Bu böyle gitmez

Çarşamba, Eylül 30, 2015

 Yağmurun yağmasıyla birlikte depresif düşüncelerim birden atağa geçti. Son iki gündür yaşadığım üzüntünün ağırlığı altında yaşamaya çalışıyorum. Bazılarına göre bu durum çocuk oyuncağı gibi görünse de aslında derinlerde bi yerlerde insanı şak diye ensesinden yakalıyor. 
  Kendimi üzgün hissettiğimde yazı yazmaya başlıyorum. Birdenbire oluyor bütün bunlar. Sığınak hikayemin ikinci kısmını da birdenbire yazdım zaten. Bir saat sürdü sanırım yazması. İçimde biriken cümleleri böyle haykırıyorum işte. Çünkü normal hayatta konuşmuyorum. Konuşmak istiyorum, konuşkan biriyim aslında ama konuşulan ortam elverişsiz olunca inan hiçbir şey anlatmak istemiyorum. Çünkü dinlenmediğimi biliyorum. Çünkü gudubet arkadaş grubum ciddi anlamda beni dinlemiyor. Sırf geçen sene ilk kez tanıştık diye mezun olana kadar konuşacakmışız gibi davranıyoruz. Benim dışımda herkes birbiriyle o kadar iyi anlaşıyor ki anlatamam. 
  İnsan ister istemez garipsiyor bu durumu. Dört kişi nasıl da uyum içinde şen şakrak şekilde konuşuyor görmen lazım. Ben sadece sessiz bir figüran olarak aralarındayım sanki. Sadece derslerle alakalı bir durum olduğunda konuşmam kaale alınıyor. Onun dışında bir film ya da dizi hakkında konuştuğumda kimse oralı olmuyor. Bu aralar Sarışın'a dizi tavsiye ediyorum mesela. O bile doğru düzgün dinlemiyor. Çünkü Sırık ve Faik'in dediklerini daha çok önemsiyor.
   Dün ilk derse girerken nasıl da hevesliydim oysa. Hinduyla konuştuk ayaküstü. Ben Cindy ile yarım ağızla konuşuyorum. Sana söyledim ya beni arkadaşlıktan çıkardığını, ondan beridir hiç konuşma hevesi taşımıyorum içimde. Bide pişkin pişkin hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya devam ediyor benimle. İnsan bi kusura bakma der, kendi hatasını telafi eder ama nerdee!
  Sarışına bu durumu anlattım. Bana ''Cindy'nin seninle sorunu yok yanlışlıkla yapmıştır'' dedi. Ben de istenmiyor muyum acaba diye cevap verdim. Bu tür şeyler aslında istenmediğini bir işareti olarak görüyorum ben. Neden başıma böyle şeyler geliyor anlamıyorum. Çok beklenti içerisine de girmiyorum artık eskisi gibi ama neden bir türlü dünyada yaşadığım için kendimi şanslı hissedemiyorum bilmiyorum.
  Zaza'yla konuşmuyoruz. Aman boşver konuşmasın ya, kendi yalanlarına ortak olmak istemiyorum. Yalanları herkesin ağzına malzeme oldu. Utancından artık not konusunu açmıyor hiç. Bikaç kez beni aradı tatildeyken ama açmadım telefonu. Niye açayım ki? Sevmiyorum huylarını. Her şeyde bir üstünlük taslama çabasında. Herkesi maniple edip kendini düzlüğe çıkarma peşinde. En çok ben bilgiliyim imalarından da sıkıldım onun. Ben bilgiden çok arkadaşlık ilişkilerine önem veriyorum. Beni az çok tanıyorsun şimdiye kadar arkadaşlarıma bilgi konusunda üstünlük taslamadım. Bilgi taslamak bana çok egoistçe geliyor. Evet birkaç alanda ilgiliyim ama bundan böbürlenerek bahsetmiyorum. Sohbet sırasında paylaşıyorum sadece. Böyle mesafeli olmak daha iyi bak. Samimi olunca işin boku çıkıyor. 
  Bugün Anwar çağırdı beni yanlarına ama gitmedim dışarıya. Zaza ben olduğum için rahat konuşamazdı. Anwar'ı ilk gördüğümden beri tanıyorum bir gram olsun değişmedi. Hala ilk günkü tanıdığım o iyi niyetli, arkadaş canlısı birisi. Dost kumaşı var o adamda. Sanırım bunu hissediyorum onunla konuşurken. Benim lanet bi özelliğim var, insanları az çok tanıyabiliyorum. Tabiri caizse ne mal olduğunu anlıyorum bir süre sonra. Kimin hakkında ne düşündüysem hiç yanıltmadı beni. Bu durum beni şaşırtmıyor artık.
  2 gündür eve mutsuz geliyorum. Annem bu durumdan oldukça muzdarip. Durmadan ''Sana okulda bir şey mi içiriyorlar? Niye suratın asık sürekli?'' gibi şeyler söylüyor. Ben üzüldüğümde bunu yüzüme yansıtıyorum galiba istemeden. Bunu nedense arkadaş grubunda yapmıyorum. Sessizliğin gücünü kullanıp yola devam etmek en mantıklısı. 
  Ya diyeceksin ki 'ulan bu koca sınıfta sadece bu gudubetler mi var' yok tabi canım. Sana sınıf açlık oyunları sahası gibi diyorum. Birbirinin suratına bakan yok ya. Üçerli beşerli gruplar var ve hepsi burunlarından kıl aldırmıyor. Konuşmaya çalışıyorsun ama devamı gelmiyor. Bu durum bağlanmak değil de vakit geçirme isteğinin bir örneği. Ben keyifli vakit geçirmek istiyorum sadece beni önemseyen insanlarla. Pratiğe geçmesi niye bu kadar zor anlamıyorum. Başka bir grupla konuşmuyorum çünkü kendi aralarından başka biriyle konuşmuyorlar. Soğuk soğuk bakıyorlar ve tanımamazlıktan geliyorlar. Böyle bi ortamda hayatta kalmam bir mucize aslında.
   Rita, gudubet arkadaş grubumla frekansımızın uyuşmadığını söyledi bir konuşmamızda. Onun bu sözlerini düşündüm ara sıra ve ona hak verdim. Sorun da bu aslında. Azıcık frekanslarımız uysa belki de çok başka bir tablo ortaya çıkacak. Düşünsene, gruptaki herkesin birbiriyle anlayışla yaklaştığı, içten bir arkadaşlık tablosu. Ya bazen dışarda böyle gruplar görüyorum. Eskisi kadar çok üzmüyor bu durum beni ama neden diye sormadan edemiyorum.
   Bu dönem çok az ders olacağı için okul hiç çekilmiyor. Kendimi okyanusun ortasında sandalla bir başıma bırakılmış gibi hissediyorum. Dalgaların boyu aşamayacağım kadar büyük. Aklıma Life of pi geldi bak. O da böyle okyanusta mahsur kalmıştı. Güzel filmdi. Neyse duygusal anlamda bi boşluk içindeyim. Etrafımdaki insanlar tarafından önemsenmek, değerli hissedilmek istiyorum. Bu pohpohlanma meselesi değil, bu ''Evet, sen benim için önemlisin'' ifadesi bana göre. Sırık dün ''Özlemişim seni ya'' dedi mesela, birlikte kitabevine girip benden kitap tavsiyesi istedi ve tavsiye ettiğim kitabı aldı. Bu beni şaşırttı valla. Çünkü hiç beklemiyordum bunu. 
  Bu sevgilerini davranışlarına dökebilseler daha iyi olacak aslında. Sırık ve Faik nasıl iyi anlaşıyorlar görmen lazım. Sırık sınıfa adım atıp yanımıza geldikten sonra Faik'in yüzünde güller açtı. Nasıl konuşuyorlar harıl harıl, nasıl kendi aralarında espri yapıyorlar aklın şaşar. Onlar öyle konuşurken ''Biraz önce somurtan Faik değil miydi ya'' diye düşünmeden edemedim. Rita da benimle eskisi gibi değil. Aramızda görünmeyen duvarlar var sanki. Geçen dönem daha sık konuşurduk onunla. 
  Dün o kadar mekan gezdik ama doğru düzgün konuşamadık. Çünkü ne zaman hevesli bi şekilde sohbet konusu açmaya kalksam dördünün elinde telefon gördüm. Bazı yeni mekanlar keşfetmek iyi gelse de sohbet olmayınca bir anlamı olmuyor valla. Benim burada ne işim var hissi kocaman kocaman ünlem işaretiyle kafamda beliriyor her seferinde. Sinirden ve üzüntüden daha fazla devam edemeyeceğim yazmaya. Hafta sonu uğrarım belki buralara.
Bu da şarkımız olsun
Kendine iyi davran. 

You Might Also Like

4 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Milyon defa arkadasliktan cikarikdim. Hemde susuncelerim yüzünden. Ona ragmen unursamadin. Hep sen degerlisin dedim kendime iki kusi sen arkadas istemiyorsa seni bu degersiz kilmaz dedim. Hatta benle konusmayana sabah aksam gukumseyip gunaydin drdim sinir oluyordu cunku hahaa :D
    Yalniz hissediyorsan bu senin degil etrafindakilerin sucu. Not bu ara ben elle tutulur yalnizim :D koca siniftir ve eminim illa anlasacagin baska insanlar vardir. Hatta uzaktan brnim arkadadlik yapabilecegim biri degil dediklerinle daha iyi anlasirsin bana cok oldu.
    Sabah sabah efkarlandim lanet olsun yalnizkiga diye bagirasim geldi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynısı benim başıma da geldi valla Lady. Düşüncelerin yüzünden haksızlığa uğraman çok saçma ya. Belki de doğru olan buymuş deyip yürüyüp gitmek lazım bazen galiba. Ben kendime öyle hiç söylemedim ama söylemeyi deneyeceğim belki işe yarar :) Ben de çok muzdaribim bu konuda ama hayat böyle napıcaksın

      Sil
  2. Yazdıklarınızı okudukça kendimi bir filmin içinde gibi hissediyorum.Bu film benim yaşadıklarımı anlatıyor sanki.Arkadaşlık konusunda benimde hiç şansım olmadı.Bir süre sonra anlıyor ki insan kimseyi olduğundan fazla sevmeyeceksin.Ben artık ailem dışındaki herkese sevgimi tükettim.Çünkü bu dünyada arkadaşlıklar hep çıkara dayalı.Ben isterim ki beni sadece okullar açıldığında hatırlamasınlar, tatilde de bir arayıp hatırımı sorsunlar.Bu gruplaşma lisede kalır sanıyordum ama üniversitede bende aynı durumla karşılaştım.Artık sevginin bile öldüğü bu dünyada hakiki arkadaşlıklar aramak çok zor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediklerinde haklısın ama ben olduğundan fazla değer vermedim neblim iyi bir arkadaşlık ilişkisi kurmaya çalıştım kendimce. Kalp kırmamaya çalıştım ama görüyorum ki en çok benim kalbim kırılmış. Ben de sevgimi tükettim çünkü sevilmeyi hak etmiyor bazıları. Son cümlenin altına imzamı atıyorum. Ancak bu kadar doğru ifade edilebilirdi.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe