Bir mucize olsun artık lütfen

Salı, Eylül 27, 2016

  Okulların açılmasıyla birlikte bendeki müşkülpesent tavır yine soldan soldan yanıma gelmeye başladı petitolarım. Blog açalı neredeyse 6 yıl olmuş inanabiliyor musunuz. Koskocaman 6 yılda neler neler yazmışım ya. Çocuğum olsa 6 yaşında olacakmış demek ki. 14. Ağustos'ta 6. yaşına girdi bizim afacan Entel. Buraya bir şeyler yazmayı hep sevdiğim ve seveceğim çünkü burası benim evim. Duvarlara konuşuyormuşum gibi yazıyorum bazen ve bunu bilmek beni rahatlatıyor.
  Hani en yakın arkadaşın yatıya kalmaya gelir, bir yandan çekirdek çitleyip bir yandan dedikodu yaparsınız ya. İşte ben de blogumla bu ilişki doğrultusunda takılıyorum. İnanılmaz keyifli oluyor böyle olunca. Biliyorsun bide benim çenem düşüktür, yani ortamımı bulduğum anda sular seller gibi konuşmaya başlıyorum. Bu tamamen pozitif bir ortam enerjisinden kaynaklanıyor her zaman.
  Son birkaç gündür kendimi hiç iyi hissetmiyorum -hala da öyleyim- Zihnimi bir şekilde oyalamaya çalışıyor, kafamdaki sorulara cevap bulmaya çalışıyorum. Bulduğum cevaplar beni bir türlü tatmin etmiyor. Sadece var olan sorunları görmezden gelip bir şeylere alışmaya çalışıyorum. Şu an yapabileceğim en iyi şey bu. Okulda çok yalnızım. Birkaç gündür sürekli yüzüstü bırakılıyorum. Bu duruma eskisi kadar çok şaşırmıyorum artık. İlk başlarda öyle göt gibi ortada kalmak garibime gidiyordu ama şimdi ''eeh siktirsin gitsin'' diyorum anca napim.
   Geçen gün kutsal üçlü grubu beni ekip fakültenin bahçesindeki çimlere oturmaya gitti. Dersten çıktıktan sonra konuşuyorduk ayaküstü. Normalde yolumuz aynı ama beni atlatmaya çalıştılar. Kısa bi görüşürüz dedikten sonra gittiler. Yanımdaki bir başka kız noluyor der gibi baktı ''Nereye gidiyorsunuz'' diye sordu. Benim oradan uzaklaşmamı beklediler. Ben de arkalarından baktım bir süre. Sonra dedim ki kendime ''Ulan salak! Belli ki istemiyorlar seni ne üzüyosun kendini siktir et insanoğlu böyle işte alış buna!'' Arkama son kez baktığımda o kızlarla göz göze geldik. İçlerinde hiç ayıp ettiklerine dair bir tereddüt ifadesi bile yoktu. Salaklık bendeki samimiyet kurmaya çalışıyorum. Böyle insanlardan samimiyet beklemek başlı başına hata zaten. Bunlara kutsal üçlü dememin bir sebebi var çünkü muhafazakarlar. Hemcinsleri dışında başka kimseyle konuşmamaya ant içmişler gibi sadece kendileri gibi olanlarla yakınlık kuruyorlar.
    Ben sadece o gün orada mal gibi ortada bırakılmayı hak etmediğimi söylemeye çalışıyorum. O günden sonra kendime söz verdim. Dışlandığım her ortamdan uzak durmaya yemin ettim. Bunun sonucunda sonsuz bir yalnızlığa mahkum edileceğimi biliyordum ama umrumda değildi. Kendimi değersiz gibi hissettim o gün biliyor musun. Allah aşkına ben atlatılacak bir insan mıyım ya! Yaptıklarını unutmayacağım hiçbir zaman. Günü geldiğinde yüzüne vurmazsam ben de Vişne değilim. Fakültede artık tek başıma olmam beni öyle fazla rahatsız etmiyor artık. Çünkü alıştım. Şey gibi düşün akvaryumdaki bir balığın akvaryumdaki suya alışması gibi. Su değişse de değişmese de sen orada ölene kadar yaşıyorsun.
    Demem o ki onlardan böyle bir şey beklemiyordum. O günden sonra konuşmadım eskisi gibi. Bundan sonra da konuşmayı düşünmüyorum. Yaptıkları bu ayıbı umarım bir gün hatırlarlar ama çok zor. Böyle şeylerle denk geldikçe daha çok soğuyorum insan ilişkilerinden. İnsan ilişkileri konusunda çaba sarf etmem gerektiğini söylüyorlar bana kiminle konuşsam. Ben ne kadar mütavazi ve iyimser olarak olaylara yaklaşırsam karşı tarafın benden uzaklaşma ihtimali o kadar artıyor. Kabul edin iyi insan sevilmiyor. Herkes iyi insanı arıyor ama aradıkları şey o değil. Belki ben de iyi insan değilimdir. Yine de birine bilerek kötülük yapmamaya çalışıyorum ama yine de yaranamıyorum anacım.
  Berberime sinir olmaya başladım. Geçen gün saçımı kestirmeye gittim. Benim dışımdaki bütün erkekleri best model of turkey kıvamında yakışıklı yaparken beni çirkin ördek yavrusuna dönüştürdü. İlkokul arkadaşımla karşılaştım berberde. Gerizekalı nasıl da yakışıklı olmuş onca yıldan sonra. Bide dönüp kendime bakıyorum koca bir hiçim hiç! Anneme o kadar söylüyorum insan bir ayva yer diye ama canım çekmedi ki diyor. Kendimi çirkin ördek yavrusu gibi hissediyorum şu sıralar. Etrafımdaki kızlar hep yakışıklı erkeklere bakıyorlar ya. Onların %10'u bile bende yok. Bugün yine yakışıklı erkeklere baktıklarını fark ettim okulda. Eee kas var, tip var ama kafa yok onu napıcaz? Protein tozu almaktan beyinleri fındığa dönüşücek yakında valla. Sporu böyle gösteriş için yapan erkeklere sinir oluyorum. Yapacaksınız sağlık için yapın karı kız için değil yani. Git spor salonuna mesela, erkeklerin %80'i karı kız için spor yapıyorum der.
   Bugün çok sevdiğim bir kız arkadaşımla sohbet etme şansım oldu okulda. Normalde ders başlayana kadar kütüphanede dergi okumakla kendimi ödüllendiriyordum. Bu sefer de böyle şeyler söyleyerek yaşadığım anları güzelleştirmeye çalışıyorum. Bazen bu çok saçma geliyor bana ya. Birdenbire mesaj atınca sevindim. Gelmesini beklerken yemek yiyip etrafımdaki insanları seyrettim. Benim dışımdaki herkesin masaları dolu doluydu. Zeki Demirkubuz filmlerindeki karakterler yanımda halt etmiş yeminle. Bahçede oturup kitap okuyordum birden karşımda belirdi. Nasıl özlemişim onu anlatamam. Sarıldık ettik bir süre. Sarılmayı ne kadar çok özlediğimi fark ettim o an. Genel olarak sinemadan, hayata karşı beklentilerimizden, benim gönül meselemden, mutsuzluklarımızdan, müzikten konuştuk. Onun yanımda kendim olabilmenin rahatlığını yaşıyorum. Bide ben birine ben çok mutsuzum diyemem her zaman. Bunu demem için karşımdaki insanı iyice tanımam gerekir. Uzun zaman sonra sevdiğim biriyle sohbet etmek bana iyi geldi valla. En son Mia ile en sevdiğim cafede sohbet ederken böyle mutlu hissetmiştim. Mia antidepresan gibi insan ya valla bak. Yanında birkaç saat kalınca otomatik olarak mutlu oluyorsun. Aurası çok güçlü birisi.
   Neyse işte arkadaşımla kendi hayatım hakkında epey konuştuk. Bu pek sık yaptığım bir şey değil. Kendi mutsuzluklarımdan, sevilmeyişimden ve bunun sürekli böyle gitmesinden korktuğumu söyledim. Beni anlayışla dinledi ve çözüm yolları aradı durmadan. Hayatımı değiştirmem gerektiğini, sevdiceği unutmam gerektiğini söyledi. ''Bir şeyleri değiştirmen gerekiyor artık. Yoksa her şey daha da kötüleşecek'' dedi. Film sahnesi çekiyormuşuz gibi anlamlı anlamlı cümleler kurduk böyle. Bende şey dedim ''Karşındaki seni istemiyorsa bir şey için çabalamanın ne manası var?'' Özgüven eksikliğimden dolayı insan ilişkilerinde iyi olmadığımı söyledi ama bunu sert bir şekilde söylemedi. Beni kırmamaya özen gösterdi. Biz birbirimizi çok iyi anlıyoruz onunla. O yüzden anlaşmamız hiç zor olmadı. Özgüven eksikliğimi biliyorum evet. Bu tamamen insanlarla olan ilişkilerimden ve çocukluğumdan kaynaklanıyor. O yüzden bu durumu törpülemeye çalışıyorum girdiğim her ortamda. Sanki hiç olumsuz bir şeye maruz kalmamışım gibi davranmaya çalışıyorum. Özgüvenle alakalı birkaç kitap buldum onları almayı düşünüyorum sonraki ay. Sanki okuyunca gelişicek. Bana pratik şeyler gerekiyor. Yırtık nasıl olunur onun kitabını yazmaları gerekiyordu. Yırtık olmam lazım yoksa istediğim işi yapamayacağım bu gidişle. iş dünyası çakallarla dolu anacım o yüzden yırtık olup kendi yerini koruman gerek yoksa nah böyle ortada kalırsın.
   Bugün hayatımda bir ilki gerçekleştirerek sigara içme girişiminde bulundum. Ya oradan bakınca nasıl görünüyorum bilmiyorum ama benim için tuhaf ve tatlı bir deneyimdi. Kız arkadaşım sigarayı yakıp elime tutuşturunca filmdeymişim gibi bir havaya büründüm. O sırada yaptığımız konuşmalar daha bir anlamlı oldu gözümde. Bildiğim Hayali Aşıklar filminin içindeymişim gibi hissettim ha. Sigara içmek öyle sanıldığı kadar güzel bir eylem değil. Nesini seviyorlar anlamıyorum. Üstelik ağızda çok tuhaf bir tat bırakıyor. Ama sigara içerken yapılan sohbetler çok güzelmiş onu öğrendim bugün. Ben kendimi bildim bileli sigara içmeyen biriyim. Arkadaşım yanında sevdiğim türden bir sigara olduğunu söyleyince deneyeyim dedim. Korkma canım hemen bağımlısı olmadım. Sigarayı üflemek çok zevkliymiş lan. Bak benim için yaşadığım anlar çok önemli. Yaşadığım anda eğer mutluysam onu anı hayatımın sonuna kadar asla unutmuyorum. Sed ve Ahmet abiyle yılbaşı akşamı karlı istiklal caddesinde yürüdüğümde mutlu olduğumu hatırlıyorum mesela. Seke seke yürüyüp lapa lapa yağan karın tadını çıkarıyordum. Böyle ufak tefek ama güzel anılar benim vazgeçilmezimdir her zaman.
    Yıllar sonra bunları gülümseyerek hatırlayacağımı biliyorum. Her ne kadar ilk sigara içişim beceriksiz olsa da sohbeti çok keyifliydi. Beni anlayan birisiyle sohbet etmek ihtiyacım olan şeymiş onu anladım. Gerçekten bu hayatta bu çok önemli. Bide öyle boş beleş sohbetler de yapmadık. Bana çok donanımlı bir insan olduğumu ve bunu çok büyük bir artı olduğunu söyledi. ''Bilgi paylaşma konusunda sağlam bir temelin var ama bunu paylaşmayarak kendine haksızlık yapıyorsun'' dedi. Ben de''Karşılaştığım insanlar bunu kendilerine kıskançlık malzemesi yaptıkları için pek değeri bilinmedi bilgilerimin'' dedim.
    Yaşadığım her olay bana tecrübe olarak geri dönüyor. Tanrı bir şeyleri bu yol sayesinde fark etmemi sağlıyor. O yüzden yaşadığım her şeye birer tecrübe gözüyle bakmaya çalışıyorum. Rüyalarımda çoğu zaman mutluyum. 3 gün üst üste sevdiceği gördüm. Seks rüyası falan değil fesatlaşma hemen. Rüyamda sevgili oluyormuşuz, bana nasıl gülümseyip güven veriyor görmen lazım. O rüyanın aynısını görmek için çok uğraştım ama olmadı. Böyle sevgililerin birbirine gülümseyip her şeyi başarabileceğini ifade eden şeyler vardır ya onu gördüm. Bana gülümsedi ve ben buradayım dedi rüyamda. Ben tam böyle mutlu bir rüyanın ortasındayken birdenbire annem seslendi. Gerçek dünyaya geri dönmenin sinir bozucu yanını hissettim hemen. İnsanın rüyada mutlu olması ne güzel bir şeymiş. Her şey mümkün olduğu için bir gram bile mutsuz olmuyorsun sevdiğinin yanında. Gerçek hayatta sevgili bulanlar o yüzden bu kadar mutlular. Çünkü karşısındaki insan tamamen mutluluk sebebi. Karşında duruyor, seni sevdiğini söylüyor, sana gülümsüyor daha ne olsun abi. Bir insan bundan fazla ne isteyebilir ki
   Okulla ilgili çoğu hayalimi çöpe atmaya karar verdim. Biliyorum bu biraz da benim suçum kabul ediyorum. Sonuçta hiçbir şey tek taraflı değil. Yeni ortamlara girmek için çabalamadım ama gerek de yok artık.  Çünkü gittiğim her ortamda aynı şeylerle karşılaşmak beni fazlasıyla yoruyor artık. O yüzden kendi kafamı dinlemek en iyisi. Yoo hayır yalnızlık benim için büyütülecek bir şey değil artık. Bunu söyleyeceğim aklımın ucundan geçmezdi ama öyle. Galiba zaman düşüncelerimi de olgunlaştırıyor. Bir hayalet gibi etrafta dolaşmanın tadını çıkarıyorum şimdilik. Her gece uyumadan önce bu son gecem olsa keşke diyorum ama sabah uyandığımda yaşam denilen kabusun tüm canlılığıyla devam ettiğini görüyorum..
Gökyüzüne bakmayı unutma

Hamiş: Bu hafta benim için çok değerli iki farklı insanla görüşeceğim. Benim için şans dile lütfen.

You Might Also Like

19 kişi benim de tuzum olsun dedi

  1. Senin yüzünden sigara içmek istedi canım yaa :D aman sakın başlama sonra bırakınca aylar sonra bile canın isteyebiliyor. Sohbet sırasında ne güzel gidiyordu :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahahaha içme bence o kadar güzel değil Moira :D Ben de öyle düşünüyorum. Başlamak zaten başlı başına bir hata. O yüzden böyle bir tadımlık içmek en iyisi. Evet sohbet sırasında sahiden güzel oluyormuş ya :)

      Sil
  2. Köyü bir yeşilaycı olarak diyorum ki bağımlısı olma,dikkat et.
    Arkadaş konusuna gelirsek seni mutlu eden kişilerle surekli görüşmeye çalış,o zaman hiç yalnız hissetmezsin.Daha dogrusu yalniz hissetmek sana bagli.Ben de mesela bazen okuldayken bahçede oturup kitap okuyorum ya da dizimi izliyorum ama bunu hiçbir yalnızlık olarak görmüyorum.Bu benim yapmayı sevdiğim şey.Sen kendine sürekli yalnızım dersen hep öyle hissedersin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok ya bağımlısı olmayı düşünmüyorum Hermione. Sadece nasıl bir şey olduğunu merak ettim merakım da giderildi bu sayede :)
      Evet bu dediğini çok düşündüm ve sana hak verdim. Bugün aynısını ben de yaptım ve büyük keyif aldım. Bahçede kitap okumak çok keyifliymiş. Teşekkür ederim önerin için ^^

      Sil
  3. Sana bol şans diliyorum, ama hayallerini çöpe atma, vazgeçme ve gerekirse yolunu yeniden çizme konusunda cesur ol. Bir de lütfen sigara içmemeye çalış:(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya bazı şeylerden vazgeçmek gerekiyor sanırım İpek. Bir şeyleri arkamda bırakıp beni bekleyen yeni durumlara hazırlıyorum kendimi. Cesaret benim için önemli bir görev şu sıralar. Yok ya ilk ve sondu :)

      Sil
  4. Merhaba, Blog Atlası'nda blog sayfanızdan kısaca bahsettim. Bilgi vermek istedim. Bu adresten ulaşabilirsiniz: http://blog-atlasi.blogspot.com.tr/2016/09/entel-karinca.html

    Kolay gelsin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba :)
      Sayfanızda benim sayfama da yer verdiğiniz için teşekkür ederim

      Sil
  5. Nedense sana çok benzediğimi fark ettim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalnız olmadığını bilmek seni mutlu etmiş olmalı. :)

      Sil
    2. kesinlikle. :) Seni keşfetmek iyi oldu! :) İyi geldin bana.

      Sil
  6. Bi aralar ben de yalnızlığın kalabalığa göre daha iyi olduğunu düşünmüştüm. Ama öyle değil. İnsanlarla iletişimde bulunmak gerçekten insanı hayata bağlayan bir şey. Mesela sabah bina görevlisine günaydın dediğim zaman bile o günüm çok daha iyi oluyor. Veya arkadaşlarımla geçirdiğim zaman, kendimi daha iyi hissettiriyor. Sevdiğin insanlarla zaman geçir. Hayat kısa tadını çıkarmaya bak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazı anlarda yalnızlık güzel oluyormuş bunun ben de farkına vardım. Sevdiğim arkadaşlarım genel olarak benden uzakta olduğu için vaktimi genelde onlarla harcayamıyorum. Senin adına güzel bir şey yaşadıkların. :) Ben daha çok kendimi oyalamayı tercih ediyorum galiba.

      Sil
  7. senin yine sevdiceğim diye bahsedebileceğin biri var buna bile mutlu olmalısın bence :) ben bu zamana kadar kimseye aşık olmadım eğer hoşlandığım bir çocuk varsa şöyle bir göz ucuyla bakıp kafamı çeviriyorum çünkü biliyorum beni sevmeyecek hiç bir zaman o yüzden hemen aklımdan silmeye unutmaya çalışıyorum bir daha bakmamaya çalışıyorum okula kayıt yaptırmaya gittiğim gün mutsuz mutsuz oturuyordum çok tatlı bir adam (ama büyük biri değil kayıt için gelmiş üniversite öğrencisi) önümden geçti gözleri çok güzeldi. allahım nolur yanıma oturmasın diye dua ettim içimden ama geldi tam dibime oturdu put gibi durdum bir süre sonra kardeşim yanına oturmam için çağırdı itiraf ediyorum istemeyerek kalktım tam o sırada dosyam düştü çocuk banan seslendi bende aldım o anı hala tam hatırlayamıyorum böyle şeyler olduğunda hemen kendimi frenliyorum başka şeyler düşünüyorum kafanı şişirdim k bakma amam sadece kızlar değil erkeklerde sadece güzel kızlara bakıyorlar bazı kızlar görüyorum o kadar kendini beğenmiş şımarık paragöz kaba ama yanlarındaki erkeklere bi bakıyorum melek gibi yakışıklı terbiyeli birde kızlar bu çocuklara bir kötü davranıyorlar şok oluyorum güzellik işte diyorum her günahı affettiyor. bende artık senin gibi düşünüyorum tipin giyimin iyiyse karşı cins için huyun bir önemi yok belkide biz de böyleyizdir ama diğerleri kadar değiliz tabi. seni kendime çok benzetiyorum hatta kardeşimde benzetiyor bizim erkek halimiz diyor yalnız değilsin yani :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence henüz bunları söylemek için erken. Belki birkaç yıl sonra hayatının aşkını bulacaksın kim bilir. Aşık olmak güzel bir şey ama karşılışığı olmayınca çileye dönüşüyor. O yüzden karşılıklı olması en iyisi her zaman. Bence kendini frenleme. O anın tadını çıkarmaya çalış. Yani içinden ne geliyorsa o an onu yap. Belki o an konuşsaydın şu an bir sevdiceğin olurdu. Demek istediğim olayların önüne geçme bırak olaylar kendiliğinden var olsunlar. Teşekkür ederim. Yalnız olmadığımı bilmek bazen iyi hissettiriyor :)

      Sil
  8. Yazını okurken aslında seninle ne kadar benzediğimizi fark ettim. Hep uç noktalardayım. Ya çok iyi (ama mutlu değil bak), ya çok kötü. Bu durum küçüklüğümden kalma sanırım. Bazı şeyleri bir türlü kenara atıp kurtulamıyorum. Mutsuzluğum kronikleşti artık sanırım. Çevremdeki insanlar gibi kim ne yapmış, ne etmiş beni pek alakadar etmiyor. Onların hoşuna giden şeyler beni pek bağlamıyor. Çok 'derinmişim.' Belki de öyleyimdir de o yüzden yanımda kimse yoktur. Yorumları da okudum. Belki de her şey hissetmekle alakalı gerçekten de. Onu da denemek gerek, zarar gelmez sonuçta.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de hisler konusunda araftayız ondan böyledir. Bilmiyorum bu kronik mutsuzluğun hayatımda bu kadar yer etmesine alışamadım. Hislerimi ifade edememek bazen sinirlerimi bozuyor. İçi dondurulmuş hayvan gibi. Derinlik iyi bir şey bence. Onların bunu anlamasını bekleme. Çünkü senin gördüğünü görmüyorlar ve görmeyecekler. Sadece görmüş gibi yapacaklar o kadar.

      Sil
  9. Galiba yine uzun uzun yazacağım Vişne. Öncelikle, insanları affetmeyi bilmek gerek. Duygularını içine at demiyorum asla ama, ekilmek hayatta başımıza gelen / gelebilecek şeylerle kıyaslandığında gerçekten çok küçük bir şey. Ayh ben yediğim bütün kazıkları unutmaya, herkesi affetmeye falan çalışıyorum. Bir şeyleri insanların yüzüne vurmak hoş değil. Güzel bir dille rahatsızlığını belirt bence yalnızca.

    Sigara içmeye tamamen kendime zarar vermek için başlamıştım, sanırım başlarda keyif de almıyordum. Şimdi alıyorum çünkü bir bağımlıyım fksjfkds tavsiye etmiyorum.

    Aşkı her haliyle güzel buluyorum galiba. Şu günlerde ben de oldukça yıprandım, sevdiğim bey benden iğreniyor falan galiba. Neyse yine de sevmek güzel. Sen de kendini çok üzmemeye çalış, kendime de hep söylüyorum, sana da söyleyeyim: sevgimiz bize aittir.

    Kendini başka insanlarla kıyaslama, bu yapacağın en büyük hata olur. Aynı hatayı uzunca bir süre yaptım. Sen sensin, o da o. Asla öyle biri olamayacaksın ve olman da gerekmiyor zaten. Hayatımda sevdiğim adamların hiç birinin ama hiç birinin görünüşüne aşık olmadım. Başka insanlara gösterdiğimde şöyle tepkiler alırım hatta hep "Cessie, allahaşkına bu kadar sevdiğin adam da bu mu, sen çok daha iyilerine layıksın, saçmalama." O ne demek hiç anlamadım, anlamıyorum. Ne demek daha iyilerine layıksın? Ben çok mu güzelim sanki veya bu önemli mi? Pek çok insanın vasat bulduğu tipler benim için dünyanın en yakışıklı adamından daha güzeldi.

    İnsanlar bedenlere değil ruhlara aşık olur. Gerçek ve büyük bir aşkla karşılaşacaksan eğer, emin ol senin nasıl göründüğünü fark etmeyecek bile. Nasıl görünürsen görün, onun için dünyanın en güzel şeyi olacaksın. Beni seven adamlar da ne fazla kilolarımı, ne gülünce görünen -ve benim sinir olduğum diş etlerimi- ne kıllarımı, ne bir türlü aldırmadığım bıyıklarımı (çünkü mütemadiyen depresifim kjdhkjgfd) umursadılar... Mert benim her halimi gören bir adam. İşte regl olduğumda bana sıcak su şişeleri hazırlayan bir adam, bıyıklarımı burup ay aldır artık şunları Cessie diyen bir adam, bir keresinde biz sevgiliyken bana şöyle demişti: "Gülümsemen güneşin doğuşuna benziyor, önce yavaş yavaş, sonra ışıl ışıl." Bana bunu söylediğinde, onun pijamalarıyla saçım başım dağınık koltukta oturuyordum... Bir keresinde bir başkası "Hayatımda gördüğüm en güzel şeysin" demişti, o sırada da uykusuzluktan ölmek üzereydim, saçım başım dağınıktı ve suratım kireç gibiydi. Günlerdir doğru dürüst uyuyamadığım için göz altlarım çökmüştü. Hiç bir önemi yok. Şu an sevdiğim adamı bir bacağı olmasa ve götünden de ahtapot tentakülü fırlıyor olsa bile severim. Hayatımda gördüğüm en güzel şey, suratına kezzap atsalar da hayatımda gördüğüm en güzel şey. Bu yüzdeeeen daha yakışıklı, daha kaslı, daha uzun, daha kısa, daha şişman ya da daha zayıf olman aşk konusunda hiç ama hiç önemli değil. Tabii yüzeysel ve bedensel bir ilişkiden değil gerçek aşktan bahsediyorsak.

    Kendinle ilgili yapman gereken en büyük değişiklik, bu umutsuz bakış açısından kurtulmak bence. Onu yaparsan her şey çözülür.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cessie böyle uzun uzun yorum yapmana bayılıyorum biliyor musun. Hiç üşenmeden bir sürü cümle yazman taktir edilesi valla. Yorumunu okuduktan sonra derin bir nefes aldım demesem yalan olur şimdi. Ben affetmeyi henüz kendi içimde gerçekleştiremedim ya. Çünkü affedilmeyi hak etmeyen çok insan var etrafımda. Bunu kolay kolay geride bırakamıyorum. Güzel bir dille belirteceğim ama doğru zamanı bekliyorum sadece. Bence insan karşısındakini kolay kolay affedemiyor.

      Her içen de öyle diyor biliyor musun sdflknsd bir süre sonra bırakamıyorlarmış bana da hiç önermiyorlar. Ben de kullanmamayı düşünüyorum zaten. Ama sigara içerken yapılan sohbetler çok keyifli oluyor. Seninle aşk konusunda ortak dertlere sahibiz biliyor musun. Son yazını okurken çok kötü oldum. Çünkü aynı şeyleri hemen hemen ben de hissediyorum ve bu çok boktan bir durum. Bence seni tanımayı hak etmiyorlar. Ev arkadaşının sana söylediği sözler çok güzelmiş. Birisi bana böyle bir şey söylese bir haftam mutlu geçerdi büyük ihtimalle. Pek iltiraf alan bir insan değilim ondan böyle dedim :D Senin sevgin derin bence. Gerçek aşkı bulmak çok ama çok zor bence. Bazen aşkın varlığına olan inancımı yitiriyorum.

      Kendimle ilgili çok değişiklik yapmam gerekiyor ama düşüncelerim beni sürekli meşgul ettiği için yapacağım şeyleri gerçekleştiremiyorum. Umutsuz bakış açısı hayatımın her döneminde var olduğu için onu görmezden gelmek çoğu zaman zor oluyor benim için. Bu bakış açısından ha diye kurtulamıyorsun zaten. Keşke olmasa diyorum sadece ama elimde değil olumsuzu durumlar gözüme o kadar çok batıyor ki onları düşünmeden edemiyorum. Of bilmiyorum bazen keşke hiç var olmasaydım diyorum. Varoluş tamamen acı olabiliyor bazen Cessie. Bir şeyleri gönül rahatlığıyla geride bırakabilmenin rahatlığını yaşayacağım günleri bekliyorum. Teşekkür ederim yorum için bu arada

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Subscribe

subscibe