Nasıl olacak bu işler?

Perşembe, Mayıs 07, 2015

Bazen insanların ağızlarından çıkanları gerçekten duymadığını düşünüyorum. Duysalardı benimle konuşurken daha dikkatli olurlardı ama nerdee! Duymak istemediğim bütün kelimeleri sanki başımdan aşağıya döküyorlar. Ben sinir krizi geçirmek için yer aramak zorunda kalıyorum. İşin kötü tarafı ağlayamıyorum. Ulan insan hiç mi ağlayamaz be. Yok hiç ağlayamıyorum. Sanki beynimde ağlama tuşunu kapatmışlar. Bir damla akmıyor gözlerimden. Halbuki ağlasam rahatlayacağım. Bunu zayıflık olarak algılama çünkü zayıflıkla alakası yok. Sinirden ağlamak diye bir şey vardır. Erkekler ağlamayı pek benimsemezler çünkü zayıflık olarak görürler bunu. Ben rahatlama faaliyeti olarak görüyorum daha çok bu durumu. Sinirden ağlamak o an beni daha rahatlatacaktı çünkü ama olmadı. 
  Dün keyifli bir gün geçiriyordum oysaki. Gudubet arkadaş grubumla kampüsün çimlerinde oturmuş temiz havanın tadını çıkarıyorduk. Sabahki dersler iptal olduğu için boşu boşuna gelmiş olduk. Çimlere oturma alışkanlığı edindiler sayemde. Doğayı sevmeye başlıyorlar sanırım. Benim dersim de iptal olunca onlara katıldım sonradan. Onlar kendi aralarında koyu bir sohbete dalmışken şak diye belirdim yanlarında.
  Gayet pozitif bir şekilde yanlarına oturup konuşmaları dinledim. Gülüşmelere şahit oldum, anlamadığım esprileri anlamaya çalıştım. Zaman zaman çim yolup rahatlamaya çalıştım. Ellerimdeki çimleri tek tek yolarak sinirimi bastırmaya çalıştım azıcık da olsa ama işe yaramadı. Voleybol oynamaya karar verdik bir süre sonra. Geniş alanda voleybol oynamaya başladık. Sonra tanımadığımız insanlar oyuna dahil oldu. Sırık'ın oynayışı değişti birdenbire. Daha dikkatli oynamaya başladı. Ee tabi gördü güzel kızı karizmatik çocuk rolüne büründü anında.
  Yarım saate yakın aralıksız oyun oynadık. Toplara vurmaktan kollarım çok ağrıdı. Manşetlerin şiddeti bir süre canımı acıttı ama bu acıyı umursamamayı öğrendim oynarken. Çok ciddi oynadığımı söyledi Sarışın geçen gün. Düzgün oynamayınca boşuna oynuyormuş gibi hissederdim o zaman. 
  Neyse işte biz oyun oynamayı bitirdikten sonra bir ağacın dibine bağdaş kurup oturduk. Oyun oynadığımız için fazlasıyla yorulmuştuk tabii. Biz konuşurken yanımızdan Rita ve arkadaşları geçti. Rita'yı görünce yüzümde anında gülümseme belirdi. Arkadaşlarım Rita'yı bağırarak çağırmamı istedi. Ben de neşeyle karışık bir ses tonuyla ''Ritaaa'' diye bağırdım. Bu seslenişimi beğenmeyen Sırık hemen laf attı ortaya. ''Ne biçim bağrıyorsun olm azıcık erkek gibi bağır'' dedi. Benim hayatta en tahammül edemediğim şeylerden birisi de bu. Her şeyi söylesinler ama şu kız gibi/ erkek gibi olayını söylemesinler abi. Hassasım bu konuda. Geçmişte sırf bu yüzden çok canım yandı ve hala da yanmaya devam ediyor. İnsanlığa bir bakıma bu yüzden öfkeliyimdir belki de. Olduğum gibi kabul edilmediğim için olsa gerek.
   Ben de ''Ne varmış bağrışımda gayet normal şekilde seslendim kıza'' dedim düz bi ses tonuyla. Arap Faik '' Bu var ya, maçlara gitse kesin bağıramaz dayak yer'' dedi beni işaret ederek. Benim moralim daha da bozuldu. Ne yapacağımı şaşırdım üzüntüden. Yanaklarım kıpkırmızı oldu böyle boğazımda yumru oluştu. Çantamı alıp oradan hızlıca uzaklaştım haber vermeden. Benim gittiğimin bile farkına varamamışlar. 
   Sinirle karışık üzüntüyle yürüdüğüm yolda kendimden ve etrafımdaki insanlardan nefret ettim. Bol bol kendime küfrettim. Elimde olsa susturucu tüfekle kendimi öldüreceğim. Hem acısız hem daha hızlı ölüm olur diye. Kendimden nasıl nefret ettiğimi tarif edemem sana. Çok çaresiz bir durumla karşı karşıyaydım. Olduğum gibi davrandığım için hayat bir kez daha tokat atmıştı bana. Davranışlarımda aşırılık yoktu aslında ama neden böyle söylemlere maruz kaldığımı anlamıyorum. 
  Okula gidip kendimi boş bir sınıfa kapattım. Arap Faik telefonla aramaya devam etti bir süre, açmadım tabii. 4-5 kere aradıktan sonra telefonumu kapattım. Boş sınıfta öylece pencereden dışarı bakıp duyduklarımı hazmetmeye çalıştım ama yapamadım. Bir kere daha nefret ettim kendimden bunu yaparken. Başımı sıraya koyup bütün bunların bir kabus olmasını diledim. Birazdan uyanacağımı düşündüm ama olmadı. Duvar saati tik tak sesiyle yalnızlığımı hatırlatıyordu bana. Kendi gerçekliğimden bir türlü kaçamıyordum.
  Tuvalete gidip elimi yüzümü yıkadım. Aynadaki aksime baktığımda kendimi tanıyamadım. Neden sorusu yine karşıma çıkmıştı. ''Sakin ol, sakin ol'' diye diye kendimi yatıştırmaya çalıştım. Moral bozukluğundan ne yapacağımı şaşırdım inan bana. Şakayla söylemiştir diyeceksin belki de ama bunun şakası falan yok. Kişiliğime hakaret etti resmen o an. İş yerinde de böyle bir sorun yaşamıştım vakti zamanında. Büyük bir tartışma çıkarınca geri adım atmak zorunda kalmışlardı. Lanetim bir türlü peşimi bırakmıyordu anlayacağın.
   Okuldan çıkarken kimseyle göz teması kurmadan önüme bakıp öylece uzaklaştım oradan. Halbuki derse girmem gerekiyordu ama yapamadım. Çünkü bu moral bozukluğuyla orada durmanın bir manası yoktu benim için. Moralim çabuk bozulabiliyor benim ve bunun etkisi kolay geçmiyor. 
   İşin kötü tarafı o moral bozukluğuyla arayabilecek tek bir kişiyi bulamadım. Sed'i aramayı düşündüm ama kızcağızın işi başından aşkındır diye düşündüm. İşi epey yorucu ve karışık. Bide kendi dertlerimde onu yormak istemedim. Kimseyi arayamadım. Kimseye ''Ya ben sanırım sinir krizi geçireceğim. Böyle böyle oldu'' diyemedim. Şu hayatta telefon rehberinde arayacak birini bile bulamamak başıma gelen en kötü şeylerden birisi. 
  Eve gidip bu olayı unutmak istedim. Sinirimden okulda yemek bile yememiştim. Erken geldiğimi fark eden aileme ders boştu diyebildim sadece. Halbuki ders vardı ama girmedim. Evde yemeğimi yedikten sonra uyumaya karar verdim. Birkaç saat uyumuşum. Uyandığımda Rita mesaj atmış. Önceki gün tadım bozuktu biraz, nedenini soruyordu. Ona her şeyi anlattım. O günkü moral bozukluğumu, ona seslendiğim için aşağılandığımı falan hepsini anlattım. 
   Böyle bir şey yaşadığım için çok üzüldü. Yanlış insanlarla arkadaş olduğumu söyledi. ''Onlar ilkokul seviyesindeler Entel. Sense olgun, görgülü ve bilgili birisin. Senin seviyende değiller. Sana ayıp etmişler.'' dedi. Daha fazlasını yazdı aslında ama aklıma şu an bu geldi. ''Ben yanındayım, bizimle takıl iyi insanlar var'' dedi konuşmaya devam ederken. Ben onu fazla göremediğimi söyledim. Arkadaşlığını çok sevdiğini söyledim. Çünkü gudubet arkadaş grubumdan daha iyi davranıyor bana.
  Arap Faik akşam niye böyle yaptığımı soran bir mesaj attı. Bende ''Daha fazla aşağılanmamak için gittim.'' dedim. Sonra beni aradı, ''Ben şaka olarak söyledim. Ciddiye alacağını tahmin etmemiştim. Özür dilerim'' dedi. ''Beni ne kadar üzdüğünün farkında mısın? Sinirden derse giremedim. Ben bu tür konularda hassasım abi. Bazı şeyleri alttan alamıyorum'' dedim telefonla konuşurken. Haklı olduğumu bir daha ki sefere daha dikkatli olacağını söyledi.
   Bugün biraz daha sakindi ortam. Ben hala olayın etkisini üzerimden atamadım. Anneme bunları anlatmadım anlatsam daha da üzülürdü herhalde. O benden daha fazla üzülüyor. Rita dışında bu olanlardan kimseye bahsetmedim. Yaşadığım olay bana bu insanların doğru insan olmadığını anlamamı sağladı. Arkadaş arkadaşa böyle şeyler söylemez. Ben hiçbir arkadaşıma onur kırıcı bir söylemde bulunmadım bu zamana kadar. Bana da yapılmasını istemiyorum. Ulan tek istediğim anlayış onu bile çok görüyorlar be.
   Bugün Matmazelle ve Ritayla konuştum bir süre ve onlarla konuşmak iyi geldi. Matmazel olağanüstü bir kadın. Rita moral durumumu sormak için konuştu benimle ayaküstü. Yarın daha sık konuşuruz onunla. Arkadaşlarım hala onu kıskanmaya devam ediyor. Kıskansınlar umrumda değil. Bazı şeyleri kaldıramıyorum işte. Sırık azıcık düşünerek konuşsaydı benimle belki de bunların hiçbiri olmayacaktı. Yine dönüp dolaşıp kendime sığınmaktan başka bir yol bulamıyorum.
Bu da şarkımız olsun

You Might Also Like

5 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Canım visneee!

    Ic gecirerek ve yeni nesildeki simarikliga sinir olarak okudum yazini.. Bosver sen cidden bu insanlari ciddiye alip sinirini bozmaya deger mi?

    Guzelim hava o cimler orda birakilir da gidilir mi? Bos sinifa kendini kapatmaya deger mi??

    Canim! Uzulme :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Miaa!
      Bu olaydan sonra onların ne derece arkadaş olduğunu daha iyi anladım. Ben daha fazla sinir oluyorum inan bana. Bazen tahammül edemiyorum bu duruma. Çimlerin tadını çıkarmaya çalışacağım ilerleyen zamanlarda. Teşekkür ederim desteğin için ^^

      Sil
  2. Aslında dışarıdan bakıldığında basit bir olay gibi görünüyor ama kendimi senin yerine koyduğumda, aşağılanma duygusunu hissedebiliyorum. Kalabalık bir grupta birine seslensem ve kızlardan biri çıkıp bana erkek gibi sesleniyorsun, kız gibi davran falan dese, ben de kaçıp giderdim herhalde o ortamdan. Hele ki dediğin gibi geçmişten yaran da varsa, çok daha zor olmuştur :( Rita'nın söylediklerine katılıyorum, bir kez daha umuyorum ki seni anlayıp sana sen olarak değer verecek daha çok insanla karşılaşırsın. Hoşçakal.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok acı verdiği doğru ama bununla baş etmek önemli bence. Ben bazen baş edemiyorum. Dediğin gibi basit birşey gibi görünüyor ama insanı çok yaralıyor böyle şeyler inan bana. Unutamıyor insan kolay kolay. :( Şu an çevremde bana destek veren tek kişi Rita zaten. Rita gibi insan pek yok çevremde. Keşke olsa.

      Sil
  3. Erkek/kız gibi ayrımından bende hoşlanmıyorum. Bence o gruptan uzaklaşmalısın. Onlar olmadan daha iyi idare edebileceğine eminim. Okulun sosyal kulüpleri yok mu? Oradan da kafana göre birileri çıkar muhakkak. Umudunu kaybetme.

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe