Vişne sordu Mia Wallace cevapladı( Son Part): Eğlenceli, mutlu biraz da trajikomiğim

Pazar, Mart 06, 2016

Mia Wallace ile olan röportaj serüvenimizin son durağına geldik telli turnalarım. Bu röportajı yaparken aşırı heyecanlıydım ben biliyorsunuz. Bu röportajı yaptığım için çok mutluyum. Kalbimin sesini dinleyip hareket ettiğim için şanslıyım. Çünkü karşımda oturan şahane bir insan vardı. Gülümsüyordu, bir sürü şey anlatıyordu durmadan. Mutsuzluk zaman diliminden silinmiş gibiydi sanki. Böyle sevdiğim insanlarla bir arada olunca hakikaten mutsuzluğu unutuyorum. O an sadece mutlu olmaya odaklıyorum kendimi ve işe yarıyor. 2010'da tanıştığım, 2012'de bir cafede konuştuğum, 2015'te röportaj yaptığım Mia bir gün olsun değişmedi. Bu benim için çok ama çok önemli. Tanıştığım insanlar bir süre sonra benden uzaklaşıyor. Bu durumdan nefret ediyorum çoğu zaman. Ama blogdan tanıştığım insanlar bana yüzünü çevirmedi. Sed olsun, Mia olsun hiçbiri samimiyetini benden esirgemedi. Bu belki basit bir şey olarak görülebilir bazılarınız için ama benim için çok değerli ve anlamlı şeyler. Çünkü ben en kötü zamanlarımda bu insanların bana verdiği güç ve mutlulukla ayakta kalabiliyorum. Üzüldüğümde aklıma güzel anılar gelmesini sağlıyorlar. Görünmez bir el olup omzuma dokunuyorlar bazen. O yüzden bazı arkadaşlıklar benim için çok değerli. Böyle şahane bir insan tanıdığım için çok şanslıyım. Esasında blogda tanıdığım insanların çoğunu sevdim. Bu röportajdan daha uzun süre konuştuk valla. 4 saat boyunca o kadar çok şey konuştuk ki terapi gibiydi benim için. Eve giderken ne dert kaldı ne tasa. Antidepresan gibi kız yemin ediyorum. Neyse lafı fazla uzatmadan röportajın son kısmıyla sizi baş başa bırakayım. İşte merak ettiğim o sorular;

Müzikte neyi tercih ediyorsun? Ruh haline bağlı müzik değişimi oluyor mu sende?
 Oluyor ya ama müzikte daha çok alternatif Rock severim. Sevdiğim tarz o oluyor genel olarak. Şu sıralar arkadaşlarımı bununla bunalttım ama  en çok dinlediğim grup Son Feci Bisiklet. Hatta 5-6 konserine gittim. Tüm konserlerine gidiyorum kaçırmıyorum. Hayal Kahvesindekileri özellikle. Son Feci Bisiklet grubunun şarkılarını, sözlerini çok seviyorum. Radiohead’i çok severim ayrıca. İkisi de benim için özeldir.
Türkan Şoray’a olan bağlılığın blogda çok fazla belli oluyor, epey seviyorsun. Onu kendine idol olarak mı görüyorsun?
Aslında beni görüntü olarak Türkan Şoray’a benzetiyorlar ama onunla hiçbir alakası yok. Ben Türkan Şoray’ın sinemacı kişiliğini seviyorum. Hatta bugün bunu bir arkadaşımla da konuştum. İyi oldu böyle bir soru geldiği için. Türkan Şoray’ı neden seviyorum? Onun yeteneğini seviyorum. Aslında şöyle bir algıda var. Türkan Şoray güzel kadın. Bir sürü filmde oynamış. Hatta dünyada en çok filmi olan kadın oyuncu bu arada. Ben bundan dolayı sevmiyorum. Benim sevdiğim özelliği üretken olması. İdol olarak göremem çünkü o bana göre çok fazla yetenekli. Bir sürü senaryo yazmış, yönetmenlik yapmış. Hiçbir zaman sinemayla olan bağlılığı gitmemiş. Çoğu filminin senaryosu ona ait. Benim gibi senaryo yazma yeteneği olmadığı için konuları buluyor. Kitaplardan hikaye görüyor ve senaristlere götürüyor. Hadi bunu yazalım diyor. Bütün senaryonun başında kendisi var. Oynamadan önce filmlerin sonundan başına, cümlelerine varana kadar ilgileniyor ve sonra oynuyor. Beni o etkiliyor, yani verdiği özenden dolayı seviyorum.
Hayatta olmazsa olmazın ne? Ne olmazsa yaşamam dersin?
Ailem olmazsa yaşayamam. Kesinlikle yaşayamam. Başka bir cevap gelmiyor aklıma şu an. Hatta bunu düşünmek bile istemiyorum. Ailemin olmadığı bir dönemi düşünmek istemiyorum hayatım boyunca.
Kendini üzgün hissettiğinde bunu nasıl aşıyorsun? Belli bir yöntemin var mı? Üzgün hissettiğinde ne yapıyorsun?
Kendimi üzgün hissedince ben aslında sıkıcı oluyorum. Çünkü hiçbir şey yapmıyorum. Üzgünsem hakikaten kitap okuyamıyorum, film izleyemiyorum. Hiçbir şey yapamıyorum. O üzgünlüğümün geçmesini beklerim. Hiçbir şey yapmadan geçmesini beklerim. Bazen de tek başıma kahve içmeye giderim. Tek başına dışarı çıkmak bazıları için yalnızlık ama bana göre yalnızlık bir yandan da çok güzel bir şey. Ben yalnız olmayı da çok severim. Ban yalnız olmak, tek başına dışarı çıkmak iyi geliyor. Eğer üzgünsem kimseyle görüşmek istemem zaten çünkü kötü bir enerji vermek istemem. Genelde tek başıma takılırım sonradan geçiyor.
Sen tek başına sinemaya gitmiştin galiba. Geçmişte öyle bir deneyimin olmuştu. Hala buna devam ediyor musun?
Evet devam ediyorum.
Peki memnun musun bundan?
Memnunum. İlk gittiğim zaman hiç memnun kalmamıştım. Hiç hoşuma gitmemişti hatta. Beş sene önce bunu kıyaslarsan insan nasıl da değişiyor. Şu an sana cevap verirken daha çok özeleştiri yapıyorum. Şu anda benim için tek başıma sinemaya gitmek çok eğlenceli. Eskiden olsa çok kötü derdim. Hatta tek başıma sinemaya gittiğimi anlattığım yazıyı yazdığım dönem çok kötüydü benim için bu durum. Şu an çok güzel deneyim oluyor bana. Hatta üzgünsem sinemaya gidiyorum, bence çok eğlenceli.
Blogdaki Mia Wallace karakterini 3 kelimede tanıtmak istesen ne söylemek isterdin?
Ben dışarıdan nasıl göründüğümü pek bilmiyorum aslında. Sanırım şunlar olurdu: Eğlenceli, mutlu ve biraz da trajikomik. Şu an aklıma bunlar geldi.                                
Blogunu hiç tanımayanlar bloğuna girdiklerinde yazılarını neden okumalı?
Bence kafalarını dağıtmak için okumalılar. Çünkü eğlenceli şeyler yazıyorum çoğu zaman. Ayrıca sinema ve müzikle ilgili çok şey yakalayabilirler. Benim bloğumu okuyunca insanlar kitap almak isteyebilirler bence. Çünkü okuduğum bazı kitapları çok övüyorum. Film de izlemek isteyebilirler. Benim zevklerimi merak edebilirler belki. Eğlenmek için de okuyabilirler.
Bide film eleştirileri de yazıyorsun bazen bloğunda. Ben başarılı olduğunu düşünüyorum bu konuda. Bu film eleştirilerini başka platformlara taşımak istiyor musun hiç?
Teşekkür ederim. Öyle bir fırsatım olursa izlediğim filmleri zorunlu olmadıkça eleştirmeyi çok isterim. Zorla yapılan işlere pek gelemiyorum. Şunu yapmak zorundasın cümlesini sevmiyorum çünkü. Böyle bir imkanım olsaydı film eleştirisi yazmak isterdim. Ben bi dönem film fragmanlarının metinlerini yazardım. Kuzenimin şirketi vardı. İnternet üzerinden fragman metinlerini yazıyordum. O bile benim için eğlenceliydi düşün. Yani eleştirisini yapmıyordum filmi tanıtıyordum. Sinemayla filmlerle ilgili işler yapmayı seviyorum. Blogumda yazıyorum işte bazen başka yer olmadığı için.
Blog arkadaşların senin için ne ifade ediyor?                         
Blog arkadaşlarım çok değerli benim için çünkü blogdan tanışıp hala görüştüğüm çok sevdiğim insanlar var. Öncelikle sen varsın – gülüyor- Mesela biz seninle 2012’de görüşmüşüz düşün bak ne zaman. Blog arkadaşlarıyla buluşunca çok güzel bir enerji oluyor, çok güzel bir etkileşim oluyor. O yüzden onları çok seviyorum. Çünkü benim normal arkadaşlarımdan bile çok şey biliyorlar benimle ilgili. Ben bloğumda kendimi tam olarak açtığım için daha samimi oluyor. Bide yazılar üzerine konuşuldukça sohbet güzelleşiyor. Ben onları okuduğum ve kendilerini tanıdığım için normal arkadaşlıktan biraz daha farklı oluyor. Biraz daha samimi gibi olabilir. Çok güzel değişik bir hissiyat bu. Blogdan çok arkadaşım yok ama olanlar da özel insanlar benim için. Görüştüğüm kişiler onlar.
Başkasıyla görüşmeyi düşünmüyorsun o zaman blogdan?
Yok düşünmüyorum blogdan. Genel olarak pozitif, sevecen biri olsam da çok arkadaş canlısı değilim. Yani çok fazla arkadaşım yok, gerçek hayatta 2-3 tane arkadaşım var. Blog arkadaşlarım da sayılıdır. Gerçek hayatta beni bilen çok az. Genelde bilmiyorlar beni okuyanlar. Blogdaki herkesle tanışayım ya da blog buluşmalarına gideyim diye bir şey düşünmem. Blog buluşması olursa bir şekilde hoşuma da gider.
Peki ilerde kendini ifşa etmeyi düşünüyor musun? Yoksa anonim kalmanın güzelliğini yaşamaya devam mı etmek istiyorsun?
Kesinlikle anonim kalmayı tercih ediyorum. Kendimi ifşa etmeyi düşünmüyorum ama olur da bir şekilde ortaya çıkarsa bunu saklamam. O kadar önemli bir şey değil. Eğer bu benim elimde olarak devam ederse kendimi ifşa etmem anonim kalırım. Çünkü anonim olmak çok güzel.
Blogdaki çoğu yazında seyahat ve tatil anıların var. Seyahat etmeyi seviyor musun? Seyahatlerin seni ne anlamda değiştirdiğini düşünüyorsun?
Seyahat etmeyi çok severim. Çünkü farklı bir ortamda olmayı seviyorum. Her ortam benim için farklı. Bu sene biraz talihsiz olsa da tatil yapmayı çok severim. Seyahatler benim için kitap okumakla geçiyor. Genelde kitap okurum. Bide aileyle fazla zaman geçiriyorsun ya iş güç olmadan sadece ailenle vakit geçiriyorsun. Bu yüzden tatil yapmayı seviyorum. Yeni yerler görmeyi seviyorum.
Gittiğin yerlerde en çok sevdiğin şehir hangisi oldu bu zamana kadar?
Şu ana kadar İzmir’i sevdim. Çünkü Efesi gezdim. Hatta her İzmir’e ya da Kuşadası’na gittiğimde Efesi gezerim. 3-4 kere gittim hiçbir zaman da sıkılmadım. Çünkü tarihi yerleri çok seviyorum. Onları incelemekten yorulmam. En çok efesi sevdim.
Takip ettiğin dergi var mı bu aralar?
Benim takip ettiğim tek dergi var o da Uykusuz. Şu ana kadar da öyle başka dergi takip etmedim. Moda, magazin dergilerini takip etmedim. İlgim de yok yani. Okurken sıkılırım büyük ihtimalle.
Uykusuz dergisinde Çarpışma hikayesinin en çok hangi yönlerini seviyorsun?
En sevdiğim hikaye o sahiden. İlişkilerini seviyorum. İlişkilerle ilgili şeyleri okumayı, izlemeyi seviyorum. İlişkiler derken öyle romantik komedi filmlerindeki gibi ilişkiler değil, gerçekçi bir ilişkiyi seviyorum. Çünkü bana göre Burak ve İpek’in ilişkileri çok gerçekçi. O baloncuklarda yazılan düşünceler bile beni etkiliyor. Birbirleriyle sürekli ayrılıp barışmaları hoşuma gidiyor. Gerçekte böyle arkadaşlarım olsa sıkılırım ama İpek ya da Burak gibi arkadaşlarım olsa kızarım ama bunları okumayı seviyorum.
Tüyap kitap fuarında bu hikayenin çizeriyle tanıştın. Onunla tanışmak nasıldı?
Şöyle söyleyeyim bu hikayeyi çizeni çok sevdim. O gün imzalattığım dergiye Burak karikatürünü çizdi. Fazla konuşamadık ama bu hikayeyi ne kadar çok sevdiğimi anladı herhalde. Çünkü ben çok heyecanlandım onu görünce. Bana kocaman Burak karikatürünü çizince çok etkilendim. Verdiğim değeri alabilmiş gibi hissettim. Uykusuzun imza günlerini o yüzden çok seviyorum. Ayrıca en çok Ersin Karabulut’u seviyorum. Ergenliğim.. – gülüyor-
Evet Ersin Karabulut seni takip edince çok sevinmiştin yanlış hatırlamıyorsam..
Beni İnstagram’da takip edince çok sevinmiştim. Hatta beni unfollowadı mı diye her gün bakıyordum. O derece yani ergen gibi. Hiçbir zaman ergenliğim bitmedi bu arada. Bu heyecanı seviyorum. Tabii artık takip etmiyor. Ben onun yeteneğini seviyorum. Çok güzel çizimler yaptığına inanıyorum. Kendisini, çizimlerini, kişiliğini seviyorum.
Son olarak seni seven bloggerlara, okuyuculara ne söylemek istersin?

Öncelikle beni bu kadar okudukları için onlara teşekkür ederim. Hatta beni şımartıyorlar bide şaşırtıyorlar. Her zaman beni okumalarını isterim. Aslında söyleyecek pek bir şeyim yok. Ben de bloğa girip yazdıkça onları okumaya devam edeceğim. Blogumu ve blog arkadaşlarımı çok seviyorum.
...
Bu da şarkımız olsun (Mia'nın sevdiği şarkılardan birisi)
Kendine iyi davran
Daha çok röportaj yazılarında görüşürüz umarım.

Hamiş: Röportajın Birinci kısmı burada ikinci kısmı ise şurada.

You Might Also Like

5 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Yaaaaaa! <3 duygulandiiim!

    Ne guzel roportaj olmus benim kurdugum ozurlu cumlelere ragmen ehehe. Super sorular sormussun 😍

    Benimle ilgili soyledigin guzel cumleler beni cok ama cok simartti tesekkur ederim visne! Harika bi dostsun.

    Seninle bulusmak konusmak benim icin de terapi gibiydi. Hislerimiz karsilikli!


    Iyi ki bulusmusuz ve iyi ki benimle yapmisssin ilk roportajini. Kendimi cok sansli hissediyorum.

    Sarki da super bu arada :*


    Canim degerli arkadaşım..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Miaaa ^_^
      Ya hiç de öyle cümleler değil gayet samimi cevaplardı bence. Sonuçta röportaj sırasında ne söyleyeceğimizi kestiremiyoruz. Ben neler söylemişim duyman lazım. Çok fena heyecanlanmışım soru sorarken :D
      Rica ederim. Sen de şahane bir dostsun benim için. Gerçek fikirlerimi söylüyorum. Ben de çok şanslı hissediyorum valla. Çok büyük bir artı bu benim için. Şarkıyı da sevdiysen ne mutlu bana ehemehe :>

      Sil
  2. Bu röportaj serisini aşırı sevdim ve Vişne sana ayrı bir gerekir etmek istiyorum.Mia ilk okuduğum blog sayfası olduğu için yeri ben de çok ayrı.Çok iyi hatırlıyorum blogu kesfettigim ilk gün ilk yazıdan itibaren okumaya başlamıştım kitap olur gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de ilk okuduğum bloglardan birisidir Mia'nın blogu. Çok iyi bir başlangıç yapmışsın bence Hermione. Teşekkür ederim beğenin için :> Ben de sevdiğim insanlarla röportaj yapmayı sevdim valla. Mia'yı sevmeyen yok herhalde ya. Sevmeyen de sorunludur bence biraz.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe