Ben ne zaman öleceğim tanrım? Sabah olunca mı?

Cumartesi, Nisan 02, 2016

Şu hayatta bir türlü kendimi düzlüğe çıkaramadım. Herkes bir şekilde kendini kurtarma yolunu bulurken ben onların kurtulmasına yardım ettim hep. Belki de dünyaya insanlara yardım etmek için gönderilmişimdir, bilemiyorum. Tek bildiğim hayatımdan memnun olmadığım. İçsel bir huzursuzluk benimkisi. Bir türlü huzuru yakalayamıyorum şu sıralar. Ne yaparsam yapayım mutlu olamıyorum. Elimde avucumda ne varsa tükendi sanki. Hayat gözüme çok anlamsız geliyor çoğu zaman. Bütün bu hayatı hak edecek ne yaptım onu bile bilmiyorum. Tanıdığım her insan bir süre sonra yabancı kesiliyor bana. O kadar çok uzaklaşıyor ki aramızdaki bağ kopuyor şak diye.
  Son zamanlarda ne yapıyorsun diye soracak olursan, dizi izlemek ve kitap okumak dışında hiçbir şey yapmıyorum. Geçen ay kulaklığım bozulduğu için sinir olmuştum. Sonunda bir tane bulabildim ama o da beklediğim gibi ses vermiyor. Eskiye dair ne varsa unutmak istiyorum ama öyle ha denilince silinmiyor bazı şeyler. Sinirlerim o kadar bozuk ki durup dururken ağlayabilirim. Geçen ay anneannemin doğum günüydü. Beni o büyüttü biliyorsun. Annem türlü şeyleri bahane edip son dakika gitmekten vazgeçti. Nasıl üzüldüm anlatamam.
  Üzüntüye alışmak ne tuhaf bir şey. Eskisi gibi acı çekmiyorsun ama mutlu da olamıyorsun. Öyle bir arada kalmışlık hissiyle yaşıyorsun. Galiba bunun adı büyümek oluyor. Ergenliğimde bir şeye deli gibi üzülürdüm. Şimdiyse o kadar fazla üzülmüyorum. Düşüncelerimde kendi ölümümü tasarlıyorum. Her ölüm sahnesini kafamda canlandırıyorum. Benim gibi sevgisiz yaşayan insanlar bu tarz şeyleri çok düşünür kafasında. Çünkü gidebileceği son nokta orasıdır.
  Birkaç hafta sonra doğum günüm. Geçen sene arkadaşlarım yarım yamalak kutlamıştı. Sırf ayıp olmasın diye kutladıklarına adım gibi eminim. Çünkü samimiyet yoktu ortalıkta. Oysa Sırık'ın doğum gününde buram buram samimiyet vardı. Demek ki onların gözünde yerim yokmuş. Gudubet arkadaş grubumla konuşmayalı aylar oluyor. İnsanların beni hayatlarından bu kadar çabuk çıkarmalarına hala alışamıyorum.
  Asıl kötü olan ne biliyor musun? İnsanın kendi kendini teselli etmesi. Kendime o kadar çok üzülme diyorum ki artık zihnime kazındı sesim. Kendime ''Bu da geçer, neleri atlatmadın, sakin ol'' demekten yoruldum. Çevremdeki insanların beni hayatlarından kolayca çıkarmaları beni değiştirdi. Daha duygusuz, daha taş kalpli birisi yaptı. Hiçbir şeye şaşıramaz hale geldim.
   Okulda durumlar bildiğin gibi. Geçen ay bazı şeyler fark ettim. Takıldığım erkek grubunu fazla sevmediğimi anladım. Hindu mesela, her söylediğime kulp buluyor. O kadar sinir oluyorum ki bu duruma bazen hiçbir şey paylaşasım gelmiyor onunla. Hoş, ne söylesem karşı çıkıyor, dinlemiyor bile. Bir diziden bahsediyorum mesela heyecanlı bir şekilde, bana ukala ukala ''Zaman kaybı onlar, hiçbir halta yaramıyor'' diyor. Bendeki bütün heves toz olup uçuyor. Bütün hevesim kaçıyor. Ya bir kerede karşı çıkmasa ölür sanki. Niye böyle yapıyor anlamıyorum. Bir konu hakkında bir şey söylediğim zaman söylediklerimi kabul etmeyip başka şeyler söylüyor. Hal böyle olunca hiçbir şey konuşasım gelmiyor. Crow desen ayrı bir denyo. Nasıl sinir oluyorum anlatamam. Bi tv kanalında çalışıyor. Kendisi çalıştığı için hava atıyor çoğu zaman. Hiç uyuşamadık onunla. Camus'un arkadaşlığını seviyorum ara sıra. O insan halinden anlıyor.
    Ha benim gudubet arkadaş grubumun dışladığı çocuk vardı hatırlıyor musun. Onunla iyi arkadaş olduk. Aynı diziyi izliyoruz. Üstelik konuşacak şeyler buluyoruz bazen. Genelde soru sormak için mesaj atıyor ama okulda konuşuyor benimle. İyi bir insan bence. Bana çikolata ikram etti. Düşünceli bir yapısı var. Ben böyle düşünceli insanları seviyorum sanırım. Sınav dönemi boyunca telefonuma sürekli sınavla ilgili soru sormak için mesaj attılar. Fırlatıp atasım geldi yemin ediyorum. İşi düştüğünde anca mesaj atmasını bilirler sadece. Ben insanları kullanmayı sevmediğim için yalnızımdır belkide. Asla sınav zamanı böyle girişimde bulunmuyorum. Çünkü şık bir hareket değil. Rita bile sordu ya inanamazsın. Sınav zamanı böyle şeyleri sevmiyorum. Çünkü sınavlar bittikten sonra bir daha hiç mesaj atmıyorlar.
  Sırık ve Faik ile iyi anlaşıyordum ben çünkü hemen hemen aynı kafa yapısındaydık. Ben arkadaşlar arasında eğlenmeyi çok seviyorum. Faik ve Sırık çok eğlenceli tiplerdi. Yani üçümüz iyi bir şekilde idare ediyorduk ama bir yerde ilişkimiz tıkandı. Bu diğer erkek grubunda eğlence anlayışı bana pek uymuyor. Biraz Avrupai kalıyorum galiba yanlarında. Uyumsuzun tekiyim yemin ediyorum. Bir ortama doğru düzgün ayak uyduramıyorum. Okulda kulüp mulüp olmadığı için öyle sap gibi kaldım. Sınıfta Sırma ve birkaç kızla konuşuyorum dersler hakkında. İnsan ilişkilerinden anlamıyorum galiba. Bir türlü böyle frekansımın tuttuğu biriyle karşılaşamadım. Ders çıkışı bir cafede uzun uzun sohbet ettiğim kimse olmadı.
   Böyle ot gibi yaşamaktan gram keyif almıyorum. Okula git, eve gel, kitap oku, dizi izle, tiyatroya git. Hep aynı şeyler. Bide tiyatroya hep tek gidiyorum. Geçen gün 4. numaralı teyzemle alışverişe gittik. Bana ''Tek başına tiyatroya gitmekten sıkılmıyor musun'' dedi. Bende ''Sıkılıyorum ama napim arkadaşlarım gelmiyor benimle'' dedim. 3 gündür kimseyle konuşmadığımı fark ettim. Düşünsene telefonuna mesaj gelmiyor, okulda çok az konuştuğun insanlar var. Yalnızlık güzel ama fazlası bünyeye ruhsal anlamda zarar veriyor bence.
  Hayatımda birkaç değişiklik yapmak istedim ama onu da elime yüzüme bulaştırdım. Kredi kartı çıkardım ilk olarak. Yıllardır kredi kartına karşı çıkıp bankacılara taviz vermeyen Vişne, kredi kartı sahibi oldu. Olacak iş değil valla. Genelde kitap, dergi ve bilet satın alıyorum. Onun dışında fazla kullanmamaya özen gösteriyorum. Bir yandan da gördüğüm her şeyi almak istiyorum. Alışverişkolik mi oldum yoksa istemeden. Onun dışında Snapchat açtım kendime. Tost makinesi kameramla sevdiğim film ve kitapları paylaşıyorum ara sıra. Lens özelliği olmadığı için hiçbir şey yapılmıyor. İnsanlar ne güzel suratlarını şekilden şekle sokuyor. Bense tost makinesi kameramla fotoğraf çekmeye çalışıyorum. Snapchat çok eğlenceli bir yer bence. İnstagram'dan daha kullanışlı.
  Okuduğum kitaplardan keyif almıyorum çoğu zaman. Belki de doğru kitabı seçmemişimdir. Böyle bir memnuniyetsizlik var şu sıralar bende. Her şeyden çok sıkılmaya başlıyorum giderek. Çünkü anlamsız geliyor bütün bunlar. Hayatın kendisi, arkadaşlıklar, okuduğum kitap. Çünkü her şey bitiyor. Hayat bitiyor, arkadaşlıklar mazide kalıyor, kitaplar raflarda unutuluyor. Anılar tazeliğini yitiyor, hisler köreliyor zamanla. Bütün bunların olacağını bilerek yaşamak benim için çok zor. Hayatım 2012 yılından beri donmuş gibi hissediyorum. 2013 yılında girdiğimden beri gittikçe kötüleşen bir ruh haline sahip oldum. Gerçekten, o yıllara dönüp baktığımda hiç mutlu anımı hatırlamıyorum.  Birkaç tane var sadece.
  Nereye gitsem dışlanan taraf oldum. Dışlanmamak için insanlara iyi davranmak bile yetmiyor bazen. Çünkü istenmiyorsun, çünkü elektriğinizin uyuşmadığını biliyorsun, olmuyor. En kötüsü de bunu bilmek ve bununla baş etmeye çalışmak. Şöyle kafa dengi birilerini bulsam, konuşsam doya doya bu kadar çok şey biriktirmem belki içimde her şeyi. Meşhur bir diziyi bile bilmeyenler var. Bilmek zorunda değiller tabii ama şu an en çok izlenen bir dizi. Elbet duymuşlardır yani. Böyle çok az konuşma yapınca bende konuşma bozukluğu ortaya çıkmaya başladı. Kelimeleri toparlayamıyorum artık. Konuşurken tıkanıyorum çoğu zaman. 
   Mutlu şeyler yazamıyorum. Benden mutlu şeyler yazmamı beklemeyin. Çünkü mutluluğa dair en ufak bir şey yaşamıyorum. Bazı anlarda yüzüm gülüyor sadece o kadar. Onun dışında çoğu zaman mutsuz duygusuz şekilde yaşıyorum. İnsanların arasında bir hayalet gibi yaşadığımı hissediyorum çoğu zaman. Sanki onlar için varlığımın hiçbir önemi yok. Allahtan çok sabır diliyorum kendime. Lütfen geçsin artık bu diyorum sık sık. Hani yazılarımı okuduktan sonra böyle bi garip burukluk çöküyor ya üstünüze, işte ben o burukluğu hayatımın her anında yaşıyorum. Çünkü bu benim gerçekliğim olmuş. Nereye gidersem onu peşimden götürüyorum. Gerçi bu burukluğumu fazla belli etmemeye çalışıyorum, anlaşabildiğim insanlarla anlaşmaya çalışıyorum ama hayatımda yine bir şeyler eksik. Aslında yaşarken yazdıklarımın hiçbir önemi yok. Ben öldükten sonra kelimelerim anlamlı olacak bunu biliyorum. Burada sadece kendi mutsuzluğumu sayıklıyorum. Yıllardır peşimi bırakmayan mutsuzluğumu.
   Fotoğraf çektirmenin ne demek olduğunu unuttum biliyor musun. Yani dönüp bakınca 2012'den sonra arkadaşlarımla doğru düzgün fotoğrafımın olmadığını görüyorum. Meğer ne kadar kopmuşum hayattan. Lisede arkadaşlarımla fotoğraf çekmek için yanıp tutuşurdum. Bir hatıram olsun baktıkça mutlu olayım isterdim. Şimdiyse bu düşüncemden tamamen kopmuş durumdayım. Bir spot ışığının altına geçip içimdeki her şeyi anlatmak istiyorum. Keşke sınavım yalnızlık olmasaydı. Keşke bu kadar acı çektirmeseydi bana şu hayat.
Ben ne zaman öleceğim tanrım
Sabah olunca mı?
Keşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydım..

Bu da şarkımız olsun

You Might Also Like

4 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. bende anksiyete bozukluk var kendime çok benzettim seni acaba anksiyetemiz var diyemi böyleyiz biz ders bile çalışamıyorum yani allah sonumuzu hayır etsin vişne ne kötü insanlar ne güzel hayatlar yaşıyor biz böyle acı çekiyoruz bende sürekli haberlere bakıyorum sonra moralim bozulyor gün içinde ruh gibi geziyorum gelecek korkusu çok yoruyor beni neyse canını sıkmayayım kendini suçlama yani belki sorun sende değildir çevrendedir anksiyededir sürekli kendimizi suçladıkça olan öz güvenimizde yerle bir oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmiyorum ama bu durum canımı çok sıkıyor Godoya. Sürekli olumsuzlara denk gelmek bir süre sonra çekilmez oluyor benim için. Amin ya. Sonumuz iyi biter umarım. Valla nereye kadar böyle yaşarız bilmiyorum. Biraz bende biraz çevrede bence sorun ama bir türlü çözüme kavuşturamıyorum

      Sil
  2. mail adresin inaktif mi? hata veriyor .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. severimden sonra iki tane alttan tre var. Ondan gitmemiş olabilir mailin. Tekrar dene istersen hala kullanıyorum

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe