oyun esnasında oyun hakkında yorumda bulunuyorlar. Allahım!Nasıl delirdim anlatamam ya. O an onlara bağırmayı çok istedim ama oyunu bozmamak için yapmadım. Sakinliğimi zor korudum anlayacağın. Kız sigara yakıp giden sevgilinin ardından bakıyor bizim kokonalar ''Oo kızın keyfi yerinde yanına da ver Türk kahvesini mis gibi'' dedi ya. Bakın bunu söyleyen yaşlı kendini kültürlü sanan yaşlı kadınlar. Salondan söylene söylene çıktık Sed ile.Çünkü ikimiz de bu durumdan rahatsız olmuştuk. Tiyatro kültüründen nasibini alamamışlar daha. Deniz Türkali olmasaydı o oyun ses getirmezdi bence. Serra Yılmaz'ın son sahnede anlattıkları çok güzeldi ya. Gözümde canlandı her şey. Çok başarılıydı  oyuncular. Serra Yılmaz'ı görmek hayalimdi benim. Sed sayesinde onu da gerçekleştirdim. Tiyatro oyunundan çıktıktan sonra Sed ile vedalaştım ve tiyatro kankam Sed'i tanımanın huzuruyla eve döndüm..
Demek ki neymiş? İyi insanlar bir yerde hala varmış.
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran

You Might Also Like

1 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. "..burası hüzün kokuyor arkadaş..Bloguma oda spreyi sıkayım bir güzel..oda spreylerine hastayımdır,o koku bana mutluluk verir.."ferahlık temizlik sizlere,hem de siz kurulamadan,durulamadan" reklamı var ya,o reklamda ki kişi gibi huzurlu hissederim kendimi.." :)) çook eskiden böyle demiştin Entel..O zamanlar yazını okuduğumda bu cümlen o kadar hoşuma gitmişti ki unutmamışım; şimdi anlattıklarını dinleyince aklıma geldi birden bire.Bence şu söylediklerine bire bir uyuyor,bahar havası gibi geldi anlattıkların.

    Kendine iyi bak canım Entelim benim..sevgiyle,sağlıkla,huzurla ve hep böyle sürpriz mutluluklarla kal.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe