Nefes alıyorum, öyleyse hala umut var.

Çarşamba, Mayıs 11, 2016

  Günler ışık hızıyla geçiyor ve ben yine zamana yetişemiyorum. Hiçbir şeye yetişemiyorum ya ona yanıyorum bazen. Kendim için o kadar alarm kurup şöyle şöyle yapacaksın desem de bir türlü ayak uyduramıyorum. İçimden geldiği gibi yaşamayı seviyorum galiba. Zaten özgürlüğü oldum olası sevmişimdir.
  Aslında şu an proje ödevimi yazmam gerekiyor harıl harıl ama dayanamadım yazı yazayım dedim. Buraya uğramayı çok özledim. Sınav haftası yaklaştığı için yusuf yusuf atıyor bir tarafım. Nasıl yetiştireceğim o kadar notu hiç bilmiyorum. Gerçi arkadaşlarımla yardımlaşıyoruz ama sınavda duvara toslamaktan korkuyorum. Proje için günlerimi harcıyorum. Aslında bir ay süre verdi hoca ama salak gibi sürekli erteledim. İçimdeki o sinsi ses durmadan ''Aman yarın yaparsın siktir et, hafta sonu yaparsın boş ver kitap oku'' diye diye projeyi böyle geç yapmama sebep oldu. Sinir oluyorum bu kötü iç sesime. Halbuki diğer iç sesim ne güzel ''Hayır sakın erteleme, kalkıp bir an önce bitir şu projeyi'' demişti. Salak kafam her zamanki gibi rahatlığı tercih etti. O rahatlık geldi sıkıştırdı köşeye beni şimdi.
  Şu sıralar ne yapıyorsun diye soracak olursan efil efil sınavlarımı düşünüyorum. Okuldan eve geldiğimde çok rahat hissediyorum. Dışarı çıktığımda kafese konulmuş bir kuş gibi hissediyorum. Sadece sevdiğim insanların yanında kendim olabiliyorum. Bunu daha çok blog arkadaşlarımla buluşunca yapabiliyorum. Çünkü onlar beni olduğum gibi kabul ediyorlar. Bu benim için çok önemli bir şey. Olduğum gibi kabul edildiğimde daha fazla iletişim kurabiliyorum karşımdakiyle. Okulda fazla kendim gibi davranamıyorum çünkü kafa yapımın uyuştuğu insan yok gibi. Sınıf arkadaşlarım elbette var ama aynı şeyleri düşünüp aynı şeylere güldüğüm birisi yok. Böyle bir şeyi üniversitenin birinci sınıfında yakalamıştım sonra kaybettim.
   Eve gelir gelmez snapchatten kim ne yapmış onu izliyorum. Çok keyifli bir şey benim için. Çünkü sevdiğim birçok insanın gözünden etrafı görüyorum. Hal böyle olunca daha ilginç oluyor kullanması. Arada kendi kendime eğlendiğim de oluyor. Video çekip kendimi güldürmeye çalışıyorum. Tabii bunları yayınlamıyorum. Tipimi fazla beğenmediğim için yüzümü genelde göstermiyorum pek. Whatsapp'ta bile fotoğrafımı yeni yeni koydum, gerisini sen düşün.
   Geçen gün miskinlik yapıp okula gitmedim sabah. Uyku mu tatlı geldi bilmiyorum ama alarmın çalmasına rağmen hiç oralı olmadım. Bide ben kurduğum alarmı 5-10 kere erteliyorum. Çünkü uykuya çok düşkün bir insanım. Örneğin sekiz buçukta ayarladıysam alarmı dokuzda uyanıyorum. Annem sabahları tepemde sinir küpüne dönüşüyor. Eskiden okula gitmediğim gün üzüntüden kafayı yeme noktasına gelirdim. Kendime aşırı kızardım. Bu duruma babam da çok söyleniyor. Şimdilerde o kadar çok takmıyorum bu durumu. Azıcık hayıflanıyorum sonra çikolata yiyince geçiyor. Kinder yumurtayı çok sevdiğimi söylemiş miydim? İçinden çıkan oyuncaklara bayılıyorum. Eşek kadar oldum ama hala kinder sürpriz yumurta alınca çocuklar gibi seviniyorum. İçimdeki çocuk hiç büyümüyor galiba.
   Önceki hafta anksiyete krizim tuttu yine. Bu seferki boğucu etkiye sahipti biraz. Odamın duvarlarına bakıp ölümü düşündüm durmadan. O anki psikolojiyle insan neler düşünüyor işte. Anksiyete bozukluğu özetle düşüncelerin kafanın içinde sıkışması bence. Çünkü o kadar çok düşünce birikiyor ki bir süre sonra bu durum endişeye sebep oluyor. Ben böyle durumlarda dışarı çıkıp derin nefes alıp vermekten başka bir şey yapmıyorum. Çok kötü bir an bu anlayacağın. Çünkü birdenbire kötü düşünceler üzerine çörekleniyor. Sürekli olumsuz çıkarımlarda bulunuyorsun. Bir insan evinin duvarlarına bakıp keşke ölsem diye düşünür mü ya olacak iş değil. Şimdi daha iyiyim. Bu tür krizlerin etkisi uzun süreli olmuyor zaten.
   Benim yine kitap oburluğum tuttu. Kalktım yine 10 kitap birden aldım. En çok almak istediğim kitapları aldım bu sefer. Doğum günümde hediye almadığım için kendime hediye alayım bari dedim. Girdim internete bastım sepete ekleye. Sonrası beklemek. Kargoyu bekleye bekleye bir hal oldum. Kargom geldiğinde aşırı mutlu oldum. Bir sürü evladım oldu. Hepsini tek tek inceleyip sevdim çünkü onlar benim bebeklerim. Sınavlarım bittikten sonra onları okumaya başlayacağım teker teker. Yaz ayında kitap alamayacağım büyük ihtimalle. Kendime sınır koyduğum için öyle ha diye kitap alamıyorum. Eğer alırsam eve haciz gelir kesin. Bir kitaplığım dolu şu an. Yeni kitaplık almak için odada yer açmaya çalışıyorum.
   Bugün ilk defa okulda günüm güzel geçti kendime inanamadım. Sırmayla iyi anlaşıyoruz. İkimiz de bir inek olduğu için anlaşmamız kolay oldu. Bugün Sırmayla ders çalıştık kütüphanede. Kendisi çok yardımsever birisi. Sınıftaki çoğu insanın severek arkadaşlık ettiği birisi gözlemlediğim kadarıyla. Onun dışında birkaç arkadaşımla da koyu sohbetlerde bulundum. Tanımadığım bir kadına yardımcı oldum. Bugün o kadar çok konuştum ki bir ara taramalı tüfeğe bağladım sanki. Arkadaşlarım arkamdan geveze diyorlardır herhalde. Bazen günlerce tek bir insanla bile konuşmadığım oluyor biliyor musun. Sadece annem ve babamla konuşuyordum bir ara. Bugün yemekhanede en sevdiğim tatlıyı yedim tek başıma. Bu tek başına yemek yeme olayı beni artık rahatsız etmiyor. Hatta bundan keyif almaya bile başladım diyebilirim. Çünkü kafama göre istediğim zaman yemek yemeyi uzatabiliyorum, çevremdeki insanlara bakıyorum.
   Bi ara acaba insanlar arkamdan ne diyordur diye düşünmekten gözüme uyku girmezdi. Şimdilerde bunu kafama takmıyorum. En azından eskisi kadar sık düşünmüyorum. Bırak konuşsun diyor içimdeki ses, nasılsa bu hayatı yaşayan sensin onlar değil. Bu yüzden fazla düşünmemeye karar verdim. Çünkü insan fazla düşündükçe düşüncelerinin girdabında kayboluyor. O yüzden her şeye yüzeysel bakmak gerekiyor. Sevdiğin insana iyi ki varsın demek gerekiyor. Konuştuğum arkadaşlara kısaca kutsal üçlü adını vereyim hadi. Ben bu kutsal üçlü grubuyla iyi arkadaş oldum. Konuşacak epey konu buluyoruz. Gudubet arkadaş grubumdan bin kat daha iyiler bana karşı. En azından ben öyle hissediyorum. Eskisi kadar canım acımıyor bu konuda, yara üfledikçe geçiyor en nihayetinde.
   Dersten sonra yemek yemeye gittim yine. Bu aralar çok yemek yiyorum. Kıçımla dağ devirebilecek duruma geldim yine. Kilolarım bazen rahatsız ediyor beni. Zayıf olmanın o dayanılmaz hafifliğini hissedememek çok kötü. Abur cubur yiyerek zayıflanmıyor ne yazık ki gülüm. Çok yorgunum şu an aslında ama yazı yazmak beni rahatlatıyor. Beni daha rahatlamış biri yapıyor yazı yazmak.
   Ne fark ettim biliyor musun? Benim kendimden başka herkese faydam var. Sırma'nın yakın arkadaşına bile yardım ettim. Normalde kızla konuşmamam gerek çünkü çok soğuk davranıyor bana karşı. Ona rağmen sorduğu soruya cevap verdim. Böyle zamanlar öfkem benden bucak bucak uzaklaşıyor galiba. Bazen de yanı başımda oluyor. Bugün birçok insanın dersler hakkında sorduğu soruları cevapladım tek tek. Bundan rahatsızlık duymadım. Anlaşabildiğim insanlara yardımcı olmak güzel bir şey. Eskisi gibi çok hayıflanmıyorum galiba artık. Çünkü yaşadığım her şeyin bir sebebi var. Allah bir şeyleri fark etmem için bana çeşitli sınavlar yapıyor. Bu düşünceyle hareket edince hayat daha yaşanılır oluyor. 
   Benim depresif ergen kişiliğim çatı katında saklanıyor. Odasını kilitledim. Sınavların bitimine kadar oradan çıkarmayacağım. İnek kişiliğim yine üzerimde hakimlik kurmaya başladı. Mantık devreye girince duyguların pek bir önemi kalmıyor. Her şeye rağmen yaşamaya çalışıyorum. Mutlu muyum yoksa hissizleştim mi karar veremiyorum ama bu durumu seviyorum. Kafam bir süre uyuşturulmuş gibi. Bunu en çok içki içerken hissediyordum. İçki yüzünden şakaklar kapanınca hiçbir şey hissetmiyorsun. Bazı insanlar sanırım hissizleşmek için içki içiyor. 
   Hala kayıp bir puzzle parçası gibi hissediyorum. O puzzle bir türlü tamamlanamıyor. Ya büyük geliyorum ya da sığmıyorum insanların hayatlarına. Bu yüzden bir başıma ne yapacağımı düşünüyorum geceler boyu. İyi ki geceler uzun. Yoksa insan uzun uzun düşünüp sessizce ağlamaya fırsat bulamazdı. Keşke üzüldüğümüzde karşı tarafta bildirim gitse. Ama öyle bir teknoloji henüz gelişmedi. Bu gidişle de gelişmez. Neyse gidip projemi tamamlamaya çalışayım bari. Bana şans dile olur mu 
Bu da şarkımız olsun ( Bu şarkıyı bir haftadır aralıksız dinliyorum. Bağımlılık yaptı)
Kendine iyi davran

You Might Also Like

8 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. yazıya başladığımda elimde dondurma yiyordum (algida maraş usulü) ya dedim hemen yiyeyim akıyo çünkü. dondurma bitti baktım yazı devam ediyo. minik serçe de bir yandan söylüyo https://www.youtube.com/watch?v=14MLthOoniw
    belki de şarkıdandır bana çok duygusal içli geldi bu yazı.

    formasyon falan mı görüyorsun, yoksa daha üni yolalrını mı aşındırıyorsun anlamadım. ama umarım sınavın iyi geçer.

    kiloları da fazla dert etme :)
    sen de kendine iyi davran emi. teeeey sınırda küçücük soğuk odasında biri istiyo senden bunu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim yazılarım biraz fazla uzun sanırım :D Dondurma bile dayanmamış bitmiş hemen. Minik Serçe'nin bu şarkısı da çok anlamlıdır, severim. Formasyon görmüyorum bir ders için proje hazırlıyorum sayfalarca ve bitmiyor bi türlü. Onu bitirmeye uğraşıyorum. Teşekkür ederim Ne kadar düşüncelisiniz :>

      Sil
    2. (Bu kadar uzun yazı yazacağına proje ödevini hazırlasaydın) diye düşümdüm. Sonra dedim ulan çocuk sanane lan dese bozulup kalacam. İçimde tutuyorum o yüzden :))

      Alınma haa azcık güldürmek istedim sadece.
      Sen yaz arkadaşım yazmak her zaman iyidir. Kimse okumasa bile yine yaz.

      Sil
    3. Ya çalışma çok uzun sürdüğü için kafam şişti biraz yazı yazarak kafamı dağıtmak istedim. Yok sanane demem ya, öyle ters davranmam için çok sinirlenmem gerekiyor. Alınmadım merak etme espri yaptığını anladım :) Gemi nereye kadar sürüklerse beni oraya kadar yazmaya devam edeceğim. ^^

      Sil
  2. vişnee!

    başlık iç açıyo çünkü umut içinde geçiyo :)

    kitap oburluğu gibisi var mı. çok güzel! bazen oburluk bazen tembellik oluyor ayrıca snaplerini yayınlasan harika olur çünkü tiplemelerin harika! ben çok gülüyorum :)

    senin gibi yeteneğim yok yoksa ben yayınlardım valla mizansen yapabilsem heheh.

    ayrıca sırma'yla iyi anlaşmanıza çok sevindim ne güzel.

    sınav haftası için kolay gelsin vişnem sınavlardan sonra bi buluşma ayarlayalım :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Miaa :)
      Ya güzel bir gün geçirdiğim için güzel şeyler yazmak istedim kendimce. Lea'da ne güzel gülmüş dimi. Ya kitap oburluğu çok fena bir durum. Odamı ele geçirmelerinden endişeleniyorum. O snaplerimi yayınlamam ya o kadar iddialı değilim :D Ama seni güldürebiliyorsam ne mutlu bana. Sırma'yla dersler konusunda iyi anlaşıyoruz. Ben de memnunum bu durumdan umarım kaybolmaz. Sınavlarım bitsin haberlerişiriz Kahve fallarını çok özlemiştim zaten. ^_^

      Sil
  3. Bu ara sevdiğim bloglardan davetli değilsiniz uyarısı aldım korktum bi an sende de öyle miyim diye ama değilmişim :)
    Ya napıcaz biz bu anksiyeteyle bilmiyorum. O kadar iyi anlıyorum ki hissettiklerini. Acaba gerçekten kilitleyebilir miyiz o yönümüzü çatı katına bodruma falan. Bak şimdi bi umutlandım olur mu ki? Valla umutlandm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok ya öyle bir şey yapmam ben kimseye için rahat olsun :)
      Galiba geçmeyen bir şey bu anksiyete. Yaş ilerledikçe daha kötü bir hal alıyor. Kilitlesen bile bir süre sonra tekrar ortaya çıkıyor daha da kötü bir şekilde. O yüzden kendimizle iyi geçinmeye çalışacağız olabildiğince.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe