İyi niyetinin kurbanı olmak.

Salı, Eylül 22, 2015

Okulların açılmasıyla birlikte hayatım azıcık da olsa hareketlendi. İlk hafta pek fazla gelen olmadığı için ders işlemedi hocalar. Zaten okulun ilk günü hiç beklediğim gibi değil. Ben galiba sürekli bir beklenti içerisinde yaşamaktan sıkıldım. Aslında öyle yapmamam gerekiyor ama elimde değil. Hep daha iyisiyle karşılaşmak istediğimden olsa gerek. 
   Şu sıralar vaktimin çoğunu 2 broke Girls, Glee izleyerek geçiriyorum. Bilgisayarımdaki izlemek için oluşturduğum klasörden film izliyorum her hafta. Yine de içimdeki boşlukları dolduramıyorum. Bütün bu diziler,filmler, kitaplar aslında insanı bir nevi oyalamak için. Dertlerinden, hayatın o berbat gerçekliğinden kaçmak için böyle yollara başvuruyoruz. Bunlar da bir nevi bağımlılık işte naparsın. Ben müziksiz yaşayamıyorum mesela. Her an kulağımda bir şarkının çalması gerekiyor yoksa olumsuz düşüncelerim atağa geçiyor.
  Canım çok sıkılıyor. Gerçek hayatta daha çok sıkılıyor ama belli etmiyorum. Pazartesi ilk gün olduğu için hoca derse girmedi. Sen şimdi bana bi tarafında gülüyorsun ama bu benim vazgeçemediğim huylarımdan birisi. Ne olursa olsun okula ilk gün gitmek. Çünkü bu benim için yeni başlangıçların bir dönüm noktası. Büyüdüğümü, zamanın geçtiğini ve insanların ne kadar çok değiştiğini anlıyorum bu sayede.
   Pazartesi günü hiç karşılaşmak istemediğim biriyle karşılaştım okulda. Eski okulumdan bi kızla karşılaştım. Onun lakabı Becky olsun hadi. Dengesiz bir ruh hali içinde olduğu için ona dengesiz Becky diyeceğim. Dersin başlamasına on dakika kala boş sınıfa girip o boş sıralara, duvarlara bakıyorum öylece. Sonra sınıfta bir başka çıkarcı kız arkadaşım sınıfa girdi ve konuşmaya başladık. Bu kızı da gözüm hiç tutmuyor. İnsanları kullanmayı biliyor anca. Ders seçiminde sorun yaşadığı için benden yardım istedi. Bu kıza da Lucy diyeyim hadi. Lucy ile iyi anlaşıyoruz aslında ama bazı davranışları hiç hoşuma gitmiyor. Yani ben iyi niyetle onun ders seçimlerinde yardımcı olmaya çalıştım ama ne teşekkür etti ne de başka bir şey söyledi. Bu konuda öğrenci işlerinden bilgi aldıktan sonra başka zaman seçim yapacağını öğrendik. İşimiz bitti yollarımız ayrılacak, bi sağ ol bile demedi. O kadar vaktimi ayırıp yardım etmeye çalışıyorum. Düşünceli davranmasını beklerdim açıkçası.
   Bayan Matmazel ve Becky ile cafede oturup sohbet ettik. Lucy de katılacaktı ama artık bizimle işi kalmadığına göre gelmedi. Mendebur suratına hasret kalmıştık zaten! İşin şu kısmına sinir oluyorum; İşi düştüğü için benden yardım istemesi ve geleceğim dediği halde yanımıza gelmeden çekip gitmesi. Bütün bunlar bana hiç doğru gelmiyor.
   Ah salak kafam. Ya var ya ben hiç akıllanmıyorum. Bir türlü Nicki Minaj gibi ''Don't play with me Bitch'' diyemiyorum insanlara. Biri benden yapabileceğim bir yardım istediğinde yapmaya çalışıyorum. Buna enayilik diyen de var, yardımseverlik diyen de. Ben enayi gibi hissetmek istemiyorum bazı insanlara yardım ederken anlatabiliyor muyum. Yani yardım ettikten sonra ''İyi ki yardım etmişim ona ya'' diye içimden sevinmek istiyorum. Ama bu Lucy'e yardım ederken ve böyle karşılık aldıktan sonra hiç öyle hissetmedim. 
   Yemin ediyorum etrafımda doğru düzgün insan yok. Yani kendi gerçekliğimle baş başayım anlayacağın. Matmazel ile epey sohbet ettik. Tatilinden bahsetti biraz. Vizyonu çok geniş bir kadın. Onunla konuşurken çok iyi hissediyorum kendimi. Çünkü hem olgun, hem bilgili hem de anlayışlı birisi. Sanatsal faaliyetlerde çok ortak noktamız var. O da benim gibi seviyor sinemayı, tiyatroyu. 
   Ben sınıfta Lucy ile konuşurken Becky birden kendini bana hatırlattı. Hatırlamıyor numarası yapmaya çalıştım kısmen ama beceremedim sanırım. Kız çok dengesiz ya görmen lazım. Tam laf ortasında bana pişkin pişkin ''Senin yüzünden bu okula gelemedim geçen sene'' demesin mi! Benim gözüm seyirmeye başladı sinirden. Şeytan dedi ki tut saçını kafasını masaya vura vura bayılt. Ulan gerizekalı sen o deli hareketlerini yaparken ben köpek gibi ders çalışıyordum. Kız bir mutlu bir mutsuz hallere giriyor görmen lazım. Bi bakıyorsun seni sevecen bir tavırla dinliyor, 5 dakika geçince regl olmuş kız edasıyla afra tafra yapıp konuyu kestirip atıyor. İçimden ''Ne bu şimdi amk'' diyorum açıkçası. Çünkü anlam veremediğim davranışlar bunlar. 
   Bir seneyi beraber geçirmişiz az çok. İnsan böyle bir şeyi ilk anda şak diye nasıl söyler ya. Tam bir gerizekalılık örneği yemin ediyorum. Al bunu vur Zazaya, aynı kafadalar. Okulda yeni olduğu için birkaç bilgilendirme yapar ardından mesafeli yaklaşırım. Çünkü bu kızla yüz göz olmak istemiyorum. İnsanın sinirlerini bozan yapısı var. Bizim fakülteyi görsen herkese birbirine yabancıymış gibi davranıyor. Sınıftakilerle sanırsın Açlık oyunlarında yarışıyoruz. Nasıl berbat bir ortamda olduğumu keşke görsen. Birbirine soğuk bakanlar mı dersin, muhattap olmayanlar mı dersin, tanımamazlıktan gelenler mi dersin. Bu kadar berbat insan nasıl olur da bir sınıfta toplanır şaşırıyorum doğrusu. Bu sınıfı sevmiyorum. İçinden birkaç kişiyi seviyorum sadece. Gerisinin yüzünü görmek bile istemiyorum. Çünkü sinirlerimi yıpratıyorlar.
   Salı günü yine sınıf az kişi olduğu için ders yapmadı hoca. Çıkarcı Lucy yine bir şey demeden gidecekti. Ben ona seslendim de durdu. Ben konuşurken anca telefona bakıyor. Bu aslında ''Sikimde değilsin, istediğin kadar konuş'' cümlesinin davranışsal hali. Vücut dilinde böyle anlaşılıyor. Ya salaklık bende ne diye muhattap oluyorum ki. Belli insanlarla konuşmak ve diğerleriyle muhattap olmamak inan daha iyi.
   Geçen hafta sabahları okula giderken gaz problemleri yaşadığım için göğüs ağrısı problemi yaşadım. Metroda yürürken birdenbire yürüyemeyecek kadar ağrı yaşıyordum. Öyle bi ağrı ki çok zor yürüyor insanı. Büyüdükçe hastalıklar da ortaya çıkıyor. Zaten beni biliyorsun hastalık hastasıyım. Hiç hastalıktan kaldıramadım başımı. Şu an öyle şiddetli bir ağrı yaşamıyorum. Kalp krizi geçirmekten çok korkuyorum sadece. Umarım korktuğum başıma gelmez.
   Haftanın geri kalanında okula gitmedim. Kendimi daha fazla enayi hissetmemek adına gitmedim. İnsanların çoğu cahilliğe odaklamış kendini. Ben öğrenmeyi, yeni bilgiler edinmeyi çok seviyorum. Bu yüzden bölümümü, edebiyatı, sinemayı, felsefeyi seviyorum. Bence cahillik bilgi ışığını gördüğünde yok olur. Ama çoğunun zihniyeti ''Amaaan ders ne ya siktir et'' olduğu için okulun yolunu unutuyorlar. Ben o kadar yol tepip geliyorum, zamanımı harcıyorum, bir şeyler öğreneyim de şu boktan hayatımı biraz iyileştireyim diyerek okula geliyorum, karşılaştığım duruma bak: ''Ders yok''. Sıçayım böyle işe ya. Eğitimsiz bir toplum en tehlikeli toplumdur. Keşke bunu anlasalar.
   Hafta sonu aşırı halsizdim. Özellikle cumartesi günü sabahı ateşle ve halsizlikle uyandım. Cuma günü ishal olduğum için susuzluk yaşadı vücudum. Bu da halsizliğe sebep oldu. Çiğ meyve yediğim için oldu ya. Allah kimsenin başına vermesin valla çok zor. Şimdi daha iyiyim merak etme. Yediğime daha fazla dikkat ediyorum. Bir yerden sonra insan dikkat etmek zorunda kalıyor işte naparsın.
   Pazartesi günü Ritayı arayıp konuştum ama konuşmayı kısa kesti. Bu durum beni çok üzdü. Biz onunla yarım saat konuşurduk en az. Şimdiki konuşmamız 20 dakika bile sürmedi. Galiba dertlerimi anlattığım için kız mesafeli davranmaya karar verdi. Ee baktı ki benim gibi bi manik depresif var karşısında, topuklamaya karar verdi. Benim mendebur grubumdan daha iyi vakit geçiriyordum onunla biliyorsun. 
   Gülmeyi unuttum. Teselli edilmenin ne demek olduğunu unuttum. Terzi kendi söküğünü dikemez hesabı işte. 2 broke girls dizisi keyfimi yerine getiriyor sadece. Glee'yi sadece arkadaşlık ve müzik ilişkisi yüzünden izliyorum. New York'a gittiler sezon finalinde grupça. Ne kadar güzel yerler gördüler ya. Keşke ben de öyle bir grupla gidebilsem. Santana Lopez'e aşık oldum. Bir kadın bu kadar mı güzel olur ya. Gülümsemesi bile onu sevmeye yetiyor. My Mad Fat Diary dizisini bitirdim. Dizinin son sezonu oldu bittiye getirilmiş. Rae ile çok ortak noktamız var. Bu yüzden onu çok seviyorum. Onun da benim gibi özgüven, arkadaşlık problemleri var. Rae'yi unutmayacağım sanırım hiç. Çünkü bir parçam haline geldi. Ben onun gibi kendime zarar vermedim sadece. İstedim ama yapmadım. Çünkü anlamsız olduğunu biliyorum. O yüzden sakinliğimi koruyup kendi gerçekliğimle yüzleşmeye çalışıyorum her gün. Benim yerimde olsan nasıl baş ederdin bunlarla çok merak ediyorum. 2 yıl hiç ağlamadığını hesaba kat mesela. Dertleri içime ata ata dert çukuruna dönüştüm.
   Bu arada yazılarda kullandığım fotoğraflar sevdiğim filmlerden, dizilerden ya da insanlardan oluşuyor. Duygu durumuma bağlı olarak değişiklik oluyor tabii. Bayram geleceği hiç huzursuzum biraz. Yaşadığım yerin her tarafında kurban kesiliyor ve ben bu görüntüye tahammül edemiyorum. Dini bakımından yeri ayrı ona bir şey demiyorum ama o kesilme görüntülerini görmek istemiyorum. Ben yazarak kendimi iyileştirmeye çalışıyorum, yazarak ayakta kalmaya çalışıyorum ama işe yarıyor mu bilmiyorum. Bazı arkadaşlar bana mail yoluyla destek vermek istediklerini söylemiş. Çok teşekkür ediyorum onlara. Maillerime bakıyorum bu arada. Sanal dünyadaki arkadaşlıklarım gerçek hayatta olsa bu blog olmazdı belki de. Burayı niye açtım sanıyorsun? Kimseye bir şey anlatamıyorum çünkü dinlemiyorlar. Yazarak anlatmak en iyisi. Bazıları yazmasaydım delirirdim diyor ya hani. İşte ben de yazmasaydım delirirdim sanırım. Etrafında hala sarılabileceğin bir arkadaşın varsa git ona sarıl. Çünkü o yaşamındaki en güzel şeylerden birisi. Kaybetme onu.
Bu da şarkımız olsun  
   

You Might Also Like

3 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Okulun ilk haftalarında hep olur soguk tipler.. kimse kimseyle muhattap olmaz falan.. ama cikar icin olmalarindansa olmamalarını tercih ederim :)) yalnız olmaktan mi hoşlanmiyorsun insanlara niye bu kadar takılıyorsun anlamadim ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalnız olmaktan pek hoşlanmıyorum. Sürekli yalnızım çünkü. Ondan dolayı

      Sil
  2. Seninle tanışıp konuşmayı, dertleşmeyi gerçekten istiyorum. Hatta e posta yoluyla ulaşmaya çalıştım sana ama.. Neyse. Hastalıkların konusunda çok geçmiş olsun. Arkadaş çevren konusunda da öyle aslında. Umarım iyi insanlarla karşılaşırsın hep. ^^

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe